ASAYİŞ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:33

Antalya Havalimanı’nda VIP taşımacıların eylemi

A
A
A
Antalya Havalimanı’nda VIP taşımacıların eylemi

Fraport TAV Antalya, Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçları için Terminal 2’de özel bekleme ve yolcu teslim alanının hizmete açıldığını duyurmasının ardından karara tepki gösteren Antalya sektör temsilcileri eylem yaptı.


Havalimanına gelen yüzlerce VİP taşımacılık yapan araç 15 dakikadan sonra her 15 dakika için binlerce TL ceza kesilmesine ve 60 dakikadan fazla bekleme yapılması durumunda araçlara 1 hafta havalimanına giriş yasağı uygulanacak olmasına tepki göstererek, otopark çıkışını kapattı.


Antalya’da Mayıs ayında havaların ısınması ile birlikte turizm sezonu hareketlenmeye başladı. Her gün binlerce uçağın iniş-kalkış yaptığı ve on binlerce yerli ve yabancı turistin geldiği Fraport TAV Antalya Havalimanı’nda VİP transfer ve taşımacılık yapan araçlara yönelik alınan karar tepkilere neden oldu. Alınan karar ile yurtdışı ve yurt içinden gelen misafirlerin otellerine transfer ve ulaşımını sağlamak amacıyla Antalya Havalimanı’na gelen araçlar transfer alanını sadece 15 dakika ücretsiz olarak kullanabilecek. Frapor TAV tarafından yapılan duyuruda ise Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçları için, yolcu memnuniyetini artırmak, yolcu karşılama süreçlerini belirli bir düzen içinde iyileştirmek ve hizmeti düzenli şekilde idamesini sağlamak amacıyla uygulamanın başladığı bildirildi.


Uygulamaya tepki gösterdiler


Alınan kararla transfer alanında 15 dakikadan fazla bekleme yaparak bu süreyi aşan her araç için 15-30 dakika arasında bin TL, 30-45 dakika süreyi aşanlara 3 bin TL, 45-60 dakika arasındaki araçlara 5 bin TL, 60 dakikayı aşan araçlara ise 1 hafta giriş yasağı uygulanacak. Havalimanı yönetimi tarafından alınan bu karara tepki gösteren VİP araç taşımacılığı yapan şirket ve araç sahipleri ANFAŞ otoparkında toplandı. Buradan Antalya Havalimanı Dış Hatlar 2 terminaline geçen VİP taşımacılığı yapan araçlar, koncoy ve kornalarla karara tepki gösterdi.


"Üzerimize çok büyük bir baskı var"


Transfer çıkış noktasını kapatan araç sahipleri ile güvenlik güçleri arasında zaman zaman tartışma yaşandı.Haksız bir şekilde otopark ücretlerinin arttırıldığını belirten Fırat Çetinoğlu, "Üzerimizde çok büyük bir baskı var. Havalimanı yönetiminin tek amacı turizmi baltalamak ve biz VİP taşımacılık yapan insanları bitirmek. Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir sistem, Böyle bir kanunsuz işleyiş yok" dedi. VİP Turizm Taşımacılık Kooperatifi Başkanı Olcay Demirtaş ise, "Havalimanı’ndaki yetkililerinin masa başında almış olduğu kararla bu yönetilmez. Kararla yönetilmek istiyorsanız sahaya çıkalım. Aldıkları karar bu. Yüzde 68’i minivan grubu, minivan grubu fazlaysa lütfen minivan grubunu otoparka alın. Buradaki otobüsler üç saat, dört saat içeride bekliyor. İşgal eden otobüsler" ifadelerini kullandı.


