EKONOMİ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 09:26

TZOB Başkanı Bayraktar: "Kurban Bayramı’nda 3,3 milyon hayvanın kesilmesi bekleniyor"

A
A
A
TZOB Başkanı Bayraktar: "Kurban Bayramı’nda 3,3 milyon hayvanın kesilmesi bekleniyor"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Kurban Bayramı’nda 3,3 milyon hayvanın kesilmesi bekleniyor" dedi.


TZOB Başkanı Bayraktar, Kurban Bayramı’nın dini ve kültürel boyutunun yanı sıra ülke ekonomisi ve özellikle hayvancılık sektörü açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Üreticilerimiz açısından bu dönem, yıl boyunca verilen emeğin karşılığının alındığı, işletme borçlarının kapatıldığı ve yeni üretim dönemine ilişkin planlamaların yapıldığı kritik bir süreçtir. Kurban Bayramı için milyonlarca hayvan aylar öncesinden besiye alınıyor ve bayram süresince kısa bir zaman diliminde kesiliyor. Kurbanlık hayvan alım-satımları, yem sanayinden veterinerlik hizmetlerine, nakliyeden pazar alanı kiralarına, kesim hizmetlerinden deri ve sakatat ekonomisine kadar çok geniş bir ticari hareketliliği beraberinde getiriyor. Bu süreç, ülke ekonomisinde önemli bir ekonomik hacim oluşturuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak ziraat odalarımız aracılığıyla sahadan derlediğimiz veriler doğrultusunda kurbanlık fiyatlarını ve sektöre ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz" dedi.


Bayramda 3,3 milyon hayvanın kesilmesinin beklendiğini belirten Bayraktar. şunları kaydetti:


"Son yıllardaki kurban satış verileri dikkate alındığında 2026 yılında yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak temennimiz hem üreticilerimizin emeğinin karşılığını aldığı hem de vatandaşlarımızın dini vecibelerini huzur içinde yerine getirebildiği bir Kurban Bayramı yaşanmasıdır."



Ülke genelinde kurbanlık hayvan fiyatları


Kurbanlık hayvan fiyatları ve satış yöntemlerinin illere göre farklılık gösterdiğine dikkat çeken Bayraktar, "Bazı bölgelerde satışlar canlı kilogram veya karkas et fiyatı üzerinden yapılırken, bazı bölgelerde pazarlık usulüyle canlı hayvan satışı ya da hisseli satış yöntemi uygulanıyor. Özellikle büyükşehirlerde kesim ücretlerinin de satış fiyatına dahil edildiği görülüyor. Kurbanlık fiyatları hayvanın canlı ağırlığına, ırkına, büyükbaşta inek, düve veya tosun. küçükbaşta koyun, koç veya keçi olmasına göre değişiklik gösteriyor. Ziraat odalarımızdan alınan verilere göre 2026 yılında büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarının hayvan başına 120 bin lira ile 450 bin lira, küçükbaş hayvanların ise 15 bin lira ile 45 bin lira arasında değişmesi bekleniyor. Canlı kilogram fiyatlarının büyükbaş hayvanlarda 340 lira ile 520 lira, küçükbaş hayvanlarda ise 300 lira ile 520 lira arasında olacağı tahmin ediliyor. Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanlarda canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş, küçükbaş hayvanlarda ise 397 lira 61 kuruş seviyesinde olduğu görülüyor. Geçen yıla göre fiyat artışı büyükbaş hayvanlarda yüzde 36,9, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 29,3 olarak gerçekleşti. Ortalama canlı kilogram fiyatı büyükbaşta 300 lira 38 kuruştan 411 lira 19 kuruşa, küçükbaşta ise 307 lira 52 kuruştan 397 lira 61 kuruşa yükseldi. Satışların yoğun olduğu büyükşehirlerde canlı kilogram fiyatları büyükbaş hayvanlarda İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 480-500 lira, Ankara ve İzmir’de ise 380-450 lira aralığında değişiyor" dedi.



Hisse bedelleri


Bayraktar, "2026 yılında büyükbaş hayvanlarda hisseli satışlar yaygın şekilde devam ediyor. İllere göre, farklılık göstermekle birlikte hisse bedellerinin ortalama 25 bin lira ile 60 bin lira arasında değiştiği görülüyor. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte talep durumuna göre bu fiyatlarda değişiklik yaşanabilecektir" diye konuştu.


