SAĞLIK - 05 Nisan 2026 Pazar 13:14

Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir

A
A
A
Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Eser Akkuş, bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada yaşanan canlanma, beraberinde bazı sağlık sorunlarını da getirdiğini belirterek, "Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir" dedi.


Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada yaşanan canlanma, beraberinde bazı sağlık sorunlarını da getiriyor. Özellikle çocuklarda sıkça görülen bahar alerjileri, erken önlem alınmadığında daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Eser Akkuş aileleri uyardı.



"Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir"


Doğa yeşillenirken havada uçuşan polenlerin, özellikle çocuklarda bahar alerjisini tetiklediğini ifade eden Akkuş, "Her yıl bahar aylarında çocuk polikliniklerinde alerjik rinit (saman nezlesi) ve alerjik astım şikayetlerinde belirgin artış gözleniyor. Baharda ağaç ve çimen polenleri yoğunlaştığında çocuklarda ardı ardına hapşırma nöbetleri, berrak burun akıntısı, burun ve göz kaşıntısı, sulanan gözler, öksürük ve yorgunluk gibi belirtiler sıkça görülüyor. Bahar mevsimi birçok aile için keyifli bir dönem olsa da, polen alerjisi olan çocuklar için zorlu geçebilir. Doğa uyanırken, baharın müjdecisi olarak kabul edilen çiçekler ve yeşillik aslında binlerce çocuğun sağlığını tehdit eder. Havada milyonlarca polen tanesi uçuşurken, özellikle alerjik bünyeli çocuklar için bahar ayları zorlu bir döneme dönüşür. Her yıl mart ayından itibaren çocuk polikliniklerine başvuran alerjik rinit ve astım vakalarında önemli ölçüde artış gözlenir" ifadelerini kullandı.



"Belirtiler hafife alınmamalı"


Ardışık hapşırma nöbetleri, berrak burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, burun, göz, boğaz ve damakta kaşıntı, sulanan ve kızaran gözler, kuru öksürük, hırıltı ve nefes darlığı (astım atağı belirtisi olabilir), yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve uyku sorunları en sık görülen belirtiler arasında olduğunu dile getiren Akkuş, "Erken tanı ve doğru korunma yöntemleriyle çocukların bahar aylarını keyifle geçirmeleri mümkün. Ailelerin çocuğunda bahar belirtileri fark ettiğinde ’geçer’ diye beklememesi, mutlaka bir çocuk hastalıkları uzmanına başvurması gerekmektedir. Çünkü tedavi edilmeyen alerjik rinit, özellikle çocuklarda astım gelişimine zemin hazırlayabilir. Özellikle ailesinde alerji öyküsü olan, astımlı veya atopik bünyeli çocuklar risk grubundadır" diye konuştu.



"Ailelere 7 pratik korunma önerisi"


"Polenlerin en yoğun olduğu sabah erken saatleri ve akşamüstü dışarı çıkmayı sınırlayın" diyen Akkuş, "Eve geldikten sonra çocuğun kıyafetlerini değiştirin, saçını ve yüzünü yıkayın. Ev ve araç pencerelerini kapalı tutun, gerekirse hava temizleyici veya polen filtreli klima kullanın. Çocukların gözlük takmasını ve dışarıda maske kullanmasını teşvik edin. Nevresim ve çarşafları sık yıkayın, halı ve peluş oyuncakları azaltın. Belirtiler başladığında vakit kaybetmeden çocuk hastalıkları uzmanına başvurun. Doktor önerisiyle antihistaminik damla veya spreyler ile burun kortizon spreyleri gibi tedaviler erken dönemde başlanabilir. Gerekli görülen vakalarda alerji aşısı (immünoterapi) uzun vadeli çözüm sunar" ifadelerini kullandı.



