EKONOMİ - 18 Eylül 2025 Perşembe 15:52

Anfaş Fresh Antalya Fuarı kapılarını açtı

A
A
A
Anfaş Fresh Antalya Fuarı kapılarını açtı

Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki en prestijli etkinliklerinden biri olan Anfaş Fresh Antalya, ziyaretçilerine kapılarını açtı.


18-20 Eylül 2025 tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi’nde açık kalacak olan fuar, 50’den fazla ülkeden alım heyeti ve 200’ün üzerinde katılımcıyı ağırlıyor. Fuar, sebze-meyve, arıcılık, ambalaj, lojistik, depolama ve taze ürün teknolojileri gibi alanlarda sektör profesyonellerini bir araya getirdi.


Orta Doğu, Rusya, Balkanlar ve Avrupa’dan dört uluslararası acente ile yapılan anlaşmalar sayesinde, 700’ün üzerinde profesyonel alıcı (özellikle zincir marketler ve büyük toptancılar) Antalya’ya davet edildi. Bu alıcılar, fuar sırasında sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak ticari fırsatları değerlendirecek.



"Önemli ev sahipliği"


Antalya’nın coğrafi konumu, güçlü sosyal altyapısı ve dünya çapındaki turizm kimliği, Anfaş Fresh için ideal bir ev sahibi olmasını sağladı. Fuar, yalnızca bölge üreticileri ve ihracatçıları için bir platform olmayı hedeflemiyor; aynı zamanda Türkiye’nin taze meyve-sebze sektörünü uluslararası arenada vitrine çıkarmayı amaçlıyor. Etkinlik, tarım ve gıda ihracatının geleceğine dair önemli tartışmalara ev sahipliği yapıyor.



"Antalya dünya kenti"


Fuarın açılış konuşmasını yapan ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, fuarın geleceğine dair umut verici açıklamalarda bulundu. Bıdı, "Tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından ANFAŞ Fresh Antalya Fuarı’nın açılışında sizlerle bir arada olmaktan büyük onur duyuyorum. Bu yıl fuarımız, 50’den fazla ülkeden alım heyetini ve 200’ün üzerinde değerli katılımcıyı Antalya’da ağırlamaktadır. Bu tablo, ülkemizin tarım ve gıda alanındaki potansiyelini ortaya koymakla kalmamakta, aynı zamanda uluslararası işbirliklerine olan güçlü ilgiyi de göstermektedir. Antalya, sahip olduğu iklimi, üretim kapasitesi ve lojistik avantajları ile yalnızca Türkiye’nin değil, aynı zamanda dünyanın tarım merkezlerinden biri olma yolunda ilerlemektedir. ANFAŞ Fresh Antalya da bu sürecin en önemli platformlarından biridir. Amacımız; üretici ve ihracatçılarımızı uluslararası pazarlarla buluşturmak, sektörün yenilikçi çözümlerini tanıtmak ve sürdürülebilir tarım ile güvenilir gıda anlayışını geleceğe taşımaktır. Çünkü tarım ve gıda, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir konudur. Bu organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara, değerli katılımcılarımıza ve ANFAŞ ailesine teşekkür ediyor, fuarımızın ülkemiz, sektörümüz ve tüm paydaşlarımız için hayırlı olmasını diliyoruz" dedi.


Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can da, Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü kapasitesi ile uluslararası ticaretteki iddiasını Antalya’dan tüm dünyaya bir kez daha gösteriyor olmanın gururunu taşıdıklarını söyledi.



"Çok zorlanıyoruz"


BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu ise konuşmasında, çok ciddi sıkıntılardan geçtiklerini belirterek, "Pandemi ile başlayan süreç Rusya Ukrayna savaşı ile devam etti. Ekonomik kriz artarak devam etti. Bazı ülkeler biraz nefes alırken bizler ise ekonomik anlamda mücadele etmeye devam ediyoruz. Kalkınmamızın ve ileri gitmemi için mutlaka ihracatımızın artırılması gerekiyor. İhracat yapan arkadaşlarımız çok zorlanıyor. Bu sıkıntıları aşmak için ciddi bir mücadele veriyoruz. 850 milyon dolarları görmüştük, biraz sıkıntılar ile ancak zamanı kurtarabiliyoruz. Son yılda yaşanan don dolayısı ile ihracatta sıkıntı yaşadık" dedi. Konuşmasında yüzde 15 olarak bir kayıp söz konusu olduğunu söyleyen Mirzaoğlu şöyle devam etti: "Yeni pazarlar ve yeni müşteriler elde etmemiz gerekir. Bu fuarlar bu anlamda çok önemlidir. Çin ilk Almaya ikinci sıradadır. Amerika yıllardan sonra üst sıralara tırmanmaya başladı. 15 yıl öncesine gittiğimiz zaman cüzi miktar olan ihracat rakamlarımız 100 milyon doları aşmış durumda. Fuarları mutlaka desteklememiz gerekir. Bu fuarın bizler Antalya’da yapılmasını istiyoruz bölünme taraftarı değiliz" diye konuştu.



