ÇEVRE - 15 Kasım 2024 Cuma 10:00

Alanya’da mekik kelebeği görüntülendi

A
A
A
Alanya’da mekik kelebeği görüntülendi

Antalya’nın Alanya ilçesinde, türüne az rastlanan mekik kelebeği Alâeddin Keykubat Üniversitesi’nin Kampüsünde görüntülendi.


Dün akşam saatlerinde Alâeddin Keykubat Üniversitesi kampüsünde, genellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında görülen, kamuflaj desenli, türüne az rastlanan mekik kelebeği görüntülendi. Görenleri şaşkına çeviren mekik kelebeğinin renkleri ise görenleri hayrete düşürdü.


Gece uçabilen mekik kelebeği, genellikle sebze yaprakları ve geniş yapraklı ağaçlardan faydalanarak hayatta kalabiliyor. Öte yandan mekik kelebeğinin tropikal iklimlerde yaşadığı bilinirken, dünyada ilk kez Hawaii’de görüntülendiği, yakın zamanlarda ise Türkiye’nin Antalya, Giresun ve Muğla gibi şehirlerinde farklı zaman dilimlerinde görüldüğü biliniyor.



"Kendimi şanslı hissediyorum"


Alâeddin Keykubat Üniversitesinde görevli olarak çalışan Servet Çolak, "Kelebeğin çok farklı, kamuflaj desenli olduğunu gördüm. Daha sonra telefonla fotoğrafını çektim, küçük bir araştırma yaptım. Mekik kelebeği olduğunu ve ender rastlanan bir türe ait olduğunu öğrendim" dedi. Başka yerlerde gördüğü kelebeklerden farklı olduğunu söyleyen Çolak, "Başka yerlerde çok tür kelebek gördüm ama bu tür kelebeği hiç görmemiştim, burada yeni gördüm ve ender olduğunu anladım, yetkililerimize bildirdim. Böyle bir kelebeği gördüğüm için de kendimi şanslı hissediyorum" şeklinde konuştu.


Mekik kelebeği ile ilgili konuşan Veteriner Hekim Deniz Koray Gülsoy, "Öncelikle bu kelebek, halk arasında kamuflaj olarak bahsedilen kelebek türü, misket kelebeği. Normalde tropikal bölgelerde yaşıyor, dünyada küresel ısınma ve havaların ısınmasıyla beraber artık yurdumuzda nadir de olsa belli başlı bölgelerde görülmeye başlandı. Özellikle Akdeniz ve Ege bölgesinde görülüyor. Artık küresel ısınmayla beraber sıcaklıklar kuzeye doğru ılıman iklim oluşmaya başladı. Mevsimler geçişleri artık çok keskin değil, yumuşak bir geçiş devam ediyor. Geceleri avlandığını görüyoruz. Beslenme türleri genellikle zirai ürünler ile geniş yapraklı bitkiler, sebzeler, bazı sarmaşık türleri zakkum gibi bizim bölgelerde bulunan bitkilerle onların yaprakları ile besleniyor" ifadelerini kullandı.



"İnsanlar için herhangi bir sıkıntı yok"


Halk arasında sorulan en çok sorulardan birisi olan ’zararlı mı’ ifadesine de açıklık getiren Gülsoy, "İnsanlar için bir zararı yok ama olur da ileride bir çoğalma ya da bir popülasyon ile artış görülürse tabii ki zirai ürünlerdeki artışından dolayı yapraklara vereceği zarar ürünlerin olgunlaşmasını engelleyebilir. Ama şu an çok nadir durumdalar; tek tük görülüyor, insanlar için şu an için bir sıkıntı görülmedi" dedi.



Alanya’da mekik kelebeği görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.