GENEL - 21 Nisan 2012 Cumartesi 16:13

KALDIRTTIОI HEYKELİ İKİNCİ KEZ AÇTI

A
A
A
KALDIRTTIОI HEYKELİ İKİNCİ KEZ AÇTI

Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, 2009`da iş başına geldiği gün "Müstehcen. Genç kızların ahlakını bozuyor. Bulunduğu yere yakışmıyor" diyerek kaldırttığı Aşk Yağmuru Heykeli`nin açılışını ikinci kez yaptı.
Kemer Belediyesi tarafından heykeltıraş Zafer Sarı`ya yaptırılıp 2007 yılında Kemer`deki Çınarlı Kavşak isimli meydana dikilen, 2009 yılında belediye başkanlığına seçilen MHP`li Mustafa Gül tarafından görevi devraldığı gün iş makineleriyle söktürülen Aşk Yağmuru Heykeli, Kuğulu Park`taki yeni yerinde yeniden açıldı. Açılışta konuşan Gül, "Bizim sanata, sanatçıya karıştığımız yok. Sadece sanatın nerede, nasıl, ne zaman yapılacağının iyi düşünülmesi gerektiğini, eserin konulduğu zaman insanların
düşüncesine, görüş açısına zarar vermemesi gerektiğini bilmeleri lazım diye düşünüyoruz" dedi.
Kemer`de Turizm Haftası kutlama programı çerçevesinde Kemer Belediyesi ve Kemer Turistik Otelciler Birliği (KETOB) tarafından düzenlenen "Yaza Merhaba Şenliği", Kemer sahilindeki Kuğulu Park`ta gerçekleştirildi. Kemer`deki otellerin stantlar kurarak vatandaşlara yiyecek içecek ikramında bulunduğu şenlikte müzik dinletileri ve dans gösterileri sunulurken, herkesin merak ettiği Aşk Yağmuru Heykeli`nin açılışı yaklaştıkça heyecan arttı.
"SAYISI ARTAN TURİSTİ MEMNUN GÖNDERMELİYİZ"
Şenlikte ilk konuşmayı KETOB Başkanı Tayyar Gül yaptı. Antalya`ya gelen turist sayısının her yıl arttığını belirten Gül, "Bu kadar insan ülkemizin güzelliklerini, misafirperverliklerini görüp ülkelerine döndüklerinde bir bu kadar kişiye gördüklerini olumlu ya da olumsuz anlatmaktadır. Burada biz turizm elçilerine düşen görev, Kemer`e gelen misafirleri en güzel şekilde ağırlamak ve memnun etmektir" dedi.
Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül de Kemer`in Dünya Bankası tarafından karşılıksız finansman sağlanarak örnek turizm bölgesi haline getirildiğini anlatarak bu güzel ilçenin değerini turistlere göstermek istediklerini söyledi.
"BULUNDUОU YERE YAKIŞMIYORDU, ACELE KALDIRIK"
Kemer`de turizme yönelik yaptıkları düzenlemeleri anlatan Mustafa Gül, sözü Aşk Yağmuru Heykeli`ne getirerek şöyle konuştu:
"Kemer belki büyük bir heyecanla bekledi. Kaldırılması olay olan bir heykelimiz var. O dönem basın mensupları bunu çok yakından takip etti. Heykelin dikildiği yerin yanında benim otelim olduğu için gelip benimle röportaj yapıyorlardı, `Heykelin konulacağı yer Kuğulu Park`tır` diye. Kemer`de bulunan basın mensupları bunu iyi bilirler. Unuttularsa arşivlerine girip bakabilirler. Çünkü her şeyin yakıştığı bir yer vardır. Cumhuriyet Meydanı`nda veya Atatürk Bulvarı`nda, bir tarafında cami, bir tarafında okul
olan bir alana böyle bir şeyin yakışmadığını gördük. Onun için acele bir şekilde onu kaldırdık ve layık olduğu yere getirdik. Buraya kaldırdığımızda o hareketleri yapmaz olmuştu. Otelci arkadaşlarımız, `Bunu da hareketli hale getireceğiz` dedi. Bizim sanata, sanatçıya karıştığımız yok. Sadece sanatın nerede, nasıl, ne zaman yapılacağının iyi düşünülmesi gerektiğini, eserin konulduğu zaman insanların düşüncesine, görüş açısına zarar vermemesi gerektiğini bilmeleri lazım diye düşünüyoruz. Onun için açılışını
yapacağız."
GÜL VE HEYKEL İLK KEZ AYNI KAREDE
Daha sonra Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, Neşe Gül ve oğlu İsmail Hakkı Gül, Çamyuva Belediye Başkanı Ahmet Can, Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Galip Gün, Belediye Meclis Üyesi Tolga Minta, KETOB Başkanı Tayyar Gül ve yönetim Kurulu üyeleri hep birlikte Aşk Yağmuru Heykeli`nin açlılış kurdelesini kesti.
Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, bir gazetecinin, "Heykelle aynı karede hiç fotoğrafınız yok" demesi üzerine eşi Neşe Gül ve oğluyla birlikte heykel önünde poz verdi.
HEYKELİ YAPTIRAN AÇILIŞ YAPMADI, KALDIRAN İKİNCİ KEZ AÇTI
2009 yılında yerinden kaldırılıp belediyeye ait bir depoya konulan, kısa süre sonra kamuoyundaki tepkiler üzerine Kuğulu Park`taki havuzun içine sadece heykel kısmı konulan ve 6. Altın Nar Festivali kokteylinde Gül ve sanatçılar tarafından açılışı yapılan Aşk Yağmuru Heykeli için yasal mücadele başlatan heykeltıraş Zafer Sarı, İdare Mahkemesi`nde heykelin kaldırılışı ve orijinal helinin bozularak dikilmesi konusunda açtığı davaları kazanmış, belediyenin Danıştay`a yaptığı itiraz da reddedilmişti.
Heykelin son yeri hakkında heykeltıraşın nasıl bir tavır alacağı merakla bekleniyor.
Aşk Yağmuru Heykeli,2007 Temmuz`unda Çınarlı Kavşak`a dikildiğinde heykeli yaptıran Belediye Başkanı Hasan Şeker bir açılış töreni yapmamıştı. O günlerde bazı vatandaşlarla birlikte heykel önünde yapılan gösteriye katılan Mustafa Gül, "Sanata ve sanatçılara hiçbir zaman karşı olmadık ama Kemer`in orta göbeğinde müstehcen bir heykelin dikilmesi abesle iştigal bir konudur" demişti. 2009`da belediye başkanlığına seçilince heykeli kaldırtan Gül, gazetecilerin soruları karşısında, "Genç kızların ahlakını
bozuyor" demiş, heykeli hiçbir yere koymayacaklarını belirterek, "Heykeli yapan eğer bir yerde kullanacaksa gelsin götürsün" ifadesini kullanmıştı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.