EĞİTİM - 16 Şubat 2026 Pazartesi 13:26

Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı

A
A
A
Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı

Türk dilinin zenginliğini ve kadim Türk kültürünün derin mirasını dünyaya tanıtan Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan’ın en eski ve en köklü devlet üniversitesi olan Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında kültürel ve akademik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalandı.


Moğolistan Devlet Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan Ulanbatur Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hayata geçiriliyor. Merkez aracılığıyla Türkçe öğretiminin yanı sıra ortak akademik projeler ve bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi planlanıyor.


Anlaşmanın, iki ülke arasındaki akademik ve kültürel iş birliğini kurumsal bir zemine taşıması bekleniyor. Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde bulunan Türkoloji Bölümü’nün, gerçekleştirilecek faaliyetler için güçlü bir akademik altyapı oluşturacağı belirtiliyor. Bölümün uzman kadrosu ve akademik birikimi sayesinde gerçekleştirilecek etkinliklerin sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıya kavuşması hedefleniyor.


Özellikle Yunus Emre Enstitüsünün farklı kıtalarda uyguladığı ‘Tercihim Türkçe Projesi’nin, Türkoloji bölümünde öğrenim gören öğrenciler için yeni bir saha oluşturacağı ifade ediliyor. Proje kapsamında yürütülecek çalışmaların, öğrencilerin uluslararası düzeyde akademik deneyim kazanmalarına katkı sağlaması öngörülüyor. Öğrencilere sunulacak değişim programları ve burs imkânları ile iki ülke gençleri arasında kalıcı bağların tesis edilmesi de amaçlanıyor.


Kültürel diplomasi boyutu öne çıkıyor


İş birliğinin en dikkat çekici yönlerinden birini ise kültürel faaliyetler oluşturuyor. Merkez bünyesinde düzenlenecek sergiler, konserler, film gösterimleri, edebiyat buluşmaları, atölye çalışmaları ve akademik söyleşiler aracılığıyla Türkiye’nin köklü sanat ve düşünce birikimi Moğol kültürü ile bir araya getirilecek. Karşılıklı kültürel etkileşimi artırmayı hedefleyen bu etkinliklerin, toplumlar arasında kalıcı bir anlayış ve yakınlaşma zemini oluşturması bekleniyor. Kültürel programların, yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmayarak daha geniş kitlelere ulaşması ve kamu diplomasisine katkı sunması hedefleniyor.


Hayata geçirilecek bu çok boyutlu iş birliği modelinin, yükseköğretim alanında sürdürülebilir ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlaması ve iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri uzun vadede daha da güçlendirmesi bekleniyor.



Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Öldürdüğü eski eşinin bulunduğu baz istasyonu çevresinde binden fazla sinyal alınmış Kayseri’de Erciyes Üniversitesi yerleşkesi içerisinde eski eşi, 3 çocuk annesi Meliha Keskin’i pompalı tüfekle öldüren sanık hakim karşısına çıktı. 23 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen olayda üç çocuk annesi, eski eşi Meliha Keskin’i Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi önünde pompalı tüfekle öldüren Ferhat K. (43) Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunmasını yapan Ferhat K., Meliha Keskin ile 2008 yılında evlendiğini ve 2019 yılında boşandığını belirterek, eski eşinin kendisini aldattığını ve evli oldukları dönemde babasının ziynet eşyalarını çaldığını iddia etti. Eski eşinin üniversiteye gittiğini bilmediğini, kapıcıdan eski eşinin çocuklarını yalnız bıraktığını ve akşamları gelmediğini duyduğunu öne süren Ferhat K., 3 yıldır ilaç kullandığını ve psikolojisinin bozuk olduğunu, cinayet günüde eski eşi ile konuşmak için kapısına gittiğini söyledi. Uzaklaştırma kararını ihlal etmiş Mahkeme başkanının telefonundan eski eşinin bulunduğu baz istasyonu çevresinde bin 500 kez sinyal alındığını hatırlatılması üzerine Ferhat K., çocukların ihtiyacını almak için 3 kez uzaklaştırma kararını ihlal ettiğini ifade etti. Olayda kullandığı pompalı tüfeği kırsal mahallede havaya ateş açmak için internetten aldığını belirten sanık, "Köye gitmeden Meliha ile konuşmak istedim. Meliha’nın fakültede olduğunu bilmiyordum. Taksiye bindi, evden ayrıldı, üniversiteye girdi. Üniversitede kapı kapandı. Güvenliğe, ’eşim içeri girdi, 10 dakika konuşup çıkacağım’ dedim. Kiralık araçla içeri girdim. Meliha, Edebiyat Fakültesi’nin içerisine girdi. 15-20 dakika içeriden çıkmadı. Oradaki bir öğrenciye fakültenin ne amaçla kullanıldığını sordum. ’Meliha öğretmen mi oldu’ dedim kendi kendime. Beni görüp panikler diye arabadan inmedim. Meliha arkadaşıyla kapıdan çıktı. Arabadan indim, tüfeği aldım. Etrafa sıkıntı vermeyeyim diye tüfeği eşofmanıma sardım. Tüfeği kullanmak için götürmedim" ifadelerini kullandı. Eski eşi Meliha Keskin ile konuşmak istediğini söyleyen Ferhat K. savunmasını şöyle sürdürdü: "’Bekle, kaçma 3 çocuğumuz var’ dedim. Panikledi, kaçarken tüfek ateş aldı. Nasıl ateş aldı bilmiyorum. Çevreden bağıranlar oldu. Meliha yerdeydi. ’Ambulans çağırın’ diyenler oldu, ben de ’ambulans çağırın’ dedim. Telefonumun tuş kilidini açamadım. Çevredekiler, ’tüfeğini bırak’ deyince arabaya bıraktım. Telefonumla video çekilmiş. Birkaç kişiye daha video gitmiş, haberim yok. Meliha’nın bu şekilde vurulduğunu görünce üzüldüm, pişman oldum. Arabaya bindim, emniyete gidiyordum. Trafik polislerine ’istemeyerek bir olay oldu’ dedim. Sonra beni teslim aldılar. Çok pişmanım, çok üzgünüm. Çocuklarımı annesiz bırakmak istemezdim. Hala olayın etkisindeyim." Oğlu babasını suçladı Öldürülen kadının oğlu H.K. ise, "Annemiz bizim yanımızdaydı. 2-3 gün bizi bırakıp, eve gelmemesi söz konusu değildir. Yalnız bırakmadı bizi. Biz babamızı istemiyorduk, mahkeme kararı olduğu için görüşüyorduk. Her buluşmamızda, ’ona bunu yedirmeyeceğim, en kısa zamanda gününü görecek, onun ölümü benim elimden olacak’ derdi. Görüştüğümüzde anneme iftira atıyordu. Şikayetçiyim, en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına hükmederek, akıl sağlığına ilişkin rapor aldırılması ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Denizli Denizli Büyükşehirle 3 gün dolu dolu festival Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali" atölye çalışmalarından konserlere, bilim etkinliklerinden tiyatroya kadar dopdolu geçen 3 günün ardından kapılarını kapattı. 258 standın kurulduğu festival, Denizli’de kadın gücünün ve dayanışmanın sembolü oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kadın girişimcileri desteklemek ve yerel kalkınmayı teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", 13-15 Şubat tarihleri arasında DBB Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üç gün boyunca süren etkinlik, sadece bir alışveriş noktası olmanın ötesinde bir kültür ve sanat şölenine dönüştü. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun "Kadınların özgürce üretebildiği bir Denizli" vizyonuyla kapılarını açan festival, her yaştan binlerce vatandaşı ağırladı. Festivalin ikinci günü olan 14 Şubat Sevgililer Günü hem eğitici atölyelere hem de müzik ziyafetine sahne oldu. Uzm. Diyetisyen Merve Erdemir ile "Mutlu Bağırsak, Mutlu Kadın" atölyesi ve Güler Çelik ile "Keçeden Sevgi Broşları" çalışması kadınlardan yoğun ilgi gördü. Atölyelere katılan kadınlar, sorularına yanıt aradı, ilgi alanlarını geliştirme ve deneyimleme fırsatı buldu. Festivalde çocuklar için de birbirinden özel etkinlikler yer aldı. Bilim Merkezi’nin çocuklara özel hazırladığı atölyeler, sihirbaz gösterileri ve Muhammet Erkut’un sevimli kukla tiyatrosu, minik ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Festivalin ikinci günü Hakan Eyiden’in sahne aldığı "14 Şubat Sevgililer Günü Özel Konseri" ile tamamlandı. Festivalin final günü Ezgi San ile bitkisel ürünlerle ‘Sağlıklı Mutfak Atölyesi’nde ev hanımları ve sağlıklı yaşam tutkunları bir araya geldi. Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Sınırları Aşan Kadınlar" paneli, girişimci kadınlara yeni ufuklar açarken, Eğitim Bilimci ve Yazar Doç. Dr. Özgür Bolat’ın "Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir?" konulu söyleşisi, ebeveynlerin sorularına yanıt oldu. 258 stant, binlerce ürün Üç gün süren festival boyunca ziyaretçiler; 6 farklı kategoride (giyim, gıda, el sanatları, tekstil vb.) binlerce el emeği ürüne ulaşma imkanı buldu. Denizli Bilim Merkezi’nin atölyelerinde çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Sihirbaz gösterileri, masal anlatımları ve Büyükşehir Belediyesi Bando Gösterisi ile festival alanı her an canlı kaldı. Festivalin en dikkat çeken anlarından biri, "Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın" projesi kapsamında eğitim alan kadınların sahnelediği dans gösterisi oldu. Kadınlar festivale özel taktıkları çiçekli taçları, yöresel motiflerle işlenmiş kostümleri ve sundukları dans performanslarıyla 3 gün boyunca festivale renk kattı. Toplamda 258 kadın üreticinin yer aldığı festival, Pazar akşamı düzenlenen DJ performansıyla coşkulu bir şekilde sona erdi. Festivale katılarak emeğini ‘Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali’nde sergileyen kadınlara katılım belgeleri Kent Konseyi Başkanı Ali Marım tarafından stantlarında takdim edildi. "Kadınların özgürce üretebildiği bir Denizli" Festival boyunca el emeği göz nuru ürünlerini sergileyen kadınları yalnız bırakmayan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, kadınların ekonomik özgürlüğünün önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı; "Bu şehrin kadınlarının özgürce üretebildiği, kimseye ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabildiği bir Denizli hayal ediyoruz. Festivalimizdeki stantları kura ile belirleyerek eşitlik ilkesini gözettik. Biz bu yola birilerini zenginleştirmek için değil, halkımızı ve üreten kadınlarımızı güçlendirmek için çıktık. Eşitlik ilkesiyle çıktığımız bu yolda, Denizli’nin kaynaklarını yine Denizli halkı ve üreten kadınlarımız için kullanmaya devam edeceğiz" dedi.