GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 11:17

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki "göz" olacak

A
A
A

Antalya’da hayata geçirilen "Kahraman Fareler Projesi", arama kurtarma çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitimle insan kokusunu ayırt edebilen Afrika keseli sıçanlarının sırtlarına takılan GPS ve kamera sistemiyle ulaşılması zor noktalardaki arama kurtarma çalışmalarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Programın lideri Dr. Danielle Giangrasso, "Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak" dedi.

Antalya’nın Muratpaşa Belediyesi, Belçika merkezli APOPO kuruluşu, GEA Arama Kurtarma Derneği ve Ankara Üniversitesi işbirliğinde yürütülen "Kahraman Fareler Projesi", enkaz altında canlı tespitinde teknoloji destekli yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitim sürecinden geçirilen Afrika keseli sıçanlarının insan kokusunu ayırt edebilme yetenekleri sayesinde ulaşılması zor noktalarda arama kurtarma çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Farelerin sırtına takılan GPS ve kamera sistemiyle ekipler, enkaz içindeki hareketleri anlık olarak takip edebiliyor.

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki

Enkazda "göz" olacak

Farelerin sırtına yerleştirilen özel GPS ve kamera sistemi sayesinde ekipler enkazın derinliği ve erişilmesi zor alanlar hakkında anlık ve detaylı bilgi alabiliyor. Eğitimleri yaklaşık 3 yıl süren farelerin çevresel faktörlere karşı duyarlılıklarının artırıldığı ve canlı insan kokusunu ayırt edebilecek seviyeye getirildi. Bu sistemin özellikle insanların ve mevcut teknolojinin erişmekte zorlandığı alanlarda önemli bir tamamlayıcı rol üstlenmesi amaçlanıyor.

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki

"Mevcut yöntemleri tamamlayıcı bir unsur"

Kahraman Fareler Programı Lideri Dr. Danielle Giangrasso, programın arama kurtarma alanında önemli bir ihtiyaca cevap vermeyi hedeflediğini söyledi. Giangrasso, "Kahraman fareler, hayatta kalan insanları tespit etmek üzere eğitiliyor. Canlıya yaklaştıklarında yeleklerindeki sinyal vericiyi kullanarak üs noktasına uyarı gönderiyorlar" dedi. Farelerin ikinci temel yeteneğinin ise verilen komutla üs noktasına geri dönmek olduğunu belirten Giangrasso, "Bu sayede arama sırasında kontrollü ve güvenli bir çalışma yürütülebiliyor" ifadelerini kullandı. Eğitim sürecinde farelerin çok erken yaşlardan itibaren kedi ve köpek kokularına maruz bırakıldığını aktaran Giangrasso, Türkiye’de sokak hayvanlarıyla herhangi bir olumsuz etkileşim yaşanmadığını vurguladı.

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki

Türkiye’de operasyonel kullanım hedefi

Kahraman farelerin 2015 yılında yapılan ön fizibilite ve kavram kanıtlama çalışmalarıyla ortaya çıktığını belirten Giangrasso, 2017’de GEA Arama Kurtarma ile kurulan işbirliğiyle projenin Türkiye boyutunun başladığını kaydetti. Yakın zamanda Tanzanya’dan Türkiye’ye getirilen farelerin gerçekçi enkaz alanlarında eğitimlerinin sürdüğünü aktaran Giangrasso, operasyonel kullanımın araştırma sürecinin tamamlanması ve gerekli onayların alınmasının ardından mümkün olacağını söyledi.

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki

Uzun ömürlü ve dayanıklı tür

Giangrasso, standart farelere kıyasla daha iri yapılı ve uzun ömürlü olan dev Afrika keseli sıçanlarının tercih edildiğini söyledi. Ortalama iki yıl yaşayan standart farelerin aksine bu türün yaklaşık 10 yıla kadar yaşayabildiğini aktaran Giangrasso, güçlü yapıları sayesinde teknoloji destekli sırt çantalarını rahatlıkla taşıyabildiklerini, arama kurtarma çalışmalarında ise insanlar, köpekler ve robotlarla birlikte tamamlayıcı bir unsur olarak görev yapmasının hedeflendiğini bildirdi.