"Akşam evin yolunu bulamayız"


Uzun süreli bekleme yapan otobüslerin dışarı alınması gerektiğini ve otobüs firmaların çoğunun havalimanı civarında otoparkları olduğunu belirten Demirtaş, "Burada bir haksız bir rekabet. Bunun olması imkansız, bu şekilde olamaz. Biz burada yolcularımızı karşılatmak için dört tane beş tane her firma personel koymamız gerekiyor. Bu ayrı bir külfet. Ben sezonda yüzlerce iş yapıyorum. Üç yüz tane iş yapıyorum günlük. Ben her otoparka bin lira verirsem ben akşam evin yolunu bulamam. Buradaki esnaf evin yolunu bulamaz" şeklinde konuştu.


"Tüm evraklarımız tam"


Tüm araçlarının gerekli evraklarının eksiksiz bulunduğunun altını çizen VİP Turizm Taşımacılık Kooperatifi Başkanı Olcay Demirtaş, "Herkes bakanlıkların vermiş olduğu Ulaştırma Bakanlığı’nın Turizm Bakanlığı’nın vermiş olduğu yetkili evraklarla belgelerle çalışan kişilerdir. Bizden ne istiyorsunuz? Yani bu havalimanı yönetim içeride bunun bir şeyini yapıyor. Gelsin kardeşim buraya, bu rezilliği görsün. Daha Mayıs ayındayız, Temmuz ayında biz bunu nasıl yapacağız? Temmuz ayında burada saat başı içeriye bin 200, bin 300 tane araba giriyor, nereye girecek bunlar? Böyle bir şey olmaz. Bunu kim yapmışsa, kim karar vermişse bir an önce gelsin önlemini alsın. Yani bunu çözelim artık, bu şekilde olmaz. Her yıl havalimanında küçük esnafa ya da normal minivan grubu esnafa bu işkence yapılmaz" dedi.


Ceza her 15 dakikada katlanacak


Bu sabah uygulanmaya başlanan karar ile VİP araçlar için 15 dakikalık ücretsiz bekleme süresinin ardından her 15 dakika için para cezasının katlanarak arttığını belirten Demirtzaş, "Şimdi ben on beş dakika buradaki yoğunluğu görmüşsünüz. Benim 15 dakika sürede burada çıkmam mümkün mü? Hayır. Ve burada bin araba olacak. Bu parayla bu parayla bu parayla biz havalimanımızı zengin edeceğiz. O zaman biz çalışmayalım, arabamızı verelim. Havalimanı yönetimine, havalimanı yönetimi gelsin, arabamızı alsın. Madem Terminal 2 otoparkı yetersiz kalıyor, iki senedir açmadıkları Terminal 1 neden boş duruyor?" ifadelerini kullandı.


"En küçük aksaklık büyük sorun çıkarır"


Terminal içerisinde yaşanacak en küçük aksaklığın büyük sorunlar çıkaracağını belirten Demirtaş, "Terminal 1 iki yıldır açmıyorlar. Bir bant arızalanması demek buradaki bir arabacının bir buçuk iki saat içeride kalması demek. Burada ne yazıyor? Altmış dakika içerisinde bekleme yapan araç bir hafta içeri giremeyecek. Bant arızan oluyor, uçak rötarı oluyor. Ben ne yapacağım? Sen çıkartamıyorsun müşteriyi. Antalya’nın turizmini taşıyan araçların potansiyelinin yüzde yetmişi minivan grubu. Otobüs burada dört saat bekliyoruz. Bir otobüsün içeride dört saat beklemesi üç tane minibüs, minivanın parasına bedel" şeklinde konuştu.


Fraport TAV uygulamayı duyurdu


Fraport TAV Antalya, Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçlarına yönelik yeni uygulamanın hayata geçirildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, yolcu memnuniyetini artırmak, karşılama süreçlerini daha düzenli hale getirmek ve hizmet akışını iyileştirmek amacıyla Terminal 2’de özel bir yolcu bekleme ve teslim alma alanı oluşturulduğu bildirildi.


