GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:52

Antalya’da minikler ilk mektuplarını Mehmetçiğe yazdı: "İyi ki varsın"

A
A
A
Antalya’da minikler ilk mektuplarını Mehmetçiğe yazdı: "İyi ki varsın"

Antalya’da ilkokul 1’inci sınıf öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yürütülen "İlk Mektubum Mehmetçiğe" projesi kapsamında okuma yazmayı öğrendikten sonra ilk mektuplarını yurdun farklı bölgelerinde vatani görevini yapan Mehmetçiğe yazdı. Mektuplarında askerlere "Üşüyor musun?", "Ne yiyorsun", "Seyit Onbaşı gibi güçlü müsün?", "İyi ki varsın" diye seslenen minik öğrenciler, Mehmetçikten gelen cevap mektuplarını Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak’ın elinden aldı.


Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirilen "İlk Mektubum Mehmetçiğe" projesi kapsamında okuma yazmayı yeni öğrenen 1’inci sınıf öğrencileri ile yurdun farklı yerlerinde vatani görevini yapan Mehmetçik arasında mektuplaşma yoluyla gönül bağı kuruldu. Milli birlik ve beraberlik duygusunun güçlendirilmesi, vatan ve millet sevgisi ile yurt savunması konularında öğrencilerin farkındalıklarının artırılması amacıyla yürütülen proje kapsamında Antalya’daki Güzeloba İlkokulu’nda etkinlik düzenlendi. Güzeloba İlkokulu’nda eğitim gören 1’inci sınıf öğrencileri, okuma yazmayı öğrenmelerinin ardından ilk mektuplarını Mehmetçiğe yazdı. Öğrenciler, geçtiğimiz şubat ayında proje kapsamında kaleme aldıkları mektupları zarflara koyarak, yurdun farklı bölgelerinde vatani görevini yapan askerlere gönderdi. Öğrenciler, mektuplarında "Üşüyor musun?", "Ne yiyorsun", "Seyit Onbaşı gibi güçlü müsün?", "İyi ki varsın" diye seslendikleri Mehmetçiğe duydukları sevgiyi samimi ifadelerle anlattı.



Askerlerden minik öğrencilere cevap geldi


Çocukların yazdığı mektuplar, Mehmetçik tarafından cevapsız bırakılmadı. Yurdun farklı yerlerinde görev yapan askerler, öğrencilerin mektuplarına cevap yazdı. Askerlerin çocuklara gönderdiği mektuplar, Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak tarafından Güzeloba İlkokulu’nda öğrencilere teslim edildi. Öğrenciler, okula gelen askerleri "En büyük asker bizim asker" sloganlarıyla karşıladı. Sınıfları ziyaret eden Piyade Albay Ocak, öğrencilerle sohbet ederek, mektupların okunmasına da eşlik etti. Piyade Albay Ayhan Ocak ile birlikte okula gelen Antalya 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı’nda görevli askerler de öğrencilerle bir araya geldi. Askerler, çocuklarla uzun süre sohbet ederek, mektupları birlikte okudu. Etkinlikte Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan hediye paketleri de öğrencilere teslim edildi.



Özel öğrenciler de unutulmadı


Proje kapsamında okulda özel öğrencilerin bulunduğu sınıf da ziyaret edildi. Piyade Albay Ayhan Ocak, özel öğrencilerle bir araya gelerek, askerlerin yazdığı mektupları çocuklara verdi. Askerlerin ziyaretinden ve kendilerine verilen hediyelerden büyük mutluluk duyan çocuklar, samimi sözleriyle duygu dolu anlar yaşattı. Hediyelerini alan bazı öğrencilerin "Zahmet etmişsiniz" sözleri, sınıfta tebessüm oluşturdu.


Etkinlik, okul bahçesinde düzenlenen bando konseriyle devam etti. Öğrenciler bando eşliğinde gönüllerince eğlenirken, askerlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.



