SAĞLIK - 13 Nisan 2024 Cumartesi 18:22

(Düzeltme) Op. Dr. Onur Oğan: “Sosyal medya doğum sonrası süreçte anneleri etkiliyor”

A
A
A
(Düzeltme) Op. Dr. Onur Oğan: “Sosyal medya doğum sonrası süreçte anneleri etkiliyor”

Sosyal medyanın anneler üzerindeki etkileri hakkında konuşan Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan doğum sonrası süreçte sosyal medyanın anneleri etkilediğini söyledi.


Günümüzde her bireyin aktif olarak kullandığı sosyal medya platformları bireyler arası iletişimde etkin bir rol oynarken paylaşılan içeriklerden birçoğu da insanlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor. Özellikle kadınların hamilelik süreci ve sonrasında bu etkilen daha net bir şekilde görülüyor. Psikolojik olarak kendinde bazı şeyleri eksik gören kişilerde sosyal medyanın da etkisinin büyük olduğunu söyleyen Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan, “Sosyal medyanın etkisiyle özellikle doğum sonrası dönemde psikolojik olarak zorluk yaşayan annelerin kendilerine başvurduklarını belirtti.”


Yapılan araştırmaların, vücut imajındaki memnuniyetin genel yaşam kalitesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu gösterdiğini söyleyen Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan, “Doğum sonrası vücutta meydana gelen değişiklik ve deformasyonlar, bazen kadınların özgüvenlerini yeniden kazanmalarını zorlaştırabilir. Aynı zamanda bu kişilerin özgüven tazelenmesi sebebiyle sosyal ve iş hayatlarında daha başarılı ve mutlu oldukları bir gerçektir. Annelik estetiği, sadece fiziksel görünümdeki değişikliklerle sınırlı kalmayıp, kadınların özgüvenini ve ruh sağlığını da olumlu yönde etkileyebilir” dedi.



“Lohusalık döneminde mutsuzluk başlıyor”


Anneliğin gebelikle başlayan bir süreç olduğunu ve doğum sonrasına kadar annelerde sadece fiziksel olarak değişikliklerin olmadığını belirten Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Oğan, “Gebelikle anne adayında kilo artışı ve bazı ruhsal değişiklikler meydana geliyor. Vücutta meme, genital bölge ve karında daha bariz olmak üzere bazı değişim ve deformasyonlar meydana geliyor. Çocuğun gelişimine bağlı olarak karın kaslarında gevşemeler oluşabiliyor. Doğumla beraber bu süreçte yavaş yavaş geriye dönüş başlıyor. Gebelikte alınan kilolar, karın kaslarındaki gevşemeler, memelerdeki büyüme ve emzirme sürecinden sonraki küçülme sonrasında anneler çoğunlukla eski hallerine dönemiyor. Bu da lohusalık döneminde bazı mutsuzluklara sebep olabiliyor” diye konuştu.



"Doğumdan hemen sonra operasyon uygun değil”


Doğum sonrası süreçte annelerde yaşanılan psikolojik süreçten de bahseden Op. Dr. Onur Oğan, annelerin bu süreçte oluşan tüm deformasyonlar nedeniyle kendilerine başvurduklarını ancak operasyon için doğru zamanın dikkat edilmesi gereken bir husus olduğunu belirterek, “Anne adaylarına bu tip ameliyatların doğumdan hemen sonra yapılmaması gerektiği konusunda uyarıyoruz. Emzirme sürecinin sona ermesi ve annenin gebelik öncesindeki hedeflediği kiloya dönmesi sonrasında bu ameliyatları yapmayı öneriyoruz. Emzirmenin de bitiminin ardından en az 6 ay geçmesine önem veriyoruz. Vücutta yaşanılan doğum sonrası değişimlerin sona ermesi lazım ki, değişim varken onun üzerine uygulama yapmak öngörülemeyen sonuçlara sebep olabilir” dedi.



“Kadınlar birbirinden çok kolay bir şekilde haberdar”


Günümüzde annelerin kendine daha çok baktığını ve bu nedenle de bu tip operasyonlara ihtiyaç duyduklarının altını çizen Op. Dr. Oğan, “Eskiden kişiler mahallesindeki kişilerin dışında dünyayı pek de takip edemezdi. Günümüzde ise özellikle sosyal medyanın da etkisiyle tüm dünyayı takip edebiliyor ve trendler hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Bu nedenle de kadınlar birbirlerinden çok kolay bir şekilde haberdar ve daha da farkındalığı artmış durumda. Psikolojik olarak kendinde bazı şeyleri eksik gören kişilerde sosyal medyanın da etkisi büyük. Pandemi döneminde de kişinin aynayla olan iletişimin de artmasıyla bu tip ameliyat taleplerinde artış oldu. İnsanlar pandemi döneminde gündelik hayatın meşguliyetinden uzaklaşınca evde kendilerine baktı.” dedi.