"Antalya tarım kenti"


Antalya Tarım İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise, "Antalya bir tarım kentidir. Bu şehre ne yaparsak yakışıyor. En çok da tarım fuarları yakışıyor. Bütün odaların borsaların birlikte hareket etmesi gerekir. ANFAŞ önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Her şeye rağmen zor olaylar geçirdik. Bu sektörün ARGE çalışmasından başlayarak herkesin elini taşın altına koyması gerekir" açıklamasında bulundu.


Antalya’daki fuarın açılış törenine, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can, Vali Yardımcısı Suat Seyidoğlu, Antalya İl Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır yerine yönetim kurulu üyesi Ragıp Gök, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman yerine ise yönetim kurulu üyesi Hüseyin Sarı katıldı.


Fuar 3 gün açık kalacak.



Anfaş Fresh Antalya Fuarı kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanı Bolat: "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’yı aşmıştır" Helal Akreditasyon Kurumu-HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyuta değindi. Bolat, "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" dedi. Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu - HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi düzenlendi. Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyutun ve Türkiye’nin bu alandaki rolünün değerlendirildiği toplantının açılış konuşmasını Ticaret Bakanı Ömer Bolat gerçekleştirdi. Helal akreditasyonunu; ferdi ve toplumsal hayatta, üretimi ve tüketimi etkileyen İslami bir vecibe olması yanında, sağlıklı ürün ve hizmet üretiminin, güvenilir ticaretin, kalite güvencesinin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin mihenk taşı olarak gördüklerini belirten Bakan Bolat, Türkiye’yi bu alanda yalnızca bir uygulayıcı değil, küresel ölçekte standart belirleyen bir merkez haline getirme hedefiyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. "Helal kavramı sadece İslami bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak konularında da önemli bir kriter" Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan öncülüğünde 2017 yılında kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun üzerine titredikleri ve çalışmalarında Ticaret Bakanlığı ve hükümet olarak bütün güçleriyle destek verdikleri, yaygınlaşması ve gelişmesi için çok çalışma yaptıkları önemli bir kurum olduğunu ifade eden Bolat, "Bu ilk defa 1’nci uluslararası kongre Ankara’da düzenleniyor. Helal alanındaki en kapsamlı faaliyetlerden biri olan bu organizasyon vesilesiyle davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı candan teşekkürler ediyorum. İnşallah iki gün boyunca helal konusunda uzman arkadaşlarımızın kıymetli hocalarımızın araştırmacıların, üniversite mensuplarının özel sektör mensuplarının ve tabi Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığımızın temsilcilerinin bir arada çok verimli, faydalı çalışmalar yapacaklarına inanıyorum. Bu çalışmalara katkı sunmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen kıymetli temsilcileri, uzmanları, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomi İşleri Genel Müdürü’nü ve temsilcilerini hepsini selamlıyorum ve kendilerine çok teşekkürler ediyorum. Yüce Allah kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve peygamberimizin hadisinde biz kullarına helal ve tayip vurgusunu, takva ve salih amel konularını ilişkilendiriyor. Böylece dünyevi hayatımızda da gerek ferdi olarak gerekse aile ve toplumsal konularda helal kavramının çok çok önemli bir ölçüt bizler için olduğuna işaret edilmiş oluyor. Bu sadece İslami, dini bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak ve tüketici dostu anlamında bir önemli kavram ve dikkate alınması gereken çok önemli bir kriterdir. İnsan olarak, aile olarak, toplum olarak hayatımızın önemli bir parçası olan ekonomik faaliyetlerde üretim ve tüketim faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken ölçüt alınması gereken çok önemli bir alandır" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" Helal Akreditasyon kurumunun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2017 yılında kurulmasının kararlaştırıldığına değinen Bolat, "O günden bugüne gerçekten çok önemli çalışmalar yapılıyor ve bu konudaki farklı sivil ya da kamu çalışmaları açısından bir üst kurum bir çatı kuruluşu bir düzenleyici denetleyici kuruluş vazifesi de görmektedir. Diğer taraftan şunu da ifade etmek istiyorum. Ekonomik faaliyetlerimizde dış ticaret faaliyetlerimizde bizim ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyadaki bütün pazarlar ve bütün ekonomi alanında dış ilişki dış ülkelerle yoğun işbirliklerimiz, anlaşmalarımız ve ikili kurumsal yapılarımız ve münasebetlerimiz bulunmakta. Bu anlamda 56 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı da bizim açımızdan çok büyük önem arz ediyor. Komşularımız, akrabalarımız, din kardeşlerimiz, ticaret ortaklarımız olarak her zaman önemsediğimiz bir gruptur. Yine hükümetimizin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda birçok dış ticaret stratejilerimiz arasında İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejimizde çok önem