EKONOMİ - 07 Ocak 2026 Çarşamba 14:32

Antalya’da kentsel dönüşüm masaya yatırıldı

A
A
A
Antalya’da kentsel dönüşüm masaya yatırıldı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın hızla göç alan bir şehir olduğuna dikkat çekerek, "Artık mesele yalnızca yaşamak değil, nasıl bir Antalya’da yaşamak istediğimize karar vermek. Bugün burada bu soruya hep birlikte yanıt arıyoruz" dedi.


ATSO tarafından düzenlenen "Geleceğin Antalya’sı: Kentsel Dönüşümle Yeniden" paneli, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda kentsel dönüşümün şehirlerin afetlere karşı dayanıklılığının artırılması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve sürdürülebilir kentleşme hedeflerine ulaşılması, planlı, bütüncül ve mevzuata uygun şekilde yürütülen dönüşüm uygulamaları ile sosyal, ekonomik ve mekânsal açıdan daha sağlıklı kentlerin inşa edilmesi konuları görüşüldü. Antalya’nın geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm politikalarının ele alındığı programa, Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Riskli Yapılar Daire Başkanı Serdar Canikli, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, Antalya Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan, akademisyenler, meslek odaları, kamu temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı.



"Artık nasıl bir Antalya’da yaşamak istediğimize karar verme zamanı"


ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yaptığı açılış konuşmasında Antalya’nın hızlı göç alan yapısına vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:


"Göçle birlikte artan nüfus, talep edilen hizmetleri büyütüyor; bu büyüme ise tüketimi, çevresel baskıları ve kentsel riskleri beraberinde getiriyor. Bugüne kadar bu süreci hep birlikte yaşadık. Ancak artık mesele yalnızca yaşamak değil, nasıl bir Antalya’da yaşamak istediğimize karar vermek. Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz 2050 Antalya Vizyonu Çalışması bu açıdan çok kıymetliydi. Bugün burada, o çalışmanın bazı çıktılarıyla birlikte şu soruları yeniden ve daha güçlü şekilde sormak istiyoruz: Nasıl bir Antalya istiyoruz? Nasıl bir Antalya istemiyoruz? Bu sorular dün de soruldu, bugün de soruluyor, emin olun binlerce yıl sonra da sorulacak. Bizler bu uzun zaman çizelgesinde küçük bir anın içindeyiz belki ama hepimiz yaşadığımız kentin geleceğini düşünmeden edemiyoruz."



"Bu yalnızca Antalya’nın değil, Türkiye’nin meselesi"


Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, kentsel dönüşümü planlı, insan odaklı ve mevzuata uygun bir anlayışla yürüttüklerini belirterek, Antalya Deprem Master Planı’nın 2026’da tamamlanacağını söyledi. Oğuz, kentsel dönüşümün yalnız bugünü değil, gelecek kuşakların yaşam kalitesini de doğrudan etkilediğini vurguladı.



"Planlama, ada değil mahalle ölçeğinde ele alınmalı"


Panele konuşmacı olarak katılan Çevre Mühendisi Cem Arüv, Antalya’nın üst ölçekli planlarının güncellenmesi gerektiğini belirterek, dönüşümün ada ve parsel bazlı değil, mahalle bazlı yapılması gerektiğini ifade etti. Arüv, altyapının yenilenmesi ve kent merkezinin yeniden kurgulanmasının zorunluluğuna dikkat çekti.



"Mevzuat, uygulama ve iş birliği başlıklarında kapsamlı değerlendirme"


ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı Işığında Geleceğin Şehirciliği" paneli ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Riskli Yapılar Daire Başkanı Serdar Canikli’nin katılımıyla düzenlendi. Panelde kentsel dönüşüm mevzuatına ilişkin güncel bilgiler katılımcılarla paylaşılırken, uygulama süreçleri, riskli yapıların tespiti, dönüşüm modelleri ve sahada karşılaşılan sorunlar ele alındı. Katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Serdar Canikli, sürecin etkin şekilde yürütülmesinde kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.



Şehircilik, hukuk ve sigorta boyutları birlikte değerlendirildi


Şehir Plancısı ve Kentsel Strateji Kurucu Ortağı Ali Faruk Göksu, Antalya’nın gelecek stratejilerine ilişkin yaptığı sunumda kentin büyüme dinamikleri, mekânsal planlama yaklaşımları, iklim kriziyle uyumlu şehircilik ve sürdürülebilir kentsel dönüşüm başlıklarında önemli değerlendirmelerde bulundu. Göksu, Antalya’nın geleceğini belirleyecek stratejik planlama adımlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine dikkat çekti.


TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi Geçmiş Dönem Başkanı Osman Aydın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde ise, TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şube Başkanı Doç. Dr. Engin Kepenek, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Antalya Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden Ersin Aksoy ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan yer aldı. Panelde, kentsel dönüşüm uygulama örnekleri, planlama ve uygulama süreçleri, güncel mevzuat, dönüşümün gerekliliği ve kentteki riskli yapı stoku hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı.


ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Karagöz moderatörlüğünde düzenlenen bir diğer panelde, Türkiye Sigortacılar Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar ile Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Av. Duygu Kozanoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde kentsel dönüşüm sürecinin hukuki altyapısı, mülkiyet hakları, sigorta uygulamaları, risk yönetimi ve tarafların sorumlulukları detaylı şekilde ele alındı.



Antalya’da kentsel dönüşüm masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce SGK’dan "Sigortasız çalışmayın, çalıştırmayın" uyarısı DÜZCE(İHA) – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, kayıt dışı çalışmanın görünenden çok daha büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, Sosyal Güvenlik Haftası’nda basın ile bir araya geldi. Kayıt dışı istihdam ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Köroğlu, sigortalı çalışmanın tercih değil zorunluluk olduğunun bildirerek "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Kayıt dışı çalışan bir kişi geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. İşsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atar. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve yaşanabilecek iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dahil her türlü ödemenin bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur" ifadelerinde bulundu.
Antalya Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.