ASAYİŞ - 24 Eylül 2025 Çarşamba 13:04

Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı

A
A
A
Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı

Antalya’da alacak yüzünden tartıştığı kişinin babasını tabancayla vurarak öldüren eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın yargılanmasına başlandı.


22 Nisan’da Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir kozmetik dükkanında eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın tabancayla vurduğu Hamit Sunbat, kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Olayın ardından tutuklanan Arslan’ın yargılanmasına Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Hamit Sunbat’ı "kasten öldürmek", Sebahattin Sunbat’a karşı "öldürmeye teşebbüs" ve Tamer Ertürk’e karşı "silahla tehdit" suçlamalarıyla hakim karşısına çıkan Arslan, ayrıca "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma" suçundan da yargılanıyor.



"Eşimi, işimi, çevremi kaybettim"


Sanık Durmuş Ali Arslan, duruşmada uzun süredir Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk tarafından mağdur edildiğini öne sürerek, "Sebahattin Sunbat ve Kamil Ertürk birleşerek beni uzun süre dolandırdılar. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısıydım, borçlandırıldım, emekli olmak zorunda kaldım. İşimi, çevremi kaybettim. Daha önce belediye başkan adaylığım, milletvekili adaylığım oldu. Almanya’da doktora yaptım. Tamer Ertürk okul arkadaşımdı, fabrikasının borçları için destek istiyordu. Evlerimi verdim, kefil oldum. Aksu’da daha büyük bir fabrikaya taşınmasına yardımcı oldum. Borçlarını ödemediler, ben başkalarından borç alarak verdim. Kendi yengemin evini satarak bile borçlarını kapattım. Çocuklarıma harçlık gönderemez hale geldim. Annem kalp krizinden öldü, eşim bebeğini kaybetti. Bir yıl boyunca haksız tahrik altında bırakıldım" şeklinde konuştu.



"Herhangi bir öldürme kastım yoktu"


Olay günüyle ilgili olarak Arslan şunları söyledi:


"Fabrikaya gittiğimde Sebahattin Sunbat’ın yanında bir kişi daha vardı. Sonradan babası Hamit Sunbat olduğunu öğrendim. Selam verdim, Sebahattin Sunbat’a ‘Sen yalanlarına doymadın, birçok insanı mağdur ettin, hâlâ yalan söylemeye devam ediyorsun’ dedim. Bunun üzerine ‘Babamın yanında beni rezil edemezsin’ diyerek ayağa kalktı. Aramızda 4-5 metre vardı. Üzerime doğru hamle yapınca geri çekildim. Tamer Ertürk yanıma gelerek sol bileğimi tuttu, ‘Akıllı ol’ deyip küfür etti. Sebahattin Sunbat elini beline atınca silahı var sandım. Belimden silahı çektim. Mekanizmayı çekerek bir el havaya ateş ettim. Kaçsınlar diye ateş etmiştim. Kaçmadılar. Bu kez yere doğru ateş ettim. İkinci kurşun Hamit Sunbat’a isabet etmiş. Onu da birkaç dakika sonra öğrendim. Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk kaçtı. O esnada Hamit Sunbat ‘Ben vuruldum’ dedi. Arkalarından yavaşça gidip bir el daha havaya ateş ettim, sonra geri döndüm. ‘Ambulans çağırın’ dedim. Sebahattin Sunbat bana ‘Senin soyunu kurutacağım, seni öldüreceğim’ diyerek küfür etti. Ben de ‘Benim de çocuklarım var, benim intikamımı alır’ dedim. Tamer’e, ‘Beni neden çağırdın, ben buraya dertleşmeye gelmedim mi?’ dedim. Polis geldi, silahımla birlikte teslim oldum. Herhangi bir öldürme kastım yoktu."



Mahkeme başkanı uyardı


Sanık, ifadesinde Tamer Ertürk’ün kendisine olay anında hakaret ettiğini de ileri sürdü. Bu sırada Arslan’ın küfrü birkaç kez tekrar etmesi üzerine mahkeme başkanı, "İkide bir söyleyip durma, anladık" diyerek sanığı uyardı. Sanık ayrıca tabancayı 7-8 ay önce işine ilişkin tehditler nedeniyle satın aldığını, Sebahattin Sunbat’a nakit ve EFT yoluyla çok sayıda ödeme yaptığını dile getirdi.



