EKONOMİ - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 16:04

Antalya’da fiyat indirimine rağmen otellerde doluluk beklenti altında kaldı

A
A
A
Antalya’da fiyat indirimine rağmen otellerde doluluk beklenti altında kaldı

Turizmci Hamit Kuk, 2025 yaz sezonunun rakip ülkelere kıyasla Türkiye için zayıf geçtiğini belirterek, "Şu an Temmuz ayındayız ve bütün otellerin dolu olması gerekirdi ama yüzde 70-80 doluluklarda kaldık" dedi.


Turizmci Hamit Kuk, 2025 turizm sezonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, rakip ülkeler İspanya, Yunanistan ve Mısır’ın turist sayılarında artış yakaladığına dikkat çekerek, Türkiye’nin aynı performansı gösteremediğini ifade etti. Kuk, "İlk 6 aylık istatistiklere baktığımızda 2024 rakamlarını yakalamakta zorlandık. Rakiplerimiz 2025’te daha iyi rakamlara ulaşırken bizim 2024 seviyesinde olmamız bile kötü bir durum" diye konuştu.



"Temmuz dolu olmalıydı, boşluklar var"


Temmuz ayına gelinmesine rağmen otellerin istenen doluluk oranlarına ulaşamadığını vurgulayan Kuk, "Şu an bölgedeki doluluklar yüzde 70-80 civarında. Oysa Temmuz’da tamamen dolu olmamız gerekiyordu" dedi. Kundu ve Belek bölgelerinin dolmak üzere olduğunu ancak bunun da fiyat indirimleriyle sağlandığını belirten Kuk, "Alanya ve Kemer’de yer yer boşluklar devam ediyor. Fiyat indirimlerine rağmen dolmayan oteller var" ifadelerini kullandı.



"Alt gelir düzeyine yöneldik, bir alt lige düşme riski var"


Kuk, erken rezervasyon döneminin iyi değerlendirilememesi nedeniyle Türkiye’nin orta gelir düzeyindeki turist profilini Yunanistan ve Mısır gibi ülkelere kaptırdığını söyledi. Şu an gelen turistlerin çoğunun alt gelir düzeyinden olduğunu belirten Kuk, "Ceplerinde harcayacak para kalmıyor, bir alt lige düşmüş gibi gözüküyoruz" dedi.



"2026’yı kaybetmemek için şimdiden adım atmalıyız"


2025 yılının indirimlerle tamamlanacağını ifade eden Kuk, sektörün 2026 yılı için erken rezervasyon sürecini şimdiden planlaması gerektiğini söyleyerek, "Eğer bu yıl 2024 rakamlarını yakalayabilirsek bunu başarı saymak lazım. Ama 2026’da aynı sıkıntıları yaşamamak için şimdiden önlem almalıyız" değerlendirmesinde bulundu.



"Yerli turistin de alternatif ülkelere yöneldiği bir dönem"


Yerli turistin de fiyat avantajı aradığını ve Mısır ile Yunan adalarına yöneldiğini belirten Kuk, otellerin yerli turisti kriz anında hatırlamaktan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Kuk, "Yerli turiste de Almanlar gibi, Ruslar gibi aynı fiyatlarla tatil sunulmalı. Onları da erken rezervasyona yönlendirmek gerekiyor" dedi.



"Antalya Havalimanı modern ama dış bağlantılar yetersiz"


Kuk, Antalya Havalimanı’nın fiziksel altyapısının gelişmiş olmasına rağmen giriş-çıkış yollarının yetersiz kaldığını vurgulayarak, "Muhteşem bir havalimanımız var ama ulaşımı hâlâ dünya standartlarında değil. Haziran ayında yolcular valizlerini beklerken uçaklarını kaçırdı. Giriş çıkışlarda saatlerce bekleyenler oldu" şeklinde konuştu.