"Beslenme büyük rol oynuyor"


Vücuttaki iltihabı azaltan anti-enflamatuar beslenme yaklaşımı, bağışıklık sistemini dengeleyerek hapşırma, burun akıntısı, göz kaşıntısı ve astım ataklarını hafifleteceğini söyleyen Akkuş, "Özellikle omega-3 yağ asitleri açısından zengin balık, ceviz ve keten tohumu, C vitamini yüksek taze meyve-sebzeler; probiyotik kaynakları ve antioksidanlar tüketmek faydalıdır.


Öte yandan işlenmiş gıdalar, şeker ve kızartmalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebilir. Çocuklarda bahar alerjisinde sağlıklı ve dengeli beslenme, sadece semptomları baskılamakla kalmaz, bağışıklık sistemini güçlendirerek uzun vadede daha dirençli bir bünye oluşmasına da katkı sağlar" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te Filistinlilere yönelik idam kararına tepki Kilis’te bir sivil toplum kuruluşu tarafından yapılan açıklamada, Filistinli esirlere yönelik idam kararına tepki gösterilerek uluslararası toplumun acil ve etkili adımlar atması çağrısında bulunuldu. Kilis Cumhuriyet Meydanı’nda bir sivil toplum kuruluşu adına açıklamalarda bulunan Rıdvan Özcan, Filistin’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özcan, 1967 yılından bu yana 1 milyondan fazla Filistinlinin İsrail hapishanelerinde tutulduğunu ve ağır işkencelere maruz kaldığını ifade etti. İsrail’in Filistinli esirlere yönelik idam kararını eleştiren Özcan, bu kararın "gayrimeşru" olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kudüs ve Mescid-i Aksa’da yaşananlara da değinen Özcan, 28 Şubat 2026’dan itibaren Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesinin engellendiğini, Ramazan ayı boyunca kısıtlamaların sürdüğünü dile getirdi. Özcan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Uluslararası kurumlara çağrıda bulunan Özcan, Filistinli esirlere yönelik uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında aldığı kararların uygulanması gerektiğini belirten Özcan, sorumluların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Özcan ayrıca, Gazze’de suç işlediği iddia edilen çifte vatandaşlara yönelik yasal düzenlemelerin Türkiye’de bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.
Aydın Kovela Limanı’nda duygu dolu tören Aydın’ın Didim ilçesinde 5 Nisan 1924 tarihinde mübadele ile kente gelen vatandaşların anısına Kovela Limanı’nda çiçek bırakma töreni düzenlendi. Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde gerçekleştirilen törene; Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Dernek Başkanı Yusuf Gökçe, ilçe protokolü, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mavişehir Mahallesi Sedef Koy Mevkii’nde deniz kıyısında gerçekleştirilen törende, müboadeleyle yerlerinden edilen insanların yaşadıkları zorluklar ve geride bıraktıkları yaşamlar anıldı. Katılımcılar, ortak hafızayı canlı tutmanın önemine dikkat çekti. Törende konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, mübadelenin yalnızca bir göç değil, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılma olduğunu belirterek, "1923 yılında imzalanan mübadele anlaşmasıyla insanlar doğdukları toprakları ve kültürlerini geride bırakmak zorunda kaldı. Bugün Didim ve Ege Bölgesi, mübadele torunlarının yoğun olarak yaşadığı yerlerdendir. Bizler bu acıyı ve bu direnci çok iyi bilen insanlarız" dedi. Kendi aile geçmişine de değinen Başkan Gençay, "Ben de bir mübadele torunuyum. Büyüklerimizin yaşadığı zorlukları onların anlatımlarıyla öğrendik. Hiçbir insanın yerinden edilmediği bir dünya istiyoruz. Bu nedenle Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözünü rehber edinmeliyiz" ifadelerini kullandı. Didim’in barış kenti kimliğine dikkat çeken Gençay, "Barış adına daha fazla çalışmak ve daha çok söz söylemek zorundayız. Mübadeleyle buradan ayrılanların torunlarını sevgiyle kucaklıyoruz" dedi. Program, katılımcıların denize çiçek bırakmasıyla sona erdi. Törende, geçmişte yaşanan acılar anılırken, kültürel mirasın korunmasının önemi bir kez daha vurgulandı.