GÜNDEM - 16 Mayıs 2025 Cuma 20:04

ALKÜ’de engellere dikkat çekildi

A
A
A
ALKÜ’de engellere dikkat çekildi

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) Engelliler Haftası kapsamında birçok etkinlik, konferans, sempozyum yapılarak engellilere yönelik engeller, kısıtlamalar ve farkındalıklar ele alındı.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde (ALKÜ) 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik bilimsel çalışmalar ve projeler ele alındı. Hafta kapsamında Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından Engelliler Haftası kapsamında "10-16 Mayıs Engelliler Haftası Sempozyumu; Herkes İçin Eşit Bir Dünya" isimli program gerçekleştirildi. Bir diğer program ise ALKÜ Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından "Engelsiz Kent ve Üniversite" Vizyonu İçin Güç Birliği: Erişilebilirlik, Dahil Etme ve Farkındalık Çalıştayı oldu. Programlar kapsamında ALTSO MYO Sosyal Hizmetler Bölümü ve Alanya Sosyal Hizmet Merkezi iş birliğinde "Engeller Birlikte Daha Kolay Aşılır" etkinliğinde engelli öğrencilerle çeşitli oyun etkinlikleri yapıldı.



Engellilere yönelik erişilebilirlik ele alındı


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından Engelliler Haftası kapsamında "10-16 Mayıs Engelliler Haftası Sempozyumu; Herkes İçin Eşit Bir Dünya" isimli program gerçekleştirildi. Müzik programı ile başlayan sempozyumun açış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Karahan, engelli hakları ve yaşam alanlarıyla ilgili konuştu.


Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Celbiş, engellilere yönelik yapılacak projeler, farkındalıkları anlattı. Prof. Dr. Çelbiş, sosyal hayatta kısıtlılıklar, engellilere yönelik olan gereklilikler hakkında dünyadan örnekler vererek anlattı. Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Ayşe Ünal ise, "Engellilere yönelik çalışmalarımıza ve farkındalık projeleri üretmeye devam edeceğiz" dedi. İki oturumda gerçekleşen sempozyumun başkanlığını Dekan Prof. Dr. Osman Çelbiş ve Fizyoterapi Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşe Ünal yaparken sempozyumun gelen sekreterliğini Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Ayça Aracı yaptı. "Engel Algısı" isimli birinci oturumda Prof. Dr. Çelbiş "Sosyal Yetim Olarak Engelliler" konusunu, Biruni Üniversitesinden Prof. Dr. Uğur Cavlak, "İletişim Engelleri" konusunu, Bulgaristan Trakia Üniversitesinden Assoc. Prof. Vanya Pavlova, "Çocuk Çağı Obezitesi ve Ekran Maruziyeti" konusunu ele aldı. Sempozyumun "Engelsiz Çevre" isimli ikinci oturumunda ise Sanko Üniversitesinden Prof. Dr. Nevin Ergun, "Engelsiz Spor" konusunu, Pamukkale Üniversitesinden Prof. Dr. Filiz Altuğ "Engelsiz Ev" konusunu Doç. Dr. Ayşe Ünal "Engelsiz Eğitim" konusunu, Dr. Öğr. Üyesi Ayça Aracı ise "Engelsiz Toplum" konusunu ele aldılar. Konferansta bazı katılımcılar video konferans yöntemiyle katılım sağladılar. Sempozyumda katılımcılara teşekkür belgesi verilirken sempozyum, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.



ALKÜ, engelsiz kent ve üniversite için kolları sıvadı


ALKÜ Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi ev sahipliğinde "Engelsiz Kent ve Üniversite" Vizyonu İçin Güç Birliği: Erişilebilirlik, Dahil Etme ve Farkındalık Çalıştayı gerçekleştirildi. Çalıştaya ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Karahan, ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er, ALKÜ Engelli Eğitim ve Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ayça Aracı, Alanya Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi, Alanya Belediyesi Engelsiz Kent Konseyi, Patika Derneği, Alanya Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü, ALKÜ ve Alanya Üniversitesinden yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda, şehir ve üniversite iş birliğinin güçlendirilerek, erişilebilir yaşam alanlarının oluşturulmasına yönelik projeler masaya yatırıldı. Çalıştayda, toplumsal farkındalığın artırılması, fiziksel ve dijital erişilebilirliğin güçlendirilmesi ve kapsayıcı projelerin hayata geçirilmesi gibi başlıklar anlatıldı. Katılımcılar, sadece fiziksel engellerin değil, aynı zamanda zihinsel, sosyal ve yapısal engellerin kaldırılması gerektiği konusunda hemfikir oldu. ALKÜ Proje Destek Ofisi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen bilgilendirme sunumunda Avrupa Birliği destek fonları hakkında verilen detaylı bilgiler sayesinde, erişilebilirlik ve kapsayıcılık odaklı projelerin nasıl geliştirilebileceği konusunda katılımcılara önemli bir yol haritası sunuldu. Çalıştay sonunda, üniversite ve şehir yönetiminin ahenk içinde hareket ederek sürdürülebilir ve ölçülebilir sosyal projeler geliştirmesi gerektiği vurgulandı. Alanya’nın "engelsiz bir yaşam" vizyonu ile şekillenen bu buluşma, kapsayıcı politikaların yerel düzeyde nasıl etkili bir şekilde uygulanabileceğine dair örnek bir model olarak öne çıktı.