Fraport TAV Antalya Havalimanı’ndan yapılan duyuruda, mini van tipi VIP transfer araçları için hazırlanan özel alanın bugün saat 10.00 itibarıyla hizmet vermeye başladığı , hizmet kapsamındaki araçların belirlenen saatten önce havalimanına gelmeleri durumunda ise Terminal 1’de kendileri için ayrılan alanlarda uzun süreli bekleme yapabilecekleri kaydedildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dünyanın prestijli üniversitelerinden tam bin 448 kabul Bahçeşehir Koleji’nin Türkiye genelindeki kampüslerinde eğitim gören 372 öğrenci, dünyanın en prestijli üniversitelerinden bin 448 kabul alarak önemli bir başarıya imza attı. Harvard, Stanford ve Princeton gibi üniversitelerden kabul alan öğrenciler, aileleri ve öğretmenlerine büyük gurur yaşattı. Türkiye’nin farklı illerindeki Bahçeşehir Koleji kampüslerinde eğitim gören öğrenciler, dünyanın en saygın üniversitelerinden tam 1448 kabul alarak tarihi bir rekora imza attı. Başarılı öğrencilerin İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüs Convention Center’de düzenlenen "Yurt Dışı Kabul Buluşması" etkinliğine Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Koleji Kurucusu, İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, genel müdür yardımcıları ile okulların yöneticileri ve öğrenciler katıldı. "Dünyanın en prestijli üniversitelerine kabul aldınız" Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, öğrencilerin dünyanın en prestijli üniversitelerinden kabul almasının gurur verici olduğunu belirterek "Bu üniversitelerin hepsini tek tek gezdim. ‘Burada da bizim çocuklarımız okusun’ dedim. Şimdi görüyorum ki başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın en prestijli üniversitelerinden kabuller aldınız. Hepinizi tebrik ediyorum" dedi. Öğrencilere birliktelik ve iletişimlerini koparmamaları tavsiyesinde bulunan Yücel, "Dünyanın en prestijli üniversitesinde okuyabilirsiniz ama network bir o kadar önemlidir. Birbirinize kenetlenin. Dünyanın farklı yerlerine giden öğrencilerimiz çok büyük bir güç olabilir. Akademinin dışında da güçlü bir network oluşturabilmek önemli" diye konuştu. Yücel, öğrencilerden Bahçeşehir ailesiyle bağlarını koparmamalarını isteyerek "Gittiğiniz yerlerde bizi unutmayın. Bizimle olan diyaloğunuzu hep sürdürün. Biz sizden güç alacağız" ifadelerini kullandı. "Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir Koleji ailesi var" Bahçeşehir Koleji Kurucusu ve İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel ise okulun kurulduğu ilk yıllarda yalnızca bir öğrencinin Massachusetts Institute of Technology’ye tam burslu kabul aldığını hatırlatarak bugün yüzlerce öğrencinin dünyanın önde gelen üniversitelerine yerleşmesinden gurur duyduklarını söyledi. Yücel, "Bugün burada 372 başarılı öğrenciyi görüyorum. Sevgili gençler; önce kendiniz için, sonra aileniz ve ülkeniz için çalışacaksınız. Sizleri canı gönülden kutluyorum" dedi. Öğrencilerin her zaman Bahçeşehir Koleji ailesinin desteğini hissedeceklerini belirten Yücel, "Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir Koleji ailesi var. Kapılarımız sizlere her zaman açık. Sizden sonra da o okullara yeni öğrenciler gelecek. Onlara kucak açın. İleride siz de bir öğrencinin elinden tutarsanız bu bizler için en büyük mutluluk olacaktır" diye konuştu. "Türkiye’nin geleceğini yetiştiriyoruz" Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Türkiye genelinden 400’ün