Kurbanlık fiyatlarında yaşanan yükselişte başta yem olmak üzere işçilik, veterinerlik hizmetleri, ilaç, elektrik, mazot ve nakliye giderlerinde meydana gelen maliyet artışlarının etkili olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şöyle devam etti:


"Üreticilerimizin işletmelerinde çalıştırdığı işçilere ödedikleri brüt asgari ücret geçen yıl 26 bin 5 lira iken, bu yıl yaklaşık yüzde 27 artışla 33 bin 30 liraya yükseldi. Geçen yıl tonu 3 bin 733 lira olan samanın fiyatı yüzde 106,3 artışla 7 bin 768 liraya, 12 bin 835 lira olan besi yeminin fiyatı yüzde 37,7 artışla 17 bin 673 liraya, 10 bin 958 lira olan kuru yonca otunun fiyatı ise yüzde 36,1 artışla 14 bin 910 liraya çıktı. İşletmelerde kullanılan elektriğin kilovat fiyatı geçen yıla göre yüzde 25,1 artışla 377,2 kuruştan 472,8 kuruşa yükselirken, mazot fiyatları da yüzde 46 artarak 46 lira 94 kuruştan 68 lira 51 kuruşa çıktı. Nakliye maliyetlerinde de ciddi artış yaşandı. Geçen yıl Kars’tan Ankara’ya 55 bin liraya taşınan kurbanlık hayvanlar bu yıl 80 bin liraya, İstanbul’a 70 bin liraya taşınan sevkiyatlar 95 bin liraya, Bursa ve İzmir’e 75 bin liraya yapılan taşımalar ise 100 bin liraya ulaştı."



Vekâletle kesim uygulamaları


Kurban Bayramı döneminde çok sayıda dernek ve vakfın vatandaşlardan aldıkları vekâlet doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında kurban kesim organizasyonları gerçekleştirdiğini belirten Bayraktar, özellikle yurt dışında vekâletle kurban kesimi uygulamalarının son yıllarda giderek arttığının görüldüğüne dikkat çekerek, "Vakıf ve derneklerin yurt dışı organizasyonlarında uyguladığı düşük fiyat politikası, birçok vatandaşın daha ekonomik olduğu düşüncesiyle bu organizasyonlara yönelmesine neden oluyor. Bu durum ise iç piyasada üreticilerimizin satışlarını olumsuz etkiliyor. Yurt içindeki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine yapılacak her türlü yardımın destekçisiyiz. Bununla birlikte kurban kesimlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi ve elde edilen etlerin soğuk zincirle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması halinde hem üreticimizin hem de hayvancılık sektörümüzün korunmasına katkı sağlanacaktır. Ayrıca dernek ve vakıfların toplu alımlarda üreticinin emeğini gözeten adil bir fiyat politikası uygulamaları da büyük önem taşıyor" diye konuştu.



Kurban pazarlarında üreticilerin yaşadığı sorunlar


Bayraktar, şunları kaydetti:


"Diğer taraftan üreticilerimiz, kurban pazarlarında sunulan hizmetlerin yetersiz olduğunu belirtiyor. Üreticilerimizin temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması büyük önem taşıyor. Belediyelerimizin bu alanları gelir kapısı olarak değil, kamu hizmeti anlayışıyla değerlendirmesi gerekiyor. Üreticilerimizin maliyetinin düşmesi vatandaşlarımızın alım gücüne de olumlu yansıyacaktır. Bayram sonrasında kesim alanlarında oluşan yoğunluk da vatandaşlarımız açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Belediyelerin kesim alanı kapasitesini artırması ve hijyen şartlarına ilişkin gerekli tedbirleri alması son derece önemlidir."


Kurbanlık hayvanların ekonomik değerleri ile ilgili ise Bayraktar şu bilgileri verdi:


"Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip bir büyükbaş hayvanın canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş olacağı dikkate alındığında, bayram süresince kesilecek yaklaşık 750 bin büyükbaş hayvan için ödenecek tutarın 123 milyar 357 milyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise ortalama satış fiyatının 26 bin 900 lira olacağı varsayımıyla, yaklaşık 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvan için ödenecek tutarın 68 milyar 595 milyon lirayı bulacağı öngörülüyor. Buna göre halkımızın yaklaşık 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvan için toplamda 192 milyar liraya yakın harcama yapacağı tahmin ediliyor."



