EKONOMİ - 09 Ağustos 2022 Salı 15:29

BATEM’in kahve tohumları fidana dönüştü

A
A
A
BATEM’in kahve tohumları fidana dönüştü

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) tarafından Tayland’dan getirtilen kahve tohumları, saksılara ekilerek fidan halini almaya başladı.

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) tarafından Tayland’dan getirtilen kahve tohumları, saksılara ekilerek fidan halini almaya başladı.


Türk çiftçisinin çok hızlı bir şekilde kahveyi yetiştireceğini ve ülke ekonomisine ekonomik kazanç sağlayacağını ifade eden BATEM Müdürü Dr. Abdullah Ünlü, kahvenin artık Türkiye’ye BATEM’den geleceğini söyledi.



Borsası olan ürün


Kahvenin dünyada petrolden sonra borsası olan ikinci ürün olduğunu belirten Enstitü Müdürü Dr. Abdullah Ünlü, “Kahve içmek için ciddi anlamda döviz ödüyoruz. Ekonomik olarak katma değeri yüksek bir ürün. Kahveyi de Türkiye’nin bir değeri olarak burada çalışıp üreteceğiz. Yüksek teknolojik seralar da muz yetiştiriyoruz, kahve neden olmasın? Ülkemize ekonomik katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.



Türkiye’de ilk deneme


Türkiye’de ilk defa bir ürün denediklerini kaydeden Dr. Abdullah Ünlü, “Bu ürünümüzün adı kahve. Enstitümüz 1934 yılında kurulduğunda narenciye ile birlikte kahve ve muz fidanları da Türkiye’ye getirilmiş. O yıllardaki hava şartları, örtü altı seracılık teknolojileri çok ileri olmadığı için kahve ve muz çalışmaları Antalya’da yapılmış ama kayda değer bir gelişme olmamış. Özellikle bugün Gazipaşa, Alanya, Anamur bölgesinde açık alanda bu ürünler üretilebilir diye o yıl ki çalışmalarla rapor edilmiş. Kahve o yıllarda olmuyor ama günümüzde iklim değişikliklerinin yaşanması sonucu bıraktığımız çalışmayı, tekrar gündeme getirdik” şeklinde konuştu.



Örtü altında kahve üretimi


Yeni kuşağın aşırı bir şekilde kahve tükettiğini ifade eden Ünlü, “2020 yılında pandemi dolayısıyla yurt dışından tohumları getirtemedik. Geçen yıl tohumlarımız geldi, bu yıl da saksılarda çimlendirdik, rehabilitasyona tabi tuttuk, 3 aylık oldu fidanlarımız. Bunları büyütüp proje çerçevesinde özellikle Antalya’da Kayaburnu tesisimizde, örtü altında kahvenin olabilirliğini ve Alanya Gazipaşa gibi bölgelerimizde açık alanlara dikerek, bunun adaptasyon çalışmalarını yapacağız” dedi.



Tohumlar Tayland’dan


Ünlü, “Bu türler arabica denilen bir tür. Tayland’dan işlenmemiş çekirdek olarak geldi. Bunları uygulamalarla saksıda geliştirip, 3 ay sonra bahçelerde biraz daha güçlendirdikten sonra adaptasyon çalışmalarını yapmayı planlıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu zamanında kahve Yemen’den gelirmiş, bundan sonra kahve Türkiye’ye BATEM’den gelecek diyebiliriz. Kahve içmek için ciddi anlamda dövizle ödüyoruz. Ekonomik olarak katma değeri yüksek bir ürün. İnşallah ben inanıyorum ki Türk çiftçisi çok hızlı bir şekilde yetiştirebilecektir. Biz de elimizden gelen desteği vererek kahveleri BATEM’den alırız ve ülke ekonomisine katkı sağlarız diye düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."