KÜLTÜR SANAT - 24 Eylül 2025 Çarşamba 11:04

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları sona erdi

A
A
A
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları sona erdi

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen, genç ve bağımsız sinema üreticilerini bir araya getiren Film Forum’da başvurular sona erdi. Toplam 172 projenin başvurduğu Film Forum’da finale kalacak isimler 17-18 Ekim 2025 tarihlerinde açıklanacak.


Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde gerçekleştirilen Film Forum’da başvurular son buldu. Film Forum’a; Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında ’Pitching’ kategorisinde 37, Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonunda 13, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu’nda 79, Belgesel Film Work-in-Progress Platformu’nda 28 ve Uzun Metraj Kurmaca Film Work-in-Progress Platformu’nda 15 olmak üzere toplamda 172 başvuru yapıldı. Bu sene 12’ncisi gerçekleştirilecek Film Forum’a geçtiğimiz yıl 119 proje başvurmuştu.



Finale kalan isimler 17-18 Ekim 2025’te duyurulacak


Yönetmenleri ve yapımcıları destekleyerek projelerin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasını hedefleyen Film Forum’da finale kalacak isimler 17-18 Ekim 2025 tarihlerinde açıklanacak. Türkiye sinemasının üretim gücünü artırmayı ve yenilikçi ve özgün projeleri sinema profesyonelleriyle buluşturmayı hedefleyen Film Forum’da final sunumları 27-28 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek.