Müşteki Sebahattin Sunbat ise sanık ile olan ticari ilişkilerini ve tapu işlemlerini anlattı. Sunbat, sanığın fabrikayı akrabasının üzerine devrederek başka bir isimle kurduğunu belirterek şunları söyledi:


"Ağabeyimin ticari işleri sebebiyle 2 ay cezaevinde yattım, çıktım. Çıktıktan sonra kendisini aradım, fabrikaya bir ortak aldığını duydum. ‘Senden bu hisseleri devralalım, biz bu fabrikayı devam ettirelim’ dedik. Kendisiyle sözleşme yaptık, olay olmadan kendisine senet verdim. Şirketi Tamer Ertürk’ün üzerine devraldım. Daha sonra sözleşmede fabrika bedeli için gayrimenkul vereceğimizi, para olmazsa oradan mahsuplaşacağımı kendisine ilettim."


Olay günü sabah sanığı aradığını söyleyen Sunbat, "’Babam geldi, onunla ilgileniyorum, saat 2’de buluşacağız’ dedim. Bana ‘Sen neredesin, seninle görüşüp iki cümle edeceğim. Güvenip tapuyu bana vermiyorsun’ dedi. Ben de dedim ki ‘Tapuyu mal sahibine vereceğim.’ ‘Tapu da istemiyorum, ev istemiyorum, seni görüp iki cümle kuracağım’ dedi. ’Konyaaltı’ndayım, fabrikaya geçince haber veririm, gelirsin’ dedim" ifadelerini kullandı.



"Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı"


Saat 11.00-11.30 civarında fabrikada olduğunu belirten Sunbat, olay anını şöyle anlattı:


"Bir baktım fabrikadan içeri girdi. Babam saygıdan dolayı ayağa kalktı. ‘Bu kim?’ dedi, ‘Başkan’ dedim, düğmesini ilikledi. Başkan hiç yanımıza gelmedi, başkana ‘Babam’ dedim. Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı. Elini atarken ben kaçtım. Dışarı kaçınca arkamdan mermi attı, bağırdı; ‘Buraya geleceksin, gelmezsen babanın kafasına sıkacağım, babanı öldüreceğim, buraya gel’ dedi."


Sebahattin Sunbat, kaçarken babasının vurulduğunu görmediğini belirterek, "Babam deyince karşıya geçip ateş etmeye başlamıştı. Zaten küçücük bir alan, aramızda 1 metre mesafe vardı. Sonra ambulans ve polis geldi" ifadelerini kullandı.


Müşteki Tamer Ertürk ise, "Odaya geldi, ateş etti. Benim adamlarım vardı, o an beni dışarı çıkardılar" dedi.


Sanık avukatı ise müvekkilinin haksız tahrik altında hareket ettiğini söyleyerek, "Tutuklandığı gün eşi bebeğini kaybetti. Olayda öldürme kastı yoktur. Yaralanma olarak başlayan olayda ölüm daha sonra gerçekleşmiştir. Müvekkilimiz öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla haksız yere yargılanmaktadır" dedi.


Duruşmada müşteki taraf tanıkları dinlendi. Sanık avukatları, tanıkların HTS kayıtlarının incelenmesini ve olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme, taleplerin sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vererek, davayı 11 Kasım tarihine erteledi.



Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da Umre ödüllü ezber Hadis-i Şerif yarışması düzenlendi Kastamonu’da Hadis-i Şerif Ezbere Okuma Yarışması’nda 40 hadis-i şerifi önce Arapça ve sonrasında açıklamasını ezberden okuma yarışması yapıldı. Yarışmada dereceye gören öğrencilere Umre ödülü ile altın hediye edildi. Kastamonu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından "40 Hadis-i Şerif Ezbere Okumu Yarışması" düzenlendi. Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi Konferans Salonunda yapılan yarışmaya elemelerden geçerek finale kalan 8 öğrenci katıldı. Öğrenciler, 40 Hadis-i Şerif ezberleyip Arapça metin ve Türkçe anlamını ezberden okumak sureti ile jüri önünde ter döktüler. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, hafızlık öğrencileri sahne alarak Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu. Programda okulun İngilizce öğretmeni Arzu Okumuş Kızılkaya tarafından hazırlanan ve öğrencilerden oluşan ilahi korosu, çeşitli ilahiler seslendirirken, ayrıca yarışmada okulun Edebiyat öğretmeni Şadiye Pamir tarafından hazırlanan Veda Hutbesi Oratoryosu da davetlilerden büyük alkış topladı. Kastamonu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Celasin Kara, yarışmanın kapsamına ve ödüllerine ilişkin detaylı bilgilendirmede bulundu. Yarışmadaki amaçlarının hadislerde yer alan güzel ahlak ve değerlerin gençler arasında yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyleyen Okul Müdürü Kara, "Aynı zamanda bu değerleri yarınlara taşıyacak olan öğrencilerimizin sizlerin huzurunda kendilerini ifade ederek özgüven kazanmalarına vesile olmak istedik. Anadolu liselerinin sahip olduğu tüm akademik imkanlara sahip bir eğitim kurumu olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Okulumuzda eşit ağırlık, sayısal, sözel ve dil alanları bulunmaktadır. Yarınlarımızın güvencesi olan evlatlarımızı akli selim, kalbi selim olarak yetiştiriyoruz.40 Hadis-i Şerif ezberleme yarışmamıza katılarak hadislerin taşıdığı değerlerin yaygınlaşmasına katkı sunduğunuz, hayatlarının baharında olan öğrencilerimizi onurlandırarak onların yarınlara daha güçlü hazırlanmalarına destek verdiğiniz için siz değerli misafirlerimize de teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmanın ardından yarışmaya geçildi. Öğrenciler, ezberledikleri hadisleri okuyarak hem jüriyi hem de salondaki izleyicileri etkiledi. Bazı öğrencilerin ezberlerini gözlerini kapatarak sesli bir şekilde okuması dikkat çekerken, kimi yarışmacıların duygusal anlatımı salondan alkış aldı. Birinci olana umre ödülü, diğer yarışmacılara altın hediye edildi Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonrasında yarışmada birinci seçilen Emine Atıcı’ya Umre ödülü, ikinci olan Sevde Külfetoğlu ile üçüncü seçilen Tuba Atıcı’ya tam altın, yarışmaya katılan diğer yarışmacılara da altın hediye edildi. Programa katılan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Doğan Yıldız tarafından birinci seçilen Emine Atıcı’ya Umre ödülünü takdim etti. Yıldız, törende yaptığı konuşmada, güzel bir yarışma olduğunu belirterek, "İnşallah bereketli oldu. Çocuklarımızın hepsi çok güzel hadisleri okudular. Maşallah hepsine, hayranlıkla izledik. İnşallah bu uğurda, bu yolda çocuklarımız başarılı bir şekilde aynı şekilde devam ederler" diye konuştu. Yarışmada birinci seçilen 17 yaşındaki Emine Atıcı ise, "Şu anda çok mutluyum. Bu benim ikinci gidişim olacak umreye. Çok mutluyum bir kez daha Peygamber Efendimizin huzuruna çıkacağımdan ötürü. Bu zorlu bir süreçti, diğer arkadaşlarımızın hepsi de birinciliği hak ettiler. Ama her yarışmanın denildiği gibi bir birincisi oluyor. O da bana nasip oldu. Yaklaşık 4-5 aydır bu yarışmaya hazırlanıyorum. Çok heyecanlıyım, sahneye çıkınca bana bir enerji geliyor. Sahneye de alıştım artık" şeklinde konuştu. Kendisinin Hafız olduğunu söyleyen Atıcı, "Ben hafızım. Hafızlık yarışması düzenlendi. Burada birinci seçildim. O yarışmada da birinciye Umre ödülü vardı. Bende birinci seçildim ve Umre’ye gidip geldim. Bir yarışma daha kazandım, ikinci kez Umre’ye gideceğim" ifadelerini kullandı. Program, dereceye giren ve yarışmaya katılan talebelere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.
