ASAYİŞ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:11

Apartman dairesinde çıkan yangın korkuttu

A
A
A
Apartman dairesinde çıkan yangın korkuttu

Antalya’da bir apartmanın 7’nci katındaki dairede çıkan yangın korkuttu. Dumanların kısa sürede binayı sarması üzerine bazı apartman sakinleri dairelerini boşaltırken, dumandan etkilenen kız çocuğuna olay yerinde sağlık ekiplerince müdahale edildi.


Olay, saat 14.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Işıklar Caddesi’nde bulunan bir apartmanın 7’nci katındaki dairede meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangın sırasında evde bulunan anne ile kızı, odalardan birinden yükselen dumanları fark etti. Ailenin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Dumanların koridor ve merdiven boşluğunu sarması nedeniyle bazı apartman sakinleri güvenlik amacıyla dışarı çıkarken, dumandan etkilenen kız çocuğu annesi ile birlikte aşağı indirildi. Sağlık ekipleri olay yerinde müdahalede bulunduğu çocuğun durumunun iyi olduğunu belirlerken, sevke gerek duyulmadığını ifade etti.


Polisin güvenlik önlemleri aldığı yangında itfaiye ekipleri hem daire içinde hem de apartman genelinde duman tahliyesi gerçekleştirirken, yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.