verdiğimiz bir alan. Örnek vermek gerekirse 2002 yılında İslam dünyasının Türkiye’nin ticaretindeki payı yüzde 11 iken 2025 yılı itibariyle İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır. Ve hedefimiz inşallah 2030’a kadar yüzde 30 barajını geçmektir. İhracatta da, ithalatta da bu konuda çok önem veriyoruz. Ve bu anlamda ihracatımızı ve ithalatımızı İslam ülkeleriyle geliştirmek için canla başla çalışıyoruz" dedi. "2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır" İslam dünyasıyla 2025 yılı itibariyle toplamda 115 milyar dolar dış ticaretlerinin söz konusu olduğunu ifade eden Bolat, "Burada tabii bu çalışmaları yaparken uluslararası helal akreditasyon kongresinde küresel helal kalite altyapısında güvenin mihenk taşı helal akreditasyon konusu teması kongrenin konusu olarak seçilmiştir ve bu konu üzerinde çalışmalar yapılacaktır. Helal ekonomisinin büyüklüğüne de bahsetmek istiyorum. Helal haram kavramı daha çok bizim iç dünyamızda, ferdi yaşantımızda ve tabii ki aile ve toplumsal yaşantımızda birçok önemli hayati bir ölçüt olarak yer almakla beraber ekonomiler büyüdükçe refah ve tüketim düzeyi arttıkça ekonomiler uluslararasılaşıp uluslararası ticaret alışverişleri arttıkça çok çok dikkat edilmesi gereken bir alan konumuna ulaşmıştır. Ve başta sadece yeme içme sektöründe sanki dikkat edilmesi gereken bir alan gibi dikkat edilirken günümüzde üretimin ürünün bazında birçok sektörlerinde ve hizmetler sektörünün de birçok sektörlerine de yansımıştır. Giyim, turizm, medya, ilaç, kozmetik gibi alt sektörlerde de yiyecek içecek sektörü gibi helal dairesinin dikkate alındığı giderek genişleyen bir alan ortaya çıkmıştır. Bugün 2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır. Aynı zamanda 35 farklı ülkeden bin 600 kişinin üzerinde misafir katılımcılara Türkiye’de helal akreditasyon konusunda eğitim çalışmaları yapılmıştır.
Eskişehir Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Uzay misyonunun sembolik bir ziyaretten ibaret olmadığını vurgulayan Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da işin özünde ve merkezinde aslında siz genç kardeşlerimiz yer almaktaydınız" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti. "Önyargıları yıkmak için önemli bir eşikti" Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, "Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu" şeklinde konuştu. "13 özgün deneyle bilimsel literatüre katkı sağladık" Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece "yapılmış olmak için" yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, "Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor" diye belirtti. "Yüzde 100 yerli ve milli bir motor" Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi: "Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." Söyleşi katılımcıların soruları ve plaket takdiminin ardından son buldu.
Kocaeli Yüzde 100 doluluğa ulaşan Yuvacık Barajı’ndan 9 kamyon atık çıkarıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son yağışlarla birlikte yüzde 100 doluluk oranına ulaşan kentin en önemli içme suyu kaynağı Yuvacık Barajı’nda, su kalitesini ve ekosistemi korumak amacıyla yüzeyden 125 metreküp atık topladı. "Sıfır Kirlilik" ilkesiyle yürütülen çalışmalar kapsamında kentin su kaynakları ve Marmara Denizi’nin geleceği koruma altına alınıyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, İSAŞ koordinasyonuyla Yuvacık Barajı’nda kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Son yağışların etkisiyle tam doluluk kapasitesine ulaşan barajda, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için fazla su Sapanca Gölü’ne kontrollü şekilde aktarılmaya başlandı. Amfibi araçlarla 9 kamyon atık çıkarıldı İçme suyu kalitesini en üst seviyede tutmak için harekete geçen ekipler, yüksek teknolojili amfibi araçlarla göl yüzeyinde biriken ve doğadan gelen atıklara müdahale etti. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda, yaklaşık 9 kamyon dolusuna denk gelen 125 metreküp atık havzadan uzaklaştırıldı. Bu müdahaleyle hem bölgenin içme suyunun saflığı güvence altına alındı hem de doğal ekosisteme nefes aldırıldı. Atıklar kaynağında engelleniyor, ekonomiye kazandırılıyor Kirlilikle kaynağında mücadele eden Büyükşehir Belediyesi, Kumla ve Kilez dereleri gibi stratejik noktalara yerleştirdiği sabit bariyerlerle son 5 yılda 692 metreküp atığın denize ulaşmasını engelledi. Ayrıca 7 gün 24 saat esasıyla görev yapan deniz süpürgeleri, aynı dönemde yaklaşık 107 bin metreküp sıvı atığı toplayarak İZAYDAŞ aracılığıyla bertaraf etti. Toplanan atıklar enerji ve ekonomiye geri kazandırıldı. İzmit Körfezi’nde doğal yaşam yeniden canlanıyor Avrupa’nın en büyük çevre yatırımlarından biri olan "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği" projesine ilişkin verilerin de paylaşıldığı açıklamada, bugüne kadar 270 futbol sahası büyüklüğündeki 195 hektarlık alanın temizlendiği bildirildi. Deniz tabanından yaklaşık 120 bin kamyona denk gelen 1 milyon 800 bin metreküp çamur çıkarıldı. Bu devasa temizlik harekatının ardından İzmit Körfezi’nde yunuslar yeniden görülmeye başlanırken, denizin filtreleri olan pinalar ve deniz çayırları ekosisteme geri döndü.