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki

"Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak"

6 Şubat Kahramanmaraş depreminin kendileri için bir dönüm noktası olduğunu da sözlerine ekleyen Dr. Danielle Giangrasso, "6 Şubat sabahını çok net hatırlıyorum. O sırada ekibimiz Tanzanya’da eğitim yapıyordu ve haberi o sabah aldık. Güne başlamadan önce, hayatını kaybedenleri ve sahada arama kurtarma çalışmalarını sürdüren tüm ekipleri anmak için bir saygı duruşunda bulunduk. Türk halkını düşündük, GEA Arama Kurtarma’yı ve ortaklarımızı düşündük. Her ne kadar Tanzanya’da olsak da, bu süreçte herkesle birlikte dayanışma içinde olduğumuzu hissettik. O sabah, bu çalışmanın nereye doğru ilerlediğini çok net hissettim. Bugün burada, Türkiye’de herkesle birlikte çalışırken bu misyon daha da güçlü ve daha da anlamlı geliyor. Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak" diye konuştu.

Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki

"Enkazın içini analiz etme, kazazede varsa tespit etmemizi kolaylaştırıyor"

GEA Arama Kurtarma Derneği Antalya Temsilcisi Murat Beşparmak da, "Enkazdaki küçük boşluklara girme özellikleri var ve dik yerlere de çıkıp inebiliyorlar. Çok çevik hayvanlar. Üzerlerinde de teknik ekipmanları olduğu için görüntü alabiliyoruz, konumunu takip edebiliyoruz ve karşılıklı ses iletişimi kurulabiliyor. Bunlar bizim işimize kolaylık katıyor. Enkazın içini analiz etme, kazazede varsa tespit etmemizi kolaylaştırıyor" ifadelerini kullandı.