Türkiye’nin önde gelen sektörel destek platformu olan Film Forum, yönetmen, yapımcı ve senaristleri uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken, bu yıl toplam 1 milyon 100 bin TL tutarında para ödülü verecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Türk yazılımcıdan sektörün kurallarını değiştirecek çalışma Sivaslı yazılımcı Hamit Yıldırım, geliştirdiği yazılımla dijital cihazlara yapılan siber saldırıları 12 milisaniyede tespit edip, etkisiz hale getiriyor. Son yıllarda gelişen teknolojik sistemler, siber güvenlik sorunlarını da beraberinde getirdi. Dijitalleşme ile birlikte artan teknoloji kullanımı, birçok sektörde güvenlik açığı oluşturdu. Sivas’ta yaşayan yazılım mimarı Hamit Yıldırım, siber güvenlik alanında oluşan eksikliğe çözüm üretmek istedi. Yaklaşık 25 yıldır yazılımla uğraşan Yıldırım, kendi yapay zeka motoru ile etkin şekilde çalışan bir otonom uygulama geliştirdi. Geliştirilen yerli uygulama, geleneksel koruma programlarının aksine sadece uyarmayıp, tehdidi ortadan kaldırarak, kaynağını da gösteriyor. Siber saldırıyı gerçekleştiren kaynağın izini sürerek kullanıcıya bütün verileri sunan uygulama, birçok sektörde kullanılabiliyor. Saldırı 12 milisaniyede etkisiz hale geliyor Saldırıların 12 milisaniyede etkisiz hale getirildiğini belirten Hamit Yıldırım, "Yaklaşık bir yıldır bu programı geliştiriyorum. Artık geliştirdiğim bu ürün benim ustalık eserim diyebilirim. Bu ürünü geliştirmemdeki nedenlerden biri şu oldu; ben bir tehditle karşılaştım. Sistemime kötü amaçlı bir yazılım gelmiş ama bunu fark edemedim. Daha sonra başka antivirüs programlarını kullanmak için aradım ama o tehdidi engelleyecek bir şey bulamadım. Ben de ürünü kendim geliştirmeye karar verdim. Sıkı bir çalışmanın sonucunda da bu siber güvenlik ürününü geliştirdik. Siber güvenlik anlamında bütün tehditlere karşı ön alanda kullanılacak bir ürün. Tehdit bilgisayarınıza geldiği anda milisaniyeler içinde, maksimum 25 milisaniye gibi bir sürede tehdit engellenerek, bloke ediliyor" dedi. "Olabilecek bütün senaryolara karşı önlemimizi aldık" Uygulamanın yapay zeka desteği ile çok kısa sürede ortaya çıkarıldığını ifade eden Yıldırım, "40 kişiyle ortalama iki yıl süren çalışmayla elde edilebilecek bir ürün ama biz yapay zekayı çok sıkı ve hatasız kullanarak iki kişi bu ürünü geliştirmeyi başardık. Bütün sektörlerde, belediyelerde, kamu kurumlarında ya da özel sektörde çalışabilecek bir ürün. Kurulumu çok kolay, makinanıza saniyeler içinde kuruluyor ama kurulduktan sonra hiçbir çaba gerekmiyor. Otonom bir şekilde kendi kendini sürekli geliştiriyor. Dolayısıyla ürün biyolojik bir ürün havası veriyor. Sürekli büyüyerek, yeni elemanlar da eklendiğinde daha da güçleniyor. Çok defansif bir ürün, kullanımı çoğaldıkça kalitesi de artıyor. Kullanım sayısında sınır yok. Şu anki yapımız 5 bin kullanıcılı bir kurumsalda hiç efor sarf etmeden adapte olabilecek durumda. Ama bu sayı çok yükseldiğinde, yüz binlere çıktığında biz programı paralel bir şekilde büyütebiliyoruz. Ürünü tamamen kendimiz geliştirdik, çalışma odamda oluşan bir program geliştirme süresince sabahlara kadar on binlerce prompt attık ve olabilecek bütün senaryolara karşı önlemimizi aldık" diye konuştu. "Savunma sistemlerinde bir ön bariyer olarak kullanılabilecek bir ürün" Uygulama hazırlanırken savaş senaryolarından esinlendiklerini söyleyen Hamit Yıldırım, "İsrail’in İran’a paralel saldırılarını günlerce simüle ederek alınabilecek karşı önlemlere baktık. Yaptığımız bütün senaryolarla programımızı hazır hale getirdik. Şimdi ürünü sahada da göreceğiz. Ufak denemelerimiz oldu. Gerçeklik testlerimiz laboratuvar ortamında gerçekleşti. Şimdi artık ürünü halkımızla paylaşmak, herkesin yararına sunmak istiyoruz. Tabii ki önceliğimiz kendi ülkemiz. Ama dünyaya da açılacak şekilde ürünümüz hazır durumda. Uygulama tamamen yerli ve milli bir ürün. Biz kendimiz kendi eforumuzla yazdık, dışarıdan herhangi bir destek alınmadı. Dolayısıyla ürün tamamen öncelikli olarak bizim menfaatimize çalışacak. Türk savunma sistemlerinde bir ön bariyer olarak kullanılabilecek bir ürün. Her gün defansif anlamda kendi kendine gelişen ve sisteme güç katan bir ürün. Güvenliği yalnızca alarm üreten bir ekran olmaktan çıkarıp, karar üreten bir operasyona dönüştürür" şeklinde konuştu.
Erzurum ETÜ’lü akademisyen Sigma Xi’ye tam üye olarak kabul edildi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Kuşkapan, uluslararası bilim dünyasının köklü kuruluşlarından Sigma Xi’nin tam üyeleri arasına katıldı. Bilimsel üretkenliği, araştırma faaliyetleri ve alanına sunduğu akademik katkılar doğrultusunda Tam Üyelik (Full Membership) statüsüne kabul edilen Doç. Dr. Kuşkapan, uluslararası ölçekte bilim insanları ve araştırmacıları bir araya getiren Sigma Xi’nin bilim ağına dahil oldu. 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Sigma Xi, bilimsel araştırmaları teşvik eden, disiplinler arası iş birliklerini destekleyen ve dünyanın farklı ülkelerinden araştırmacıları aynı platformda buluşturan uluslararası bir onur topluluğu olarak faaliyet gösteriyor. Kuruluş, bilimsel başarıların tanınmasının yanı sıra araştırma kültürünün geliştirilmesi, akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi ve bilimsel etkileşimin artırılmasına yönelik çalışmalarıyla öne çıkıyor. Sigma Xi üyeliği kapsamında araştırmacılara uluslararası bilimsel ağlara erişim, araştırma destek programlarından yararlanma, kariyer gelişim fırsatları, mentörlük olanakları ve disiplinler arası iş birliği imkanları sunuluyor. Ayrıca üyeler, saygın bilimsel yayınlara erişim sağlayarak akademik çalışmalarını daha ileri seviyeye taşıma fırsatı elde ediyor. ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Doç. Dr. Emre Kuşkapan’ın elde ettiği başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Hocamızın, uluslararası bilim camiasında saygınlığı bulunan Sigma Xi tarafından Tam Üyelik statüsüne kabul edilmesi bizler için memnuniyet verici bir gelişmedir. Bu tür akademik kazanımlar, üniversitemizin araştırma kültürünün güçlenmesine ve uluslararası görünürlüğünün artmasına katkı sağlamaktadır. Hocamızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum."
