SAĞLIK - 18 Nisan 2026 Cumartesi 12:13

18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi

A
A
A
18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi

Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT) 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi.


Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel organizasyonlarından biri olan kongre; bu yıl 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra, hematoloji alanında çalışan temel bilimci hekimler ve araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirildi.


Belek’te bir otelde düzenlenen kongrenin basın toplantısında konuşan Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, kongreye yurtdışından 25’e yakın yabancı bilim insanı katılım sağladığını belirterek, kongre programı kapsamında, 27 bilimsel oturum, 5 sözlü sunum oturumu ve 6 uydu sempozyumu yer al aldığını ve alanındaki en güncel bilimsel gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındığını kaydetti.



CAR-T hücre tedavisi


CAR-T hücre tedavisi (Chimeric Antigen Receptor T-cell Therapy), hakkında bilgiler de paylaşan Prof. Dr. Özgür Mehtap, CAR-T’nin bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini kanseri tanıyıp yok etmeleri için eğiten kişiye özel bir immünoterapi türü olduğunu kaydetti. CAR-T’nin özellikle diğer tedavilerin işe yaramadığı zor tedavi edilen bazı kan kanserlerinde güçlü bir seçenek olabileceğine işaret eden Mehtap, "CAR-T hücre tedavisi, bir kişinin T hücrelerinin (bir tür beyaz kan hücresi) genlerini değiştirerek kanser hücrelerine saldırmalarını sağlayan hücre temelli bir gen tedavisidir. Bu tedavi, diğer tedavilerin artık etkili olmadığı bazı kanser türlerinde faydalı olabilir" dedi.



Allojeneik kök hücre nakli


Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu da allojeneik kök hücre nakli hakkında bilgiler paylaştı.


Kök hücrelerin, kemik iliğinde bulunan ve kan hücrelerini üreten ana hücreler olduğunu kaydeden Ateşoğlu, "Kök hücre nakli, bir hastaya kök hücrelerin verilmesi işlemidir. İşlem sırasında hastanın kök hücreleri kullanılırsa buna ’otolog’ kök hücre nakli, başka sağlıklı bir kişinin (donör, verici) kök hücreleri nakledilirse bu işleme ’allojeneik’ kök hücre nakli denir" dedi.


Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, allojeneik kök hücre naklinin akut lösemiler, lenfomalar gibi malign hastalıklar dışında kemik iliği yetersizliği ile giden aplastik anemi gibi hastalıklar ve bazı genetik ve bağışıklık sistemi hastalıklarında uygulandığını belirterek, bu hastalıkların çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlayabilecek tek tedavi yöntemi olduğunu aktardı.



İlk kök hücre nakilleri


Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz da, Türkiye’deki kök hücre nakil sayılarından bahsetti. Türkiye’de ilk otolog kök hücre naklinin 1984, allojeneikkök hücre naklinin ise uygun kardeşten 1985 yılında olduğunu aktaran Nevruz, sonraki yıllarda ise akraba dışı, kordon kanı ve haploidentic nakiller de başarı ile ve uluslararası standartlarda yapılmaya başlandığına dikkat çekti.



"Bu çağ gerçekten mükemmel bir çağ"


Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İnci Alacacıoğlu ise CAR-T hücre tedavilerinde güncel gelişmeleri basın mensuplarıyla paylaştı.


Kanser tedavisinin artık yalnızca tümörü hedeflemediğini belirten Alacacıoğlu, "Tümör hücresini gözden kaçırabilen bağışıklık sistemi hücrelerini yeniden geliştirip, tekrardan ’bak bu tümör hücresi, artık bunları gör, öldür’ dediğimiz tedaviler dönemindeyiz. Bu çağ gerçekten mükemmel bir çağ. CAR-T hücre tedavileri ile hematolojide tedavisi güç olan; nüks akut lenfoblastik lösemi (ALL), nüks/dirençli büyük B hücreli lenfoma (DBBHL) ve nüks/dirençli multiple myeloma (MM) gibi hastalıklarda önemli başarılar elde edilmiştir" dedi.



18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rektör Adıgüzel’in katılımıyla "AUPRESS Dergi Editörleri Değerlendirme Toplantısı" yapıldı Anadolu Üniversitesi yönetimi ve dergi editörleri, yayıncılık faaliyetlerinde kurumsallaşma ve uluslararasılaşma hedeflerini değerlendirmek üzere bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in başkanlığında, AUPRESS yönetimi ve bünyesindeki tüm dergi editörlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda, akademik yayıncılıkta gelinen son nokta ve gelecek vizyonu paylaşıldı. "AUPRESS hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor" Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel üretim kapasitesinin altını çizerek şunları kaydetti: "Üniversitemiz bünyesinde üretilen bilimsel bilginin küresel ölçekte karşılık bulması; yayınlarımızın niteliği ve erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Bugün AUPRESS çatısı altında, ESCI ve Scopus gibi prestijli uluslararası dizinlerde taranan dergilerimizin varlığı, küresel bilim ekosisteminde üst sıralarda yer alma kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Bunun yanı sıra, ulusal yayıncılık standartlarının temel referans noktası olan TR Dizin’de taranan dergi sayımızın kayda değer bir seviyeye ulaşması, AUPRESS’in hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor. Gelinen bu yetkinlik aşamasında; kalitesini kanıtlamış mevcut dergilerimiz, yayın hayatına yeni başlayan dergilerimize rehberlik ederek akademik prestijimizi daha ileriye taşıma noktasında öncü bir rol üstlenecek." Toplantının ana gündem maddesini, Anadolu Üniversitesi bünyesindeki tüm süreli yayınların AUPRESS çatısı altında birleşmesiyle yakalanan ivme oluşturdu. Rektörlük ve AUPRESS yönetimi tarafından yapılan sunumlarda; 20 dergilik portföyün tek bir kurumsal şemsiye altında toplanmasının, yayın süreçlerinde standardizasyonu sağladığı ve kurumsal aidiyeti güçlendirdiği vurgulandı. "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması vizyoner bir adımdır" Akademik dergilerin tek bir merkezden yönetilmesinin stratejik önemine değinen Rektör Danışmanı ve ANASAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Bostancı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması sadece teknik bir birleşme değil; aynı zamanda yayıncılıkta kalite standartlarımızı ortak bir paydada buluşturan vizyoner bir adımdır. Bu bütünleşik yapı sayesinde editoryal süreçlerde tam uyum sağlarken, üniversitemizin entelektüel sermayesini çok daha güçlü ve organize bir biçimde uluslararası mecralara taşıma imkânı buluyoruz." Toplantıda, özellikle ESCI ve Scopus gibi prestijli dizinlerde taranan Anadolu Üniversitesi dergilerinin elde ettiği başarılar örneklerle aktarıldı. Bu başarıların, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel literatürdeki ağırlığını ve uluslararası sıralamalardaki konumunu doğrudan yükselttiği ifade edildi.Editörlerin görüş ve önerilerinin dinlendiği oturumlarda; niteliksel gelişimin, niceliksel artıştan daha öncelikli olduğu kararlılıkla yinelendi. AUPRESS’in önümüzdeki döneme ait stratejik yol haritasının da masaya yatırıldığı görüşmede; dijital yayıncılık teknolojilerinin optimizasyonu, açık erişim politikalarının genişletilmesi ve diğer dergilerin de uluslararası üst dizinlere kabul edilmesi için sunulacak teknik ve akademik destek süreçleri detaylandırıldı. Toplantı, bilimsel mükemmeliyet odaklı bu yapılanmanın Anadolu Üniversitesi araştırma ekosistemine sunduğu katkıların artırılarak sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.