GENEL - 22 Mayıs 2020 Cuma 14:08

5 isimli adam: “Eşim ‘5 tane kocam olmaması gerekiyordu benim’ diyor, boşanma davası açacak”

A
A
A
5 isimli adam: “Eşim ‘5 tane kocam olmaması gerekiyordu benim’ diyor, boşanma davası açacak”

Antalya’da doğumunda adı ve cinsiyetinin yanlış yazdırılmasıyla başlayan hatalar zinciriyle yaşamı boyunca 5 farklı isimle okulda, askerlikte ve iş hayatında talihsizlik üstüne talihsizlik yaşayan Ersin Akbaş, 10 yıl önce emekli olması gerekirken emekli olmasına daha 15 sene olduğunu ve eşinin boşanmak istediğini söyledi.

Antalya’da doğumunda adı ve cinsiyetinin yanlış yazdırılmasıyla başlayan hatalar zinciriyle yaşamı boyunca 5 farklı isimle okulda, askerlikte ve iş hayatında talihsizlik üstüne talihsizlik yaşayan Ersin Akbaş, 10 yıl önce emekli olması gerekirken emekli olmasına daha 15 sene olduğunu ve eşinin boşanmak istediğini söyledi. Akbaş’ın avukatı ise, yıllardır süren 5 isim olayının altında FETÖ gibi terör örgütlerinin olabileceğini ileri sürdü.


Antalya’da yaşayan 54 yaşındaki Ersin Akbaş’ın ismiyle ilgili hatalar zinciri doğumu ile başladı. Doğduğunda Ergün ismiyle nüfusa kız olarak yazılan adamın kaydı çok geçmeden düzeltildi. Ancak yanlışlıklar okul hayatında da devam etti. İlkokul diplomasını Ersun ismiyle alan Akbaş, itiraz etti ancak ikinci kez aldığı diplomada ismi Ergin olarak yazıldı. Ersin Akbaş, iddiasına göre iki kez de askerlik yaptı. Kendi adıyla 1986-1987 yılları arasında 18 aylık askerlik görevi yapan Akbaş, 1990 yılında Körfez kriziyle çıkan seferberlik sonrası ikinci kez askerliğe çağrıldı. Akbaş, ikinci askerliğini ise Ersün adıyla yaptı. Talihsiz adam, 2008 yılında dava açarak gerçek ismine kavuştu. Ersin Akbaş, yeni kimliğine kavuşsa da şanssızlıklar peşini bırakmadı. Yine iddiasına göre Akbaş, 2011 yılında başkasının yerine hapis bile yattı. Ersin Akbaş’ın ismi sebebiyle yaşadığı sıkıntılar, sosyal güvenlik primi ödemelerinde ve iş bulma süreçlerinde de devam etti.



“Emekliliğime daha 15 sene var”


Mağduriyetini anlatan Akbaş, “2008 yılına kadar Ersin Akbaş olabilmek için dava açmak zorunda kaldım. Yıllardır süründüm. Emekliliğimin üzerinden 10 yıl geçti ama emekli olmama daha 15 sene var. Ölünce emekli oluruz galiba. Benim emeklilik şansım bitti. Hanımım, ‘5 tane kocam olmaması gerekiyordu benim’ diyor ve boşanma davası açacak. Emekliliğime daha 15 sene var” dedi.



“Bu isimlerin altında kim barınıyor”


Ehliyetinin, kimliğinin ve SRC’sinin farklı olduğunu söyleyen Akbaş, ‘Ben kimim? Üç ismin de T.C. kimlik numaraları aynı. Üç isim, bir T.C. olmaz. Olmaması gerekiyor. Çevirmelerde karşıma çıkıyor. Polise ehliyeti veriyorum, ‘geç’ diyor. SCR veriyorum, ‘geç’ diyor. Kimlik veriyorum, ‘geç’ diyor. Bunlar kim diyorum, bu isimlerin altında kim barınıyor?” ifadelerini kullandı.


