ASAYİŞ - 24 Eylül 2025 Çarşamba 12:27

Alacaklısının yaşlı babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı

A
A
A
Alacaklısının yaşlı babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı

Antalya’da alacak tartışması sırasında tabancayla vurduğu Hamit Sunbat’ın ölümüne neden olan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın yargılanmasına başlandı. Arslan hakkında "kasten öldürme", "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma" ve "silahla tehdit" suçlarından yargılama yapılıyor.


Olay, 22 Nisan’da Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir kozmetik dükkanında meydana gelmiş, eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın tabancayla vurduğu Hamit Sunbat karın bölgesinden yaralanarak kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti. Olayın ardından tutuklanan Arslan’ın yargılanmasına Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Sanık, Hamit Sunbat’ın ölümünden sorumlu tutulurken, Sebahattin Sunbat’a karşı "öldürmeye teşebbüs" ve Tamer Ertürk’e karşı "silahla tehdit" suçlamalarıyla da hakim karşısına çıktı.


"Eşimi, işimi, çevremi kaybettim"


Sanık Durmuş Ali Arslan, duruşmada uzun süredir Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk tarafından mağdur edildiğini öne sürerek, "Sebahattin Sunbat ve Kamil Ertürk birleşerek beni uzun süre dolandırdılar. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısıydım, borçlandırıldım, emekli olmak zorunda kaldım. İşimi, çevremi kaybettim. Daha önce belediye başkan adaylığım, milletvekili adaylığım oldu. Almanya’da doktora yaptım. Tamer Ertürk okul arkadaşımdı, fabrikasının borçları için destek istiyordu. Evlerimi verdim, kefil oldum. Aksu’da daha büyük bir fabrikaya taşınmasına yardımcı oldum. Borçlarını ödemediler, ben başkalarından borç alarak verdim. Kendi yengemin evini satarak bile borçlarını kapattım. Çocuklarıma harçlık gönderemez hale geldim. Annem kalp krizinden öldü, eşim bebeğini kaybetti. Bir yıl boyunca haksız tahrik altında bırakıldım" şeklinde konuştu.


"Herhangi bir öldürme kastım yoktu"


Olay günüyle ilgili olarak Arslan şu ifadeleri kullandı: "Fabrikaya gittiğimde Sebahattin Sunbat’ın yanında bir kişi daha vardı. Sonradan babası Hamit Sunbat olduğunu öğrendim. Selam verdim. Sebahattin Sunbat’a, ‘Sen yalanlarına doymadın, birçok insanı mağdur ettin, hâlâ yalan söylemeye devam ediyorsun’ dedim. Bunun üzerine ‘Babamın yanında beni rezil edemezsin’ diyerek ayağa kalktı. Aramızda 4-5 metre vardı. Üzerime doğru hamle yapınca geri çekildim. Tamer Ertürk yanıma gelerek sol bileğimi tuttu, ‘Akıllı ol’ deyip küfür etti. Sebahattin Sunbat elini beline atınca silahı var sandım. Belimden silahı çektim. Mekanizmayı çekerek bir el havaya ateş ettim. Kaçsınlar diye ateş etmiştim. Kaçmadılar. Bu kez yere doğru ateş ettim. İkinci kurşun Hamit Sunbat’a isabet etmiş. Onu da birkaç dakika sonra öğrendim. Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk kaçtı. O anda Hamit Sunbat ‘Ben vuruldum’ dedi. Arkalarından yavaşça gidip bir el daha havaya ateş ettim. Sonra geri döndüm. ‘Ambulans çağırın’ dedim. Sebahattin Sunbat bana ‘Senin soyunu kurutacağım, seni öldüreceğim’ diyerek küfür etti. Ben de ‘Benim de çocuklarım var, benim intikamımı alır’ dedim. Tamer’e, ‘Beni neden çağırdın, ben buraya dertleşmeye gelmedim mi?’ dedim. Polis geldi, silahımla birlikte teslim oldum. Herhangi bir öldürme kastım yoktu."


Mahkeme başkanı uyardı


Sanık, ifadesinde Tamer Ertürk’ün kendisine olay anında hakaret ettiğini de ileri sürdü. Bu sırada Arslan’ın, söylediğini iddia ettiği küfrü birkaç kez tekrar etmesi üzerine Mahkeme Başkanı, "İkide bir söyleyip durma, anladık" diyerek sanığı uyardı.


Sanık ayrıca tabancayı 7-8 ay önce işine ilişkin tehditler nedeniyle satın aldığını, Sebahattin Sunbat’a nakit ve EFT yoluyla çok sayıda ödeme yaptığını dile getirdi.


