ASAYİŞ - 26 Kasım 2025 Çarşamba 14:08

Antalya’da kocasının 9 kurşunla öldürdüğü Fadim Temirhanoğulları cinayetinde ses kayıtları ortaya çıktı: "Eceline susamışlar"

A
A
A
Antalya’da kocasının 9 kurşunla öldürdüğü Fadim Temirhanoğulları cinayetinde ses kayıtları ortaya çıktı: "Eceline susamışlar"

Antalya’da eşi Fadim Temirhanoğulları’nı 9 kurşunla öldüren Savaş Temirhanoğulları (48) ile birlikte "müşterek fail" olarak yargılanan Fikret İnal’ın davasında, hayatını kaybeden kadının ölümünden önce evin içine yerleştirdiği ses kayıtları ilk kez duruşma salonunda dinletildi. Kapalı görülen duruşmada bilirkişi raporuna yansıyan kayıtlarda sanığın, "Eceline susamışlar. Üç ay sonra ayağının bir taşa takılabilir" gibi tehdit ve küfür içerikli ifadeler kullandığı tespit edildi.


Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, kamu güvenliği gerekçesiyle kapalı yapıldı. Maktul Fadim Temirhanoğulları’nın, öldürülmeden önce evin içine gizlediği cihazla kaydettiği sesler bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemede dinletildi. Raporda, sanığın maktule ve aile bireylerine yönelik tehditlerinde "eceline susamışlar", "üç ay sonra ayağın bir taşa takılabilir" gibi söylemler kullandığı yer aldı.



Mütalaada iki sanığa da ağırlaştırılmış müebbet istendi


Savcılık, bir önceki duruşmada sunduğu mütalaasında Savaş Temirhanoğulları hakkında TCK 82/1 A, D ve F bentleri kapsamında eşi, kadın ve tasarlayarak öldürme suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. Mütalaada, Fikret İnal’ın da olay sırasında sanıkla birlikte hareket ettiğine dikkat çekilerek "müşterek fail" sıfatıyla aynı ceza ile cezalandırılması istendi. Ayrıca maktulün ölümünden iki ay önce açtığı "silahla tehdit ve hakaret" davasının ana dosya ile birleşmesinin ardından, Savaş Temirhanoğulları’na bu suçlardan da ceza verilmesi talep edilmişti.



"Sanık avukatları vahim ve etik dışı beyanlarda bulundu"


Duruşma sonrası açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey, özellikle sanık avukatlarının savunmalarını eleştirerek şunları söyledi: "Bugün duruşmada sanıktan ziyade bazı avukatların beyanları dikkat çekiciydi. Savunma etiğiyle bağdaşmayan, cinayetle ilgisi olmayan vahim söylemlerde bulundular. Bir kadının sözde aldatıyorsa ölümü hak ettiğini iddia eden ifadeler kullandılar. Fadim’in namusuyla ilgili gerçek dışı söylemler ortaya attılar. Hatta sanık Fadim’in namusuyla ilgili bir iddiada bulunmazken bile avukatları ailesine yönelik iftiralar attı."


Avukat Tozbey, Fadim Temirhanoğulları’nın eşini aldatmadığına ilişkin çok sayıda delil sunduklarını, bilirkişi raporlarının da bu durumu doğruladığını belirterek şöyle devam etti: "Söz konusu beyanlar hem aileye iftiradır hem de toplumdaki kadınları hedef gösteren tehlikeli söylemlerdir. Bu avukatlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Kadınların şiddeti hak ettiğini ima eden her sözün takipçisi olacağız."


Tozbey ayrıca, ses kayıtlarının sanık tarafından reddedilmesine rağmen bilirkişi incelemesinde kayıtlardaki sesin sanığa ait olduğunun ortaya çıktığını söyledi.


Sanık avukatlarının, kayıtların "gizli alındığı için delil sayılamayacağı" yönündeki itirazına da değinen Tozbey, şunları kaydetti: "Hiçbir kadın keyfi olarak ses kaydı almaz. Fadim sürekli tehdit edildiği, şiddet gördüğü ve öldürülmekten korktuğu için bu kayıtları aldı. Bu nedenle mahkeme kayıtları delil olarak kabul etti."



"Kızımı canice öldürdüler, iftira da atıyorlar"


Maktulün annesi Mediha Saçlı ise gözyaşları içinde konuşarak şu ifadeleri kullandı: "Benim çocuğuma iftira atıyorlar. Diğer çocuklarımın da namusuna iftira atıyorlar. Kızımı canice öldürdüler. İkisi de katil. Hem öldürdüler hem iftira atıyorlar. Sonuna kadar şikayetçi olacağım."


Mahkeme, bilirkişi raporundaki ses kayıtlarının dinlenmesi ve tarafların beyanlarının alınmasının ardından dosyayı karara bırakmayarak erteledi.



Olay geçmişi


Olay, geçen yıl Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi 252 Sokak’ta meydana geldi. Fadim Temirhanoğulları, kendisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle boşanma davası açtığı ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından lüks bir sitedeki evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Temirhanoğulları’nın cansız bedeni sabah okula gitmek için uyanan kızı İ.T. (17) tarafından bulundu.


Cinayetin ardından Savaş Temirhanoğulları’nın arkadaşı Fikret İnal’ın aracıyla Korkuteli ilçesine kaçtığı tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayı takip eden 24 saat içinde sanığı Korkuteli Bayatbademler’deki bir villada yakaladı. Kaçmasına yardımcı olan Fikret İnal’ın da içinde bulunduğu iki şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.



Antalya’da kocasının 9 kurşunla öldürdüğü Fadim Temirhanoğulları cinayetinde ses kayıtları ortaya çıktı: "Eceline susamışlar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.