GENEL - 23 Nisan 2023 Pazar 15:26

Konyaaltı’nda 23 Nisan coşkusu

A
A
A
Konyaaltı’nda 23 Nisan coşkusu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Konyaaltı Belediyesi’nin HayatPark’ta düzenlediği etkinliklerle kutlandı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Konyaaltı Belediyesi’nin HayatPark’ta düzenlediği etkinliklerle kutlandı.


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 103’üncü açılış yıldönümü, Konyaaltı Belediyesi’nin HayatPark içerisinde hazırladığı birbirinden renkli gösterilerle, 7’den 70’e binlerce vatandaşın katılımıyla kutlandı. Saat 11:00’de Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, birim müdürleri, muhtarlar, vatandaşlar ve çocukların katılımıyla gerçekleşen kortejle başlayan etkinlikler, çocuklara yönelik gösterilerle devam etti. HayatPark içerisinde farklı noktalara kurulan oyun ve gösteri alanlarında gün boyu süren etkinlikler, çocuk maskot şovu, jonglör, balon şovu, şişme ve ahşap oyun parkı, geleneksel çocuk oyunları gibi keyifli aktivitelerle devam etti. Etkinlik alanını dolduran çocuklar ve ebeveynleri, HayatPark içerisinde renkli görüntüler oluşturdu.



Depremzede çocuklar unutulmadı


Çocuklarını alarak şenlik alanına gelen vatandaşların yoğun ilgisinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, dünyada çocuklara armağan edilmiş tek bayram olan 23 Nisan’ın yanı sıra Ramazan bayramıyla birlikte çifte bayram kutladıklarını söyledi. Akıllarının hep deprem bölgesindeki çocuklarda olduğunu vurgulayan Başkan Esen, “Keşke onlar da burada bu coşkuyu, bu sevinci yaşayabilselerdi. Üzülüyoruz tabii ki. Ama onlara da iki gün önce buradaki çocukların paylaşım duygularının ürünü olan hediyeler, bayramlıklar, oyuncaklar götürdük. Onların da mümkün olan en iyi şekilde mutlu olmalarını sağladık. Buradaki çocukların ve belediyemizin hediyelerini oradaki çocuklarımıza teslim ettik. Bu bayram en büyük tesellimiz, deprem bölgesindeki acılı çocukların yüzlerindeki küçücük gülümsemeydi’’ şeklinde konuştu.



"Geleneksel hale getiriyoruz"


HayatPark’ta ilk 23 Nisan kutlamalarını yapmaya karar verdiklerinde, bunun geleneksel hale gelmesini düşündüklerinin altını çizen Başkan Esen, sözlerine şöyle devam etti, “Hatta öyle ki, hiçbir organizasyon duyurusu yapılmasa bile, 23 Nisan günü bütün çocukların HayatPark’ta toplanacağı bir hale getirmek istemiştik. Gün geçtikçe daha iyi oluyor. Çocuklar burada, kendi bayramlarını kendilerinin kutlayacağı bir ortam oluştuğunu görüyor. Böylece her geçen sene daha fazla çocuğumuz buradaki etkinliklerde yer alıyor. Tüm çocuklarımızı gözlerinden öpüyorum. Onlar inşallah hayatları boyunca hep güzel şeyler yaşar. İyi eğitim alıp, hem kendilerine hem de ülkelerine çok büyük katkıları olur. Mutlu, huzurlu bir hayatları olsun. Allah herkesin çocuğunu korusun’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.