POLİTİKA - 05 Ekim 2023 Perşembe 17:33

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kılıç: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir”

A
A
A
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kılıç: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, CHP Genel Başkanı Kemal kılıçdaroğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile ilgili sözlerini esefle kınadıklarını belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir” dedi.


Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, partisinin genel merkezinde Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın liderliğinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına dair basın açıklamasında bulundu. Kılıç, 1 Ekim günü İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü binasına yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı girişimini kınayarak, yaralanan gazi polislere acil şifalar diledi.



“Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir”


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bu meclis, gazi meclis değildir” sözünü esefle kınadıklarını belirten Kılıç, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, savaşlar yöneten ve kahramanlıklar kazanan bir meclistir. Sakarya Meydan Muharebesi’nin ‘manevi komutanı’ Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Başkomutanlık Muharebesi’nin komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Büyük taarruzu başlatan irade, 23 Nisan 1920’de Ankara’da milletin temsilcileriyle toplanarak Kurtuluş Savaşı’nı milli mücadeleyi başlatan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Meclisimiz 15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizin işgaline yönelik girişim karşısında bombaların hedefi olduğu halde uçaklar ve helikopterlerden atılan bombaların hedefi olduğu halde kapılarını açık tutmuş, millet iradesine sahip çıkmış, darbe girişimini püskürtmek için canlarını ortaya koyan milletvekillerinin cansiperane müdafaalarına tanıklık etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu yönüyle de gazi bir meclistir” değerlendirmesinde bulundu.



“Yeni anayasanın artık yapılarak, gündemin külliyen değişmesini arzu ediyoruz”


Kılıç, Yeniden Refah Partisi olarak yeni anayasa tartışmalarının son bulması ve 1982 darbe anayasasının yerine sivil, demokrat, özgürlükçü, hakkı ve adaleti önceleyen yeni bir anayasaya bırakması gerektiğini vurgulayarak, “Yeni anayasa tartışmalarının gündem değiştirme başlığı olarak ele alınmasını değil, yeni anayasanın artık yapılarak, gündemin külliyen değişmesini arzu ediyoruz. Yeni anayasa çalışmalarında iktidara destek vereceğimizi her zaman, her zeminde ifade ettik. Cumhur İttifakı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çoğunluğu var. Bu çoğunluk yeni bir anayasa yapmak için yeterli olmasa da çoğulculuğu esas alan, katılımcılığı esas alan ‘iktidarın değil, milletin anayasası’ vizyonuyla ortaya konulan bir metnin TBMM’de Cumhur İttifakı dışında da destek bulacağına dair inancımızı koruyoruz. Dolayısıyla yeni anayasa tartışmaları yeni bir anayasanın yapılmasıyla sonuçlanmalı ve 1982 darbe anayasasının yerini milletin sivil, demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı anayasası almalıdır” diye konuştu.



“Hükümeti ve cumhurbaşkanımızı LGBT dernekleriyle ilgili taahhütlerini yerine getirmeye davet ediyoruz”


LGBT ve benzeri kuruluşlarına karşı bakışlarının net olduğunu ifade eden Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:


“Yeniden Refah Partisi bu konuda siyasal ve toplumsal duyarlılığı en erken ve en net işinde ortaya koyan bir siyasi yapıdır. Ailenin korunması açısından bu konunun öncelenmesi gerektiğini ifade ettik. Türkiye Cumhuriyeti hükümetini LGBT dernekleriyle ilgili konularda topluma yönelik taahhütlerini ve cumhurbaşkanımızın seçim öncesi toplumsal sözleşme ya da vaat sayılabilecek öneri ve yaklaşımlarını uygulamaya, yerine getirmeye, harekete geçmeye davet ediyoruz. Bu konularla ilgili yapılması gerekenler iktidarın bilincindedir, gündemindedir ve elindedir. Bu konuların Türkiye’yi çok fazla meşgul etmesinin de gereği yoktur. Yapılması gerekenler, atılması gereken adımlar nettir ve bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni korumak Türkiye’de aile yapısını korumakla mümkündür.”



Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kılıç: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, gazi bir meclistir”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 13 yıl sonra açılan istismar davasında adli tıp raporu tartışması Antalya’da 13 yaşındayken tiyatro eğitimi aldığı sırada tiyatro yönetmeninin cinsel istismarına uğradığını iddia eden genç kadının davasında, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’nun değerlendirme raporu duruşmada gündeme geldi. Mahkeme heyeti, dosyaya ulaştığı bildirilen raporun mahkeme heyetine henüz fiilen ulaşmadığını bildirerek, duruşmayı bir sonraki tarihe erteledi. Antalya’da bir sivil toplum kuruluşunun tiyatro grubunda eğitim aldığı dönemde 13 yaşındayken tiyatro yönetmeni Ü.Z.A. (51) tarafından sistematik olarak cinsel istismara uğradığını iddia eden Y.E.’nin (27) açtığı davanın duruşması, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ü.Z.A., "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ile "cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla yargılanıyor. Duruşmaya sanık Ü.Z.A., sanık avukatı ve sanık yakınları katıldı. Sanık avukatından Üst Kurul raporuna savunma Sanık avukatı, bir önceki celsede Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapora yönelik itirazlar doğrultusunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderildiğini hatırlatarak, Üst Kurul tarafından hazırlanan değerlendirme raporuna ilişkin savunma yaptı. Mağdurun İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördüğünü belirten sanık avukatı, mağdurun ceza hukuku derslerinden etkilenerek ifade verdiğini ve bu durumun adli tıp değerlendirmesini etkilediğini savundu. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporu dosyaya ulaştı Mahkemenin önceki celsede Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapora yönelik itirazlar üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilmesine karar vermesinin ardından hazırlanan değerlendirme raporu, mahkeme dosyasına ulaştı. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu tarafından hazırlanan mütalaada, dosya kapsamındaki adli ve tıbbi belgeler ile taraf beyanlarının birlikte incelendiği belirtildi. Raporda, mağdurun ruh sağlığına ilişkin yapılan değerlendirmede travma sonrası stres bozukluğu bulgularının mevcut olduğu kaydedildi. Üst Kurul mütalaasında ayrıca, mağdurun ruhsal etkilenmesinin iddia edilen eylemlerle uyumlu olduğu yönünde tıbbi kanaat bildirildi. "Rapor fiilen ulaşmadı" Mahkeme heyeti ise Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’nca hazırlandığı bildirilen raporun dosyaya ulaştığını, ancak heyete henüz fiilen ulaşmadığını belirtti. Eksik evrakın tamamlanması amacıyla duruşma ileri bir tarihe ertelendi. Mağdur avukatından adli tıp mütalaası vurgusu Mağdur Y.E.’nin avukatı Yağmur Burçin Sayın, duruşma sonrası yaptığı açıklamada Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’nun mütalaasına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Adli Tıp Kurumu tarafından adli tıp mütalaası olarak dosyaya gönderilen rapor, sanık müdafiinin bir önceki celsede ileri sürdüğü itirazları değerlendirmiştir. Dosya kapsamında bugüne kadar gelen ve tarafımızca sunulan Akdeniz Üniversitesi’nden alınan rapor, psikiyatrist tarafından hazırlanan rapor, sosyal çalışma uzmanı görüşü ve Adli Tıp’tan gelen raporlar birlikte incelenmiştir. Üst Kurul’un oy birliğiyle aldığı kararda, 18 üyenin; profesör, doçent, öğretim üyesi ve doktorlardan oluşan kurulun, müvekkilin 2011-2012 yıllarında yaşadığı iddia edilen eylemler nedeniyle ruh sağlığını bozacak derecede psikiyatrik etkilenme yaşadığı yönünde kanaat bildirdiği görülmektedir. Dava kapsamında daha ne kadar ve nereden rapor alınabileceği tartışmalıdır. Raporda yer alan tüm irdelemeler, olayın kapsamını ve müvekkilin yaşadığı süreci ortaya koymaktadır. 2011 yılında çocukluğunu yaşayamamış bir genç kızın başına gelenleri tüm açıklığıyla ifade ettik. Eylem ortada, suç ortada. Sanık her celsede tanınan bir yazar olduğunu ifade etmektedir. Dosyada sanığın kaçma şüphesinin tanınmışlığı nedeniyle yüksek olduğu kanaatindeyiz. Tutuklanması gerektiğini düşünüyoruz. Başkaca bir ispata gerek kalmadığından sanığın cezalandırılmasını ve iddia makamının bir sonraki celsede mütalaasını sunmasını talep etmekteyiz."