“Çocuk planlarının sonlandığı dönemde bu tip ameliyatlar düşünülmeli”


Süt kanallarının da bu tip ameliyatlarda çokça sorulan bir soru olduğunu belirten Op. Dr. Oğan sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu tip ameliyatları, artık çocuk planlarının sona erdiği dönemde annelere öneriyoruz. Çünkü her seferinde tekrardan gebelikle yaşanılan hormonal değişimler, tekrardan vücutta deformasyonlara sebep olmaktadır. Bundan dolayı da hastalarımıza çocuk planlarının sonlanıp, sonlanmadığını sorarak yola çıkıyoruz. Bazı meme ameliyatlarında süt kanallarına dokunmadığımız olmakta. Bazı vakalarda ise süt kanallarına müdahale etmemiz gerekmektedir. Ancak günümüzde kullanılan tekniklerin çoğu hastadan hastaya değişmekle birlikte süt kanalları korunan ameliyatlar olmaktadır. Bu ameliyatlarda süt vermeye engel olabilecek durumlar oluşma ihtimali günümüz teknik ve bilgi birikimiyle oldukça düşüktür.” sözlerini sarf etti.



(Düzeltme) Op. Dr. Onur Oğan: “Sosyal medya doğum sonrası süreçte anneleri etkiliyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çocuk cerrahından sünnet yaptıracak anne babalara öneriler Doç. Dr. Tunç Özdemir, okulların kapanmasıyla birlikte başlayacak sünnet mevsimi öncesinde anne babaları “yöntem” konusunda uyardı. Çocuğun psikolojisi de göz önüne alındığında en iyi yöntemin genel anestezi altında yapılan sünnet olduğunu belirten Doç. Dr. Özdemir, “Lokal anestezi ile sünnet sadece yeni doğan döneminde, yani yaşamın ilk 30 gününde mümkün olmaktadır. Bu dönemden sonra tüm yaşlarda sünnet için genel anestezi önerilmektedir. Hekimin yapmadığı sünnet uygulamaları ise akla bile getirilmemelidir” dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Tunç Özdemir, erkek çocuk sahibi çiftlerin “ilk mürüvvet” olarak kabul ettiği sünnetin bir cerrahi müdahale, bir ameliyat olduğunu hatırlattı. Bugün orta yaş ve üzerindeki pek çok erkeğin hekim dışı kişilerce yapılmış sünnetler yüzünden travmaları, kötü hatıraları olduğunu belirten Doç. Dr. Özdemir, elverişsiz şartlarda doğru şekilde yapılmayan sünnetin olumsuz sonuçlarına dikkat çekti. Lazerin yer yok Sünnet işleminde temel amacın penis ucunu kapatan sünnet derisinin cerrahi olarak çıkarılması olduğunu ifade eden Özdemir, “Sünnette uygulanan birkaç yöntem vardır. Ama her zaman klasik yöntem tercih edilmelidir.” diyerek lazerle sünnet işlemi konusunda şunları söyledi: “Lazer teknolojisi günümüzde sadece göz cerrahisinde ve endoürolojik cerrahide uygulanan bir teknolojidir. Sünnette lazer uygulaması diye bir şey yoktur. Lazer olarak bahsedilen uygulama, lehimde kullanılan “havya” benzeri bir alet ile peniste yanma-dağlama meydana getirme yoluyla yapılan uygulamadır. Bu yanık, tüm penisin yanması ve penisin kısmi veya tümüyle kaybı ile sonuçlanabilir. O yüzden, bilimsel olarak kullanılması çok sakıncalıdır.” Sünnet için en uygun yaş nedir? Öte yandan Doç. Dr. Özdemir, cinsel kimliğin geliştiği ve bilincin henüz gelişmeye başladığı dönem olan 2,5 ila 5 yaş arasında sünneti önermediklerini söyledi. Bu dönemde geçirilen operasyonun çocukta travmaya neden olabileceğini, psikolojik gelişimin olumsuz etkilenebileceğini kaydeden Özdemir, “Sünnet için en uygun dönem yeni doğan dönemidir” dedi. Yeni doğan döneminde sünnet yaptıran anne babaların sayısının yıllar itibariyle arttığını, ancak pek çok ebeveynin ise sünnet için okul çağını tercih ettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her öğretim yılının kapanmasının ardından sünnet mevsimi başlar. Yine bir öğretim yılının sonuna yaklaşırken anne babaları sünneti kime, nerede, hangi şartlar altında yaptırmaları gerektiği konusunda uyarmak, o çocuğun gelecek yaşamı açısından çok önemlidir. Sünnet işleminde anestezi konusunda