EKONOMİ - 04 Eylül 2025 Perşembe 16:57

AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Güvenli eğitim, yerel esnafla başlar"

A
A
A
AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Güvenli eğitim, yerel esnafla başlar"

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde Antalya’da kırtasiye ve okul kıyafeti alışverişi hızlanırken AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Velilerimizin yerel esnafı tercih etmesi, çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği için büyük önem taşıyor" dedi.


Yeni eğitim öğretim yılına sayılı günler kala Antalya’da kırtasiye ve okul forması alışverişi hareketliliği başlarken veliler çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için mağaza mağaza geziyor. Bu döneme hazırlıklı olan yerel esnaf ise hem çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya hem de ailelerin güvenle alışveriş yapmasını sağlamaya hazırlanıyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, velilere seslenerek çocukların sağlığı ve güvenliği için alışverişlerini yerel esnaftan yapmaları çağrısında bulundu. Çocukların sağlığı ve güvenliğinin öncelik olduğunu dile getiren Başkan Adlıhan Dere, "Mahallerimizde kırtasiyecilerimiz ve konfeksiyoncularımız, çocuklarınızın ihtiyaçlarını kaliteli ve güvenilir şekilde karşılamaya hazır. Velilerimizin doğru tercihleri, sorunsuz ve güvenli bir eğitim yılı için kritik" dedi.



"Yerel esnafımız, gün boyu öğrencilerimizle ilgilenen ablalarımız, ağabeylerimiz"


"Çocuklarımız okula gittiğinde yanlarında yerel esnafımız oluyor; onların güvenliği ve sağlığı esnafımız tarafından gözetiliyor. Biz görmediğimiz zamanlarda bile yerel esnafımız çocuklarımızın güvenle yanlarında oluyorlar" diye aktaran Başkan Dere, yerel esnafın güvenilirliğini vurguladı.


AESOB Başkanı Dere, "Çocuklarımız, sadece birer müşteri değil; onları evlatlarımız gibi görüyoruz. Kırtasiyecilerimiz, okul forması ve kıyafet satan esnafımız gün boyu öğrencilerimizle ilgilenen, onların güvenliğini ve sağlığını düşünen ablalarımız, ağabeylerimizdir. Velilerimizin esnafımıza güvenmesi, çocuklarımızın hem ihtiyaçlarını kaliteli şekilde karşılaması hem de güvenli bir ortamda büyümeleri açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.



"Okul formasında sağlık ve kalite yerel esnafta"


Velilerin okul formalarını alırken sezonluk satıcı yerine yerel esnafı tercih etmesi gerektiğinin altını çizen Dere, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni öğretim yılında tek tip okul kıyafeti uygulamasına geçmesiyle kıyafetlerin yönetmeliğe uygunluğu, kalitesi ve çocuklarımızın sağlığı daha da önem kazanmıştır. Çocuklarımızın gün boyu üzerinde taşıdığı okul kıyafetlerinin sağlıklı kumaşlardan üretilmiş olması, onların geleceği için büyük önem taşıyor. Yerel esnafımız hem yönetmeliğe uygun hem de kaliteli üretimleriyle ailelerimize güven veriyor. Velilerimiz, sezonluk ve kalitesiz ürünler yerine esnafımızı tercih ederek çocuklarının sağlığını korurken, aynı zamanda güvenilir ve dayanıklı kıyafetlere ulaşabilir" dedi.



"Çocuklarımızı da veliyi de en iyi tanıyan kırtasiyeci esnafımız"


Yerel esnafın veliyi ve öğrenciyi en iyi tanıyan kişi olduğunu belirten TESK Genel Başkan Vekili Dere, şöyle devam etti:


"Zincir marketler, hızlı ve geniş ürün sunuyor olabilir; ancak çocuklarımızı ve velilerimizin ihtiyaçlarını birebir tanımıyorlar. Oysa kırtasiyeci esnafımız, öğrencilerimizle sürekli iletişim halinde, her zaman yanlarında ve ihtiyaçlarını en iyi bilen güvenilir adreslerdir. Velilerimiz, yerel esnaf sayesinde sadece kaliteli ürünlere erişmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuklarının güvenli ve destekleyici bir ortamda alışveriş yapmasını da sağlıyor. Kırtasiyecilerimiz, zincir marketlerin aksine her an iletişim, özen ve güven sunuyor. Bu yüzden çocuklarımızın eğitim yolculuğunda en güvenilir rehber olarak yerel esnafımıza güvenmek büyük önem taşıyor."



