EĞİTİM - 20 Ocak 2026 Salı 14:09

Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor

A
A
A
Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor

Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, Türkiye’deki girişimcilik ve teknoloji ekosistemini küresel merkezlere taşıma vizyonu kapsamında uluslararası ölçekte dikkat çeken bir adım atıyor. Girişimcilik ekosisteminin kalbi olarak kabul edilen ABD’deki Silikon Vadisi’nde yeni bir ofis açmaya hazırlanan Antalya Teknokent, bu stratejik hamlesiyle teknoloji tabanlı firmalarını dünya sahnesine taşımayı hedefliyor.


Dünyanın önde gelen inovasyon platformları arasında gösterilen Plug and Play Tech Center bünyesinde kurulacak ofisle birlikte girişimlerin uluslararası hızlandırma programlarına erişimi güçlenecek, uluslararası yatırım ağlarıyla görüşmelerin artırılması ve uluslararası pazarlara açılımın hızlandırılması amaçlanacak.



Plug and Play ile stratejik iş birliği süreci resmiyet kazandı


Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in Silikon Vadisi’nde kuracağı ofisinin, Plug and Play Tech Center bünyesinde hayata geçirilmesi, uluslararası bağlantıların en güçlü olduğu inovasyon ağlarından birine doğrudan erişim anlamına geliyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların belirli bir aşamayı tamamladığı, gerekli sözleşmelerin imzalandığı ve ofisin açılış sürecine yönelik operasyonel planlamaların başlatıldığı bildirildi.



Uluslararası ekosisteme dâhil olacak


Plug and Play çatısı altında faaliyet gösterecek bu ofisle Antalya Teknokent firmalarının uluslararası ekosisteme dahil olması ve küresel ölçekte büyüme yolculuklarının hızlandırılması hedefleniyor. Antalya Teknokent bünyesindeki firmaların, uluslararası yatırımcı görüşmelerini daha etkin yürütmesi, teknoloji odaklı uluslararası etkinliklerde daha görünür hale gelmesi ve doğru ekosistem paydaşlarıyla eşleşmesi açısından bu yeni yapılanmanın önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.



Silikon Vadisi’nde görüşmeler gerçekleştirildi


Yeni ofisin açılış süreci kapsamında Akdeniz Üniversitesi Rektörü Antalya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Plug and Play yetkilileriyle Silikon Vadisi’nde bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, ofisin kuruluş süreci, işleyiş modeli ve sürdürülebilir bir uluslararası çalışma mekanizmasının nasıl yapılandırılacağı değerlendirildi.



Küresel pazara açılmada katkı


Toplantıda ayrıca Antalya Teknokent ekosisteminde yer alan firmaların Plug and Play ağına dahil olmasıyla birlikte, hızlandırma programları, yatırımcı erişimi, uluslararası mentorluk ağları ve proje geliştirme fırsatlarının genişletilmesine yönelik başlıklar üzerinde duruldu. Görüşmelerin, Antalya Teknokent bünyesindeki girişimlerin küresel pazarlara daha kısa sürede açılmasına katkı sunacak bir zemin oluşturması bekleniyor.



Küresel pazarlara açılan stratejik köprü


Silikon Vadisi’nde kurulacak yeni ofisin Antalya Teknokent firmaları açısından yalnızca bir temsil noktası değil uluslararasılaşmayı hızlandıran, yatırım süreçlerini güçlendiren ve uluslararası ölçekte proje geliştirme imkanlarını artıran stratejik bir köprü görevi üstlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda, Antalya Teknokent’in firmalarının uluslararası yatırım çevrelerine doğrudan ulaşabilmesi, potansiyel stratejik ortaklarla daha hızlı bağlantı kurabilmesi ve yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak bir yapı hedefleniyor.



Avantaj sağlayacak


Yeni ofisin, özellikle uluslararası yatırımcılarla yürütülen süreçlerde girişimlerin doğru kanallara yönlendirilmesini desteklemesi, yatırım sunum süreçlerinin güçlendirilmesi ve girişimlerin kurumsal ölçeklenme aşamalarında gerekli ağlara daha hızlı bağlanması açısından önemli bir avantaj sağlaması bekleniyor. Bu yönüyle ofisin, Antalya Teknokent girişimlerinin uluslararası rekabet gücünü artırma hedefinde kritik bir rol üstlenmesi öngörülüyor.