Suat Metin - Ramazan Bozca - Fatma Nisa Yorluk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sürücüsüz minibüs yola çıktı, seyir halindeki araçların arasına daldı Konya’da sürücüsünün el frenini çekmeyi unuttuğu minibüs geri geri ilerleyip yola çıkarak bir otomobile çarptı. Minibüs çevredeki vatandaşlar tarafından durdurulurken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Sürücüsüz minibüsü durduran kişiler ise o anları anlattı. Olay, dün öğle saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Ankara Caddesi üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan sanayi istikametine seyir halinde olan minibüs sürücüsü markete durarak aracından indi. Bir süre sonra minibüs kendi kendine geri geri ilerlemeye başladı. Ankara Caddesine çıkan araç seyir halindeki bir otomobile çarptıktan sonra tekrar geldiği istikamete ilerledi. Kazayı fark eden çevredeki vatandaşların müdahalesiyle araç durduruldu. Bu anlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, minibüs geri geri yola ilerlediği sırada bir otomobilin son anda yaptığı manevrayla çarpmaktan kurtulması, arkadan gelen başka bir otomobilin ise minibüsle çarpışması ve minibüsün tekrar geldiği istikamete ilerlediği, vatandaşların aracı durdurmaya çalıştıkları görülüyor. "Aracın sürücüsü geldi baktı baktı araç yoktu" İlerleyen minibüsü durdurmak için iş yerinden koşarak gelen İsmail Köken, "Biz içerideydik, iş yerinde çalışıyorduk. Bir ses duyduk dışarıya gittik, baktık ki kendi halinde giden bir araç. Şaşırdık tabii içerisinde kimse yok. Koştum kapısını kontrol ettim kilitliydi. O sırada aracı tuttuk. Allah’tan daha fazla araç yoktu daha büyük kaza olurdu. Sonrasında bir araca vurdu. Biz olmasaydık araç daha gidip gelecekti. Aracı parka tekrar itekledik. Takoz falan koyduk aracı durdurduk. Aracın sürücüsü geldi baktı araç yoktu sonra baktı gitmiş buraya. Her iki taraf da şok oldu tabii. Hatta biz de şok olduk kimsesiz aracı görünce" dedi. "Daha önce böyle bir şey yaşamadık şok olduk" Aracın durdurulmasına yardım eden Mehmet Köken ise, "Kaza sesini duyduk dışarıya baktık araçta kimse yok. Aracın el freni unutulmuş. Hemen koşup aracı yakalayıp tekrar kaza olmasın diye itekledik. Daha önce böyle bir şey yaşamadık, şok olduk gerçekten" diye konuştu.
Trabzon Kahverengi kokarcaya karşı kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlama hız kazandı Karadeniz Bölgesi’nde tarım ürünlerine zarar veren kahverengi kokarcaya karşı mücadele aralıksız sürüyor. Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zararlının kışlaklardan çıkışı öncesinde biosidal ilaçlama çalışması gerçekleştiriyor. Belirlenen mahallelerde yürütülen çalışmalarda özellikle boş ve metruk yapılar hedef alınırken, ilaçlama faaliyetleri mahalle muhtarlarının nezaretinde yapılıyor. Sürmene ilçesinde yürütülen ilaçlama çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi Engin Pehlivan, kahverengi kokarcanın hem kent hem de kırsal yaşam için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Pehlivan "Şu anda bulunduğumuz mahallede kahverengi kokarcanın kışlaklardan çıkış öncesinde boş ve metruk halde bulunan yapıları ilaçlıyoruz. Daha önce belirlemiş olduğumuz yapıları Büyükşehir ekiplerimiz ile beraber, köy muhtarlarının nezaretinde ilaçlıyoruz. Kahverengi kokarca ülkemizde hem kent yaşamının hem de kırsal yaşamın ve tarımın bir gerçeği olarak en önemli zararlısı haline geldi" dedi. Kışlaklardan çıkış öncesinde zararlıya karşı entegre mücadele Zararlıyla mücadelede tüm yöntemlerin sahada uygulandığını ifade eden Pehlivan, "Bizler hem kent yaşamında hem de tarım arazilerinde oluşturmuş olduğu zarar ve etkiyi minimize etmek için entegre mücadele çalışmalarının bütün argümanlarını sahada uygulamaya çalışıyoruz. Şu anda kışlaklardan çıkış öncesinde hareketlenme başladı zararlıda. Binaların özellikle güney taraflarında toplanmaya ve oradan çıkışa yaklaşıyorlar. Biz de bunu fırsat bilip doğru zamanda ve doğru yerde bu mücadeleyi yürütüyor, popülasyonu ekonomik zarar seviyesinin aşağısına çekmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "3 bin metruk binanın yüzde 80’i ilaçlandı" Kışlak öncesi ilaçlama çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Pehlivan, "Kışlaklardan çıkış öncesi bizim ilaçlama hedefimiz 3 bin hane metruk bina idi. Şu anda hedefimizin yüzde 80’ini gerçekleştirmiş durumdayız. Özellikle bu noktada 10 bin adet biosidal spreyi 10 bin haneye dağıttık. Onları da mücadeleye dahil etmek istiyoruz. Çünkü vatandaşımız bu mücadelenin merkezinde olmak zorunda. Üreticinin desteği bizim için çok önemli" diye konuştu. Vatandaşa ’bahar temizliği’ çağrısı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kokarca