TEKNOLOJİ - 24 Kasım 2023 Cuma 13:01

Antalya Uluslararası Bilim Forumu başlıyor

A
A
A
Antalya Uluslararası Bilim Forumu başlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğinde ‘İklim Değişikliği, Çevre Krizi ve Göç’ konulu Antalya Uluslararası Bilim Forumu 29 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek. Üç gün sürecek forumda, yurt içi ve yurt dışından gelen uzmanlar iklim değişikliği ve sonuçlarını tartışacak.


Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ana ortaklığında Akdeniz Üniversitesi Sosyal Politika ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASPAG) yürütücülüğünde düzenlenecek ‘İklim Değişikliği, Çevre Krizi ve Göç’ konulu Antalya Uluslararası Bilim Forumu’nu (ANISF 2023) 29 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Kampüsü’ndeki İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.



Tanıtım toplantısı


Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Araştırmaları Merkezi (Almanya-Essen) ile ortaklaşa düzenlenecek Antalya Uluslararası Bilim Forumun tanıtım toplantısı gerçekleşti. Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleşen tanıtım toplantısına Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Erol Esen, Prof. Dr. Bülent Topkaya ve Prof. Dr. Ferhunde Hayırsever Topçu ile üyeler ve öğrenciler katıldı.



Antalya’nın ilk bilimsel forumu


Antalya’nın ilk defa bilimsel bir foruma ev sahipliği yapmasının çok değerli olduğuna dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, “İklim değişikliği, çevre ve göç konuları Antalya’yı da çok yakından ilgilendiriyor. İklim değişiyor ama önemli olan insanların değişmesi, bu konuların farkına varması. Büyükşehir Belediyesi’ne göreve geldiğimizden itibaren, iklim değişikliğini en önemli meselemiz olarak baktık. Oluşturduğumuz ekibimizle çalışmalarımızla bir fark oluşturduk. Büyükşehir Belediyesi olarak da bu organizasyona her türlü desteği vermekten mutlu oluyoruz. Uzun süren çalışmalar sonrasında Antalya artık bu foruma hazır. Birbirinden değerli akademisyenler, kurum kuruluş temsilcileri yer alacak. İklim adaleti, iklim göçleri, iklime dirençli tarım gibi çok önemli konular konuşulacak. Çok verimli faydalı ve bizlere çok şey kazandıracak bir forum olacak” diye konuştu.



Uzmanlar konuşup tartışacak


Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Esen de son yıllarda tüm dünya kamuoyunu meşgul eden iklim değişikliği, çevresel krizler ve göç süreçlerinin konuşulacağı bir forum olacağını söyleyerek, “Akdeniz havzası ve Antalya olarak iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölge ve kent olduğumuzu söyleyebiliriz.


Değişen iklime, çevresel faktörlerle nasıl uyum sağlayabiliriz. Bu forumun da amacı bu konulara dikkat çekmek olacak. Üç gün sürecek forumda uzman konuşmacılar ağırlanacak ve 55 bildiri sunulacak. Forumda, araştırmacıların yanı sıra uygulamadan gelen uzmanlar, program konusuyla ilgili sivil toplum ve uluslararası kuruluş temsilcileri ve karar vericileri de buluşturacak. Hedefimiz Antalya’ya bir bilim forumu hediye etmek ve bu forumu önümüzdeki yıllarda da düzenli şekilde sürdürmek” diye konuştu.



İklim değişikliği ve sonuçları


Antalya Uluslararası Bilim Forumu’nda iklim değişikliğinin olabilecek sonuçları, iklim değişikliği ve çevresel felaketler, iklim değişikliğine dirençli sosyal yapı ve sistemler, iklime dirençli kentler, biyoçeşitlilik ve ekosistemlere etkisi gibi farklı konular yer alacak.