Yozgat Türk Mutfağı Haftası’nda Yozgat’ın geleneksel lezzetleri tanıtıldı Türk mutfağının köklü geçmişini, geleneksel lezzetlerini ve kültürel mirasını tanıtmak amacıyla Yozgat’ın yöresel lezzetleri tanıtılarak vatandaşlara ikramlar dağıtıldı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle 21-27 Mayıs tarihleri arası Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda belediyeler, sivil toplum kuruluşları, restoranlar ve işletmeler tarafından yöresel lezzetlerin tanıtımı ve ikramı yapıldı. Yozgat denilince akıllara gelen arabaşı çorbası, kavurga, gilik köfte, haside tatlısı, un helvası, yufkalı bulgur pilavı, incir uyutması sunulan lezzetler arasında yer aldı. Stantlarda Yozgat’a özgü el işi ürünler, ikramlıklar, hediyelik eşyalar da satışa sunuldu. Programa katılan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan testi kebabını kırdı. Testi kebabının kırılması esnasında çekicin kırılması izleyenleri gülümsetti. Etkinliğe dair açıklamalarda bulunan Vali Özkan, "Geleneksel Türk mutfağını Yozgat yöresiyle birlikte insanımızın özellikle hanımefendilerin katkılarıyla bugüne taşımış oluyoruz. Bugün bütün ilçelerimizden yöresel yemek üreten restoranlarımızdan evlerindeki hanımefendilere kadar herkesin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’ndayız. Az önce testimizi kırdık. Yozgat tandırımızı, Yozgat madımağını, böreklerini, anne kurabiyelerini hepsini gördük ve tadına bakmak nasip oldu. Katılan, katkı sunan arkadaşlarımıza, belediyelerimize ve de annelerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Etkinlikte geleneksel tariflerin yaşatılması amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Anne Kurabiyesi Yarışması’nda katılımcılar, hazırladıkları geleneksel anne kurabiyeleriyle jüri karşısına çıktı. Derece alan ilk 3 yarışmacıya ödülleri takdim edildi.
Erzurum ETÜ, Kandilli Güvenç Ortaokulu öğrencilerini ağırladı Erzurum’un Aşkale ilçesinde bulunan Kandilli Güvenç Ortaokulu’nun öğrencileri, Erzurum Teknik Üniversitesi’nin (ETÜ) misafiri oldu. ETÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen gezi programında Aşkale’nin Kandilli Mahallesi’nde bulunan Kandilli Güvenç Ortaokulu 5, 6 ve 7. sınıf öğrencileri, ETÜ’nün bilim, kültür ve yaşam alanlarını yakından tanıma fırsatı buldu. Gezi programına öğrencilerin yanı sıra Okul Müdürü Ahmet Savaş, Müdür Yardımcıları Atalay Keleş ve Şeyda Ertek ile Sosyal Bilgiler Öğretmeni Selim Tazegüllü katılırken, program süresince ETÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naim Ürkmez öğrencilere ve öğretmenlere eşlik etti. Program kapsamında öğrenciler Erzurum Kültür ve Sanat Evi, Erzurum Şehir Arşivi, MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyesi, Yaşam Merkezi, Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (YÜTAM), rektörlük binası, merkezi kütüphane ve edebiyat fakültesini ziyaret ederek ETÜ’nün bilimsel, kültürel ve sosyal imkanlarını yerinde gördü. Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naim Ürkmez, bilim iletişiminin üniversiteler ile toplum arasındaki etkileşimi güçlendiren önemli bir alan olduğunu belirterek, öğrencilerin erken yaşta üniversite ortamıyla buluşmasının bilimsel farkındalığın gelişimine katkı sunduğunu ifade etti. Ürkmez, "Öğrencilerimizi üniversitemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Onların üniversite ortamını erken yaşta tanıması, bilimle tanışması bizler için çok kıymetli" diye konuştu.
Sinop Sinop, kaba doğum hızında Türkiye’nin en düşük 4’üncü ili oldu Sinop, 2025 yılı verilerine göre kaba doğum hızının en düşük olduğu 4’üncü il olarak kayıtlara geçti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2025 yılı doğum istatistiklerine göre Sinop’ta kaba doğum hızı 2024 yılında binde 7,5 seviyesindeydi. 2025 yılında ise bu oran binde 7,2’ye gerileyerek dikkat çekti. Kentte canlı doğan bebek sayısı da bir önceki yıla göre azaldı. 2024 yılında bin 720 olan canlı doğum sayısı, 2025 yılında bin 630 oldu. Doğan bebeklerin yüzde 52,7’sini erkekler, yüzde 47,3’ünü kızlar oluşturdu. Sinop’ta toplam doğurganlık hızı da düşüş gösterdi. Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı 2024 yılında 1,30 çocuk iken, 2025 yılında 1,25 çocuk olarak hesaplandı. Bu oranla Sinop, toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu 31’inci il oldu. Doğumların annelerin yaş grubuna göre dağılımı incelendiğinde ise en fazla doğumun 25-29 yaş grubunda gerçekleştiği görüldü. Bu yaş grubundaki doğum sayısı 2024 yılında 616 iken, 2025 yılında 529’a düştü. İlk doğumunu 2025 yılında yapan annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu. Sinop kaba doğum hızının en düşük olduğu 4. il Kaba doğum hızı, 2024 yılında binde 7,5 iken 2025 yılında binde 7,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2024 yılında bin nüfus başına 7,5 doğum düşerken, 2025 yılında 7,2 doğum düştü. 2025 yılı kaba doğum hızı ile Sinop en düşük hıza sahip 4. il oldu.