"Doğamızda hareket var" şenliğinde kapsayıcı buluşma


Alanya Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ev sahipliğinde, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Alanya Gençlik Merkezi iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen "Doğamızda Hareket Var - Geleneksel Engelsiz Şenliği" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Engelliler Haftası ve Gençlik Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte özel durumlu bireyler, akranları, gönüllüler ve antrenörler bir araya gelerek kapsayıcı bir ortamda spor ve dans dolu bir gün geçirdi. Etkinlikte fiziksel aktivite, dans, Sherborne gelişimsel hareket eğitimi ve çeşitli etkileşimli etkinliklerle toplamda yüzü aşkın katılımcı yer aldı. Şenliğin gerçekleştirilmesinde, ALKÜ Farkında! Farkındalık Topluluğu" öğrencileri Topluluk Danışmanı Doç. Dr. Sibel Nalbant öncülüğünde gönüllü olarak aktif rol aldı. Yaklaşık 50 üniversite öğrencisinin katkısıyla, şenlikte kaynaşma, dayanışma ve bütünleşme dolu anlar yaşandı. Katılımcıların yüksek etkileşim kurduğu etkinlikte, sporun ve birlikte hareket etmenin birleştirici gücü bir kez daha hissedildi.



Birlikte eğlendiler


Bir başka etkinlik ise ALTSO MYO Sosyal Hizmetler Bölümü ve Alanya Sosyal Hizmet Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen "Engeller Birlikte Daha Kolay Aşılır" isimli program oldu. Alanya Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Fatma Aksoy Görgülü ve ALKÜ Sosyal Hizmetler Bölümü akademisyeni Öğr. Gör. Ümmühani Uslu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte engelli bireyler ALKÜ Kestel Yerleşkesinde çeşitli oyunlar ve boyama etkinlikleri yaptı.


Eğitim Fakültesi Başöğretmen Konferans Salonu’nda yapılan sempozyuma ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Karahan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Çelbiş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kemal Erenler, Dekan Yardımcısı ve Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşe Ünal, akademisyenler, sempozyum katılımcıları ve öğrenciler katıldı.



ALKÜ’de engellere dikkat çekildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Öğretmenlerden okullardaki şiddete ‘sahnede’ farkındalık Kayseri’de öğretmenlerden oluşan tiyatro topluluğu, okullarda öğretmenlere ve öğrencilere yönelik şiddet olaylarına karşı farkındalık oluşturmak için ‘Yarın’ isimli oyunu sahneledi. Kayseri’de 3 yıldır aynı toplulukta tiyatro oyunları sergileyen 16 öğretmen tarafından şiddet ve saldırılar sonucunda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenleri anmak ve farkındalık oluşturmak için ‘Yarın’ isimli oyun sergilendi. Öğretmenlerle beraber çocuklarının da rol aldığı oyunda toplam 30 kişi, öğrenci ve öğretmenlere uygulanan şiddete ve saldırılara dikkat çekmek için oynadı. Kayseri Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, protokol üyeleri, öğretmenler ve vatandaşlar izledi. Sergilenen oyunla ilgili bilgiler veren öğretmen ve yönetmen Yusuf Balaban, "Ülkemizde yaşanmasını bile hayal etmediğimiz olaylar yaşandı. Buna hem öğretmen olarak hem aynı zamanda veli olarak ve amatör de olsa sanatçı olarak duyarsız kalamazdık. Herkes bir şeyler yaptı. İşte bakanlığımız tedbirler aldı, emniyet tedbirler aldı. Biz de sanat açısından ne yapabiliriz noktasında düşünerek böyle bir yola girdik. Oyunu yazdık, gerekli onayları aldık, hazırlandık ve kısa sürede bu hale getirdik. Ekibimiz 3 yıldır bir arada ve hepsi Milli Eğitim’e bağlı okullarda çalışan kadrolu öğretmenlerden oluşuyor. Halk Eğitim kursuyla bir araya geldik ve farklı oyunlar sergilemeye devam ediyoruz. Ekibimiz 16 kişilik ama bu oyuna özel ekibimizde bulunan arkadaşlarımızın çocuklarını da dahil ettik. Öğrenci kısmı, veli kısmı ve öğretmen kısmı olduğu için onları da dahil ettik ve şu an yaklaşık 30 kişilik bir ekip olduk. Oyunun senaryosu bana ait. Ben yazıp yönettim. Dediğim gibi yaşanmasını hayal bile etmediğimiz olaylar yaşanıyor ülkemizde. İşte okul baskınları, öğretmen şiddetleri, birçok öğretmen arkadaşımız şehit oldu bu şekilde şiddete maruz kaldığı için. Bunlara karşı bir farkındalık oluşturmak için böyle bir çalışma yaptık. Başımıza ne gelirse gelsin her zaman bir umut vardır. Kötülükleri bu umutla yenebiliriz diye düşünüyorum. Çok heyecanlıyız. Şimdi ilk defa, hani daha önce oyunlar sergiledik ama ilk defa bize ait olan bir oyun oynayacağız. Daha önce hep başka yazarların oyunlarını oynadık. İlk defa bize ait bir oyunla ve ilk defa farkındalık gösterisi olarak bir oyuna çıkacağız. Umarım başarılı oluruz" dedi.
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.