EKONOMİ - 24 Ekim 2025 Cuma 18:25

ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Torba kanun dengeleri korumalı, adaletsizliğe yol açmamalı"

A
A
A
ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Torba kanun dengeleri korumalı, adaletsizliğe yol açmamalı"

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nde genel hedefin vergi sisteminde iyileştirme olduğunu ancak bazı düzenlemelerin iş dünyasında adaletsizlik algısı oluşturabileceğini söyledi.


ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni değerlendirdi. Hacısüleyman, "ATSO olarak uzun yıllardır vergi sistemimizde köklü reformlara ihtiyaç olduğunu dile getiriyoruz. Doğrudan vergilerin payının artırılması, dolaylı vergilerin ise ekonomimizin verimliliği açısından azaltılması gerektiğini sürekli vurguluyoruz. Kayıt dışılıkla, merdiven altı üretimle ve vergi kaçakçılığıyla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz. Meclis gündemindeki torba yasa teklifinde olumlu gördüğümüz çok sayıda başlık mevcut. Ancak bazı düzenlemeler, gerek iş dünyasında gerek vatandaş nezdinde soru işaretleri oluşturmakta. Özellikle turizm, sağlık, hizmet ve mali müşavirlik gibi alanları ilgilendiren yeni uygulamaların adalet ve sürdürülebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.



"Dördüncü geçici vergi dönemi nakit akış yükü oluşturacaktır"


Hacısüleyman, daha önce yürürlükten kaldırılmış olan dördüncü geçici vergi döneminin yeniden uygulanmak istenmesinin ilk bakışta meslek mensuplarını teknik olarak ilgilendiriyor gibi görünse de gerçekte gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için erken tahsilat anlamına geldiğini belirtti. Hacısüleyman, "Bu düzenleme, ödenecek vergilerin tahsil zamanını 1-2 ay öne çekerek işletmeler açısından fiilen bir nakit akış yükü oluşturacaktır. Kamu gelirlerini artırmayı hedefleyen bu adım, aynı zamanda yılın en yoğun döneminde mali müşavirlerin iş yükünü artıracaktır" dedi.



"Turizm sektörüne yeni yükler getirilmemeli"


Turizm işletme belgesi harçlarının her yıl tahsil edilmesi yönündeki düzenlemeye de değinen Hacısüleyman, "Bugüne kadar bir defaya mahsus alınan turizm işletme belgesi harçlarının her yıl tahsil edilmesi yönündeki düzenleme, sektör üzerinde ilave bir yük oluşturacaktır. Dördüncü sınıf tesislerden 367 bin TL, birinci sınıf tesislerden 980 bin TL, lüks tesislerden ise 1 milyon 470 bin TL alınması öngörülüyor. Büyükşehirlerde bu rakamların iki katına çıkacak olması da ayrı bir endişe kaynağıdır. Turizm sektörü ülkemize her yıl 60 milyar doların üzerinde döviz kazandırmakta, yüz binlerce kişiye istihdam sağlamaktadır. Böylesine stratejik bir sektöre ilave mali yükler getirmek yerine vergi kayıplarının etkin denetimlerle önlenmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır" ifadelerini kullandı.



"Prim artışı istihdam riskini artırıyor"


Emeklilik primi işveren payının artırılmasının işletmelerin personel başına maliyetini yükselterek istihdamın sürdürülebilirliği açısından risk oluşturacağını dile getiren Hacısüleyman, "Genç girişimcilere yönelik prim desteğinin kaldırılması ise yeni işletme kurma motivasyonunu zayıflatabilecek bir adım olarak değerlendirilmektedir. Türkiye genç nüfus açısından büyük bir potansiyele sahip. Girişimciliği teşvik etmemiz gereken bir dönemde genç girişimcilere sağlanan bir yıllık prim desteğinin kaldırılması doğru bir adım değildir. Bu destek, yeni iş kurma cesaretini artıran, istihdam oluşturmaya katkı sunan önemli bir teşviktir. Girişimcilik ekosistemini büyütmek istiyorsak bu tür destekleri kaldırmak yerine daha da genişletmemiz gerekir" dedi.



"Sanayi dışı sektörler göz ardı edilmemeli"


Sanayi dışındaki sektörlerde işveren prim desteğinin yüzde 2’ye düşürülmesinin istihdam maliyetlerini artıracağını belirten Hacısüleyman, "Oysa ülkemizde istihdamın büyük bölümü sanayi dışı sektörlerdedir. Bu durum, hizmet sektörlerinde yeni istihdam oluşturmasını zorlaştırabilir. Biz desteklerin istihdam dostu bir yaklaşımla korunması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.



"Etkin denetim olmadan yeni harçlar çözüm getirmez"


Muayenehane ve polikliniklere getirilen yıllık harç uygulamasının da vergi kaybını önlemek yerine dürüst çalışan müesseselere ilave yük getirebileceğini vurgulayan Hacısüleyman, "Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, ancak etkin denetimle mümkündür" dedi.



"Vergilemede temel ilke adalet olmalı"


Araç satış bedeli üzerinden binde 2 oranında harç alınmasının yüksek otomobil fiyatlarının olduğu bir ortamda tüketiciyi ve piyasayı olumsuz etkileyebileceğini kaydeden Hacısüleyman, "Vergi sisteminde esas amaç, gelirleri artırmaktan öte adil ve dengeli bir yapı oluşturmaktır. Vergilemede temel ilke adalettir. Devletimizin sektörlere, işletmelere adaletli ve dengeli bir yaklaşımla bakması, düzenlemelerde bu hassasiyetin korunması gerekmektedir. Vergi sisteminde yapılacak her iyileştirme, bir başka kesimi olumsuz etkilemeden hayata geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.



ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Torba kanun dengeleri korumalı, adaletsizliğe yol açmamalı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.