ASAYİŞ - 01 Nisan 2024 Pazartesi 20:10

Alanya’da erkek öğrenci yurdundaki istismar davasının ilk duruşması görüldü

A
A
A
Alanya’da erkek öğrenci yurdundaki istismar davasının ilk duruşması görüldü

Antalya’nın Alanya ilçesinde Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu’nda 10 öğrenciye yönelik cinsel istismar davasının ilk duruşması bugün görüldü. Mahkeme heyeti olayla ilgili olduğu düşünülen tanıklar ile ifadesi alınmayan 4 mağdur öğrencinin ifadelerinin alınmasına karar vererek, duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.


Alanya’daki özel bir yurtta iddiaya göre geçtiğimiz yıl G.R.U. (21) isimli eğitmen, 14 yaşın altındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulundu. Olayın şikayet edilmesinin ardından gözaltına alınan eğitmen G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından suç duyurusunda bulunuldu. 21 Kasım 2023 tarihinde serbest bırakılan G.R.U., Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tekrar gözaltına alınarak tutuklandı. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, G.R.U.’nun 10 öğrenciye ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, 1 öğrencinin ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamalarıyla toplan 94 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldığı bilgileri yer aldı.


Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davanın birinci duruşmasına mağdur çocukların aileleri ve avukatları, Alanya L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan sanık G.R.U. ve avukatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çağdaş Hukukçular Derneği, Kadın ve Çocuk Hakları Derneği, Ankara Barosu, İstanbul Barosu ve Antalya Barosu avukatları katıldı. Duruşmada savunması istenen sanık G.R.U, önceki iş yerinin İstanbul Sarıyer’de olduğunu, daha sonra da Alanya Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu’na gönderildiğini söyledi. Hakkındaki iddiaları kabul etmediğini ve 2022 yılında yurtta görev yapmaya başladığını belirten G.R.U, “Hiçbir zaman kötü niyetli olmadım. Çocukların bana karşı hiçbir eğilimi olmadı. Çocuklara bir anlık sinirle vurmam dışında başka bir şey olmadı. Yurtta 3 bekar ayrı bir odada kalıyorduk. Çocuklarla ağabey kardeş ilişkimiz vardı. Çocuklara sosyal motive açısından oyunlar gösterdim. Söz konusu isimli oyunu çocuklara oynatmadım. Çocuklara kardeşim derdim. Karım şeklinde hitaplarım oldu ama cinsel amaçlı değildi. Çocukları karı koca eşleştirmem söz konusu değil. Cinsel taciz, cinsel istismar niyetim olmadı. Yurt tadilatta olduğu için temizlik yaptık. Yatakhane 5’te söz konusu olaylar değil. Telefonuma gelen cinsel içerikli videolardan biri hariç diğerlerini içeriğine bakmadan sildim. Çocukların olduğu yerce telefon kullanmıyoruz” dedi.



"Herkesle arası iyiydi ama vuruyordu"


Mağdur öğrencilerden H.S. ise pedagog eşliğinde ifade verdi. H.S. ifadesinde, “Öğrencilerle genellikle Hüseyin Yetkin öğretmen dururdu. Baş hocamız gibiydi. Genel işlerimizde Hüseyin öğretmen bakardı. Temizlik işleriyle öğrenciler ilgilenirdi. Herkesin belli bir temizlik yeri vardı. Temizlik görevlisi yoktu. Kötü temizlik yapılmış yerleri öğretmenler üzerinden geçerdi. G.R.U. ile bir yıldır tanışıyordum. Herkesle arası iyiydi ama vuruyordu. En ufak şeyde vuruyordu. Karım derdi, genellikle dövüyordu. Yatsı namazından sonra saat 9-10 gibi sanık beni çağırdı, ’Temizlik yapacağız’ dedi. Yatakhane 5’e gittim. Orada sadece kendisi vardı. ’Sesini duymasınlar, temizlik yapacaksın’ dedi. ’Hocam ne olacak?’ dedim. ’Dolabı temizle’ dedi. Özel bölgelerime dokundu. Ben kaçarken kolumdan tuttu. Yatakhane 6’ya kaçtım ben. Kolumdan, ağzımdan sıkıca tuttu, 2-3 dakika bu sürdü. Ben tuvalete kaçtım” dedi.



Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı davaya dahil edildi


Mağdur çocukların ailelerinin de ifadesinin alındığı duruşmada sanık suçlamaları kabul etmeyerek, beratını talep etti. Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olduğu düşünülen tanıkların ve 4 mağdur öğrencinin ifadelerinin alınmasına, bahse konu yurttaki çayhanede gerçekleştiği iddia edilen olayla ilgili suç duyurusunda bulunulmasına, cumhuriyet savcısının talimatıyla olay yerine keşif talebinde bulunulmasına karar verdi. Çağdaş Hukukçular Derneği, İstanbul Barosu, Ankara Barosu ve Antalya Barosunun davaya katılma talepleri ise reddedildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya katılma talebi mahkemece kabul edilirken, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına ve davanın ikinci duruşmasının 24 Haziran tarihinde görülmesine karar verildi.



"İstismarcıların en üst sınırdan cezalandırılması gerekmektedir"


Duruşmanın ardından adliye önünde mağdur ailelerin avukatları adına basın açıklaması yapan Avukat Sutay Seydioğulları, benzer olayların yaşanmaması adına istismarcıların en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğini belirterek, "Bu gibi yurtlarda cumhuriyetimizin kurucusu ve kuruluş ilkeleri sistematik olarak kötülenmektedir. Geçtiğimiz günlerde medyada yayınlanan bir videoda yurt yöneticisi baş hocasının ‘Ortaokul çocukları bazen bir kadından daha cazip gelir insana’ şeklindeki sözleri bu yurtlardaki sapkınlığın boyutunu açıkça ortaya koymuştur. Sonuç olarak ülkemizde bu gibi olayların bir daha yaşanmaması adına istismarcıların en üst sınırdan cezalandırılması ve cemaat yurtlarına devletin el koyması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.



Alanya’da erkek öğrenci yurdundaki istismar davasının ilk duruşması görüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.