SAĞLIK - 18 Kasım 2024 Pazartesi 12:00

Uzmanından uyarı: “Sigara içmeyen bireylerde akciğer kanseri riski altında”

A
A
A
Uzmanından uyarı: “Sigara içmeyen bireylerde akciğer kanseri riski altında”

Akciğer kanserinin, tüm dünyada en yaygın kanser türlerinden biri olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Botan Yıldırım, sigara içmeyen bireylerin de kanser riski altında olduğuna dikkati çekerek, yanan tütün ürünlerini solumaktan kaçınmanın riski azalttığını ifade etti.


Liv Hospital Ankara Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Botan Yıldırım, 17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü, akciğer kanseri hakkında açıklamalarda Bulundu.



Akciğer kanserinin, tüm dünyada en yaygın kanser türlerinden biri olduğuna değinen Uzm. Dr. Yıldırım, “Akciğer kanseri, kansere bağlı ölümlerde başı çekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl 2,2 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konulmaktadır ve 1,8 milyon kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Bu rakamlar erken teşhis ve farkındalığın önemini açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.



“Hava kirliliği neden olabilir”


Akciğer kanserinin nedenlerine değinen Uzm. Dr. Yıldırım, “Akciğer kanseri olan kişilerin yüzde 90’dan fazlası sigara veya tütün ürünleri kullanmaktadır. Tütün ürünleri kullanımına pasif olarak maruziyet (elektronik sigaralar da dahil), radon gazı, uranyum ve asbeste uzun süreli maruziyet, hava kirliliği, ailede akciğer kanseri öyküsü ve geçirilmiş tüberküloz hastalığı ile hiç sigara içmemiş kişilerde akciğer kanseri ortaya çıkmasına neden olan diğer risk faktörleridir. Sigara içen kişilerde akciğer kanseri riski içmeyenlere oranla yaklaşık 30 kat daha fazladır” dedi.



“Akciğer kanseri başlangıçta belirti vermeyebilir”


Akciğer kanserinin, başlangıçta belirti vermeyebileceğini söyleyen Uzm. Dr. Yıldırım, bu nedenle erken teşhisin zorlaşabileceğini kaydetti. Uzm. Dr. Yıldırım, akciğer kanserinde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı:


“Geçmeyen veya giderek kötüleşen öksürük, kanlı balgam, göğüs ağrısı, nefes darlığı, sürekli yorgunluk hali, iştah ve kilo kaybı ve ses kısıklığı.”


Uzm. Dr. Yıldırım, bu belirtilere sahip bireylerin 2 haftadan uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden göğüs hastalıkları polikliniğine başvurması erken tanıyı kolaylaştırabileceğine dikkat çekti.


“Akciğer kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 20-25 ölüm riskini azaltabilir”


Erken teşhisin öneminden bahseden Uzm. Dr. Yıldırım, “Özellikle yüksek risk grubunda olan kişilerin yıllık olarak akciğer grafisi ya da gerekli hallerde düşük doz bilgisayarlı tomografi taraması yaptırmaları erken teşhisi kolaylaştırabilir. Araştırmalar, bu tarama yöntemiyle akciğer kanserine bağlı ölüm riskinin yüzde 20-25 oranında azalabileceğini de göstermektedir” ifadelerini kullandı.


“Sigara ve tütün kullanımından uzak durulmalı”


Akciğer kanserini önleme konusunda neler yapılabileceğinden bahseden Uzm. Dr. Yıldırım, “Kansere neden olan maddelere (nikel, arsenik, asbest gibi) maruz kalmanın sınırlandırılması, ikinci el dumandan kaçınmak (yanan tütün ürünlerini solumak), yüksek enerjili radyasyonlara (X-ışınları ve gama ışınları) maruz kalmanın sınırlandırılması riski azaltmaktadır. Düzenli egzersiz ve dengeli beslenme, evsel odun dumanını solumaktan kaçınmak akciğer kanserini önlemede yardımcı olabilecek diğer önlemlerdir” dedi.


“Erken teşhis hayat kurtarır”


Uzm. Dr. Yıldırım, 17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü’nde farkındalığımızı artırmamız ve çevremizi bilgilendirerek farkındalık oluşturmamız gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yıldırım, “Erken teşhis hayat kurtarır. Sevdiklerimiz ve kendi sağlığımız için tütün ürünlerinden uzak duralım ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmeyelim” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.