Antalya Finike portakallı lokum Antalya’da vatandaşlarla buluştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Türk Mutfağı Haftası kapsamında Antalya’da düzenlenen "Bir sofrada bir miras, lokumun kültür yolculuğu" etkinliğinde, Türk mutfağının köklü mirası lokum anlatıldı. Selçuklu ve Yörük kültürünü yansıtan kıyafetlerle hazırlanan lokumlar, Kaleiçi çevresinde vatandaşlara ikram edilirken, Finike portakallı lokum katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Türk Mutfağı Haftası kapsamında, Antalya’da Türk mutfağının köklü mirasını yaşatan etkinlik gerçekleştirildi. "Bir sofrada bir miras, lokumun kültür yolculuğu" adıyla düzenlenen programda, lokumun Türk kültüründeki yeri ve geleneksel ikram anlayışındaki önemi ön plana çıkarıldı. Antalya Olgunlaşma Enstitüsü ev sahipliğinde, AK Parti Muratpaşa İlçe Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Selçuklu ve Yörük kültürünü yansıtan kıyafetlerle hazırlanan lokumlar vatandaşlarla buluşturuldu. Programda, geleneksel paylaşma ve ikram kültürü canlandırılırken, hazırlanan lokumlar Kaleiçi çevresinde vatandaşlara ikram edildi. Özellikle Finike portakallı lokum, katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. "Lokum, Türk kültürünün vazgeçilmez değerlerinden biri" Programa katılan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Türk mutfağının önemli tatlarından biri olan lokumun Antalya’ya özgü dokunuşlarla hazırlandığını belirterek, "Kadim kültürümüzün çok güzel geleneklerinden ve tatlarından bir tanesinin, lokumun bize uyarlanmış halini, Antalya’ya uyarlanmış halini burada arkadaşlarımız, Olgunlaşma Enstitümüz yapmışlar. Portakallısını bugün yedik, tatlı, çok da güzel olmuş. Lokum Türk kültürünün vazgeçilmez değerlerinden bir tanesi. Saray mutfağında olsun, halkın kendi geleneklerinde olsun çok güzel yeri olan geleneklerimizden, tatlarımızdan bir tanesi. Bunun bu şekilde yaşatılması, geçmişe dair unutulmaya yüz tutmuş veya canlandırılması gereken taraflarının tekrar gün yüzüne çıkartılması, bunda da olgunlaşma enstitülerimizin yer alması elbette ki bizim açımızdan ayrı bir gurur vesilesi" diye konuştu. "Emine Erdoğan’ın duyarlılığı hepimiz için çok değerli" AK Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Tuncay Hayta ise Türk mutfağına ait değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, "Türkiye Cumhuriyeti’ne varıncaya kadar geleneksel bir kültürün devam ettiğini görmek mutluluk verici. Emine Erdoğan hanımefendinin bu konudaki duyarlılığı hepimiz için çok değerli" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir Kurban Bayramı’na hazır İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir Kurban Bayramı için hazırlıklarını tamamladı. Kurban kesimleri için altı mezbaha, altı mobil kesim ünitesi ve beş kesim çadırında hizmet verilecek. Büyükşehir’in veteriner hekimleri, kurbanlıkların sağlık durumunu ve halk sağlığını korumak amacıyla sahada olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yurttaşların Kurban Bayramı’nı sağlıklı, huzurlu ve güvenli geçirebilmeleri için gerekli önlemleri aldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Bergama, Beydağ, Kiraz, Menemen Türkelli, Tire ve Urla mezbahalarının yanı sıra kent merkezinde üç noktada altı mobil kesim ünitesi ve beş kesim çadırı kuruldu. Bayram boyunca hizmet Mezbaha Şube Müdürlüğü’nde görevli Veteriner Hekim Ahmet Caner Pınar, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşlarımızın kurban ibadetlerini güvenli ve sağlıklı koşullarda yerine getirebilmeleri için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Tesisimizde, kurbanlıkların sağlık durumunu ve halk sağlığını korumak amacıyla tüm süreç, uzman veteriner hekimlerimizin kontrolünde yürütülüyor. İslami usullere uygun ve hijyenik koşullarda gerçekleştirilen kesim işlemleri, yoğunluğun önüne geçmek için randevu ve sıra sistemiyle yapılıyor. Veteriner hekimlerimiz ve uzman kadromuzla bayram boyunca vatandaşlarımıza hizmet vermeyi sürdüreceğiz" dedi. Kesim ücretleri belli oldu İl Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun almış olduğu karar ile kesim ücretleri büyükbaş için bayramın birinci günü 4 bin 500 TL, arife ve diğer günlerde ise yoğunluğu engellemek amacıyla 3 bin 500 TL, küçükbaş için bayramın birinci günü 1200 TL, arife ve diğer günlerde ise 900 TL olarak belirlendi. Gaziemir, Bornova ve Karabağlar’da mobil kesim üniteleri Mezbahaların yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ile koordineli şekilde Gaziemir Sarnıç (Sarnıç Yolu), Karabağlar Uzundere (Uzundere Mahallesi 6100 Sokak yanı) ve Bornova Işıkkent (Egemenlik Mahallesi 6106/18, 6106/25 ve 6206/26 sokakları arasında kalan alan) olmak üzere üç noktada toplam altı konteyner mobil kesim üniteleri ile hizmet verecek. Mobil kesim yerleri yakınlarında beş kurban kesim çadırı kurulacak. Uygunsuz kesim yapanlara para cezası Cadde, sokak, apartman aralığı, park, otopark, yol ve otoyol kenarları, spor ve çocuk oyun alanları gibi yerlerde kurban kesimi yapılamayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, kamuya açık yerlerde kurban kesimi yapanlara Kabahatler Kanunu 41/3 maddesi gereğince 1764 TL idari para cezası uygulayacak. Kent genelinde uygunsuz kurban kesimlerini önlemek için denetimler bayram boyunca sürecek.