çok çeşitli söylemler olsa da, bilimsel olarak, özellikle çocuğun psikolojisi de göz önüne alındığında, en uygun sünnet yönteminin anestezi altında sünnet olduğu konusunda fikir birliği vardır. Lokal anestezi ile sünnet sadece yeni doğan döneminde, yani yaşamın ilk 30 gününde mümkün olmaktadır. Çocuk cerrahları olarak bu dönemden sonra tüm yaşlarda sünnet için genel anesteziyi öneriyoruz.” Düzeltilemeyecek sorunlar Doç. Dr. Özdemir dünyada en çok yapılan cerrahi müdahale olarak kabul edilen sünnetin komplikasyon oranının yüzde 0,2- 5 arasında değiştiğine dikkat çekti. Yetkisiz kişilerce uygun olmayan sağlık şartlarında yapılan sünnetlerden sonra komplikasyonların daha çok ortaya çıkabileceğini kaydeden Özdemir, “Sünnet komplikasyonları iki başlık altında toplanabilir. Majör komplikasyonlar; penis gangreni, penis kopması, penis başı yaralanmaları, şiddetli kanama, peniste şekil bozukluğu, eğriliktir. Minör komplikasyonlar ise; kanama, enfeksiyon, idrar deliğinin daralması olarak sıralanabilir. Ehil ellerde ve steril şartlarda, doğru cerrahi teknikle yapılmayan sünnet sonucunda çocuğun hayatını etkileyecek derecede büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunların bir kısmı, düzeltilebilir sorunlar iken, bir kısmı düzeltilemez. O nedenle hekimin yapmadığı sünnet uygulamalarından kaçınılmalıdır.”
İzmir Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Muhteşem gecede ünlü geçidi gerçekleşti. Dünya Tiyatro Ödülleri listesine giren Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri, bir kez daha coşku ve heyecanla sahiplerini buldu. 12’incisi düzenlenen Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Duayen tiyatro sanatçılarının da katıldığı törende 13 dalda ödül ile birlikte 5 ayrı özel ödül verildi. Törenin sanat danışmanı Haldun Dormen başta olmak üzere, onursal jüri başkanı Göksel Kortay, Oya Başak, İlber Ortaylı, Sema Özcan Sarper, Mehmet Sarper, İzzet Günay, Yücel Erten, Terry Davies, Serpil Günseli, Salih Güney ve Bige Kırca davetliler arasındaydı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da törene katıldı. Çağlar İşgören törenin açılış konuşmasını yaptı Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Kurucusu Çağlar İşgören törenin açılışını yaptı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Çağlar İşgören sahneye Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sanat danışmanı Haldun Dormen’i davet etti. Haldun Dormen, “İzmir benim ikinci evim. Bu şehri çok seviyorum. Ayrıca Bedia Muvahhit, Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle ilk defa burada sahneye çıkmıştır. Bu bakımdan da İzmir önemlidir benim için” yorumunda bulundu. Özel ödüller sahiplerini buldu Sanata Destek Veren Yerel Yönetici ödülünü açıklamak üzere sahneye davet edilen İlber Ortaylı, ödülü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a takdim etti. Sanata Destek Veren Yerel Yönetici Ödülü’nü alan Belediye Başkanı Cemil Tugay ise “Bu ödül, İzmir halkının önümüzdeki 5 yıl boyunca tiyatro açısından benden neler beklediğini gösteren bir motivasyon ödülü oldu. Bunun farkında olarak bu törene geldim, görevimin bilincindeyim. Bu şehirde, sanata doyduğumuz bir 5 yıl diliyorum” şeklinde konuştu. Golden Bridge Özel Ödülü Golden Bridge Özel Ödülü uluslararası alanda köprü olmayı başarabilmiş, vizyonu ve çalışmalarıyla yaşadığı ülke sınırlarını aşmış, tiyatro sanatının gelişebilmesi için yeniliklere aracı olmuş kişilere takdim edilmeye devam ediyor. 12. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nde Golden Bridge özel ödülünü Michele Guaraldo kazandı. “Göksel Kortay Özel Ödülü” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na Her yıl en iyi Anadolu tiyatrosuna verilen “Göksel Kortay Özel Ödülü” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na takdim edildi. Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü Oya Başak’a Sahneye ödül takdimi için çıkan Haldun Dormen “Bu ödül çok değerli bir ödül, cesaretiyle bu ödüle gerçekten hakkı olan Oya Başak’ı sahneye davet ediyorum” dedi. Sahneye ödülü almak için çıkan Oya Başak mutluluktan gözyaşlarını tutamadı. Tüm salon ayakta alkışlarken törenin en duygusal anı yaşandı. Kırmızı Halı Özel Programı Törenin ardından kokteyl esnasında yayınlanan Kırmızı Halı Özel Programı’nda çok özel konuklar ağırlandı. İzzet Günay “Böyle bir törenin devamlılığını sağlamak çok zor. Bu sebeple Çağlar İşgören’i ve ekibini kutluyorum. Çok güzel bir iş yapıyorlar.” diyerek tebriklerini iletti. Göksel Kortay programda “Ben Bedia Ödülleri’ne en başından beri katılmaktayım. Her yıl daha da geliştirerek devam ettiriyorlar. Çağlar İşgören’e, Sahne Tozu Tiyatrosu’nun bütün ekibine teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Katılan tüm sanatçıların heyecan yaşamasını sağlıyorlar. Bedia Muvahhit’in adının yaşatılmasını da sağlıyorlar. Bedia Hanım muazzam bir hanımefendiydi. Resmi olarak sahneye çıkan ilk kadın sanatçıdır“ diyerek Bedia Muvahhit ile yaşadığı hatıralarını paylaştı. Gecenin ana sponsoru olan bir yemek zinciri markasının Genel Müdürü Mükremin Özdemir ise “6 yıldır Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin destek sponsoru olarak yer alıyorduk. Bu sene ana sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Umarım bu tören Çağlar İşgören’in de dediği gibi uluslararası boyutta devam eder” diyerek iyi dileklerini iletti. İşte ödüller Yılın en başarılı prodüksiyonu: Hamlet - İzmir Devlet Tiyatrosu Yılın en başarılı yönetmeni: Metin Oyman - Martı Yılın en başarılı kadın oyuncusu: Eda Nur Solaklı - Son Gece Mahallesi Yılın en başarılı erkek oyuncusu: Umut Kolburan - Fareler ve İnsanlar Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu: Berfin Türköz Kurt - Hamlet Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu: Efe Çetinel - Helikopter Kerem Yılmazer yılın en başarılı genç kuşak kadın oyuncusu: Elif Alp - Yüzleşme Kerem Yılmazer yılın en başarılı genç kuşak erkek oyuncusu: Doğan Üstünyavuz - Hiç Kimsenin Öyküsü Yılın en başarılı ışık tasarımı: Çağlar Aytaç - Hamlet Yılın en başarılı dekor tasarımı: Murat Gülmez - Martı Yılın en başarılı giysi tasarımı: Meliha Eda Bayburtlu - Tartuffe Yılın en başarılı sahne müziği: Cem İdiz - Yolcu Yılın en başarılı oyun yazarı: Devrim Pınar Gürbüzoğlu - Son Gece Mahallesi
İzmir Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Muhteşem gecede ünlü geçidi gerçekleşti. Dünya Tiyatro Ödülleri listesine giren Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri, bir kez daha coşku ve heyecanla sahiplerini buldu. 12’incisi düzenlenen Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Duayen tiyatro sanatçılarının da katıldığı törende 13 dalda ödül ile birlikte 5 ayrı özel ödül verildi. Törenin sanat danışmanı Haldun Dormen başta olmak üzere, onursal jüri başkanı Göksel Kortay, Oya Başak, İlber Ortaylı, Sema Özcan Sarper, Mehmet Sarper, İzzet Günay, Yücel Erten, Terry Davies, Serpil Günseli, Salih Güney ve Bige Kırca davetliler arasındaydı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da törene katıldı. Çağlar İşgören törenin açılış konuşmasını yaptı Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Kurucusu Çağlar İşgören törenin açılışını yaptı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Çağlar İşgören sahneye Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sanat danışmanı Haldun Dormen’i davet etti. Haldun Dormen, “İzmir benim ikinci evim. Bu şehri çok seviyorum. Ayrıca Bedia Muvahhit, Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle ilk defa burada sahneye çıkmıştır. Bu bakımdan da İzmir önemlidir benim için” yorumunda bulundu. Özel ödüller sahiplerini buldu Sanata Destek Veren Yerel Yönetici ödülünü açıklamak üzere sahneye davet edilen İlber Ortaylı, ödülü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a takdim etti. Sanata Destek Veren Yerel Yönetici Ödülü’nü alan Belediye Başkanı Cemil Tugay ise “Bu ödül, İzmir halkının önümüzdeki 5 yıl boyunca tiyatro açısından benden neler beklediğini gösteren bir motivasyon ödülü oldu. Bunun farkında olarak bu törene geldim, görevimin bilincindeyim. Bu şehirde, sanata doyduğumuz bir 5 yıl diliyorum” şeklinde konuştu. Golden Bridge Özel Ödülü Golden Bridge Özel Ödülü uluslararası alanda köprü olmayı başarabilmiş, vizyonu ve çalışmalarıyla yaşadığı ülke sınırlarını aşmış, tiyatro sanatının gelişebilmesi için yeniliklere aracı olmuş kişilere takdim edilmeye devam ediyor. 12. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nde Golden Bridge özel ödülünü Michele Guaraldo kazandı. “Göksel Kortay Özel Ödülü” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na Her yıl en iyi Anadolu tiyatrosuna verilen “Göksel Kortay Özel Ödülü” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na takdim edildi. Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü Oya Başak’a Sahneye ödül takdimi için çıkan Haldun Dormen “Bu ödül çok değerli bir ödül, cesaretiyle bu ödüle gerçekten hakkı olan Oya Başak’ı sahneye davet ediyorum” dedi. Sahneye ödülü almak için çıkan Oya Başak mutluluktan gözyaşlarını tutamadı. Tüm salon ayakta alkışlarken törenin en duygusal anı yaşandı. Kırmızı Halı Özel Programı Törenin ardından kokteyl esnasında yayınlanan Kırmızı Halı Özel Programı’nda çok özel konuklar ağırlandı. İzzet Günay “Böyle bir törenin devamlılığını sağlamak çok zor. Bu sebeple Çağlar İşgören’i ve ekibini kutluyorum. Çok güzel bir iş yapıyorlar.” diyerek tebriklerini iletti. Göksel Kortay programda “Ben Bedia Ödülleri’ne en başından beri katılmaktayım. Her yıl daha da geliştirerek devam ettiriyorlar. Çağlar İşgören’e, Sahne Tozu Tiyatrosu’nun bütün ekibine teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Katılan tüm sanatçıların heyecan yaşamasını sağlıyorlar. Bedia Muvahhit’in adının yaşatılmasını da sağlıyorlar. Bedia Hanım muazzam bir hanımefendiydi. Resmi olarak sahneye çıkan ilk kadın sanatçıdır“ diyerek Bedia Muvahhit ile yaşadığı hatıralarını paylaştı. Gecenin ana sponsoru olan bir yemek zinciri markasının Genel Müdürü Mükremin Özdemir ise “6 yıldır Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin destek sponsoru olarak yer alıyorduk. Bu sene ana sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Umarım bu tören Çağlar İşgören’in de dediği gibi uluslararası boyutta devam eder” diyerek iyi dileklerini iletti. İşte ödüller Yılın en başarılı prodüksiyonu: Hamlet- İzmir Devlet Tiyatrosu Yılın en başarılı yönetmeni: Metin Oyman - Martı Yılın en başarılı kadın oyuncusu: Eda Nur Solaklı - Son Gece Mahallesi Yılın en başarılı erkek oyuncusu: Umut Kolburan - Fareler ve İnsanlar Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu: Berfin Türköz Kurt - Hamlet Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu: Efe Çetinel - Helikopter Kerem Yılmazer yılın en başarılı genç kuşak kadın oyuncusu: Elif Alp - Yüzleşme Kerem Yılmazer yılın en başarılı genç kuşak erkek oyuncusu: Doğan Üstünyavuz - Hiç Kimsenin Öyküsü Yılın en başarılı ışık tasarımı: Çağlar Aytaç - Hamlet Yılın en başarılı dekor tasarımı: Murat Gülmez - Martı Yılın en başarılı giysi tasarımı: Meliha Eda Bayburtlu - Tartuffe Yılın en başarılı sahne müziği: Cem İdiz - Yolcu Yılın en başarılı oyun yazarı: Devrim Pınar Gürbüzoğlu - Son Gece Mahallesi