Antalya’da minikler ilk mektuplarını Mehmetçiğe yazdı: "İyi ki varsın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Birgül Erken’den Finlandiya’da buzun altında rekor Milli sporcu Birgül Erken, Finlandiya’nın Laukaa bölgesindeki Lake Siikajrvi’de, monopalet ile buz altında tek nefeste yatayda 141 metre giderek CMAS buzaltı serbest dalış dünya rekorunu kırdı. Milli sporcu Birgül Erken’in 26 Mart tarihinde Finlandiya’nın Laukaa bölgesinde 141 metrelik dalışı, CMAS buzaltı serbest dalış dünya rekoru olarak tescil edildi. Beyaz kartla tamamlanan bu tarihi performansın resmi onayı yaklaşık bir aydır bekleniyordu. CMAS kurul toplantılarının tamamlanmasının ardından dünya rekoru resmen onaylandı ve tarihe geçti. Tarihi başarı yankı uyandırdı Senior kategorisinde rekor başvurusu yapan milli sporcu Erken sadece kendi yaş grubuna değil, tüm yaş gruplarında ve dünyanın en güçlü sporcularıyla aynı sıralamada mücadele etti. Elde edilen derece olağanüstü bir performans olarak değerlendirilirken, buzaltı serbest dalış limitlerini zorlayan tarihi bir başarı olarak dünya serbest dalış camiasında yankı uyandırdı. Yaklaşık 30 santimetrelik buz tabakasının altında, karanlık ve belirli güvenlik delikleriyle çıkışı mümkün olan bir parkurda gerçekleştirilen bu tarihi performans; fiziksel bir başarı değil aynı zamanda büyük bir mental dayanıklılık, soğukkanlılık ve cesaret örneği olarak değerlendirildi. "Bu sadece bir rekor değil" Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarına, organizasyon ekibine, güvenlik ekiplerine, baş hakem Antero Joki’ye, yardımcı hakem Aliona Curtis’e, Freediving Fisherman & Friends Oy ekibine ve bu yolculuk boyunca yanında olan herkese teşekkür eden Birgül Erken, "Bu sadece bir spor başarısı değil. Bu vazgeçmemeyi seçen bir ruhun hikayesi. Sponsor desteği olmadan, kendi emeğimle, kendi umudumla ve mücadele gücümle çıktığım bu yolculukta ülkeme bir dünya rekoru kazandırabilmiş olmak benim için tarifsiz bir gurur" açıklamasında bulundu. Arkadaşlarının kendisine taktığı ’Buzlar Kraliçesi’ lakabının hoşuna gittiğini söyleyen Erken, kırdığı dünya rekorunun kendisine büyük bir öz güven verdiğini belirtti. "Türk bayrağını yeniden zirveye taşımak, yeni nesillere umut olmak istiyorum" Birgül Erken, doğru destek ve sponsorluk imkanları sağlandığı takdirde mevcut dünya rekorunu çok daha ileriye taşıyabileceğine inandığını ifade ederek, "Bu rekor bana şunu gösterdi; sınırlar düşündüğümüzden çok daha ileride. Eğer gerekli şartlar sağlanırsa ve güçlü desteklerle hazırlanabilirsem, kendi rekorumu çok daha ileriye taşıyabileceğime yürekten inanıyorum. Ülkemi temsil ederek Türk bayrağını uluslararası arenada yeniden zirveye taşımak, kürsülerde dalgalandırmak ve yeni nesillere umut olmak istiyorum" dedi. "Ben sadece kendi hayalim için yüzmüyorum, Türkiye adına mücadele ediyorum" Yıllar süren bir emeğin ardından rekorun geldiğini kaydeden Erken, destek çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Ben bu bayrak altında yarışmaktan büyük onur duyuyorum. Her yarışta, her nefeste ülkemi temsil ettiğimi hissediyorum. Motivasyonum hala çok güçlü. İçimde hala daha ileri gitme arzusu, daha büyük başarılar kazanma isteği var. Bu rekor bana şunu gösterdi; doğru şartlar, doğru ekip ve güçlü desteklerle bu sınırlar çok daha ileriye taşınabilir. Ancak dünya çapında başarılar artık sadece bireysel mücadeleyle sürdürülebilecek noktayı geçti. Bu seviyede devam edebilmek; ciddi hazırlık, güvenlik ekipleri, antrenman organizasyonları, seyahatler, ekipmanlar ve sürdürülebilir destek gerektiriyor. Bugüne kadar çoğu zaman kendi imkanlarımla yürüdüm. Ama artık bu yolculuğun sadece benim omuzlarımda taşınmaması gerektiğine inanıyorum. Çünkü ben sadece kendi hayalim için yüzmüyorum. Ben Türkiye adına, bu bayrak adına, genç sporcular adına mücadele ediyorum. Eğer gerekli destekleri bulabilirsem, bugün kırdığım dünya rekorunu çok daha ileriye taşıyabileceğime tüm kalbimle inanıyorum. Bunu yine Türk bayrağıyla, Türkiye’nin adıyla dünyaya duyurmak istiyorum. Şimdi yeni sezon başlıyor. Yeni dünya şampiyonaları, yeni rekorlar ve yeni hikayeler için güçlü