- 20 Ocak 2023 Cuma 15:33

Antalya’da 5 milyar dolarlık arazi 200 yıldır paylaşılamıyor

A
A
A
Antalya’da 5 milyar dolarlık arazi 200 yıldır paylaşılamıyor

Antalya’da, 1800’lü yıllarda yaşayan Arap Süleyman’dan kalan ve üzerinde özel ile kamu binalarının bulunduğu 5 milyar dolar değerindeki 3 milyon metrekarelik arazi paylaşılamıyor.

Antalya’da, 1800’lü yıllarda yaşayan Arap Süleyman’dan kalan ve üzerinde özel ile kamu binalarının bulunduğu 5 milyar dolar değerindeki 3 milyon metrekarelik arazi paylaşılamıyor. Binlerce kişinin hak iddia ettiği arazi için bilirkişi raporu sayıyı 700’lere kadar düşürdü. Davanın halen sürdüğünü belirten malik mirasçı avukatlarından Ahmet Muhtar Kızıltan, “5 milyarlık dava diyorlar ancak bizim açımızdan 5 milyar dolarlık sefalet ve dram. Çünkü maliklerin ellerine 5 kuruş geçmiş değil. Dava henüz sonuçlanmadı. Bir bilirkişi raporu verildi ve mahkeme karar verecek buna” diye konuştu.


Antalya’da Osmanlı Devleti döneminde yaşayan Arap Süleyman’a ait dev arazi ile ilgili 1880’de başlayan miras paylaşımı, halen sürüyor. Antalya’nın tam göbeğinde ve deniz manzaralı dev arazi için Arap Süleyman’ın mirasçılarının belirlenmesi için tespit çalışmaları devam ediyor. Şuanda üzerinde kamu binaları, 5 yıldızlı oteller, spor tesisleri ve yaklaşık 10 bin civarında konut bulunan Bahçelievler ve Meltem Mahallelerinin bir bölümünü içerisine alan 5 milyar dolar değerindeki arazi için, hak iddia edenlerin sayısı geçmiş dönemde binlerce kişiye kadar çıktı.


Antalya 4’üncü Sulh Hukuk Mahkemesi’nin talebi üzerine İstanbul Arşiv Daire Başkanlığı’ndan bilirkişi uzmanlarınca rapor talep edildi. Bilirkişi, Osmanlıca bütün şer’iyye sicilleri ve bugüne kadar çıkan tüm veraset ilamlarını inceleyerek hazırladığı raporda Arap Süleyman’ın mirasçıları olarak ilk eşinden kızı Ayşe, ikinci eşinden oğulları Mehmet Ali, Osman, Hacı Necip ile kızları Zeliha ve Havva gösterildi. Raporda ayrıca, bu 6 ismin soylarına yer verilerek, gerçek mirasçı sayısının 700’ün üzerinde olduğu belirlendi. Gerçek sayı ise bilirkişi raporunun ardından görülecek dava ya da davalarda mahkemenin onaylamasıyla kesinleşecek.



“Bizim açımızdan 5 milyar dolarlık sefalet ve dram”


Davanın halen sürdüğünü belirten malik mirasçı avukatlarından Ahmet Muhtar Kızıltan, söz konusu arazide hazinenin 1/3 malik olduğunu söyledi. Davanın 1958 yılında açılıp 2006 yılında sonuçlandığını aktaran Kızıltan, “2006 yılında bizim de bir kısmının vekili olduğumuz malikler adına tescili yapılıyor. Bu geçen sürede, kamulaştırmalar suretiyle 3 milyon metrekare olan yer, bugün 700 bin metrekareye inmiş durumda. 5 milyarlık dava diyorlar ancak bizim açımızdan 5 milyar dolarlık sefalet ve dram. Çünkü maliklerin ellerine 5 kuruş geçmiş değil. Daha da kötüsü içlerinde emlak vergisi talep edilen, ceza ihbarı gönderilen ve hacze uğrayanlar var” dedi.



“Mirasçı rakamı ölüm, intikal ve satışlarla değişiyor”


Arap Süleyman’ın soyuna ait 3-4 kol ve alt kollar olduğunu belirten Avukat Kızıltan, “Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararına göre tapu sicilinde kayıtlı ve tescilli 200-300 aile var. Bunlar Antalya’nın çok eski aileleri. Ama bugün 500-600 kişi, ölümler, intikal ve satışlarla bu rakam değişiyor” ifadelerini kullandı.



"Bilirkişi raporuna mahkeme karar verecek"


Kızıltan, bazı tarafların davada kendilerini soya ait olduğunu göstererek mirastan yararlanmaya çalıştığını da ileri sürdü. Halen davası sürmekte olan konuda bilirkişi raporunun mahkeme tarafından henüz onaylanmadığına dikkati de çeken Kızıltan, en küçük mirasçının dahi hakkının yenmemesi gerektiğini vurguladı. Kızıltan, “Dava sonuçlanmadı. Bir bilirkişi raporu verildi ve mahkeme karar verecek buna. Dava sonuçlandı, ben bitirdim demek bizim hukukçular olarak çok korkacağımız bir şey. Mahkemenin kararı üzerine etki yapmaya çalışmak” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."