Bağlantı yollarının genişletilmesi gerektiğini söyleyen Kuk, bu eksikliklerin yıl sonuna kadar giderilmesi gerektiğini, aksi halde turistlerin ilk seyrinin olumsuz olacağını belirtti.



Antalya’da fiyat indirimine rağmen otellerde doluluk beklenti altında kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Silahlı suçların yüzde 85’i ‘kayıtsız’ silahlarla işleniyor Kayseri’de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85’inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85’lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi. İçişleri Bakanlığı’nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15’lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90’ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı’nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85’i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15’lik kesimin yüzde 90’ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi. Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85’lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85’lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı. Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.
İstanbul Erdemir Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattının çelik tedarikçisi oldu OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, YDA Group ile çelik rulo tedariğine yönelik satış sözleşmesi imzaladı. Sözleşme kapsamında, Erdemir Ankara-Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattının çelik tedarikçisi oldu. OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen "Tube & Wire 2026 Fuarı"na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye’nin önde gelen entegre çelik üreticilerinden Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı. Sözleşme, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak "Kesikköprü Barajı - İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak. Yalçıntaş: "Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz" Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye’deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti. Yalçıntaş, "Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz. İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye’nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçi İş birliği kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor. Söz konusu anlaşma, Erdemir’in yerli tedarikçi olarak Türkiye’deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor. Erdemir, Tube & Wire 2026 Fuarı’nda yerini aldı Şirket, Messe Düsseldorf Fuar Alanı’nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor. Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor. Fuar 17 Nisan’a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek.
Bayburt Bayburt’ta ’Üniversiteler Arası Rafting Türkiye Şampiyonası’ başladı Bayburt’ta bu yıl ikincisi düzenlenen Üniversiteler Arası Türkiye Rafting Şampiyonası başladı. 3 gün sürecek olan organizasyonda 6 üniversiteden 48 sporcu, kadın, erkek ve karma kategorilerinde şampiyonluk mücadelesi verecek. Şampiyonanın ilk gün yarışları, Genç Osman Mahallesi’ndeki Çoruh Nehri kolunda başladı. Sporcuların hem zamana karşı hem de birebir eleme usulüyle yarıştığı sıralama ve RX etaplarıyla organizasyonun ilk heyecanı yaşandı. Bayburt Üniversitesi Rafting Takımı Antrenörü Öğr. Gör. Ramazan Akkuş, şampiyonanın yoğun katılımla sürdüğünü belirterek, "Bu yıl şehrimizde ikincisi düzenlenen Üniversitelerarası Türkiye Rafting Şampiyonası yoğun bir katılımla başladı. Biz de Bayburt Üniversitesi olarak 3 ayrı kulvarda yarışıyoruz. Kadın, erkek ve karışık takımlarımızla mücadele ediyoruz. Tüm üniversitelerin olduğu gibi bizim de hedefimiz şampiyonluk. Organizasyonda emeği geçen Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu’na çok teşekkür ediyoruz" dedi. Bayburt Kadın Rafting Takımı’nda yarışan sporcu Cansu Deniz Saltık da kadın takımının yarışı tamamladığını, karma takımın ise suya çıktığını söyledi. Hedeflerinin şampiyonluk olduğunu belirten Saltık, yarışların enerjik bir atmosferde geçtiğini, geçen yıl edinilen tecrübenin bu yıl performanslarına da yansıdığını ifade etti. Çoruh Nehri’nde gerçekleştirilen organizasyonda takımlar, kadınlarda 4 asıl 1 yedek, erkeklerde 4 asıl 1 yedek, karmada ise 4 asıl 2 yedek sporcudan oluşan kadrolarla mücadele ediyor. Şampiyonanın ikinci gününde slalom yarışları yapılacak. Son gün ise nehir inişi etabında takımlar parkuru en kısa sürede tamamlayarak, genel sıralamadaki yerlerini almaya çalışacak.