Apartman dairesinde çıkan yangın korkuttu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Artık ne genç kızların çeyizinde ne de mutfaklarda yer alıyor Teknolojinin ve mutfak alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte bakır kapların kullanımı büyük ölçüde azalırken, çelik, krom ve alüminyum gibi mutfak eşyalarının yaygınlaşması özellikle kalaycılara darbe vurdu. Eskiden evlerde bakır kapların yaygın olarak kullanıldığını, hatta çeyizlerde 50-60 parça bakır eşyanın yer aldığını hatırlatan kalaycılar, bugün ise çeyizlerde çelik setlerin tercih edildiğinden işlerinin bitme noktasına geldiğini belirtiyor. Trabzon’da 54 yıldır kalaycılık mesleğiyle uğraşan 65 yaşındaki Muzaffer Göle, artık evlerde neredeyse sadece kuymak tavalarının kullanıldığını hatırlatarak lokantalar sayesinde ayakta kalmaya çalıştıklarını söylüyor. Günümüzde bakırdan geriye neredeyse sadece kuymak tavasının kaldığını belirten Göle, bu ürünün evlerde adeta demirbaş hâline geldiğini ifade ederek bakır kaplarda pişen yemeklerin hem daha lezzetli hem de daha sağlıklı olduğunu söyledi. Şu anda lokantaların getirdiği bakır kapları kalaylayarak ayakta durmaya çalıştıklarını kaydeden Göle, "Mesleğimde 54 yılı doldurdum. İlkokuldan sonra bu çarşıda çalışmaya başladım ve hâlen devam ediyorum. Eskiden buralarda 7-8 kişi vardık, şimdi ise 2 kişi kaldık. Kalaycılık artık bitiş noktasına geldi. Şu anda bizi lokantalar ayakta tutuyor. Çelik, krom ve alüminyum mutfak eşyalarının yaygınlaşması, bakıra büyük darbe vurdu. Eskiden büyüklerimiz bakır kullanırdı ancak yeni nesil bakırı pek tercih etmiyor. Günümüzde bakır olarak kullanılan neredeyse tek ürün kuymak tavası. Evlerde artık demirbaş eşya hâline gelen kuymak tavası kullanılıyor" dedi. "Eskiden çeyizlik olarak 50-60 parça bakır alınır ve saklanırdı" diyen Göle "Şimdi ise çeyizlerde çelik setler yer alıyor. Bakır kaplarda pişen yemeklerin lezzetini ağız tadı olanlar çok iyi anlar. Bu kaplarda pişen yemeklerin daha sağlıklı olduğunu da söyleyebiliriz. Eskiden mahalle aralarında kalaycı dükkânları bulunur, hatta seyyar kalaycılık yapanlar bile olurdu. Biz artık bu mesleğin son temsilcileriyiz. Mesleğimi severek yapıyorum. Şu an bile bana ’Hangi mesleği yapardın?’ deseler yine kalaycılık derim. Sevmeseydim 54 yıl boyunca bu mesleği yapmazdım" şeklinde konuştu.
Gaziantep Hayatını görme engelli eşine adadı Gaziantep’te yaşayan Sultan Yıldız, göz tansiyonu nedeniyle 3 yaşındayken arka arkaya iki ameliyat geçiren ve ardından görme yetisini tamamen kaybeden eşi Mehmet Yıldız’a 22 yıldır sevgi ve özveriyle bakıyor. Dünyaya geldiğinde gözleri az da olsa gören, göz tansiyonu nedeniyle 3 yaşında arka arkaya geçirdiği ameliyatların ardından görme engelli kalan 49 yaşındaki Mehmet Yıldız, çocukluğundan beri eğitimci olmanın hayalin kuruyordu. 1987 yılında ilkokul birinci sınıfı Kahramanmaraş’ta, ikinci sınıfta Gaziantep’te GAP Görme Engelliler İlkokulunda kayıt yaptıran ve ortaokuldan mezun olana kadar kendisi gibi görme engellilerle eğitim öğretim gören Yıldız, mezun olduktan sonra lise eğitimini İzmir Buca Lisesinde tamamladı. Lise ve üniversite öğrenimi boyunca arkadaşlarının kitapları okuduğu kasetleri dinleyerek ders çalışan Yıldız, gösterdiği azim ve gayretin sonunda girdiği üniversite sınavında ise Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünü kazandı. 2001 yılında mezun olan ve 2004 yılında Sultan Yıldız ile görücü usulüyle evlenen Yıldız, girdiği sınavda öğretmenliği kazandı. Çeşitli okullarda öğretmen ve müdür yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra da mezun olduğu GAP Görme Engelliler İlkokulu ve Ortaokulunda da 5 yıl müdür olarak görev yaptı. Geçtiğimiz yıl atandığı Tülay Yıldırım Anaokulu’nda görevine devam eden Yıldız’ın eğitim hayatı başta olmak üzere her alanda en büyük destekçisi 47 yaşındaki eşi Sultan Yıldız oldu. 22 yıl önce evlendiği görme engelli eğitimci eşi Mehmet Yıldız’ın her zaman yanında olan ve desteğini hiçbir zaman eşinden esirgemeyen Sultan Yıldız, eşini bir an bile yalnız bırakmıyor. Her gün eşini görev yaptığı okula götürüp getiren Sultan Yıldız, gösterdiği fedakarlık ve bağlılıkla takdir topluyor. Eşinin birçok ihtiyacını karşılayan ve eğitim hayatında da eşine destek olan Sultan Yıldız, fedakarlığıyla çevresinden büyük takdir topluyor. Görme engelli eşinin şoförlüğünü yapan Yıldız, müdür olan eşini her gün görev yaptığı okula götürüp getiriyor. Hayat arkadaşının elini hiç bırakmayan ve her yere eşiyle beraber giden Sultan Yıldız, eşinin hem gözü hem de bastonu oldu. Mehmet ve Sultan Yıldız çifti, 22 yıllık evliliklerini ilk günkü sevgi ve bağlılıkla sürdürüyor. 22 yıl önce görme engelli Mehmet Yıldız ile görücü usulüyle evlendiğini söyleyen Sultan Yıldız, "Eşimle evlendik çok şükür, 3 tane çocuğumuz oldu. Elhamdülillah onları büyütüyoruz, okutuyoruz. Eşime her zaman destek vermeye çalışıyorum. Eşimi birkaç yıldır kendi özel aracımla okula götürüp getiriyorum. Çocuklarımızı büyütüyoruz. Eşim çok başarılı ve çok azimli. Bu konuda eşimi takdir ediyorum. Bize de azmi konusunda güzel örnek oluyor. Hayata çok bağlı, hayatı çok seviyor. Okula sabahları ben getirip bırakıyorum. Akşam çıkışta da tekrar gelip alıyorum. Eşim el becerisi yüksek, birçok işini kendisi tek başına hallediyor. Özellikle dışarı çıkacağımız zaman bana çok ihtiyacı oluyor. Dışarıdaki ihtiyaçlarımızı birlikte çıkıp hallediyoruz" dedi. Eşinin kendisine olan sevgisi ve şefkati sayesinde hayata dört elle sarıldığını belirten Mehmet Yıldız ise, "3 yaşından beri görme engelliyim. Eğitim öğretimi bitirdikten sonra, üniversite yıllarından sonra öğretmen oldum. 