ASAYİŞ - 02 Mayıs 2025 Cuma 15:46

Yargıtay, FETÖ Çatı davasını usulden bozdu

A
A
A
Yargıtay, FETÖ Çatı davasını usulden bozdu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, FETÖ Çatı Davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan İlhan İşbilen, Hidayet Karaca, Alaeddin Kaya ve Kazım Avcı hakkındaki mahkumiyet kararını usulden bozdu. Kararda, "Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı kabul edilmelidir" ifadeleri yer aldı.


Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 Haziran 2018 tarihinde FETÖ çatı davasında eski milletvekili İlhan İşbilen, eski Samanyolu TV Yönetim Kurulu Başkanı Hidayet Karaca, eski Zaman gazetesi imtiyaz sahibi Alaeddin Kaya ve elebaşı Fethullah Gülen’in kuzeni Kazım Avcı hakkında Anayasayı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis; nitelikli dolandırıcılık suçundan 6 yıl 8 ay hapis ve 32 bin lira adli para cezası; suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan 10 yıl 8 ay hapis ve 48 bin lira adli para cezası ile cezalandırmıştı.


Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, 22 Ekim 2020 tarihinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise 28 Haziran 2022 tarihinde bu kararı esastan bozmuştu. Kararda ise, "Sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirdiği Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonunda yer aldıklarının kanıtlanamadığı" ifadeleri yer alırken, bu nedenle anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan sorumlu tutulamayacakları belirtildi.


Öte yandan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, verdiği kararı aynen tekrar etti. Adı geçen sanıkların itirazı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘bozma’ görüşlü tebliğname hazırlayarak dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na iletti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise oy birliğiyle bozma kararı verdi. Kurulun verdiği kararda şöyle dendi:


"Direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan verilmesi, sanıkların savunma haklarının kısıtlanması sonucunu doğurmuştur."


Kararın gerekçesinde, yerel mahkemede savcının ‘bozma ilamına uyulması’ yönündeki genel ifadesinin, esas hakkında mütalaa olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle yapılan işlemin usule aykırı olduğu ifade edildi. Bu nedenle, yerel mahkemenin verdiği hüküm, savunma hakkının kısıtlanması gerekçe gösterilerek diğer yönleri incelenmeden bozuldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."