ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 13:34

Antalya Büyükşehir Belediyesi rüşvet ve yolsuzluk davası: "Altınları gidip çantayla aldım, bu işlemd

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesi rüşvet ve yolsuzluk davası: "Altınları gidip çantayla aldım, bu işlemd

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 3'ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasının ikinci gününde tanıklar dinlendi. Tanık Tunahan Yazıcı, Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu'nun boşanmasının ardından Kerimoğlu'na yapılan ödeme sürecine ilişkin verdiği ifadede, "Altınlar Finike Döviz'den geldi. Ben altınları gidip çanta ile aldım. Bu işlemden ortaya çıkan parayı Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına attık" dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de bulunduğu 3'ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıklar ile suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Tanık beyanlarında iskan işlemleri, reklam ödemeleri, hak ediş süreçleri ve altın alımına ilişkin iddialar gündeme geldi.

41 sanıklı dava Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından açılan davada, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin iddialar yargılama konusu yapıldı. Dava kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar'ın da aralarında bulunduğu toplam 41 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

İddianamede 26 ayrı madde yer aldı

Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede, yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş adamlarına fatura ettirildiği, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirildiği, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri yapıldığı, iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığı yönündeki iddialar yer aldı.
İddianamede, bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. Savcılık, olaylara ilişkin değerlendirmelerin taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti.

İlk gün suçtan zarar görenler dinlendi

Davanın ikinci duruşmasının ilk gününde suçtan zarar görenlerin beyanları alındı. Duruşmada reklam ödemeleri, lüks saat alımı, ruhsat ve iskan işlemleri, araç alımı, daire devri ve hakkediş ödemelerine ilişkin iddialar gündeme geldi. Suçtan zarar gören bazı isimler, belediyeyle iş yaptıkları dönemde hak edişlerini alamama, işlerinin aksaması ya da ruhsat ve iskan süreçlerinde sorun yaşama endişesiyle çeşitli talepleri kabul ettiklerini öne sürdü. Sanıklar ve müdafileri ise yöneltilen iddialara karşı savunma yaptı.

Tanık beyanları alınacak

İkinci duruşmanın ikinci gününde duruşmaya, dosya kapsamında tutuklanan sanıklar Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş, bazı tutuksuz yargılanan sanıklar, sanık avukatları, taraf yakınları ve dosya kapsamında dinlenmesi beklenen tanıklar katıldı. Duruşmada, iskan işlemleri kapsamında para alındığı iddiası, reklam ödemeleri, hak ediş süreçleri ve altın alımına ilişkin beyanlar gündeme geldi.

"Sürecin hızlandırılması için yaptım"

Suçtan zarar gören Muvakkaf Erdoğan, iskan işlemleri için Tuncay Kaya'nın kendisinden üç parça halinde toplam 250 bin TL para aldığı iddiasına ilişkin ifade verdi. Şikayetçi olmadığını belirten Erdoğan, inşaat yaptıkları dönemde konunun ruhsat ve iskan sürecinde gündeme geldiğini söyledi. Erdoğan, "İnşaat yapıyorduk. Konu ruhsat ve iskan sürecinde gündeme geldi. Tuncay K., belediyenin ihtiyaçları olduğunu söyleyerek bağışta bulunmamızı istedi, tehdit etmedi. Nakit olarak Tuncay Bey'e odasında 250 bin TL ödeme yaptım. Yoğunluktan dolayı süreç gecikiyordu, hızlandırılması için yaptım. Kimseden şikayetçi değilim, davaya katılma talebim yok" dedi.

"3 Nisan 2025 tarihinde 20 milyon para teslim edildi"

Tanık Savaş Vural, 15 Ekim 2025 tarihinde işinden ayrıldığını ve çalıştığı dönemde şirketin muhasebe işlemlerini takip ettiğini belirtti. Şirket sahibinin Yusuf Yadoğlu olduğunu söyleyen Vural, Yadoğlu'nun kendisinden Selahattin bey ile görüşmesini istediğini anlattı. Vural, "15 Ekim 2025 tarihinde işimden ayrıldım, şirketin muhasebe işlemlerini takip ediyordum. Yusuf Yadoğlu şirketin sahibi. Yusuf bey, Selahattin beyle görüşmemi istedi. 3 Nisan 2025 tarihinde 20 milyon para teslim edildi. 2 Mayıs 2025 tarihinde ve başka tarihlerde de para teslim edildi" diye konuştu.