1-2 yıl sonra da eşimle görücü usulüyle evlendim. Yaklaşık 22 yıldır birlikteyiz. Şu an 3 çocuğumuz var. Elhamdülillah mutluyum. Birçok ihtiyacımı kendi imkanlarımla karşılamama rağmen diğer konularda da eşim her zaman en büyük destekçimdir. Meslek yaşamımda, normal hayatta olsun birçok konuda eşim elinden geldiğince bana olan desteğini her zaman ortaya koyuyor ve ben ondan güç alarak daha çok yaşama bağlandığımı düşünüyorum. Eşime çok teşekkür ediyorum. Bu anlamda iyi ve mutlu bir evlilik yaşadığımdan hiç şüphe duymuyorum. İlgisinden, sevgisinden ve en önemlisi desteğinden dolayı eşimden razıyım. Desteğini her zaman yanımda hissettiğim eşim son birkaç yıldır özel araçla her zaman desteğini sunuyor. Gerek okula gelirken, okuldan eve dönerken eşimin gelip beni aracıyla alması çok çok büyük bir fedakarlık. Ben gerçekten kendisine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Erzurum Bakan Memişoğlu ve Rektör Hacımüftüoğlu bir arada: Sağlık yatırımları ve üniversite projelerine tam destek Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Erzurum’da temaslarda bulundu. Ziyaret kapsamında Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da programa eşlik etti. Bakan Memişoğlu’nun Erzurum programı çerçevesinde; Erzurum Valiliği ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi ziyaret edilerek şehrin sağlık vizyonu, mevcut yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeye yönelik değerlendirmeler gerçekleştirildi. Erzurum’un simge eserlerinden Ulu Camiinde vatandaşlarla birlikte Cuma namazı eda edildi ardından ise asırlardır sürdürülen Binbir Hatim geleneği kapsamında yapılan dualara hep birlikte iştirak edildi. Program kapsamında Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Erzurum Kongre Binası da ziyaret edildi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Erzurum Kongresinde Rize delegesi olarak görev yapan ve İstiklal Madalyası sahibi olan merhum dedesi Mehmet Necati Memişoğlu’nun oturduğu sıraya oturarak dedesinin aziz hatırasını dualarla yâd etti. Milli Mücadele’nin simge mekânında yaşanan bu anlamlı anlar, katılımcılar tarafından büyük bir vefa örneği olarak değerlendirildi. İlaç ve Aşı Üretiminde Erzurum Hedefe Yürüyor Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun başkanlığında düzenlenen "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı: Erzurum Sağlık Yöneticileri Toplantısı"nda ise Erzurum’daki sağlık hizmetleri ve devam eden projeler ele alındı. Toplantıda Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversite bünyesinde yürütülen akademik ve bilimsel çalışmalar, Araştırma Hastanesinin sağlık hizmetlerindeki etkin rolü ile hayata geçirilen ve planlanan sağlık projeleri hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Rektör Hacımüftüoğlu, özellikle İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü, İlaç Hammadde Merkezi ve bu alanda yürütülen Ar-Ge faaliyetlerine dikkat çekerek, Erzurum’un ilaç üretiminde önemli bir merkez haline gelmesini hedefleyen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Birçok önemli hastalığın tedavisine yönelik yürütülen bilimsel çalışmaların, Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun güçlü desteğiyle önemli aşamalara ulaştığını vurguladı. "Atatürk Üniversitesi, Bölgesi İçin Büyük Önem Taşıyor" Türkiye’de son yıllarda sağlık alanında önemli değişim ve dönüşümleri hayata geçirdiklerini belirten Bakan Memişoğlu, bu yenilenmeye öncülük eden şehirlerden olan Erzurum’un ve Atatürk Üniversitesinin taşıdığı misyona değinerek: "Erzurum ziyaretimizde bir kez daha gördük ki Atatürk Üniversitesi, yalnızca bölgesi için değil ülkemizin sağlık vizyonu açısından da stratejik bir merkezdir. Üniversite bünyesinde yürütülen ilaç ve aşı çalışmalarında kat edilen mesafe, Türkiye’nin sağlık alanında dışa bağımlılığını azaltma ve küresel ölçekte söz sahibi olma hedefi bakımından büyük değer taşımaktadır. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle Atatürk Üniversitesi, özellikle bölgenin sağlık yükünü omuzlayan kritik bir görev üstlenmekte; hem bilimsel üretim hem de hizmet kapasitesiyle ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun en güçlü dayanaklarından biri haline gelmektedir" ifadelerini kullandı. Toplantıda, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik atılacak adımlar ile üniversite-kamu iş birliğinin güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunulurken, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda Erzurum’un sağlık alanındaki potansiyelinin daha da ileriye taşınması konusunda görüş birliğine varıldı.
Kahramanmaraş 39 yıldır düzeniyle dikkat çekiyor Kahramanmaraş Küçük Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren bir market, 39 yıldır sürdürdüğü düzenli ve nizamlı işletmecilik anlayışıyla öne çıkıyor. Marketin raflarında yer alan meyve sularından gıda ürünlerine, paketli yiyeceklerden temel ihtiyaç malzemelerine kadar her ürünün aynı hizada ve belirli bir düzen içinde yerleştirildiği görülüyor. Dulkadiroğlu ilçesindeki sanayi sitesinde faaliyet gösteren Kardeşler market isimli iş yeri düzen ve temizliği ile dikkat çekiyor. Markette gelişi güzel hiçbir ürüne rastlanmazken raf aralıkları, ürün sıralaması ve yerleşim planı dikkat çekiyor. Müşteriler, aradıkları ürünü kolayca bulabildiklerini ve alışveriş sırasında düzenin kendilerine güven verdiğini ifade ediyor. 3 çocuk babası 62 yaşındaki esnaf Ramazan Turna, "Bu işi 39 yıldır yapıyorum. Elimden geldiğince hijyen olmaya dikkat ediyorum. Dizayn ve hijyen tüm marketçi çalışanlarımız da böyle olmasını beklerim. İşimde hassas davranıyorum. Gelen müşterilerin de beğenisini kazandık yaşadığım sürece bu şekilde çalışmaya devam edeceğim" dedi. Müşteri Ülger Turna ise "Bizim sürekli geldiğimiz bir market, temizlik ve hijyen çok hoşumuza gidiyor" ifadesini kullandı. Ramazan Turna’nın oğlu Adil Turna ise "Babam evde, arabada, iş yerinde her yerde temiz ve titizdir. Güler yüzlü olması da insanların hoşuna gidiyor" diye konuştu.