Deri ekonomisinde yaşanan kayıplar


Kurban Bayramı süresince kesilen milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvandan elde edilen derilerin deri ve tekstil sanayimiz açısından önemli bir hammadde niteliği taşıdığına dikkat çeken Bayraktar, "Ancak son yıllarda deri toplama ve işleme süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu ekonomik değer yeterince değerlendirilemiyor. Toplama maliyetlerinin yükselmesi, piyasadaki durgunluk ve deri toplayıcı sayısının azalması nedeniyle birçok bölgede deriler ya çok düşük bedellerle el değiştirmekte ya da hiç toplanmadan zayi oluyor. Özellikle küçükbaş hayvan derilerinde yaşanan kayıplar dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ziraat odalarımızdan gelen bilgilere göre, birçok bölgede deri toplayıcılarının bulunmaması nedeniyle kurban derileri ekonomiye kazandırılamıyor ve vatandaşlarımız tarafından çöpe atılıyor. Bu durum, ayakkabıdan tekstile kadar pek çok sektör için önemli bir yerli hammadde kaybı anlamına geliyor. Yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvandan elde edilecek derilerin yanlış kesim uygulamaları veya toplama zincirindeki aksaklıklar nedeniyle zayi olması, ciddi bir ekonomik kayıp oluşturuyor. Bu nedenle toplama merkezlerinin etkinleştirilmesi ve derinin stratejik bir sanayi hammaddesi olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor" değerlendirmesini yaptı.



Kasaplık hizmetler ve oluşan ekonomik hacim


Bayraktar, bayramda verilen kasaplık hizmetlerine ilişkin de şunları söyledi:


"Kurban Bayramı döneminde kasaplık hizmetleri de önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor. Kasaplar, kesim, yüzme ve parçalama işlemlerine göre farklı ücretler talep ediyor. Büyükbaş hayvanlarda yalnızca kesim, yüzme ve dörde bölme işlemleri için 10 bin lira ile 15 bin lira arasında, detaylı parçalama işlemleri için ise 15 bin lira ile 20 bin lira arasında ücret alınıyor. Küçükbaş hayvanlarda ise kesim ücretleri bin 500 lira ile 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Büyükbaş hayvanların yaklaşık yarısının kasaplar tarafından ortalama 15 bin lira ücret karşılığında kesileceği varsayımıyla kasaplara ödenecek tutarın 5,6 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise yaklaşık 1 milyon 275 bin hayvanın ortalama 2 bin lira ücretle kesileceği dikkate alındığında kasaplara ödenecek toplam bedelin 2,5 milyar lirayı aşacağı öngörülüyor. Böylece kasaplık hizmetleri için ödenecek toplam tutarın yaklaşık 8,2 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatat ürünleri de önemli bir ekonomik değer oluşturuyor."



Et ve Süt Kurumu’nun rolü


Bayraktar, Et ve Süt Kurumu’nun önemine dikkat çekerek, "Bayram döneminde satışların beklendiği düzeyde gerçekleşmemesi halinde elde kalan hayvanların Et ve Süt Kurumu tarafından üreticinin yaptığı ek masraflar da dikkate alınarak mağduriyet oluşturmayacak fiyatlarla satın alınması büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, kurbanlık yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik görülüyor. Son olarak aylar boyunca büyük emek ve fedakârlıkla yetiştirdiği hayvanlarını kurban pazarlarına getiren tüm üreticilerimize bol ve bereketli kazançlar diliyor, milletimizin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Araçlarıyla birlikte köprüden düşerek akıntıya kapılan 2 genç kayboldu Hatay’da etkili olan yağış sonrası nehrin taşması sonucu Karaçay köprüsü tek taraflı yıkılırken, akıntıya kapılan araçtaki 2 kişi kayboldu. Suya kapılan 2 genci arama çalışmaları devam ediyor. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesi Karaçay Mahallesi’nde bulunan Karaçay Nehri, yağış sonrası taştı. Taşan Karaçay Nehri, Samandağ ile Antakya ilçelerini birbirine bağlayan Karaçay köprüsünün Samandağ’a gidiş yönünü çökertti. Çökme esnasında köprünün üzerinde ilerleyen araçtaki 20 yaşındaki Musa Paşa ve 19 yaşındaki Deniz Hoşgel kayboldu. Olay yerine sevk edilen AFAD, Hatay Büyükşehir Belediyesi Su altı Arama ve Kurtarma ekipleri başta olmak üzere çok sayıda ekip arama çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan gençlerim akıntıya kapıldığı araçsa ekipler tarafından hurdaya dönmüş halde bulundu. Selden dolayı yıkılan köprüden düşen şahısların kaybolduğunu ifade eden muhtar Cemil Gültekin, "Gece kuvvetli bir yağış oldu. Aniden gelen taşkınla Karaçay Nehri doldu taştı. Nehir taşınca Antakya ile Samandağ ilçelerini bağlayan köprünün tek tarafı yıkıldı. Kaybolan kişi Antakya’dan gelirken bazı vatandaşların dur ikazına uymadan devam ettiği için arabasıyla yıkılan köprüden aşağıya düştü. Nehre düşüp akıntıya kapılınca kayboldu. Arabası bulundu ama kendisinden henüz haber yok. Sahil Güvenlik, jandarma, AFAD bütün ekipler seferber oldu. Allah devletimizden razı olsun. Gece boyunca yağış hiç durmadı" ifadelerini kullandı.
Hatay Araçla birlikte köprüden düşerek akıntıya kapılan 19 ve 20 yaşındaki 2 genç kayboldu Hatay’da etkili olan yağış sonrasında Antakya ile Samandağ’ı birbirine bağlayan köprü tek taraflı yıkıldı ve akıntıya kapılan araçtaki 2 kişi kayboldu. Suya kapılarak kaybolan 19 ve 20 yaşındaki 2 genci arama çalışmaları devam ediyor. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesi Karaçay Mahallesi’nde bulunan Karaçay nehri, yağış sonrası taştı. Taşan Karaçay nehri, Samandağ ile Antakya ilçelerini birbirine bağlayan Karaçay köprüsünün Samandağ’a gidiş yönünü çökertti. Çökme esnasında köprünün üzerinde ilerleyen araçtaki 20 yaşındaki Musa Paşa ve 19 yaşındaki Deniz Hoşgel kayboldu. Olay yerine sevk edilen AFAD, Hatay Büyükşehir Belediyesi Su altı Arama ve Kurtarma ekipleri başta olmak üzere çok sayıda ekip arama çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan gençlerim akıntıya kapıldığı araçsa ekipler tarafından hurdaya dönmüş halde bulundu. Selden dolayı yıkılan köprüden düşen şahısların kaybolduğunu ifade eden muhtar Cemil Gültekin, "Gece kuvvetli bir yağış oldu. Aniden gelen taşkınla Karaçay nehri doldu taştı. Nehir taşınca Antakya ile Samandağ ilçelerini bağlayan köprünün tek tarafı yıkıldı. Kaybolan kişi Antakya’dan gelirken bazı vatandaşların dur ikazına uymadan devam ettiği için arabasıyla yıkılan köprüden aşağıya düştü. Nehre düşüp akıntıya kapılınca kayboldu. Arabası bulundu ama kendisinden henüz haber yok. Sahil Güvenlik, jandarma, AFAD bütün ekipler seferber oldu. Allah devletimizden razı olsun. Gece boyunca yağış hiç durmadı" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nden vatandaşlara kurbanlık seçiminde önemli uyarılar Ataşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve dini şartlara uygun kurbanlık seçebilmesi için dikkat edilmesi gereken önemli noktaları paylaştı. Veteriner Hekim Senem Aksoy, kurbanlık hayvan seçiminde sağlık belgelerinden yaş tayinine kadar birçok konuda uyarılarda bulundu. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte kurbanlık alışverişleri hız kazanırken, Ataşehir Belediyesi de vatandaşların bilinçli seçim yapabilmesi amacıyla bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Ataşehir Belediyesi Veteriner Hekimi Senem Aksoy, kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli hususları anlattı. Veteriner Hekim Senem Aksoy, kurbanlık hayvanların mutlaka küpe numarasına sahip olması gerektiğini belirterek, hayvan pasaportu, veteriner sağlık raporu ve şehir dışından getirilen hayvanlar için il nakil belgelerinin kontrol edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Kurbanlık hayvanların yaş şartlarına da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Aksoy, sığır ve mandaların en az 2 yaşını doldurmuş olması gerektiğini, koyun ve keçilerde ise 1 yaş şartı arandığını söyledi. Aksoy ayrıca, 6 ayını tamamlamış ancak gelişimi itibarıyla 1 yaşını doldurmuş gibi görünen koyunların da kurbanlık olarak tercih edilebileceğini belirtti. Hayvanların sağlık durumunun dikkatle gözlemlenmesi gerektiğine işaret eden Aksoy, özellikle süt dişlerini değiştirmiş olmalarının önemli bir kriter olduğunu söyledi. Hayvanların canlı bakışlara, parlak tüylere sahip olması gerektiğini belirten Aksoy, vatandaşların hayvanları birkaç dakika gözlemleyerek davranışlarını incelemeleri gerektiğini kaydetti. Hayvanların aşırı tepkili ya da tamamen tepkisiz olmamasının önemli olduğunu ifade eden Aksoy, vücutta yara, şişlik veya bere bulunmaması gerektiğini dile getirdi. Öksürük, ağız ve göz akıntısı, salya, ishal ve yüksek ateş gibi belirtilerin hastalık göstergesi olduğunu belirten Aksoy, bu tür hayvanların kurbanlık olarak tercih edilmemesi gerektiğini söyledi. Kurbanlık seçiminde hayvanların hareketlerinin de dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Aksoy, gebe ya da aşırı güçten düşmüş hayvanların kurban edilmesinin uygun olmadığını ifade etti. Yeni doğum yapmış hayvanların da kurbanlık olarak seçilmemesi gerektiğini belirten Aksoy, sürü devamlılığının korunması adına öncelikli olarak erkek hayvanların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Ataşehir Belediyesi, vatandaşların hem sağlık şartlarına uygun hem de dini kurallara uygun kurbanlık seçebilmesi için bu hususlara dikkat etmeleri gerektiğini hatırlattı.
Çankırı Çankırı ve Kastamonu’da doğum sayısı düştü Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Doğum İstatistikleri’ne göre, Çankırı ve Kastamonu’da canlı doğan bebek sayısı bir önceki yıla göre azaldı. 2 ilde 2025 yılında toplam 4 bin 567 bebek dünyaya geldi. TÜİK verilerine göre, Çankırı’da 2024 yılında bin 803 olan canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında bin 660’a geriledi. Kentte dünyaya gelen bebeklerin yüzde 50,4’ü erkek, yüzde 49,6’sı kız oldu. Toplam doğurganlık hızı ise 2024 yılında 1,37 iken 2025 yılında 1,28’e düştü. Çankırı’da doğumların en fazla 25-29 yaş grubundaki annelerde gerçekleştiği görüldü. Bu yaş grubunda 2024 yılında 755 doğum yaşanırken, 2025 yılında bu sayı 635 oldu. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27 olarak kayıtlara geçti. Kaba doğum hızı da binde 8,9’dan binde 8,3’e geriledi. Kastamonu’da da benzer bir düşüş yaşandı. Kentte 2024 yılında 3 bin 62 olan canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında 2 bin 907’ye düştü. Bebeklerin yüzde 51’i erkek, yüzde 49’u kız olarak kayıtlara geçti. Toplam doğurganlık hızı ise 1,32’den 1,28’e geriledi. Kastamonu’da doğumların en fazla görüldüğü yaş grubu yine 25-29 oldu. Bu yaş grubunda 2024 yılında bin 148 doğum gerçekleşirken, 2025 yılında sayı bin 107’ye düştü. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,6 oldu. Kaba doğum hızı ise binde 7,9’dan binde 7,6’ya geriledi.
Çorum Çorum’da gençlerden "Şehitlere Saygı ve Vefa Yürüyüşü" Çorum’da Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Şehitlere Saygı ve Vefa Yürüyüşü"nde üniversite öğrencileri, 50 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla şehitliğe yürüdü. Hitit Üniversitesi tarafından 2023 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştirilen yürüyüşte yüzlerce öğrenci bir araya geldi. Kuzey Kampüs’ten Çorum Şehitliği’ne kadar uzanan güzergahta öğrenciler, 50 metrelik Türk bayrağını eller üstünde taşıdı. Milli birlik ve beraberlik mesajlarıyla yürüyen gençler, şehitlere vefa örneği gösterdi. Şehitlikte devam eden programda saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından aziz şehitlerin ruhları için Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Programın sonunda öğrenciler ve katılımcılar, yanlarında getirdikleri gülleri Çorumlu şehitlerin kabirlerine bıraktı. Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, gençlerin şehitlere olan vefasını göstermek için bir araya geldiklerini belirtti. Öztürk, "2023 yılından itibaren Hitit Üniversitesi olarak, Çorum Şehitliği’ne olan yakınlığımızı da bir görev bilerek bu yürüyüşü düzenliyoruz. Gençlerimizin şehitlerimize olan vefasını ve üniversitemizin şehitlere olan saygısını göstermek için burada buluşuyoruz. Bundan sonra da Hitit Üniversitesi olarak her yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor Haftası kapsamında şehitlere saygı yürüyüşünü gerçekleştireceğiz. Bu gurur bize yeter" dedi.