Müşteki Sebahattin Sunbat konuştu


Müşteki Sebahattin Sunbat, sanık Durmuş Ali Arslan ile ticari ilişkilerini ve tapu işlemlerini ayrıntılı biçimde anlattı. Sunbat, sanığın fabrikayı akrabasının üzerine devrederek başka bir isimle kurduğunu belirterek şunları söyledi: "Abimin ticari işleri sebebiyle 2 ay cezaevinde yattım, çıktım. Çıktıktan sonra kendisini aradım, fabrikaya bir ortak aldığını duydum. ‘Senden bu hisseleri devralalım, biz bu fabrikayı devam ettirelim’ dedik. Kendisiyle sözleşme yaptık, olay olmadan kendisine senet verdim. Şirketi Tamer Ertürk’ün üzerine devraldım. Daha sonra sözleşmede fabrika bedeli için gayrimenkul vereceğimizi, para olmazsa oradan mahsuplaşacağımı kendisine ilettim."


Olay günü sabah sanığı aradığını söyleyen Sunbat, görüşmeyi şöyle aktardı: "Babam geldi, onunla ilgileniyorum, saat 2’de buluşacağız dedim. Bana ‘Sen neredesin, seninle görüşüp iki cümle edeceğim, güvenip tapuyu bana vermiyorsun’ dedi. Ben de dedim ki ‘Tapuyu mal sahibine vereceğim." ‘Tapu da istemiyorum, ev istemiyorum, seni görüp iki cümle kuracağım.’ Dedi. Konyaaltı’ndayım, fabrikaya geçince haber veririm, gelirsin dedim."


"Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı"


Saat 11.00-11.30 civarında fabrikada olduğunu belirten Sunbat, sanığın içeri girmesiyle yaşananları şöyle anlattı: "Bir baktım fabrikadan içeri girdi. Babam saygıdan dolayı ayağa kalktı, ‘Bu kim?’ dedi, ‘Başkan’ dedim, düğmesini ilikledi. Başkan hiç yanımıza gelmedi, başkana ‘Babam’ dedim. Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı. Elini atarken ben kaçtım. Dışarı kaçınca arkamdan mermi attı, bağırdı: ‘Buraya geleceksin, gelmezsen babanın kafasına sıkacağım, babanı öldüreceğim, buraya gel’ dedi."


Sebahattin Sunbat, kaçarken babasının vurulduğunu görmediğini belirterek, "Babam deyince karşıya geçip ateş etmeye başlamıştı. Zaten küçücük bir alan, aramızda 1 metre mesafe vardı. Sonra ambulans ve polis geldi" ifadelerini kullandı.


Müşteki Tamer Ertürk ise, "Odaya geldi, ateş etti. Benim adamlarım vardı, o an beni dışarı çıkardılar" dedi.


Sanık avukatı ise müvekkilinin haksız tahrik altında hareket ettiğini şu şekilde savundu: "Tutuklandığı gün eşi bebeğini kaybetti. Olayda öldürme kastı yoktur. Yaralanma olarak başlayan olayda ölüm daha sonra gerçekleşmiştir. Müvekkilimiz öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla haksız yere yargılanmaktadır."


Mahkeme ara kararı


Duruşmada müşteki taraf tanıkları dinlendi. Sanık avukatları, tanıkların HTS kayıtlarının incelenmesini ve olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme, taleplerin sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vererek davayı 11 Kasım tarihine erteledi.