Uluslararası arenada daha görünür olacak


Antalya Teknokent, Silikon Vadisi ofisi üzerinden özellikle Ar-Ge temelli projelerin uluslararası ölçekte görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor. Girişimlerin geliştirdiği teknolojilerin global pazarlarda tanıtılması, ürünlerin uluslararası ölçekte ticarileştirilmesi ve teknoloji çözümlerinin uluslararası iş birlikleriyle güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Silikon Vadisi’nde kurulacak ofisin, uluslararası etkinlikler, toplantılar ve girişim-yatırımcı eşleştirmeleri aracılığıyla firmalara önemli bir ivme kazandırması bekleniyor.


Ayrıca girişimlerin mentorluk mekanizmalarına daha etkin katılım sağlaması, küresel pazarlarda doğru strateji kurabilmesi ve ölçeklenme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu know-how desteğine erişebilmesi açısından, ofisin önemli bir uluslararası merkez olması planlanıyor.



Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Gaziantep’teki cinayetin tarafları Şanlıurfa’da barıştı Gaziantep’te 15 yaşındaki çocuğun 17 yaşındaki çocuğu kalbinden bıçaklayarak öldürdüğü olayın tarafları Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde bir araya gelerek barıştı. Gaziantep’te 8 Ocak’ta meydana gelen bıçaklı kavga sonucu 17 yaşındaki Abdullah Kaya hayatını kaybetmişti. Aynı iş yerinde çalıştığı 15 yaşındaki D.K. ile arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kalbinden ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Kaya, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Kanaat önderleri devreye girdi İki aile arasındaki husumetin kan davasına dönüşmemesi için bölgedeki kanaat önderleri devreye girdi. Ketikan Aşireti Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Bozkurt ve dernek yönetimi, tarafları bir araya getirmek için yoğun çaba sarf etti. Bu girişimlerin ardından iki aile, Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde düzenlenen geniş katılımlı iftar programında buluştu. Türk Bayrağının altından geçerek el sıkıştılar Barış töreni öncesinde Kaya ve Kılıç ailesinin mensupları yan yana gelerek Türk bayrağının altından birlikte geçerek el sıkıştı. Programda konuşan Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı ve Belediye Başkanı Mehmet Begit, barışı sağlayanlara teşekkür etti. Program, edilen dualar, okunan Kur’an-ı Kerim ve ailelerin barışlarını resmen ilan etmesinin ardından birlikte iftar yapmalarıyla sona erdi. Programa husumetli tarafların temsilcilerinin yanı sıra AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı, Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit, Birecik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sadettin Bilgin, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Süleyman Bahadır İyilikci, İlçe Emniyet Müdürü Serkan Yıldız ve çok sayıda davetli katıldı.
Erzincan Erzincan’da hayatını kardeşlerine adayan Çilem’in sessiz kahramanlığı Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, anne ve babalarını kaybettikten sonra özel gereksinimli ablası ve ağabeyinin bakımını üstlenen 28 yaşındaki Çilem Sağlam ile ailesini Valilik Konutu’nda misafir etti. Valilik Konutu’nda gerçekleşen buluşmada, Çilem Sağlam’ın gösterdiği fedakârlığın takdire şayan olduğunu belirten Aydoğdu, küçük yaşta annelerini, 3 yıl önce de babalarını kaybeden kardeşlerin birbirlerine olan bağlılığının Türk toplumunun aile yapısındaki dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Devletin kapısı milletin gönlüne açılmalı." sözünü hatırlatan Vali Aydoğdu, devletin her zaman vatandaşların yanında olduğunu, özellikle özel gereksinimli bireyler ile hayatın yükünü omuzlayan gençlerin ve büyüklerin en büyük destekçisi olduğunu vurguladı. Vali Aydoğdu, "Erzincan Valiliği olarak bu evlatlarımızın her zaman yanındayız. İlimizdeki tüm ihtiyaç sahibi ve özel durumdaki vatandaşlarımız ile büyüklerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi. Öte yandan Erzincan merkez Demirkent Mahallesi’nde yaşayan Çilem Sağlam’ın, 8 yaşında annesini, 2023 yılında ise babasını kaybettiği, zihinsel engelli ablası Pınar (41) ve ağabeyi Ramazan’ın (39) sorumluluğunu üstlenerek kardeşlerine hem annelik hem babalık yaptığı öğrenildi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan Sağlam, ailesinden gördüğü sevgi ve dayanışmayı sürdürdüğünü belirterek, "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk." ifadelerini kullandı. Ailenin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için destek sözü veren Vali Aydoğdu, 15 gün içerisinde yeni bir eve taşınmaları için gerekli çalışmaların başlatıldığını bildirdi.
Diyarbakır Dicle Elektrik’ten 7.5 milyon kWh’lik tasarruf Dicle Elektrik, 2025 yılında yürüttüğü geri dönüşüm faaliyetleriyle 3 milyon 700 bin kilogramdan fazla atığı ekonomiye kazandırarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sundu. Geri dönüşüm sayesinde yaklaşık 7,5 milyon kilovatsaat (kWh) enerji tasarrufu sağlanırken, bu rakamın yaklaşık 2 bin 500 hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer olduğu belirlendi. İnsan ve çevre odaklı yaklaşımıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sürdürülebilir enerji yönetimine öncülük eden Dicle Elektrik, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği çevre yönetimi uygulamalarıyla dikkat çekici kazanımlar elde etti. Metal, kağıt, ahşap ve plastik gibi geri dönüştürülebilir atıkları sistemli şekilde ayrıştırarak ekonomiye kazandıran şirket, toplamda 3 milyon 700 bin kilogramdan fazla atığın geri dönüşümünü sağladı. Bu sayede toplamda yaklaşık 7 milyon 500 bin kWh enerji tasarrufu elde edilirken, bu miktarın yaklaşık 2 bin 500 hanenin yıllık elektrik tüketimine denk geldiği belirlendi. Enerji tasarrufu, doğal kaynak koruması ve karbon emisyonunun azaltılması gibi alanlarda somut verilerle desteklenen çalışmalar, Dicle Elektrik’in sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Enerji verimliliği açısından önemli bir gösterge olan tasarruf kazanımları, orta ölçekli bir yerleşim yerinin yıllık konut elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeye ulaştı. Şirket, geri dönüşüm uygulamalarını kurumsal yapısına entegre ederek enerji altyapısını daha da çevreci hale getiriyor. Yaklaşık 25 bin ağacın kesilmesi önlendi Gerçekleştirilen geri dönüşüm çalışmalarına ilişkin açıklamalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "2025 yılı boyunca 2 milyon 280 bin kilogram metal, 1 milyon 450 bin kilogram kâğıt ve ahşap ile 9 bin kilogram plastik atığı geri dönüşüme kazandırdık. Bu sayede yalnızca enerji tasarrufu değil, aynı zamanda çevresel dengeye doğrudan katkı sağlayan somut kazanımlar elde ettik. Geri dönüştürdüğümüz kâğıt ve ahşap atıklarla yaklaşık 25 bin ağacın kesilmesini önledik. Plastik atıkların dönüşümüyle yaklaşık 150 varil petrol tasarrufu sağladık. Ayrıca toplamda 473,6 ton sera gazı salımının önüne geçerek karbon ayak izimizi ciddi ölçüde azalttık. Çevresel sürdürülebilirliği uzun vadeli stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor ve tüm çalışmalarımızı gelecek nesillerin yaşam hakkını gözeterek planlıyoruz. Bölgedeki enerji altyapısını yalnızca teknik açıdan değil, ekolojik açıdan da güçlü hale getirmek için yatırımlarımızı ve projelerimizi kesintisiz biçimde sürdürüyoruz. Geleceğe temiz bir enerji mirası bırakmak önceliğimiz" dedi.