destekçilere, bu hikayeye inanacak markalara ve birlikte yürüyebileceğimiz insanlara ihtiyacım var. Çünkü bazen bir sporcunun arkasında durmak; sadece bir kişiyi değil, bir ülkenin cesaretini, ilhamını ve dünyaya bırakacağı izi desteklemektir" şeklinde konuştu. "Rekor yolculuğu Sivas’ta başladı" Rekor için ilk denemelerin Sivas’ta başladığını ancak küresel ısınmanın etkisiyle Finlandiya’ya gittiklerini belirten Birgül Erken, "Bu tarihi rekor yolculuğu aslında Türkiye’de, Sivas’ta başladı. Ülkemizde bu dünya rekorunu kırabilmek için uzun süre büyük emek verdik. Sayın Sivas Valimiz Yılmaz Şimşek’in destekleriyle geçtiğimiz yıl rekor denemesi için gerekli altyapı çalışmalarımız tamamlandı. Türkiye’de bu rekoru gerçekleştirebilmek adına ciddi hazırlıklar yapıldı. Ancak ne yazık ki küresel ısınmanın etkileri nedeniyle buz kalınlığı yeterli ve güvenli seviyeye ulaşmadı. Bu nedenle ülkemizde planladığımız rekor denemesini gerçekleştiremedik ve dünya rekorunu Finlandiya’da denemek zorunda kaldık. Bugün resmi olarak onaylanarak dünya kayıtlarına geçen bu rekor; Sivas’ta başlayan bir hayalin, Türkiye’de verilen büyük emeğin ve vazgeçmeyen bir inancın sonucudur" ifadelerini kullandı. Milli sporcu Birgül Erken, rekor denemesinde buzun altında Türk bayrağı da açmıştı.
Ankara Uzmanından uyarı: "Çarpıntı, kilo değişimi ve halsizliğin nedeni tiroit olabilir" Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi şikayetlerin altında tiroit hastalıklarının yatabileceğine dikkati çekti. Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Menekşe, tiroit hastalıklarına ilişkin uyarılarda bulundu. Çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi şikayetlerin altında tiroit hastalıklarının yatabileceğine dikkati çeken Menekşe, "Tiroit bezindeki fonksiyon bozuklukları tüm vücudu etkileyebilir. Bu nedenle hastaların sadece tek bir branş tarafından değil, multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir" dedi. Boynun ön kısmında bulunan tiroit bezinin metabolizmadan kalp ritmine, vücut ısısından kilo kontrolüne kadar birçok sistemi etkilediğini belirten Menekşe, "Tiroit hastalıkları bazen sadece halsizlik ya da kilo problemi gibi görünen belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Doğru tedavi ile birçok hastada ameliyat gerekmeyebiliyor Tiroit hastalıklarının yönetiminde endokrinoloji uzmanlarının önemli rol üstlendiğini ifade eden Menekşe, "Hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıklar gibi farklı klinik tabloların doğru değerlendirilmesi gerekir. Uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip sayesinde birçok hastada cerrahi ihtiyacı ortadan kaldırılabiliyor ya da hasta doğru zamanda ameliyata yönlendiriliyor" diye konuştu. Tiroit, hassas bir bölgede yer alıyor Cerrahi gereken durumlarda deneyimin kritik olduğunu vurgulayan Menekşe, "Tiroit ameliyatları ses tellerini kontrol eden sinirlerin ve kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerinin bulunduğu hassas bir bölgede yapılır. Bu yapıların korunması ameliyat başarısı açısından son derece önemlidir" dedi. Uzman ekiplerle yapılan ameliyatların komplikasyon riskini azalttığını belirten Menekşe, "Bu nedenle tiroit cerrahisinin deneyimli merkezlerde yapılması gerekir" ifadelerini kullandı. Ultrason ve biyopsi tanıda yol gösteriyor Tanı sürecinde radyoloji ve patoloji birimlerinin katkısına dikkati çeken Menekşe, "Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ince iğne biyopsisi sayesinde nodüller detaylı şekilde değerlendirilebiliyor. Elde edilen veriler ilgili branşların ortak değerlendirmesiyle yorumlanıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor" diye konuştu. "Tedavi sonrası takip en az tedavi kadar önemli" Tiroit hastalıklarının çoğu zaman uzun süreli takip gerektirdiğini ifade eden Menekşe, "Hormon düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, görüntüleme sonuçlarının karşılaştırılması ve hastaya özgü risklerin izlenmesi tedavi başarısını doğrudan etkiler" dedi. Özellikle tiroit kanseri hastalarında multidisipliner takibin önemine değinen Menekşe, "Cerrahi sonrası nükleer tıp ve endokrinoloji uzmanlarıyla birlikte yürütülen süreç hastalığın kontrol altında tutulmasında kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. "Her hastaya özel tedavi planı gerekiyor" Multidisipliner yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi imkanı sunduğunu belirten Menekşe, "Farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesi sayesinde daha doğru kararlar alınabiliyor. Bu yaklaşım hem tedavi etkinliğini artırıyor hem de komplikasyon risklerini azaltıyor" diye konuştu.