Antalya Uluslararası Bilim Forumu başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Söz verilen başka bir suçtan tutuklu sanık Yusuf İzzet Savaş, daha önceki ifadelerini tekrarladığını bildirerek, diyeceği bir şey olmadığını söyledi. Tutuksuz sanık Barış Kurt, "Ben bir akademisyenim hayatı boyunca sabıkası olmamış hiçbir suça karışmamış birisiyim. İlk gün organize şubede ifadem alınırken, bilgisayardan soru soruluyordu, ben her soruya cevap verdim. Ben Erkan Doğan adlı şahsı aramadım, mesaj atmadım. Bana daha fazla soru sorun ben cevap vereyim. Ben Erkan Doğan’ı dövmedim, dövdürmedim. Babamdan kalan mirasa bile tedbir konuldu. Ben örgüt üyeliğinden tutuklandım, hakkımı helal etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanık Kanber Keskin, "Beyanlarımda bir değişiklik yok ama hayatımda çok değişiklik oldu. Ben bu işe ek iş olarak başladım, tek suçum Bora Kaplan’ın mekanında güvenlik olarak çalışmış olmamdır. Biz Kaplan’ın mekanında çalıştık diye hain olduk, örgüt yöneticisi olduk. Çocuklarıma silah doğrultu, 1 sene boştan yere ceza yattım. Söyleyecek çok şeyim var ama dile getirmekte zorlanıyorum. 10 senedir belediyede güvenlik olarak çalışıyordum, işimden kovuldum" ifadelerinde bulundu. Keskin’in avukatının sorusu üzerine söz alan tutuklu sanık Sertçelik, "Ben ifademde de söyledim, beni zorla gizli tanık yaptılar. Ben olay tarihinde orada değildim HTS kayıtlarından nerede olduğum tespit edilebilir" dedi. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde savunma yapacak başka sanık bulunamayınca Mahkeme Başkanı, "Tanıklar için zorla getirme kararlarımız var" diyerek, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağırıldığını söyleyip Serdar Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, "Pazartesi gelecekler" cevabını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından söz alan tutuksuz sanık Ertan Yigen, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunduğunu söyledi. Tutuksuz sanık Murat Sağlam, "Ben valelik yatım, hiçbir suça karışmadım, mağdurum. Ben hiçbir suç örgütüne üye değilim. Gelecek kaygım var, beraatimi talep ederim" dedi. Tutuksuz sanıklardan Necdet Atilla Çiftçi ile Murat Altay ise mahkemeden beraatlerini talep etti. Mahkeme başkanı tanıkların hazır olduğunu ifade ederek dinleneceğini bildirdi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık O.Y, daha önce Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilgi ve teknoloji biriminde çalıştığını, Ayhan Bora Kaplan operasyonu sürecinde Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner’in amirleri olduğunu ifade ederek, "Mülakat odası olarak adlandırılan bir odaya ilişkin bilgim yok, yalnızca ifade alma odası vardı" dedi. Bora Kaplan’ın gözaltına alındıktan sonra işkence altında ifade verdiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgisinin ya da duyumunun bulunmadığını ifade eden O.Y, görev yaptığı birim nedeniyle bu tür konularla ilgisinin olmadığını, daha çok teknik işler ve bilgisayarlarla ilgilendiğini kaydetti. "Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim" Sertçelik’in yaralandığı tarihte hastaneye gittiklerinden bahseden tanık Ç.K., "Hastaneye gittik, geri döndük. Sonrasında amirlerim ‘tekrardan çıkıyoruz’ dedi. Tekrardan hastaneye gittik, doktorla ben görüşmedim. Görüşmeleri Ahmet Komiser yaptı. Serdar Sertçelik’i hiç görmedim. Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim. Doktorunda rapor almamız 5 dakika civarı sürdü" ifadelerinde bulundu. "Doktor rapora, ‘gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı" Olay tarihinde Organize Suçlarla Mücadele ekip amiri olarak görev yapan komiser tanık A.D., "Ben hastaneye giderek Sertçelik’i muayene eden doktorla rapor konusunda görüşme gerçekleştirdim. Hastaneye kendi ekibimle gittim. Doktor kemikte parçalı kırık olduğunu söyledi. Doktor, şahsın ayağı üzerine basarsa kalıcı hasar kalır şeklinde rapor hazırladı. Doktor rapora, ’gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı. Doktorun herhangi bir itirazı olmadı. Bizde hiçbir şekilde doktora baskıda bulunmadık, raporun hazırlanması da 5 dakika kadar sürmüştür" dedi. Tanık olarak dinlenen Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün çalışanı U.D., "Bir sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm ağzı bağlı değildi. İçini açmadan yüzeysel olarak baktım kağıt vardı ancak sert bir cisimdi. Recep beyin masasına bıraktım. Kargo olarak düşündüm, üzerinde isim yazmıyordu. Bu nedenle Recep beyin masasına bıraktım. Ancak Recep beyi arayıp bu durum hakkında bilgilendirme yapmadım" beyanlarında bulundu. Tanık U.D, diğer tanık M.Ö’yü tanımadığını, daha önce ofise gelmediğini belirtti. Sanık ve tanık beyanlarının ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.