KÜLTÜR SANAT - 14 Eylül 2025 Pazar 09:46

Antalya Arkeoloji Müzesi’ndeki 100 bine yakın eser güvenli bir şekilde depolara taşındı

A
A
A
Antalya Arkeoloji Müzesi’ndeki 100 bine yakın eser güvenli bir şekilde depolara taşındı

Antalya Arkeoloji Müzesi’nde bulunan 100 bine yakın eserin güvenli bir şekilde oluşturulan depolara taşınma işleminin tamamlanmasının ardından iş makineleri ile yıkım başladı.


Yapılan deprem analizlerinde bina riskli bulunarak 16 Temmuz 2025 itibariyle kapılarını ziyaretçilere kapatan Türkiye’nin en büyük müzelerinden biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nde yıkım işlemi başladı. Yeni müze projesi kapsamında 100 bine yakın tarihi eserin güvenli bir şekilde paketlenerek oluşturulan depolara taşınmasının ardından dün akşam saatlerinde yıkıma başlandı. İlk olarak müze yerleşkesi içerisindeki depo ve lojman olarak kullanılan alanlar iş makineleri tarafından yıkıldı.



Yeni proje ile 2 kat büyüyecek


Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yerine yapılacak yeni müze 19 bin 500 metrekare kapalı alan ve 22 bin 677 metrekare açık alan ile mevcut yapının yaklaşık iki katı büyüklüğe ulaşacak. Sergi salonlarında yüzde 160’ın üzerinde artış sağlanarak depolarda bekleyen eserler de ziyaretçilerle buluşturulacak. Yeni müze projesi ile depolama kapasitesi de üç katına çıkarılarak koleksiyonların modern ve güvenli şartlarda korunması sağlanacak.


Öte yandan yaklaşık 60 gündür müzenin yıkımına karşı mücadele eden aralarında akademisyenlerinde bulunduğu bir grup yıkımın başladığını haber alarak Antalya Arkeoloji Müzesi’ne geldi.




Antalya Arkeoloji Müzesi’ndeki 100 bine yakın eser güvenli bir şekilde depolara taşındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya İnönü Üniversitesi topluma dokunan projelerle örnek oluyor İnönü Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü öncülüğünde yürütülen ve akademisyenlerin katkılarıyla topluma değer katan projeler, Rektörlük Senato Salonunda düzenlenen toplantıda ele alındı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, devam eden projeler ve toplumsal etkileri değerlendirildi. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Mehmet Sağlam, topluma değer katan projelerin önemini vurguladı. Sağlam, yürütülen çalışmaların toplumsal etkisi ve örnek niteliği dolayısıyla katkı veren akademisyenlere teşekkür etti. "İnsana dokunmak topluma dokunmaktır" sözleriyle konuşmasına başlayan Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Ayşe Baran ise akademisyenlerin kıymetli destekleriyle çok sayıda çalışma yürüttüklerini ifade etti. Toplantıda öne çıkan projelerden biri olan "Evlilik Öncesi Eğitim Projesi", alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla bireylerin sağlıklı ve bilinçli aile yapıları kurmasına destek sağlıyor. Projede Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Durmuş, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökay Keldal, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Aybüke Koyunoğlu, Hukuk Fakültesi Arş. Gör. Dr. Fatma Dilan Topuz ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Esra Güney görev alıyor. Kadınların su krizi ile mücadeledeki rolüne dikkat çeken "Her Damla Kadın Gücü" projesinde ise Hemşirelik Fakültesinden Doç. Dr. Gülçin Nacar, Arş. Gör. Seda Hazar ile Dr. Öğr. Üyesi Seher Çevik, Mühendislik Fakültesinden Prof. Dr. Mahmut Fırat ve Tıp Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Gülseda Boz sahada yürüttükleri çalışmalarla katkı sunuyor. Öte yandan Hayat İyi Yaşam Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen topluma hizmet uygulamaları kapsamında Eğitim Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi akademisyenleri, öğrencilerle birlikte gönüllülük çalışmalarına aktif destek veriyor. Bu çerçevede Eğitim Fakültesinden Doç. Dr. Ezgi Sumbas psikolojik danışmanlık ve rehberlik, Doç. Dr. Betül Karagöz Dursun müzik, Doç. Dr. Necati Çobanoğlu özel eğitim, Doç. Dr. Selahattin Beyendi matematik, Doç. Dr. Emine Meliha Kurtdaş sosyal bilgiler, Doç. Dr. Doğan Akbulut sanatla gelişim ve Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. Osman Tayyar Çelik ise çocuk gelişimi alanlarında bireylere destek sağlıyor.