Denizli Akciğer damarındaki pıhtıların tanısında radyasyonsuz çözüm DENİZLİ (İHA) – Özel Denizli Tekden Hastanesinde bir dönem başarılı çalışmalara imza atan Radyoloji Uzmanı Dr. Nevzat Karabulut ve ekibinin, akciğer damarındaki pıhtıların tanısına dadyasyonsuz çözüm sağlayan bilimsel çalışması uluslararası literatürde yankı uyandırdı. Bir dönem Denizli Tekden Hastanesinde de çalışan ve çalışmalarına ABD’de devam Dr. Nevzat Karabulut ve ekibinin yaptığı, British Journal of Radiology dergisinde yayımlanan "Diagnostic performance of contrast-enhanced and unenhanced combined pulmonary artery MRI and magnetic resonance venography techniques in the diagnosis of venous thromboembolism" başlıklı araştırmada manyetik rezonans (MR) yöntemi kullanılarak hem akciğer damarlarının hem de pıhtının kaynağı olan bacak toplardamarlarının aynı anda, tek bir incelemede değerlendirilebileceği gösterildi. Toplam 44 hastanın incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlar oldukça dikkat çekti. Kontrastlı MR yöntemi, hastaların tamamında akciğer embolisini doğru şekilde tespit ederken; kontrastsız MR yöntemi de yüksek doğruluk oranına ulaştı ve önemli ölçüde güvenilir sonuçlar verdi. Bu bulgular, radyasyon içermeyen MR yönteminin pıhtı hastalığını saptamada güçlü bir alternatif olduğunu ortaya koydu. Özellikle Radyasyon riskinin daha önemli olduğugenç hastalarda ve gebelerde MR’ın güvenli ve etkili bir seçenek olabileceği vurgulandı. 2025 Yılında Önemli Bir Uluslararası Atıf Dr. Karabulut’un bu çalışması, 2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir meta-analizde önemli bir uluslararası dergide atıf aldı. Toplam 2 bin 611 hastanın yer aldığı bu meta-analizde Dr. Karabulut ve ekibinin yaptığı MR çalışması da bulundu. Meta-analiz sonuçlarına göre, geleneksel V/Q sintigrafisi (nükleer tıp yöntemi) ile yapılan incelemelerde tanı konulamayan vakaların oranı yaklaşık yüzde 34,7 olarak bulundu. Yani her üç hastadan birinde sonuç net olmayabiliyordu. Buna karşılık MR temelli yöntemlerde tanı konulamayan oran yalnızca %3,31 olarak rapor edildi. Bu oran, MR tekniklerinin çok daha net ve yorumlanabilir sonuçlar verdiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, çalışmalar arasında raporlama farklılıkları olabileceğine dikkat çekmekle birlikte, MR yöntemlerinde "tanı konulamama" oranının belirgin şekilde düşük olduğunu özellikle vurguladı. Bu durum, MR’ın pıhtı hastalığının değerlendirilmesinde güçlü ve güvenilir bir alternatif olduğunu destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirildi. Ayrıca, halen Porto Riko’da yapılmakta olan Amerikan Toraks Görüntüleme Derneğinin STR 2026 toplantısında da Karabulut ve ekibinin çalışmalarının MR’nin akciğer hastalıklarının tanısında kullanımına öncülük yaptığı vurgulandı. Dr. Nevzat Karabulut’un kıdemli yazarı olduğu bu çalışma, pıhtı hastalığının radyasyon olmadan teşhis edilmesine yönelik önemli kilometre taşlarından biri olarak kabul edildi. Araştırmanın uluslararası dergilerde atıf alması, Türk bilim insanlarının dünya tıbbına yaptığı katkının güçlü bir örneği olarak öne çıktı. Bilimsel Etki ve Uluslararası Tanınırlık Uluslararası literatürde yankı uyandıran çalışma hakkında bilgi veren Dr. Nevzat Karabulut, "Akciğer embolisi, genellikle bacak damarlarındaki pıhtının dolaşımla akciğer damarını tıkaması sonucu oluşan ve zamanında fark edilmediğinde hayati tehlike oluşturabilen acil bir tıbbi durumdur. Bugün bu hastalıkları teşhis etmek için en sık Radyasyon içeren ilaçlı bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografisi kullanılıyor. Ancak Radyasyon ve kullanılan kontrastlı madde özellikle hamileler, genç hastalar ve kontrast maddeye alerjisi olan kişiler için risk oluşturabilir. Bu nedenle doktorlar radyasyon içermeyen ve daha güvenli alternatif yöntemler üzerinde çalışmaktadır. Ekibimle birlikte yapılan bilimsel çalışmanın büyük uluslararası araştırmalarda kaynak olarak gösterilmesi, o çalışmanın ne kadar değerli ve etkili olduğunu gösterir. Bu durum, yapılan araştırmanın sadece yayımlandığı dönemde değil, uzun vadede de bilim dünyasına katkı sağladığını ortaya koyar" dedi.