GENEL - 01 Kasım 2019 Cuma 10:29

TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: “Süt referans fiyatı 2,5 TL olmalıdır”

A
A
A
TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: “Süt referans fiyatı 2,5 TL olmalıdır”

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, süt referans fiyatının 2,5 TL olması gerektiğini belirterek, "Tavsiye fiyatlarının üreticinin eline geçiyor gibi algılanması yanlıştır.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, süt referans fiyatının 2,5 TL olması gerektiğini belirterek, "Tavsiye fiyatlarının üreticinin eline geçiyor gibi algılanması yanlıştır. Referans veya tavsiye fiyat adı üzerinde tavsiyedir. Mecburiyet değildir. Sıkıntıyı üretici çekmekte olup, maliyetlerini dahi karşılayamaz hale gelmiştir” dedi.


TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, süt desteklemesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İnsan yaşamının her evresinde gerekli olan sütün makro ve mikro besin öğeleri için en iyi doğal kaynak olduğunu belirten Eroğlu, “Ancak ülkemizde süt tüketimi Avrupa Birliği (AB) ülkelerine kıyasla daha düşüktür. Ülkemizde kişi başına tüketilen içme sütü miktarı yıllık 24 litre civarında iken, bu miktar birçok Avrupa ülkesinde yaklaşık 100 litrenin üzerindedir” dedi.


Çiğ süt üretiminin düştüğünü vurgulayan Eroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


“Ülkemizde 2019 yılının ilk 8 ayında 6,5 milyon ton çiğ süt üretimi gerçekleşmiş olup, bu rakamlar 2018 yılının ilk 8 ayındaki üretim rakamları ile karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 6 civarında bir düşüşün olduğu görülmektedir. Artması gerekirken düşmüştür. Türkiye’de süt üretimi, kaliteli kaba yemin yeterli miktarda olmamasından dolayı girdisi ithalat olan kesif yeme bağlıdır. Süt maliyetinin yüzde 65-70’i yem, kalan kısmı elektrik, su, işçilik vs.’dir. Süt, rastgele bir gıda değildir. Protein kaynağı olarak sağlıklı gelecek nesillerimizdir. Süte bir emtia olarak değil, gelecek sağlıklı nesillerimiz olarak bakmak gerekmektedir. Süt herkesin bildiği gibi hayvancılığın lokomotifidir. Her şeye zam gelirken geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda hayvan fiyatları 2018 yılı ile aynı idi. Bunun nedeni üreticinin özellikle büyükbaş hayvanını elinden çıkarmak istemesidir. 2017 yılı ile karşılaştırıldığında süt üreticisi için esas gelir kaynağı olan 10 aylık erkek buzağının fiyatı 2019 yılında yüzde 50’den fazla düşmüştür. Ülkemizde süt piyasalarını Ulusal Süt Konseyi yönlendirmekte olup, çiğ süt taban fiyatı da bu konseyin deklare ettiği referans (tavsiye) fiyat üzerinden işlem görmektedir. Ulusal Süt Konseyinin 15.11.2019- 31.12.2020 tarihleri arası için belirlediği fiyat tüm primler dahil yaklaşık 2.3 TL/kg’dır. 2019 yılı Mayıs-Haziran ayı çiğ süt destekleme ödeme fiyatları çiğ inek sütü soğutulmamış 0,03 tl/litre, soğutulmuş inek sütü 0,07 tl/litre, üretici örgüt üzerinden pazarlanan soğutulmuş inek sütü 0,10 tl/litre olarak ilan edilmiştir.”


Eroğlu, süt üretimini ve tüketimini artırmak için gerekli tedbirlerin acilen alınması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:


"Yem, aşı, ilaç ve elektriğe devamlı zam gelirken, süt fiyatlarına yapılan destek azdır. İlan edilen prim fiyatları tekrar gözden geçirilerek, çiğ süt destekleri artırılmalı ve gecikme olmaksızın ödenmelidir. Üretici desteğini alamadığı her ay banka borcuna daha fazla faiz ödemek durumunda kalmaktadır. Referans fiyatı 2,5 TL olmalıdır. Tavsiye fiyatlarının üreticinin eline geçiyor gibi algılanması yanlıştır. Referans veya tavsiye fiyat adı üzerinde tavsiyedir. Mecburiyet değildir. Sıkıntıyı üretici çekmekte olup, maliyetlerini dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Çiğ süt fiyatlarının belirlenmesinde ana kriter süt/yem paritesidir. 2.30 TL olan referans fiyatın 31.12.2020 tarihine kadar 1 yıldan uzun bir süre için sabit kalması bu süre zarfında başta yem olmak üzere üretim maliyetlerini etkileyen tüm girdilerde ortaya çıkacak fiyat artışı ve mevsimsel dönemlerdeki arz/talep dengesinin üretici aleyhine değişmesiyle beraber sektörün sürdürülebilirliğine olumsuz etki yapacağı aşikardır. Tarım ve Orman Bakanlığı referans fiyatın uygulanması için tedbirler almalı ve takip edilmelidir. Devletin desteği ile birlikte üreticinin eline litre başına 2,5 TL geçmelidir. Referans fiyatlarının azami 3‘er aylık dönemler halinde girdi maliyetlerindeki artışlar çerçevesinde süt/yem paritesinin yaklaşık 1.5 kabul edilerek belirli periyotlar halinde revize edilmesi daha gerçekçi olacaktır. Önceki yıllarda çiğ süt alım fiyatlarında uygulanan ve sütün kalitesini belirleyen süt yağı, süt proteini, somatik hücre sayısı vb. kriterler yeniden hayata geçirilmelidir. Yine sektöründeki firmaların süt üreticilerine yönelik yem tedariki zorunluluğunun tamamen ortadan kaldırılması veya azami yüzde 25’ler seviyesine indirilmesi sektörün üretici, sanayici ve tüketici yönüyle sürdürülebilirliğine ciddi katkılar sağlayacaktır. Ayrıca çiğ sütün üretilmesinde son ürüne dönüştürülmesine kadarki süreçlerde veteriner hekim meslektaşlarımızın bu süreçte aktif olarak görev alması da halk sağlığı, çevre sağlığı ve hayvan sağlığı açısından ciddi önem arz etmektedir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.