üzerinde öğrencinin dünyanın saygın üniversitelerinden toplamda bin 400’ün üzerinde kabul aldığını belirtti. Koç, "Başta Stanford University, Harvard University, Princeton University, Imperial College London, Brown University ve University of Toronto olmak üzere çok önemli üniversitelere kabul almaları bizim için büyük bir gurur kaynağı" dedi. Öğrencilerin bilim temelli, milli ve evrensel değerlerle yetiştiğini vurgulayan Koç, "Türkiye’nin geleceğini yetiştiriyoruz. Bu gençler önce kendilerine, ailelerine ve ülkelerine, ardından da dünyaya katkı sunacak bireyler olacak" ifadelerini kullandı. "Aldığım bilgiyi ülkeme taşımak istiyorum" Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü Fen ve Teknoloji Lisesinde öğrenci olan Doruk Çağlı, Harvard University kabulü için dört yıl boyunca farklı projeler ve yarışmalarda yer aldığını belirterek dünyanın en büyük liseler arası robotik yarışmalarından FRC’ye katıldığını söyledi. Çağlı, geçen yaz Massachusetts Institute of Technology bünyesindeki RSI programında araştırmalar yaptığını belirterek "Kendi araştırmamı yaptım, makalemi yazdım ve tezimi büyük bir kurulun önünde sundum. Bunun bir beyin göçü olmasını istemiyorum. Orada aldığım bilgiyi ve donanımı ülkeme getirip burada değerlendirmek istiyorum" dedi. Robotik alanında Türkiye’nin gelişimine katkı sunmak istediğini ifade eden Çağlı, gençlere umutlarını kaybetmemeleri tavsiyesinde bulundu. "Öğrendiğim bilgileri ülkemde uygulamak istiyorum" Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji Lisesinden Begüm Zeynep Yapıcı ise Stanford University kabul sürecinde arkadaşlarıyla iki farklı start-up kurduğunu ve girişimlerinin yatırım aldığını söyledi. Yapıcı, biyolojik laboratuvar araştırmalarında yer aldığını ve Türkiye Gönüllüleri Vakfı bünyesinde STEM atölyeleri düzenlediklerini belirterek "Yaklaşık 3 bin çocuğa STEM eğitimi verdik ve farklı projeler geliştirmelerine destek olduk" dedi. Biyoteknoloji alanında öğrendiklerini Türkiye’ye taşımak istediğini ifade eden Yapıcı, "Ülkemi daha ileriye taşımak adına öğrendiğim bilgileri burada uygulamak istiyorum" diye konuştu. "Nükleer enerji alanında Türkiye’yi temsil edeceğim" Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji öğrencisi Narin Yüksek de bu ağustos ayında Princeton University’de tam burslu eğitimine başlayacağını belirterek nükleer fizik alanında çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yüksek, International Youth Nuclear Congress bünyesinde burs komitesinde görev aldığını ve COP31 organizasyon ekibinde Türkiye’yi temsil ettiğini ifade etti. Araştırmalarını MIT Plasma Science and Fusion Center’de sürdürdüğünü belirten Yüksek, "Türkiye’de nükleer enerji alanındaki eğitimin yaygınlaşmasını istiyorum. Hem gençleri desteklemeyi hem de Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil etmeyi sürdüreceğim" dedi.
İstanbul İhlas Vakfı Kurban Bayramı hazırlıklarını sürdürüyor İhlas Vakfı, Kurban Bayramı hazırlıklarını sürdürüyor. İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mahmut Kemal Aydın, vakfın kurban kesim faaliyetleri ve kurbanlık seçiminde öne çıkan hususlar konusunda bilgi verdi. İhlas Vakfı, Kurban Bayramı’na sayılı günler kala yurt içi ve yurt dışında kurban kesimi için hazırlıklarını tamamladı. İhlas Vakfı, Asya ve Afrika’da 5 ülkede kurban kesim faaliyetlerine devam ettiğini duyurdu. İhlas Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mahmut Kemal Aydın, vakfın kurban kesim faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Aydın, İhlas Vakfı’nın kurban hisse bedellerinden bahsederek, "Yurtdışı kurban hisse bedeli 5 bin 500 TL, yurtiçi kurban hisse bedeli ise 18 bin TL’dir" dedi. 5 ülkede kurban kesim faaliyeti devam ediyor Afrika kıtasında Çad, Uganda ve Somali’de kurban kestiklerini belirten Aydın, Asya kıtasında ise Afganistan ve Hindistan’da kurban kestiklerini ifade etti. Kurban ibadetini zenginlerin kesin yerine getirmesi gerektiğini söyleyen Aydın, "Dinimizde zenginlik ölçüsü vardır. 96 gram değerinde altını, parası veya hissesi bulunan bir kişi kurban ibadetini yerine getirmesi gerekiyor. Ancak fakir birisi de parasını temin edebiliyorsa kurban kesip sevaba kavuşur" diye konuştu. Kurban kesmek yerine kurban bedelinin bir ihtiyaç sahibine verilemeyeceğinin altını çizen Aydın, "Mutlaka kurban ibadetinde kanın akması lazım. Kesilmezse bu sadaka olur. Mutlaka kurban kesilmesi gerekiyor" dedi. Aydın, ’Bir hanede bir kurban kesilse olur mu?’ sorusuna yanıt olarak, "Şahıslar kurban ibadetine mükelleftir. Eşlerin her ikisi de zenginse ikisinin de kurban kesmesi gerekir. Eğer kendiniz kurban kesecekseniz vekalet vermenize gerek yok. Ancak kendisi kesmeyecekse muhakkak kasaba vekalet vermesi gerek. İhlas Vakfı gibi vakıflara vekalet yoluyla kurban ibadetini yerine getirmek isteyen kişiler vakıf görevlisine vekalet vererek süreci başlatıyor. Kendisi kesmeyecekse vekaletsiz kurban olmaz" açıklamalarında bulundu. Kurban olacak hayvanın vasıfları neler olmalı? Kurbanlık hayvanların vasıfları hakkında bilgi veren Aydın, "Büyükbaş hayvanların kurban olabilmesi için 2 yaşını doldurması lazım. 2 yaşını doldurmamış büyükbaş hayvan kurban olamaz. Bir kurbanın iki yaşını doldurduğunu dişlerinden anlarız. Hayvanın alt çenesindeki iki adet ön dişi eğer düşüp yeni çıktıysa bu hayvan iki yaşını doldurmuştur. Buna Anadolu’da kapak atmak denir. Büyükbaş kurbanın eğer kuyruğu kopuksa, gözü görmüyorsa ve topalsa kurban olmaz. Küçükbaş hayvanlarda da 1 yaşını tamamlamış olması gerek. Bazı kuzular 6 aylıkken çok iri ve anneleri kadar büyük gelebiliyor. Sadece küçükbaşlarda bu durumda kurban olabiliyor" ifadelerini kullandı. Vakfın kestiği kurbanların hangi ülkelere gittiği konusunda da açıklamalarda bulunan Aydın, "Kurban etlerini ihtiyaç sahiplerine çeşitli ülkelerde dağıtıyoruz. Kurban bağışı yapan hayırseverlere kurban kesim videosu da gönderiyoruz" şeklinde konuştu. Aydın, "İhlas Vakfı aracılığıyla kurban ibadetini yerine getirmek isteyenler (0212) 451 49 00 numarasından ulaşarak hem bilgi alabilir hem de kurban vekaleti verebilir. İhlas Vakfı’nın ihlasvakfi.org.tr internet sitesinden de kurban vekaleti vererek ibadetlerini yapabilirler" dedi.
İzmir Dış gebelikte erken müdahale hayat kurtarıyor Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gültekin Koçun, gebeliğin başında özellikle tek taraflı ağrı ve beklenmedik kanama gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak, dış gebelikte erken tanının cerrahi müdahaleyi önleyebileceğini ve yaşamı koruduğunu belirtti. Dış gebelik, çoğu zaman sıradan bir gebelik süreci gibi başlayıp kısa sürede hayati risk oluşturan bir tabloya dönüşebiliyor. Özellikle erken dönemde fark edilmeyen vakalarda, iç kanama ve şok gibi ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, adet gecikmesiyle birlikte ortaya çıkan