(BA-SM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Engelli vatandaş önerdi, Nilüfer Belediyesi hayata geçirdi Bursa’da Nilüfer Belediyesi, "Engelsiz Nilüfer" projesi kapsamında engelli vatandaşların evlerindeki eşyaları sabitleyerek, afetlere karşı güvenli yaşam alanları oluşturuyor. Engelli bir vatandaşın önerisiyle hayata geçen projeyle, deprem anında hayat kurtaracak "yaşam üçgenleri" belediye ekipleri tarafından kuruluyor. Nilüfer Belediyesi, afet bilincini güçlendirmek ve dezavantajlı bireylerin yaşam alanlarını daha güvenli hale getirmek amacıyla örnek bir uygulama başlattı. Nilüfer Belediye Stratejik Planı’na dahil edilen "Engelsiz Nilüfer" çalışması kapsamında, engelli vatandaşların evlerinde "ev içi tehlike avı" yapılarak, hareketli mobilyalar ve eşyalar sabitleniyor. Dayanıklı dirençli Nilüfer Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, çalışmaları yerinde inceleyerek projenin önemine dikkat çekti. Afet öncesi alınacak önlemlerin hayati olduğunu vurgulayan Karagöz, "Amacımız evlerde hem eşyaları sabitlemek hem de tahliye yollarını açık tutarak yaşam üçgenleri oluşturmak. Çalışma arkadaşlarımız, başvuruda bulunan vatandaşların evlerini ziyaret ederek riskli noktaları tespit ediyor ve sabitleme işlemlerini profesyonelce gerçekleştiriyor. Başvuruda bulunmaları için buradan engelli vatandaşlarımıza açık çağrı yapıyoruz. Dayanıklı ve dirençli Nilüfer’i ancak bu tarz ortak çalışmalarla var edebiliriz" diye konuştu. Afete hazırlık engelli bireyler içinde çok önemli Öneri sahibi engelli birey Merve Erbek, projeden ilk faydalanan kişi oldu. 6 Şubat depremlerindeki deneyimlerinden yola çıkarak bu fikri geliştirdiğini ifade eden Erbek, "Engelli bireyler bu proje sayesinde daha tedbirli olacak. ‘Dolap düşmeseydi ölmezdi’ denilen acı durumların önüne geçmek istiyoruz. Tüm engelli bireylerin bu projeye başvurmasını ve diğer kurumların da bu tip çalışmalar için harekete geçmesini dilerim. Afete hazırlık engelli bireyler için de çok önemli" dedi. Kaçış yolları açık tutuluyor Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten ise 1999 depremindeki yaralanmaların yaklaşık yüzde 50’sinin devrilen eşyalardan kaynaklandığını hatırlatarak, "Çalışmalarla evlerde güvenli yaşam üçgenleri oluşturuyor, kaçış yollarının açık tutulmasını sağlıyoruz" diye konuştu. Engelsiz Nilüfer’e başvuru Evlerinde afetlere karşı önlem alınmasını isteyen engelli vatandaşlar, 444 16 03 numaralı telefonu arayarak veya "Nilüfer Her Yerde" uygulamasının "Engelsiz Nilüfer" sekmesi üzerinden başvurularını yapabiliyorlar. Belediye ekipleri, haftanın en az bir gününü bu çalışmalara ayırarak gelen talepler doğrultusunda ev ziyaretlerini sürdürecek.
Van Rektör Elmastaş’tan Ercişli öğrencilerle kariyer planlaması söyleşisi Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Van’ın Erciş Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileriyle bir araya gelerek "Üniversite Yolculuğunda Kariyer Planlaması" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Erciş Sosyal Bilimler Lisesi’nin davetlisi olarak okulun konferans salonunda öğrencilerle bir araya gelen BEÜ Rektörü Prof. Dr. Elmastaş, öğrencilere kariyer planlaması sürecinde izlenmesi gereken yollar hakkında önemli tavsiyelerde bulundu. Meslek seçiminden üniversite tercihine kadar pek çok konuda bilgi paylaşan Elmastaş, doğru bir kariyer planlamasının kişisel ve mesleki başarıdaki kritik önemini vurguladı. Yeteneklerin ve ilgi alanlarının keşfedilmesi gerektiğine dikkat çeken Elmastaş, öğrencilerin üniversite yaşamını en verimli şekilde değerlendirmeleri için öneriler sundu. Elmastaş, üniversitelerin yalnızca bilgi edinme yeri olmadığını, aynı zamanda sosyal becerilerin gelişmesi ve topluma katkı sağlama açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Söyleşi sırasında öğrencilerin sorularını yanıtlayan Elmastaş, hedef belirlemenin ve bu hedeflere ulaşmak için disiplinli bir çalışma yürütmenin gerekliliğini dile getirdi. Söyleşi sonunda konuşma yapan Erciş Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Zekeriya Küçükkaya, davetlerini kırmayıp öğrencileriyle buluşan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş’a teşekkür ederek günün anısına plaket takdim etti. BEÜ Rektörü Elmastaş da, ev sahipliği ve ağırlamalarından dolayı Erciş Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Zekeriya Küçükkaya’ya editörlüğünü yaptığı "Bitlis Turizm Araştırmaları" kitabından hediye etti. Erciş Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri de söyleşinin geleceğe yönelik hedeflerin belirlenmesinde etkili olduğunu belirtti. Rektör Elmastaş’ın aktardığı bilgilerden büyük ölçüde faydalandıklarını söyleyen öğrenciler, programın oldukça verimli geçtiğini dile getirdi. Düzenlenen söyleşiye Erciş İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Şakir Deniz, Milli Eğitim Şube Müdürü Faruk Karaaslan, Karakoyunlu Anadolu Lisesi Müdürü İkram Keleş ve öğrenciler katıldı. Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, kariyer söyleşisinin arından Erciş Meslek Yüksekokulu, Erciş Balık Bendi ve Çelebibağı Mahallesi’ndeki Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti.