SAĞLIK - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 10:03

Yapay zeka entegrasyonlu MR cihazları ‘Alzheimer’ı erken sezebilecek

A
A
A
Yapay zeka entegrasyonlu MR cihazları ‘Alzheimer’ı erken sezebilecek

Türk Manyetik Rezonans Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mecit Kantarcı, yapay zekanın MR teknolojisine entegrasyonuyla birtakım kanser hastalıklarının yanı sıra Alzheimer’ın gözle görülmeyen belirtilerinin çok önceden tespit edilebileceğini vurguladı.


Türk Manyetik Rezonans Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mecit Kantarcı, 29. Türk Manyetik Rezonans Derneği Yıllık Bilimsel Toplantısı öncesi basın mensuplarıyla bir araya geldi.


Prof. Dr. Kantarcı, burada yaptığı konuşmasında, yapay zekanın artık insan yaşamının ayrılmaz bir parçası haline dönüştüğüne dikkati çekerek, "Teknoloji konusunda da MR, sağlık alanında en önde giden kullandığımız enstrümanlardan birisi. Yapay zeka ile entegrasyonu da hem radyologların işini hızlandıracaktır hem bu doğrultuda bilgisayar desteğiyle işimizi hızlandırırken eksik kalmayacak bir şekilde yardımlarla ön tanılarımızı hızlandıracak. Daha doğru, daha kaliteli raporlar üretir hale geleceğiz. Bundan sonraki teknolojilerden kaçışımız yok. Çekim sürelerimizi hızlandıracak, daha fazla hastayı daha kaliteli bir şekilde değerlendirebilir hale geleceğiz" dedi.


Yapay zeka kullanımı ile MR’daki çekim sürelerinin yüzde 30 ila 70 arasında hızlanabileceğini dile getiren Kantarcı, klostrofobisi olan hastaların daha kısa sürede cihaz içerisinde kalacağını ve daha fazla hastanın değerlendirilebileceğini ifade etti.



"İnsan gözünün rutin protokolde algılayamadıklarını yapay zeka yardımıyla göreceğiz"


MR çekiminde kullanılacak yapay zekanın hasta hakkında ön bilgilere ulaşılabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kantarcı, "Örneğin meme tümörü olan bir hastanın muhtemel çok erken belirtilerini cihaz size yapay zeka yardımıyla söyleyebilecek. Alzheimer gibi hastalıklardan beyindeki bir takım bölgelerin atrofisini (küçülme) önceden size söyleyerek yapay zekayla yönlendirme yapabilecek. İnsan gözünün rutin protokolde algılayamadığı şeyleri yapay zeka yardımıyla göreceğiz. Kardiyak görüntülemede de bunu yapıyoruz. Plakların analizlerinde ya da kardiyak MR’da da yapay zekayı kullanıyoruz" şeklinde konuştu.



"Alzheimer erken tespit edilebilecek"


Yapay zekanın MR teknolojisine entegrasyonuyla birtakım kanser türlerinin ve yaşlanmayla ilgili hastalıkların önceden tespit edilmesini mümkün kılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Kantarcı, sözlerine şöyle devam etti:


"Mesela Alzheimer’ın erken tespiti oldukça önemli. Yapay zekayla beyin MR’ını çektikten sonra volümüne bakıyorsunuz. Birtakım virüslerdeki küçülmeleri daha önceden tespit ederek hastanın Alzheimer’a yakalanma ihtimalini önceden söyleyebiliyorsunuz. Tedbir alma hususunda birtakım yollar kat edebiliyorsunuz. Karaciğer ve akciğer tümörlerinde nodüllerin belirlenmesinde ya da meme hastalıklarında yapay zekayla elde etmiş olduğunuz veriler normal bir radyoloğun gözünün seçmesinde zorlanabileceği dataları size önceden söyleyerek o bölgeyi yakın takibe aldırmanızı ya da sık takiplerinizi söyleyecektir veya ileri bir teknik yapmanızı size öğütleyecektir. O yüzden yapay zekayla birlikte görüntülerin değerlendirilmesi, erken teşhisin ve buna bağlı olarak da tedavinin öne alınması hususunda önemli bir yol kat etmektedir. Ülkemizin de bu konuda başarılı gayretleri var."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Çiftçi: "Uyuşturucuyla mücadelede ünlü-ünsüz ayrımı yapmıyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Uyuşturucuyla mücadele konusunda ünlü-ünsüz diye herhangi bir ayrımımız yok. Bunu kullanan, suça bulaşan kim varsa bunları adalete teslim etmek, İçişleri Bakanlığı olarak görevlerimizden bir tanesidir. Bu konuda mücadele etmeye kararlıyız, herhangi bir ayrım yapmıyoruz" dedi. İstanbul’da ünlülere yönelik gerçekleşen uyuşturucu operasyonlarına ilişkin soruya yanıt veren Bakan Çiftçi, "Bizim açımızdan uyuşturucuyla mücadele konusunda ünlü-ünsüz diye herhangi bir ayrımımız yok. Bunu kullanan, suça bulaşan kim varsa bunları adalete teslim etmek, İçişleri Bakanlığı olarak görevlerimizden bir tanesidir. Bu konuda mücadele etmeye kararlıyız, herhangi bir ayrım yapmıyoruz" dedi. Yılbaşından itibaren beş aylık süreçte yapılan uyuşturucu operasyonlarına ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, "20 bin operasyonumuz oldu. Operasyonlar neticesinde 16 bin 986 kişi tutuklandı; 6 bin 604 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu operasyonlar neticesinde toplamda 20 tona yakın uyuşturucu madde, 546 milyon uyuşturucu hap ve 167 bin kök kenevir ele geçirildi. İçişleri Bakanlığı olarak kırmızı çizgimiz olan uyuşturucuyla mücadeleye bütün birimlerimizle devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. İzmir’de hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili yapılan soruşturmaya ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Çiftçi, "İzmir merkezli 9 ilde toplam 26 kişinin gözaltı işlemleri devam ediyor. 2023 yılından itibaren faili meçhul cinayet olmadığını ifade etmem gerekiyor. AK Parti iktidarında faili meçhul cinayetlerin yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasında bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Jandarmamızın özellikle JASAT ekipleri, hassas uzmanlık gerektiren bir çalışma yürütüyor" dedi. Kahramanmaraş saldırısında soruşturmanın geldiği son duruma ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Çiftçi, "Maraş soruşturması ile ilgili toplam 20 kişilik bir ekip çalışmaya devam ediyor. Henüz müfettişlerimiz çalışmalarını raporlaştıramadılar. Daha sonuca ulaşmadık. Geçenlerde başkanımızdan aldığımız bilgiye göre tespit ettikleri hususlarla ilgili, ihmali olan kişiler hakkında ek soruşturma onayları alıyorlar. Olay çok yönlü ve çok boyutlu; soruşturmaya devam ediliyor" dedi. Gülistan Doku cinayetine ilişkin soruya yanıt veren Bakan Çiftçi, "Tunceli’de Gülistan Doku cinayetini aydınlatma çalışması devam ediyor. JASAT ekipleri orada görev yapıyor. Elimizden geldiği kadar faili meçhul cinayetleri aydınlatmak için üzerimize düşen neyse onu yapmaya; ucu nereye dokunursa dokunsun, kiminle ilgili olursa olsun bunları sonuna kadar takip etme konusunda kararlıyız. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olarak olayın aydınlatılması noktasında tüm imkânlarımızı, tüm personelimizi seferber edeceğiz. Gülistan Doku cinayetinde İçişleri Bakanlığı olarak olayı iki taraflı olarak değerlendiriyoruz: Birincisi, 2020 yılından bugüne kadar bu soruşturmanın etkin yapılıp yapılmadığı; bununla ilgili kolluğun herhangi bir ihmalinin veya kusurunun olup olmadığı. Bir de dönemin Tunceli valisi ile ilgili ayrı bir soruşturma yürüyor. Şu anda Gülistan Doku cinayeti ile ilgili konuyu Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Bizden zaman zaman talepte bulunuyorlar, onları karşılıyoruz. Ama şu an soruşturma raporu tamamlanmış ve bize ulaşmış değil" açıklamasında bulundu.
Ankara Bakan Gürlek: "(Mutlak butlan kararı) Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’nin kurultay davasına ilişkin, "Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Bakan Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin kurultay davasına ilişkin verdiği kararın merkezinde, doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez. Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin başvurularıyla başlamış; yine CHP delegelerinin beyanları ve tanıklıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakata uğratıldığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Burada altını çizmek isterim ki; yargının görevi, hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir" ifadelerine yer verdi. "Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonları olduğuna vurgu yapan Gürlek, "Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir. Delegenindir. Üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir" açıklamasında bulundu.
Ankara Bakan Gürlek: "(Mutlak Butlan Kararı) Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Adalet Bakanı Akın Gürlek CHP’nin kurultay davasına ilişkin, "verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin, CHP’nin kurultay davası için mutlak butlan kararı verdi. Böylece 4-5 Kasım 2023’te gerçekleşen CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline karar verildi. Kararın ardından ise Adalet Bakanı Akın Gürlek konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. "Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir" Bakan Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin kurultay davasına ilişkin verdiği kararın merkezinde doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez. Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin başvurularıyla başlamış; yine CHP delegelerinin beyanları ve tanıklıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakata uğratıldığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Burada altını çizmek isterim ki; yargının görevi, hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir" ifadelerine yer verdi. "Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonları olduğuna vurgu yapan Gürlek, "Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir. Delegenindir. Üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir" açıklamasında bulundu. (KML-