"Yapılan ödemeler yaptığımız işlerin karşılığıdır"

Tanık Fethi Özel, Anadolu Reklam yetkilisi ve ortağı olduğunu belirterek, seçim döneminde yapılan reklam çalışmalarına ilişkin beyanda bulundu. CHP'den kendilerine ulaşıldığını, Yusuf Yadoğlu'nun firmasındaki muhasebe sorumlusu Savaş beyin kendisini aradığını anlatan Özel, fatura karşılığında ödeme yapıldığını söyledi. Özel, "Anadolu Reklam yetkilisi ve ortağıyım. CHP'den bize ulaştılar. Yadoğlu firmasındaki muhasebe sorumlusu Savaş bey bizi aradı. Savaş beyin yanına gittim, fatura karşılığında ödeme yapıldı. Araçlara kaplama yapıldı. Ödemelerin tamamı şirkette kalmıştır, yapılan ödemeler yaptığımız işlerin karşılığıdır. Savaş bey, sponsorluk ödemesi yapacaklarını söyledi. Otobüsler kiralık geldi, ödemeleri banka havalesi ya da çekle aldım" ifadelerini kullandı.

"Geçilmiş bir hak ediş ödememiz olmadı"

Yusuf Yadoğlu'nun muhasebe sorumlusuyla yaptığı görüşmeler iddiasına ilişkin tanık olarak dinlenen Selahattin Altun da duruşmada ifade verdi. 37 yıldır kamu idaresinde görev yaptığını, 18 yıldır mali hizmetler daire başkanı olduğunu belirten Altun, Muhittin Böcek'in seçimi kazanmasının ardından kendisiyle çalışmaya devam etmek istediğini belirterek, belediyede ödeme süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü anlattı. Altun, "Muhittin Başkan, önceki dönemden kalan kamu ihaleleri hakkında benden bilgi talep etti. Biz her ayın başında ödeme cetvelleri hazırlarız ve bu hazırlanan cetveller ayın son günü başkana iletilir. Başkan bey bizi sonra toplar, biz listeyi sunarız. Biz esnafı tanımayız. Aynı gün, aynı saatlerde ödemeler olur. Her günün sonunda belediyeye 1 TL girse de çıksa da başkana bilgi verilir" dedi.

Savaş Vural'ı daha önce görmediğini belirten Altun, "Savaş Vural'ı söylediği güne kadar görmedim. Ben kendisini karşıladım. Kendisi hak edişleri olduğunu söyledi, bunun da 115 milyon TL olduğunu belirtti. 85 milyon TL ödenmediğini kaydetti. Daha zamanı olduğunu söyledim, 'Başkanın onayı gelir, hak edişleri alırsınız' dedim. Her ayın 10'u ile 17'si arasında ödeme yapılır. Başkan bey, 'Hak edişleri ödendi mi' diye sorar. Ödemeler hazırlanır, Başkan beye sorulur. Geçilmiş bir hak ediş ödememiz olmadı" ifadelerini kullandı.

"En borçlu belediye olarak aldık, 5 yılda tüm borçları ödedik"

Selahattin Altun'un ifadesi sırasında söz alan Muhittin Böcek, belediyenin mali durumuna ilişkin soru yöneltti. Böcek, "Ben belediye başkanı olduğumda belediye en fazla borcu olan belediye miydi? 6 milyar 108 milyon borçla almıştık, günü geçmiş borcumuz var mı? En borçlu belediye olarak aldık, 5 yılda tüm borçları ödedik" dedi. Böcek'in sözleri üzerine Selahattin Altun, "Hayır, hiç günü geçmiş borç yoktur" cevabını verdi.

"Yaklaşık 23-24 kilogram altın aldık"

Tanık Tunahan Yazıcı, 8 yıldır aynı firmada çalıştığını belirterek, Kasım 2024'te Erkan A.'nın kendisini aradığını ve yaklaşık 70 milyon TL tutarında altın ihtiyacı olduğunu söylediğini anlattı. Yazıcı, "8 yıldır aynı firmada çalışıyorum. Kasım 2024'te Erkan A. beni aradı, 70 milyon TL'lik bir miktar, ortalama altın ihtiyacı olduğunu söyledi. Şirketimin sahibi Salih İ. ile konuyu paylaştım. O gün 18 kilogram kadar altın aldık. İkinci gün de toplam 5 kilogram kadar altın aldık, yaklaşık 23-24 kilogram altın aldık. Altınlar Finike Döviz'den geldi. Ben altınları gidip çanta ile aldım. Bu işlemden ortaya çıkan parayı Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına attık. Zeynep Kerimoğlu'nu şahsen tanımıyorum" dedi.