Elazığ Başkan Alan, "Üniversite ve iş dünyası arasında yapılacak her türlü iş birliğinde üzerimize düşeni yapmaya hazırız" Üniversite ve iş dünyası arasında yapılacak her türlü iş birliğinde üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını dile getiren Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO ) Başkanı İdris Alan, "Öğrencilerimize katkı sunacak her projede akademisyenlerimizin yanında olacağız" dedi. Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, Fırat Üniversitesi akademisyenlerini makamında ağırladı. Gerçekleşen ziyarette, üniversite-sanayi işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Gerçekleşen görüşmede, Elazığ TSO ile Fırat Üniversitesi arasında hayata geçirilebilecek ortak projeler, öğrencilerin iş dünyasına entegrasyonu ve akademik iş birlikleri ele alındı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan İdris Alan, üniversite ile kurulacak güçlü iş birliğinin hem şehir ekonomisi hem de öğrenciler açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Çok kıymetli Dekanımız Prof. Dr. Kürşat Çelik ve değerli akademisyenlerimizin odamıza gerçekleştirdiği bu anlamlı ziyaret bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Üniversite ve iş dünyası arasında yapılacak her türlü iş birliğinde üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Öğrencilerimize katkı sunacak her projede akademisyenlerimizin yanında olacağız" şeklinde konuştu. Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kürşat Çelik ise üniversite-sanayi iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "İş dünyasına yön veren kurumları ziyaret ederek bir araya gelmek, öğrencilerimizi daha donanımlı yetiştirerek akademik çalışmalarımıza yön vermek açısından büyük önem taşıyor. Elazığ TSO ile kurulacak güçlü iş birlikleri, hem üniversitemiz hem de şehrimiz için önemli kazanımlar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Kayseri SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun: "Kuzey Çevre Yolu genişletilmesine neden başlanmıyor?" Saadet Partisi (SP) Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, ’ivedi ve acil’ işler gerekçesiyle yapılan Kuzey Çevre Yolu ihalesini eleştirerek, "Kuzey Çevre Yolu ihalesi de açık ihale olarak yapıldı. Yapılar ihalenin işine aradan 10 ay geçmesine rağmen halen başlanılmadı" dedi. Parti binasında basın toplantısı düzenleyen SP Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, "Bugün burada herhangi bir siyasi polemik için değil, doğrudan kamu hakkını ilgilendiren ciddi bir meseleye dikkat çekmek için bulunuyoruz. Konu açıktır: Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı. Biz, bu konuda sorulması gereken soruları sormak zorundayız. 28 Mayıs 2025 tarihinde, Kayseri Kuzey Çevre Yolu yapım İşi ihalesi gerçekleştirilmiştir. Bu ihale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında, yani "ivedi ve acil" işler gerekçesiyle pazarlık usulü ile yapılmıştır. Rakamlar nettir. Yaklaşık maliyet 2 milyar 762 milyon lira. Sözleşme bedeli 2 milyar 345 milyon lira. Kırım oranı yaklaşık yüzde 15. Şimdi buradan açıkça soruyoruz. Bu iş gerçekten acil miydi? Çünkü aynı iş için belirlenen süre 1030 gündür. Yani yaklaşık 3 yıl. Acil olduğu söylenen bir iş 3 yıl sürer mi? Dahası var. Bu proje, 2025 yılı yatırım programında yer alan, önceden planlanmış bir projedir" dedi. 4734 sayılı kanunun 21/b maddesinin istisnai bir düzenleme olduğunu dile getiren Altun, "Deprem, sel, afet gibi gerçekten ani ve öngörülemeyen durumlar için getirilmiştir. İhalenin gerçekleştirilme tarihinden bu yana 10 ay geçmiştir. Yapım aşamasında halen bir gelişme yaşanmadı. Bu sürecin takipçisi olacağız. Gerekirse tüm ihaleleri tek tek inceleyecek, kamuoyuyla paylaşacağız. Ta ki, kamu kaynakları en doğru şekilde kullanılana kadar " diye konuştu.