EKONOMİ - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 10:12

Zırh Delici Harp Başlıklı KARGU’dan ilk ihracat başarısı

A
A
A
Zırh Delici Harp Başlıklı KARGU’dan ilk ihracat başarısı

STM tarafından geliştirilen zırh delici harp başlıklı KARGU İHA, ilk ihracatını gerçekleştirdi.


Türk savunma sanayine yönelik çözümler üreten STM, geliştirdiği yenilikçi ve milli sistemlerle uluslararası arenada ihracat başarıları yakalamaya devam ediyor. STM, milli imkanlarla geliştirdiği ve terörle mücadele etkin kullanılan Türkiye’nin ilk milli vurucu İHA’sı "STM KARGU"ya geçtiğimiz yıl, zırh delici harp başlığı entegre etti. Yoğun bir geliştirme safhasının ardından, sahaya çıkan zırh delici KARGU, test atışlarında belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu.


Test atışlarında hedeflerini noktasal hassasiyetle vurmasının ardından dikkatleri üzerine çeken zırh delici mühimmat başlıklı KARGU, ilk ihracat sözleşmesini imzaladı. Teslimatların 2025 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyor.


"Zırh delici başlıklı KARGU’ya yurt dışından yoğun ilgi var"


STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, KARGU’nun harp sahasının dinamiklerine göre sürekli geliştirildiğini ve farklı faydalı yük seçenekleri ile donatıldığını belirti ve şöyle devam etti:


"Bugüne kadar anti-personel harp başlığı ile üç farklı kıtada 10’dan fazla ülkenin tercihi olan KARGU, bundan sonra zırh delici harp başlığı ile de başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve kardeş ülkelerin hizmetinde olacak. Buna yönelik ilk ihracat sözleşmemizi imzaladık. Zırh delici KARGU’nun, daha önce anti-personel başlıklı versiyonunu aktif olarak kullanan bir ülke tarafından tercih edilmesi, ürünün güvenilirliği ve etkili performansına duyulan memnuniyeti de bir kez daha gösteriyor. Zırh delici KARGU’ya yurt dışında yoğun bir ilgi var, farklı ülkelerle temaslarımız sürüyor. İlerleyen süreçte de yeni ihracat haberlerini paylaşmayı hedefliyoruz. Savunma sanayii ihracat hedeflerimize katkı sunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz."


Üç farklı kıtada 10’dan fazla ülkenin tercihi


Kamuoyunda "kamikaze İHA" olarak da bilinen vurucu İHA KARGU, STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine 2018 yılında giren KARGU, TSK başta olmak üzere Türkiye’de çeşitli güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi operasyonlarda etkin şekilde kullanılıyor. Dünya arenasında dikkatleri üzerine çeken KARGU 2021 yılında ilk ihracat başarına imza atarken, 2024 yılına gelindiğinde, üç farklı kıtada 10’dan fazla ülkeye ihraç edildi.


Farklı mühimmat seçenekleri


Kullanıcı personel sahadaki anlık duruma göre, KARGU’dan anti personel mühimmat başlığını çıkarıp, zırh delici başlığı hızlıca değiştirebiliyor. Anti-personel mühimmat ile KARGU, tekil veya grup halindeki düşman unsurlarına karşı kullanılırken, zırh delici KARGU ise mobil ve yerleşik kara hedeflerine, dayanıklı yapılara ve zırhlı kara araçlarına etki ediyor.


Düşman bölgesinde tespit edilmesi zor


Düşük radar kesit alanı özelliği ile düşman bölgesinde tespit edilmesi zor olan KARGU, tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurulabiliyor. Milli vurucu İHA KARGU, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etki ve operasyonel üstünlük sağlıyor. Vurucu Döner Kanatlı İHA (VİHA) ve Yer Kontrol İstasyonu’ndan oluşan KARGU, sahip olduğu gelişmiş elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece-gündüz etkin operasyon yapabiliyor. 30 dakikadan fazla havada kalabilen KARGU, 10 km menzile sahip. Görev iptali, eve dönüş ve kendini imha kabiliyetlerine sahip KARGU, yüksek performanslı seyrüsefer ve kontrol algoritmaları ile donatıldı. KARGU’ların sürü halinde görev yapmasını sağlayan sürü İHA teknolojisinin yanı sıra GPS’ten bağımsız görev yapabilmelerine imkân sağlayan KERKES Projesi de bulunuyor.


İsmi eski Türkçe’den geliyor


Eski Türkçe’de "dağ başındaki gözlem kulesi" ve "atmaca" anlamına gelen KARGU, görev bilgisayarı marifetiyle tamamen otomatik şekilde seyrüsefer icra ediyor. KARGU, özellikle tehdit açısından riskli bölgelerde askerlerin girmeden, o bölgedeki tehditleri tespit edip, etkisiz hale getirilmesinde görev alıyor. "Man-in-the-Loop" prensibi ile tamamen operatör kontrolünde görev yapan KARGU, yüksek riskli, kompleks çatışma bölgelerindeki hedeflerin tespit ve teyidini sağlayarak kullanıcı personele keşif, gözetleme, istihbarat ve hassas vuruş imkanı sağlıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.