Akbaş’ın avukatı Bekir Alim ise gerekli başvuruları yaptıklarını, bu isimlerin düzeltilmesi ve SGK kayıtlarının tek bir isim altında toplanması için gerekli başvurularda bulunduklarını belirtti. Alim, “Müvekkilim emekli olamıyor. 1990’lardaki sigorta kayıt sıkıntılarından dolayı emekli olamıyor. Süreç bu şekilde işliyor. Biz de süreci takip ediyoruz. Bizim son isteğimiz bu işin yargıya taşınması. Sorunun çözülmesini istiyoruz. Müvekkilim mağduriyetinin giderilmesini istiyoruz. Bundan dolayı isteyeceğimiz son şey mahkemeye gitmek olur. Mecbur kalırsak gideceğiz, hakkımızı arayacağız. 5 farklı ismin altında birilerinin saklanma ihtimali bizi düşündürüyor. FETÖ gibi terör örgütlerinin yöntemlerinden birisi bu. Bu konunun ciddi şekilde araştırılmasını talep ediyoruz. Bu isimlerin altında birileri barındırılabilir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Sandıkçı: “Çocuklarımızı hediyelerle buluşturmaya devam ediyoruz” Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Canik’te geleneği sürdürüyor, çocuklarımızı hediyelerle buluşturmaya devam ediyoruz” dedi. Canik Belediyesinin “Haydi Güle Oynaya Camiye Gel” isimli projesinde başvurular başladı. İlçede her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve binlerce çocuğun katıldığı proje kapsamında, bu yıl da birbirinden güzel hediyeler sahiplerini bulacak. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Haydi Güle Oynaya Camiye Gel” projesiyle çocukları ve gençleri yaz tatili döneminde camilerin manevi atmosferiyle buluşturmaya devam edeceklerini ifade etti. Proje başvuruları, 05-25 Haziran tarihleri arasında, belediyenin web sitesi üzerinden alınacak. Hedef güçlü nesiller Milli duyguları kuvvetli, kültürel değerlerin bilincine sahip olarak yetiştirdikleri nesillerin, manevi yönden de güçlü olmalarına önem verdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te geleneği sürdürüyor, çocuklarımızı hediyelerle buluşturmaya devam ediyoruz. Haydi Güle Oynaya Camiye Gel projemizle, çocuklarımızın ve gençlerimizin yaz tatili dönemini verimli bir şekilde geçirmelerine katkılar sağlarken, hediyelerimizle onların mutluluğuna ortak olacağız. Projemiz vesilesiyle nesillerimizin emek ve başarı gibi kavramları, zihinlerinde daha olgun bir hale getirmelerini sağlamış olacağız” diye konuştu. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyinde öğrencilerin başvurularının kabul edildiği projede kırtasiye seti, taşınabilir oyun konsolu, video oyun konsolu, akıllı saat, bisiklet ve kulak üstü bluetooth kulaklık ödülleri verilecek.
İstanbul Arnavutköy’de çamaşır makinesi parası yüzünden ağabeyini öldüren şahıs adliyeye sevk edildi Arnavutköy’de iki kardeş, babalarına çamaşır makinesi alacakları para nedeniyle kavga etmiş, kanlı biten kavga esnasında kardeş, peş peşe bıçak darbeleriyle ağabeyini yaralamış, hastaneye kaldırılan kardeşi Cemil Taşdemir hayatını kaybetmişti. Olaydan sonra Bilecik’e kaçan şüpheli Seyfi Taşdemir polis ekipleri tarafından yakalanarak İstanbul’a getirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüpheli polise verdiği ilk ifadesinde suçunu itiraf ettiği ve yaptığından dolayı pişman olduğunu söylediği öğrenildi. Olay, 1 Haziran günü Arnavutköy Merkez Mahallesinde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre 41 yaşındaki Cemil Taşdemir ile kardeşi 33 yaşındaki Seyfi Taşdemir arasında babalarına çamaşır makinesi alacakları para nedeniyle kavga çıktı. Parkta yaşanan kavga sırasında Seyfi Taşdemir, ağabeyi Cemil Taşdemir’i bıçaklayarak yaraladı. Daha sonra olay Seyfi Taşdemir olay yerinden kaçtı. Aldığı bıçak darbeleri sonucu ağır yaralanan Cemil Taşdemir, vatandaşlar tarafından hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Cemil Taşdemir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtartılamayarak hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Seyfi Taşdemir’i yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı. Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından olayla ilgili başlatılan çalışmalarda olaydan sonra Bilecik’e kaçtığı belirlenen şüpheliyi yakalamak için operasyon düzenledi. Bir arkadaşının evinde saklandığı tespit edilen şüpheli yakalanarak İstanbul’a getirildi. Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilerek sorguya alınan şüpheli emniyetteki ilk sorgusunda suçunu itiraf ettiği ve yaptığından pişman olduğunu ifade ettiği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli daha sonra adliyeye sevk edildi.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Fahiş fiyat tanımının net biçimde yapılması gerekli" Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, "Bazı durumlarda işletmeler, stokçu ya da fahiş fiyatçı pozisyonuna düşerek cezai müeyyideler ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu durumu ortadan kaldırmak için önce fahiş fiyat ve stokçuluğun tanımının net biçimde yapılması gerekli" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça ile birlikte Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği’nin (Ankara PERDER), ATO’nun 7 No’lu Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakende Ticareti Meclis Komitesi ile birlikte düzenlediği toplantıya katıldı. ATO Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleşen toplantıda, 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılan düzenleme kapsamına giren konular ele alındı. ATO Başkanı Baran toplantıda yaptığı konuşmada, Ankara PERDER üyelerinin aynı zamanda ATO’nun da üyeleri olduğuna dikkat çekerek, sektörün sorunlarının ve çözüm önerilerinin ortaya konması açısından ortak toplantıların faydasına değindi. Enflasyonla mücadele sürecinde çok sayıda tedbirin devreye alındığını belirten Baran, enflasyonun çok sayıda ürünün satışının yapıldığı perakende sektörünü de yakından etkilediğini ifade etti. "Fahiş fiyat ve stokçuluğun tanımının net biçimde yapılması gerekli" Baran, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Enflasyon ortamı perakende sektöründeki ürün fiyatlamalarını da etkiliyor. Sektör, varlığını sürdürmek, sermayesini eritmemek için, sattığı her ürünün fabrika çıkış fiyatını takip ederek, yerine koyacağı fiyattan satmak durumunda kalıyor. Ancak bazı durumlarda işletmeler, stokçu ya da fahiş fiyatçı pozisyonuna düşerek cezai müeyyideler ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu durumu ortadan kaldırmak için önce fahiş fiyat ve stokçuluğun tanımının net biçimde yapılması gerekli. Kavramlar net anlaşılır biçimde olursa, perakendeci bu tanımlardan hareket ederek fiyatlandırmasını yapabilir. Bu noktada amaç cezalandırmak değil yol göstermek olmalıdır." Baran, perakende sektörünün rafta ürün bulundurmak için stoklu çalışmak durumunda olduğunu hatırlatarak, aynı şekilde stokçuluğun tanımının da net biçimde yapılması gerektiğine dikkat çekti. Baran, marketlerin açılış kapanış saatleri ile milli ve dini bayramlardaki çalışma günlerinin de ele alınmasının sektörün varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Toplantıda, Ankara PERDER Başkanı, ATO Meclis Üyesi Ramazan Gülhan ve Ankara PERDER Başkan Yardımcısı ve ATO Meclis Üyesi Recai Kesimal da birer konuşma yaparak, fahiş fiyat ve stokçuluk konularının sektöre etkilerini aktardı. Toplantıya Ankara PERDER Başkan Yardımcısı Mustafa Altunbilek, ATO’nun 7 No’lu Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakende Ticareti Meslek Komitesi Üyeleri de olan PERDER Yönetim Kurulu Üyeleri Cavat Durmaz, Cengiz Bildirici, Kenan Kanbur, Fatih Ayhan, Edip Balcı, Ali İhsan Gürel, 48 No’lu Hazır Yemek Hizmetleri-Kantin İşletmeciliği Meslek Komitesi Meclis Üyesi Muharrem Kılıç ile PERDER üyeleri yer aldı.