"Zeynep Kerimoğlu'na giden paradan bilgim yok"

Tanık Melek Atik, altın imalatı üzerine çalıştıklarını belirterek, altın ve döviz işlemlerine ilişkin beyanda bulundu. Atik, "Altın imalatı üzerine çalışıyoruz. Gider teslim eder, ödemesini alırım. Zeynep Kerimoğlu'na giden paradan bilgim yok. Dışarıdan altın almayız, sadece kuyumcu esnafıyla çalışırız. Finike Döviz'le tanışıklığımız var. Altın ve döviz alırız. Finike Döviz'den defalarca altın aldık. Günlük olarak da gidip gelebiliyorum. Bizim muhatabımız Finike Döviz'dir. Dışarıdan kişileri tanımayız" şeklinde konuştu.

"Altınlar Finike Döviz'den geldi"

Tanık Çağlar Topçu ise firmada ön muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını belirterek, emniyette ağustos ve eylül aylarında verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyledi. Topçu, Finike Döviz tarafından firmalarına altın getirildiğini anlattı. Topçu, "Firmada ön muhasebe sorumlusuyum. Emniyette ağustos ve eylül ayında verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. Finike Döviz tarafından tarafımıza altın getirildi. Erkan beyi aradığımda, Zeynep Kerimoğlu'na verilen altınlar karşılığında imza almam gerektiği söylendi. Altınlar Finike Döviz'den geldi. Zeynep Kerimoğlu'nu aradım, İstanbul'da olduğunu söyledi. Evrakları imzalaması için İstanbul'a gönderdik. Finike Döviz ile aramızda altın alışverişi oluyor. Altınlar parça parça gelmiş olabilir. Altın gelir, geldikten sonra para gönderilir" dedi.

Begüm Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir İstinat duvarı çöken inşaatta çalışmalar durduruldu Nevşehir’de aşırı yağışlar nedeniyle yapımı devem eden bir inşaatın istinat duvarı çökmesi sonrasında 10 daire tedbir amaçlı tahliye edilirken, çevredeki anaokulu ile Kur’an kursunda eğitime geçici olarak ara verildi. İnşaat çalışmaları durdurulurken, 5 katlı apartman ile anaokulu ve kuran kursu mühürlendi. Olay, geçtiğimiz hafta Esentepe Mahallesi Şafak Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, etkili olan aşırı yağışların ardından inşaatı süren apartmanın istinat duvarı büyük bir gürültüyle çöktü. Çöken duvar, önündeki 5 katlı apartmanın iki dairesinin duvarlarını yıkarak evlerin içine kadar girdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve polis ekipleri sevk edildi. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, ekipler çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Yapılan ilk incelemelerin ardından risk taşıdığı belirlenen 5 katlı apartman tahliye edilerek mühürlendi. Binada bulunan 10 daire tedbir amaçlı boşaltıldı. Olay yerinde AFAD, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Nevşehir Belediyesi ekipleri incelemelerde bulundu. Yapılan incelemelerin ardından bilirkişi tarafından hazırlanacak geoteknik rapora göre işlemlerin sürdürüleceği öğrenildi. Öte yandan, inşaat çalışmaları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından durduruldu. Çökme riskine karşı inşaatın bulunduğu cadde trafiğe kapatılırken, çevredeki anaokulu ile Kur’an kursu da tahliye edilerek mühürlendi. Bölgede güvenlik güçleri nöbet tutmaya devam ediyor.
Zonguldak Devrek Belediyesindeki ’yolsuzluk’ davasında ilk duruşma başladı: Sanıklardan "Borç verdik" savunması Zonguldak’ın Devrek Belediyesinde, 2019-2024 yılları arasında yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve zimmet iddialarına ilişkin hazırlanan 30 sanıklı iddianamenin ilk duruşması Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Aralarında eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un da bulunduğu sanıklar, hakim karşısında savunmalarını yaptı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve eski CHP’li Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezalarının istendiği davanın ilk celsesi geniş katılımla başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Tuncay Ulupınar, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Ercan K. katıldı. Rüşvet değil, borç ve mahsuplaşma Duruşmada savunma yapan sanıklar, iddianamedeki para transferlerinin rüşvet değil, "borç ilişkisi", "ticari mahsuplaşma" veya "yardım" olduğunu ileri sürdü. Tutuksuz sanıklardan Zekeriya C., İsmail K.’ya gönderdiği paralar için "Kızı rahatsızdı, borç olarak verdim, elden geri aldım. Belediye ile 50 yıldır çalışıyoruz" dedi. Diğer sanıklar Yunus Kaan D. ve Bircan K. da benzer şekilde paraların borç mahiyetinde olduğunu, kredi kartı ödemeleri veya pos kullanımından kaynaklandığını savundu. Yardım amacıyla gönderilmiş İddianamede yer alan hesap hareketlerine ilişkin ilginç savunmalar da dikkat çekti. Sanık Semih K., Engin K.’ya gönderilen paranın bir kısmının personel ihtiyacı için alınan bir motosikletle ilgili olduğunu, bir kısmının ise ticari mahsuplaşma olduğunu belirtti. SEGBİS ile bağlanan Ercan K. ise rüşvet suçlamasını reddederek, "Annemin vefatı nedeniyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım edilmesi için gönderilen bir paraydı" ifadelerini kullandı. "Ruhsat için para istendi, yatırdım" İsmail Y. isimli sanık, rüşvet iddiasına ilişkin yaptığı savunmada, ruhsat bedeli belirterek, "Ruhsat bedeli istendi, karşılığında ödemeyi yaptım. Vatandaşların belediyeden alacağı olduğunu, mahsuplaşarak ruhsat verileceğini söylediler. Parayı yatırıp dekontları verdim" dedi. Şişli Belediyesi ile yapılan iş sonrası ihale komisyonu üyesi olduğunu söyleyen Sedat K. ise sadece geçici kabul komisyonunda yer aldığını, eksikleri raporladığını savundu. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının ardından duruşmaya 20 dakika ara verdi. Davanın görülmesine sanık savunmalarıyla devam edilecek.
İstanbul Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminde hedef 15 milyar dolar Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirterek, hedefin 15 milyar dolar olduğunu söyledi. Forum kapsamında Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Türkiye-Belçika İş Forumu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul’da düzenlendi. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot, DEİK Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders, Flandre Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve çok sayıda iş adamı katıldı. Forumda, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Avrupa, Asya ve Afrika’nın kavşak noktasındaki stratejik konumuyla Türkiye; 1,3 milyardan fazla tüketicinin bulunduğu bir pazara doğrudan erişim sunmaktadır. Türkiye; genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemiyle küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik merkezine dönüşmüştür. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, küresel ölçekte 16. büyük ekonomi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Bu sağlam ekonomik temel üzerine inşa edilen Türkiye, kendisini giderek küresel yönetişim ve inovasyon için merkezi bir merkez olarak konumlandırmaktadır. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi’ne, Birleşmiş Milletler COP 31. Zirvesi’ne ve Ekim ayında Uluslararası Astronotik Kongresi’ne ev sahipliği yapacaktır" şeklinde konuştu. "İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız" Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, "Güçlü müttefikimiz Belçika ile ikili ticaret hacmimiz istikrarlı bir yükseliş trendi göstermiş ve geçen yıl 9.3 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız. Belçika’nın Türkiye’deki yatırımları yaklaşık 719 Belçikalı şirketle 5 milyar dolara ulaşmış durumda; Türklerin Belçika’daki yatırımları ise yaklaşık 750 milyon dolar değerindedir. Aynı şekilde, Türk şirketleri Belçika’da lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde varlıklarını genişletmektedir. İş birliğimizde güçlü ve büyüyen bir potansiyel gördüğümüz temel stratejik alanlara kısaca değinmek istiyorum. Birincisi, son derece gelişmiş ve küresel düzeyde rekabetçi bir ekosisteme dönüşen Türkiye’nin savunma sanayisidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son 20 yılda neredeyse 40 kat artarak 2002 yılındaki 248 milyon dolardan geçen yıl 10 milyar doların üzerine çıkmıştır. Türkiye, dünyanın en büyük 11. savunma ürünleri ihracatçısı konumundadır. Savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir Belçika ilgisi görüyoruz" ifadelerini kullandı.