ASAYİŞ - 19 Mayıs 2020 Salı 10:04

Ağlayıp sitem etti yine de ceza yemekten kurtulamadı

A
A
A
Ağlayıp sitem etti yine de ceza yemekten kurtulamadı

Antalya’da yeni tip Korona virüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında kısmı karantina uygulaması altındaki bölgeye girmeye çalışan genç, ceza yazılacağı söylenince gözyaşlarına boğuldu.

Antalya’da yeni tip Korona virüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında kısmı karantina uygulaması altındaki bölgeye girmeye çalışan genç, ceza yazılacağı söylenince gözyaşlarına boğuldu. Polise sitem eden genç, tüm çabalarına rağmen 3 bin 150 TL ceza yemekten kurtulamadı.


Edinilen bilgiye göre olay, Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 2864 Sokak, Gazi Bulvarı yan yolda meydana geldi. Korona virüs tedbirleri çerçevesinde kısmı karantinanın uygulandığı ve polisin demir bariyerlerle güvenlik önlemi aldığı bölgeye yaklaşan bir genci polis uyardı. Uyarılara rağmen içeri girmeye çalışan genci polis ekipleri durdurdu. Uyarılara aldırmaması, direnmesi ve bölgeden uzaklaşmaması üzerine görevli polisler, karantina kurallarını ihlal etmekten 29 yaşındaki Bülent G.’ye 3 bin 150 TL cezai işlem uyguladı. Demir bariyerlere yaslanarak bekleyen Bülent G., ağlayarak sitem etse de ceza yemekten kurtulamadı.


Polisin karantina bölgesine girmesinin, yaklaşmasının yanı sıra kendilerine zorluk çıkardığını söylemesi üzerine B.G., “Ben bir şey yapmadım zoruma gitti abi, demirden düşmedim yoldan gidiyordum. Şu Ramazan günü Allah biliyor.” diyerek ağladı. Bülent G., cezai işlem uygulanmasının ardından yürüyerek bölgeden ayrıldı.


Öte yandan polis, iki katlı demir bariyerlerle çevrilen bölgede belirli aralıklarla görev yapıyor. Sokak başlarındaki giriş çıkış noktalarından izinli olan ve resmi görevliler haricinde giriş çıkışa izin verilmiyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Tarihi kent Safranbolu tarihinin en kalabalık günlerini yaşıyor Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve dünyanın en iyi korunan 20 kentinden biri olan, aynı zamanda Safranbolu Belediyesi tarafından başlatılan girişimle Türkiye’de Cittaslow’a üye olan 28 kentten biri olma özelliği taşıyan Safranbolu’da bayram bitti ama turizm yoğunluğu bitmedi. Tarihi, han, hamam ve konakları ile ünlü Safranbolu’da Ramazan Bayramı tatilinde yaşanan yoğunluk hafta sonunda da yaşanıyor. UNESCO Miras kenti ve Safranbolu Belediyesi tarafından alınan Cittaslow sertifikası ile Türkiye’de bu turizm kuruluşuna üye 28 kentten biri olma özelliği taşıyan Safranbolu’nun tarihi alanlarına yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösterdi. Safranbolu’nun tarihi dokusu ve kültürel zenginlikleri, bu özel günlerde ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Şehirdeki tarihi konaklar, hanlar, camiler ve dar sokaklar, bayramın ruhuna uygun bir atmosfer oluşturdu. Kent, Cittaslow hareketinin değişmeyen prensipleri doğrultusunda sakin ve sürdürülebilir bir yaşamı teşvik eden aktivitelerle doluydu. Ayrıca, Ramazan Bayramı boyunca Safranbolu’nun meşhur yöresel lezzetleri de ziyaretçilere sunuldu. Lokumdan, baklavaya, yöresel tatlılardan çeşitli yemeklere ve coğrafi işaretli ürün safrana kadar birçok lezzet, şehrin sokaklarında ve tarihi mekanlarında ziyaretçilere sunuldu. Safranbolu Belediyesi Hıdırlık Tepesi tesislerinde ziyaretçiler kentin değerlerinden bağlar gazozu eşliğinde Safranbolu’nun tarihi dokusunu seyretti. Safranbolu Belediyesi ziyaretçilere şehrin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmak, korumak ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla hareket etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Safranbolu Belediyesi tarafından kurulan Safranbolu tarihindeki ilk yılbaşı panayırının ardından Ramazan ayı boyunca sayısız etkinliğe imza atan Ramazan Panayırının da kente olan ilgiyi artırdığı görüldü. Safranbolu’nun Ramazan Bayramı, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle birlikte sakin ve sürdürülebilir bir yaşamın da simgesi oldu. Bu özel günlerde şehir, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin bir araya gelip, tarihi ve kültürel değerleri paylaştığı, birlikte zaman geçirdiği özel bir mekan haline geldi.
Karabük Tarihi kent Safrnabolu tarihinin en kalabalık günlerini yaşıyor Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve Dünya’nın en iyi korunan 20 kentinden biri olan, aynı zamanda Safranbolu Belediyesi tarafından başlatılan girişimle Türkiye’de Cittaslow’a üye olan 28 kentten biri olma özelliği taşıyan Safranbolu’da bayram bitti ama turizm yoğunluğu bitmedi. Bayram süresinde oteller ve tarihi konaklar full doluluk yaşarken Tarihi Çarşı bölgesi tarihindeki en yoğun bayram tatili sürecini yaşadı. Tarihi, han, hamam ve konakları ile ünlü Safranbolu’da Ramazan Bayramı tatilinde yaşanan yoğunluk hafta sonunda da yaşanıyor. UNESCO Miras kenti ve Safranbolu Belediyesi tarafından alınan Cittaslow sertifikası ile Türkiye’de bu turizm kuruluşuna üye 28 kentten biri olma özelliği taşıyan Safranbolu’nun tarihi alanlarına yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösterdi. Safranbolu’nun tarihi dokusu ve kültürel zenginlikleri, bu özel günlerde ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Şehirdeki tarihi konaklar, hanlar, camiler ve dar sokaklar, bayramın ruhuna uygun bir atmosfer oluşturdu. Kent, Cittaslow hareketinin değişmeyen prensipleri doğrultusunda sakin ve sürdürülebilir bir yaşamı teşvik eden aktivitelerle doluydu. Ayrıca, Ramazan Bayramı boyunca Safranbolu’nun meşhur yöresel lezzetleri de ziyaretçilere sunuldu. Lokumdan, baklavaya, yöresel tatlılardan çeşitli yemeklere ve coğrafi işaretli ürün safrana kadar birçok lezzet, şehrin sokaklarında ve tarihi mekanlarında ziyaretçilere sunuldu. Safranbolu Belediyesi Hıdırlık Tepesi tesislerinde ziyaretçiler kentin değerlerinden bağlar gazozu eşliğinde Safranbolu’nun tarihi dokusunu seyretti. Safranbolu Belediyesi ziyaretçilere şehrin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmak, korumak ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla hareket etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Safranbolu Belediyesi tarafından kurulan Safranbolu tarihindeki ilk yılbaşı panayırının ardından Ramazan ayı boyunca sayısız etkinliğe imza atan Ramazan Panayırının da kente olan ilgiyi artırdığı görüldü. Safranbolu’nun Ramazan Bayramı, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle birlikte sakin ve sürdürülebilir bir yaşamın da simgesi oldu. Bu özel günlerde şehir, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin bir araya gelip, tarihi ve kültürel değerleri paylaştığı, birlikte zaman geçirdiği özel bir mekânhalinegeldi.