popülasyonunun yoğun olduğuna dikkat çeken Pehlivan, vatandaşların da mücadeleye aktif katılım sağlaması gerektiğini vurgulayarak "Özellikle hava sıcaklıklarının yükselmeye başladığı bu günlerde hane sahiplerinin evlerine gelip bir bahar temizliği yapmaları gerekiyor. Kahverengi kokarcalar şu an o hanelerin içinde bulunuyor. Bizler dışardan kullanılmayan metruk binaları ilaçlıyoruz ama binaların içinde de bu hane sahiplerinin mücadeleye katkıları çok önemli" şeklinde konuştu. "Mücadele uzun soluklu olacak" Kahverengi kokarca ile mücadelenin kısa sürede sonuçlanmayacağını ifade eden Pehlivan, "Şu anda kahverengi kokarca pik yapmadı. Bu mücadele uzun soluklu bir mücadele. Birleşik Devletler’de ve Avrupa’da bu mücadele 30-35 yıldır devam ediyor. Biz henüz mücadelenin başındayız. Bu zararlının ne zaman tamamen biteceğini söylemek kehanet olur. Bu tamamen yapılan mücadelenin sürekliliği ve doğru teknikle alakalıdır" dedi. Mücadele kapsamında önemli bir bütçe ayrıldığını belirten Pehlivan, "Bu zamana kadar Trabzon ile ilgili bu mücadele için Bakanlığımızın göndermiş olduğu yaklaşık 30 milyon TL’ye yakın bir ödenek var. Bu ciddi bir rakam. Bu ödenekler neticesinde sahada çok önemli bir yol kat ettik. Gelecekte daha fazla ödenek ile daha çok işler yapmayı hedefliyoruz" bilgilerini paylaştı. Üreticiye feromon tuzak uyarısı Üreticilere de çağrıda bulunan Pehlivan, biyoteknik mücadelenin önemine dikkat çekerek "Biz bu noktada fındık üreticilerimiz başta olmak üzere şunu bekliyoruz; bizler 16 bin 800 noktada feromon tuzak tesis ettik ve bahçelere astık. Üreticilerimizden bu tuzakları 3-5 günde bir kontrol etmelerini ve dolmuş ise temizlemelerini bekliyoruz. Çünkü yağmur suları ile beraber oluşan koku feromon tuzağın çekiciliğini azaltıyor. Bu da biyoteknik mücadelede tam başarı sağlamıyor" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 10 yıl cezası olan firari yakalandı İzmir’de uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen ve hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüpheli, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Evinde uyuşturucu maddelerle yakalanan şüpheli gözaltına alındı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliğine bağlı ekipler, ilçe genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında hedef bir şüpheliyi takibe aldı. Uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen U.Ç. (28) isimli şüphelinin uyuşturucuları sakladığı adres belirlenerek operasyon için düğmeye basıldı. Adrese yapılan baskında şüpheli şahıs yakalanarak etkisiz hale getirildi. Çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi Şüphelinin ikametinde yapılan detaylı aramalarda 6 meşe halinde toplam 4,60 gram kokain ve 112 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere polis ekipleri tarafından el konulurken, şüpheli sorgulanmak üzere büro amirliğine götürüldü. 10 yıl hapis cezası olduğu ortaya çıktı Gözaltına alınan U.Ç. (28) hakkında yapılan UYAP sorgulamasında, şüphelinin uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hazırlanan evraklarla birlikte mevcutlu olarak adli mercilere sevk edilecek.
Aydın Aydın merkezli 10 ilde dolandırıcılık operasyonu: 17 şüpheli gözaltına alındı Aydın’ın Nazilli ilçesi merkezli 10 ilde Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika vaadiyle üniversite öğrencilerini dolandıran şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 17 şüpheli yakalandı. Nazilli Cumhuriyet Savcılığı ve Aydın İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube ekipleri tarafından üniversite öğrencilerini hedef alan organize suç yapılanmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Elde edilen bulgular doğrultusunda harekete geçen ekipler, Nazilli merkezli olmak üzere 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında, 6’sı Nazilli’de olmak üzere toplam 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler üzerinde yapılan teknik ve mali incelemeler kapsamında MASAK verileri detaylı şekilde analiz edildi. Yapılan incelemelerde, suç örgütünün hesaplarında iddiaya göre yaklaşık 1 milyar 500 milyon lirayı aşkın para hacmi bulunduğu tespit edildi. Nazilli Aydoğdu Mahallesi Türkocağı Caddesi üzerinde bulunan kitapevinde de Jandarma Özel Harekat eşliğinde KOM Şube ekipleri tarafından baskın düzenlendi. Sokağa giriş ve çıkışlar komando ekipleri tarafından sınırlandırılırken, bölgede adeta kuş uçurtulmadı. Adreste detaylı aramalar yapıldı. Şüphelilerin özellikle üniversite öğrencilerini hedef alarak, "resmi geçerliliği olan sertifika" vaadiyle para topladığı ve bu yöntemle yüksek meblağlara ulaştığı iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.