ağrı ve kanama gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Op. Dr. Gültekin Koçun, dış gebeliğin döllenmiş yumurtanın rahim yerine çoğunlukla fallop tüplerine yerleşmesiyle geliştiğini belirterek, bu durumun erken fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Op. Dr. Gültekin Koçun, "Normal bir gebelikte döllenmiş yumurta tüplerden geçerek rahim içine yerleşir. Ancak dış gebelikte bu süreç bozulur ve embriyo rahim dışında gelişmeye başlar. Bu durum erken dönemde tespit edilmezse tüp yırtılması ve iç kanama gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlar ortaya çıkabilir" dedi. İlk belirtileri karıştırılabiliyor Dış gebeliğin en tehlikeli aşamasının tüp yırtılması olduğunu belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, "Embriyo büyüdükçe yerleştiği tüpü gerer ve bir noktadan sonra tüp yırtılabilir. Bu durumda karın içine ani ve yoğun bir kanama başlayabilir. Müdahale edilmezse hasta kısa sürede şoka girebilir. Özellikle gebeliğin 5 ile 10’uncu haftaları arasında risk belirgin şekilde artar ve her geçen saat hayati tehlikeyi büyütebilir" ifadelerini kullandı. Dış gebeliğin ilk belirtilerinin çoğu zaman normal gebelikle karıştırılabildiğini söyleyen Op. Dr. Gültekin Koçun, şu uyarıda bulundu: "Adet gecikmesi, tek taraflı kasık ağrısı ve vajinal kanama en sık görülen bulgulardır. Ancak gebelik testi yine pozitif çıkacağı için bu durum çoğu zaman gözden kaçabilir. İlerleyen süreçte omuz ağrısı, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtiler ortaya çıkarsa bu durum iç kanamanın başladığını gösterebilir ve acil müdahale gerektirir." Her dış gebelik ameliyat gerektirmez Tedavi sürecinin hastaya göre değiştiğini belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, erken tanının cerrahi ihtiyacını azaltabildiğini söyledi. Op. Dr. Gültekin Koçun, "Her dış gebelik ameliyat gerektirmez. Erken dönemde yakalanan birçok vakada ilaç tedavisiyle süreç kontrol altına alınabilir. İlaç, gebelik dokusunun büyümesini durdurur ve vücut tarafından emilmesini sağlar. Ancak tüp yırtılması, şiddetli kanama ya da tedaviye yanıt alınamayan durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir" diye konuştu. Tanı sürecinin dikkat ve titizlik gerektirdiğini vurgulayan Op. Dr. Gültekin Koçun, "Sağlıklı bir gebelikte Beta-HCG hormonu her 48 saatte yaklaşık iki katına çıkar. Eğer bu artış beklenenden yavaşsa ya da duruyorsa dış gebelik şüphesi artar. Ayrıca belirli bir hormon seviyesine rağmen rahim içinde gebelik kesesi görülmüyorsa mutlaka dış gebelik araştırılmalıdır" dedi. Gecikme hayati riskleri katlayabilir Dış gebelikte en büyük riskin tanı ve tedavide gecikme olduğunu belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, "Gecikilen vakalarda tüp yırtılması sonucu şiddetli iç kanama gelişebilir. Bu durum hemorajik şoka yol açabilir ve hastanın hayatını tehdit eder. Ayrıca tüpün alınması gerekebilir, bu da gelecekteki gebelik şansını azaltabilir. Bunun yanında enfeksiyon ve yapışıklıklar da ilerleyen dönemde kısırlığa neden olabilir" ifadelerini kullandı. Dış gebelik geçiren kadınlarda tekrar riskinin arttığını belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, sözlerini şöyle tamamladı: "Bir kez dış gebelik geçiren kadınlarda tekrar riski yaklaşık yüzde 10-15 civarındadır. Adet gecikmesi yaşanır yaşanmaz doktora başvurulmalı ve gebeliğin rahim içinde olduğu erken dönemde doğrulanmalıdır."