"Yerel esnafımız, güvenin, kaliteli ve sağlıklı ürünün adresidir"


2025-2026 eğitim öğretim yılına girilmesiyle Antalya’daki esnaf için yılın en hareketli dönemlerinden biri de başladı. Başkan Dere, velilere yerel esnafa destek olmaları çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:


"Doğru tercihler, öğrencilerimizin heyecanını korur ve esnafımızın güçlü duruşunu pekiştirir. Yerel esnafımız güvenin, kalite ve sağlıklı ürünün adresidir. Velilerimiz, alışverişlerinde yerel esnafı tercih ederek hem çocuklarımızın güvenliğini hem de ekonomik hareketliliği desteklemiş olur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale Belediye Başkanı Önal’dan mali tablo mesajı: ’Kasada 355 milyon lira var’ Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, belediyenin mali yapısının güçlü olduğunu belirterek Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu açıkladı. Yaz döneminde hizmet atağına hazırlanıldığını ifade eden Önal, kent genelinde asfalt ve kilit parke çalışmalarına ağırlık verileceğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem dışı söz alarak göreve gelişinin ardından geçen 2 yıllık süreci değerlendirdi. Belediye Meclisi’nin uyum içerisinde çalıştığını belirten Önal, alınan kararların oy birliğiyle gerçekleşmesinin kendisini memnun ettiğini ifade etti. Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreçte kentin sorunlarını çözmeye odaklandıklarını dile getiren Önal, birçok projenin hayata geçirildiğini, devam eden çalışmaların bulunduğunu ve bu yıl içinde tamamlanacak yeni projeler olduğunu söyledi. Önal, bu kapsamda kentin önemli ihtiyaçlarından biri olan Gasilhane’nin hizmete açılacağını, belediyenin ilk kreşinin faaliyete geçeceğini, Kaletepe ve Başpınar mahallelerinde yeni parkların yapılacağını belirtti. Ayrıca belediyeye ait sosyal tesislerin de uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti. Mali disipline dikkat çeken Önal, personel giderlerinin yasal sınır olan yüzde 40’ın altında olduğunu ifade ederek, belediyenin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkladı. Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu aktaran Önal, bu kaynaktan yıl içerisinde yaklaşık 106 milyon lira faiz geliri elde edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Önal, tasarruf ve doğru bütçe yönetimi ile biriktirilen bu kaynağın bir kısmının asfalt, alt yapı ve tamir işleri için kullanılacağını belirtti. Altyapı çalışmalarına da değinen Önal, içme suyu, kanalizasyon ve taşkın riskine yönelik çalışmaların öncelikli olduğunu belirterek, sık arıza veren hatların yenilendiğini ifade etti. Bu yıl Tahsin Yazıcı, Mustafa Keskin, Lefkoşe ve Plevne caddelerinde altyapı çalışmalarının yapılacağını kaydetti. 2 yeni sosyal tesisin ay sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Önal, biri Cumhuriyet Meydanı’nda, diğeri ise Büyükşehir Parkı arkasında yer alan tesislerin vatandaşlara ekonomik seçenekler sunacağını ifade etti. Park yatırımlarına da değinen Önal, geçen yıl 20 parkın yenilendiğini, bu yıl ise 4 yeni park için ihaleye çıkıldığını ve parklara şehitlerin isimlerinin verildiğini aktardı. Belediyenin araç filosuna da değinen Önal, toplam 44 aracın hizmete alındığını, mevcut araçların bakım ve onarımlarının düzenli yapılarak verimli şekilde kullanıldığını belirtti. Kentteki yol sorunlarının çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Önal, bakım süreci tamamlanan asfalt plentinin kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını, bu yıl 100 bin metrekare kilit parke ve 30 bin metrekare onarım çalışması yapılacağını söyledi. Eğitim alanındaki desteklere de değinen Önal, geçen yıl 1100 öğrencinin YKS ücretinin karşılandığını, bu yıl ise 997 öğrencinin sınav ücretlerinin belediye tarafından ödendiğini aktardı. Ayrıca ihtiyaç sahibi 742 aileye pazar desteği, 642 aileye eğitim desteği sağlandığını, geliri olmayan 161 aileye de düzenli yardım yapıldığını ifade etti. Son iki yılda toplam 300 öğrenciye ücretsiz LGS kursu verildiği de açıklandı. İlçe terminali ihtiyacına da dikkat çeken Önal, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yer arayışının devam ettiğini söyledi. Önal, konuşmasının sonunda meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür ederek, "2026 yılında da durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.