Düzce Düzce merkezli 14 ilde yasa dışı bahis operasyonu DÜZCE(İHA) – Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yasa dışı bahisle mücadele kapsamında yürüttüğü soruşturma kapsamında 14 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda 55 kişi yakalanarak göz altına alındı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Düzce İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 4 Mayıs 2026 tarihinde başlatılan takipli siber suç faaliyeti kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığının yasa dışı faaliyetlerle mücadele soruşturması kapsamında yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, 55 şüpheli şahsın yasa dışı bahis faaliyetlerinde banka hesaplarının kullanıldığına yönelik bilgiler elde edildi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şahısların tespitine yönelik çalışmalara başlandı. Yapılan çalışma neticesinde 55 şüpheli şahsın jojobet.com, portobet.com ve xturka.com isimli yasa dışı bahis sitelerine entegre şekilde kullanılan banka hesapları üzerinden elde edilen kazancın naklini yaparak 7258 Sayılı Kanunun 5/c maddesinde belirtilen ’para nakline aracılık etmek’ suçunu işledikleri tespit edildi. Şüpheli olduğu tespit edilen 55 şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin ardından kurum, kuruluşlar ve MASAK ile yapılan yazışmalar sonucunda şüphelilerin hesaplarında 1 Ocak 2025- 1 Mayıs 2026 tarihlerini kapsayan 1,5 yıllık dönemde 24 Milyar TL işlem hacmi olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında; şüphelilerin yakalanması maksadıyla, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimatla Düzce’de 27, Ankara’da 1, Edirne’de 1, Eskişehir’de 1, İstanbul’da 5, Kayseri’de 2, Mersin’de 1, Şanlıurfa’da 2, Trabzon’da 6, Gaziantep’te 3, İzmir’de 2, Bolu’da 1, Kocaeli’de 1 ve Hatay’da 2 olmak üzere 55 farklı adreste 55 şüpheliye yönelik operasyonda şahıslar göz altına alınarak, suç ve suç aletlerine el konuldu. Şahıslarla ilgili adli işlem başlatıldı.
İstanbul Bayrampaşa’da yasak ’U’ dönüşü yapan sürücüyü darp ettiler, olaydan sonra aracı sattılar İstanbul Bayrampaşa’da yasak ‘U’ dönüşü yapmaya çalışan otomobil sürücüsü, önündeki araçta bulunanlar tarafından darp edildi. O anlar kameraya yansırken, olayın ardından şüphelilerin aracı sattığı öğrenildi. Saldırıdan dolayı gözaltına alınan otomobil sürücüsüne 226 bin TL idari para cezası uygulandı. Olay, 11 Mayıs Pazartesi saat 01.30 sıralarında Yenidoğan Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi üzerinde yaşandı. İddiaya göre seyir halindeki bir otomobil sürücüsü, yasak olan bölgeden "U" dönüşü yapmak istedi. Bu sırada karşı istikametten ilerleyen bir otomobil son anda manevra yaptı. Bunun üzerine otomobilin arka koltuğundan inen 4 şüpheli ‘U’ dönüşü yapan otomobilin sürücüsüyle tartışmaya başladı. Aralarından bir kişi ise tekme ve yumruklarla araç içerisindeki sürücüye saldırdı. Önce plakayı söktüler, sonra aracı sattılar Geldikleri araca binerek olay yerinden uzaklaşan saldırganların, bir süre sonra durarak aracın plakalarını söktükleri öğrenildi. Darbedilen otomobil sürücü ise saldırganlardan şikayetçi olurken polis ekipleri saldırganları tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı. Saldırganların indiği otomobilin ertesi gün satıldığı öğrenildi. Saldırganların içinde bulunduğu otomobilin sürücüsü olan E.Ş. polis ekiplerince yakalanarak 226 bin TL idari para cezası uygulandı. Gözaltına alınan E.Ş.’nin polise verdiği ilk ifadesinde, otomobilin arka koltuğunda bulunan şüphelileri tanımadığını, araç sahibinin ehliyeti olmadığı için otomobili kendisinin kullandığını söyledi. Şüpheli E.Ş. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.