SPOR - 03 Şubat 2026 Salı 09:35

Bahis ve şike soruşturmasında tutuklanan Ndao’nun eşi: "Kızım ilk yaş gününe babasız girdi"

A
A
A
Bahis ve şike soruşturmasında tutuklanan Ndao’nun eşi: "Kızım ilk yaş gününe babasız girdi"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü futbolda bahis ve şike soruşturması kapsamında 20 şüpheli ile birlikte tutuklanan Konyasporlu futbolcu Alassane Ndao’nun eşi Semiramis Ndao, kızlarının ilk yaş gününe babasız girmesinin ailede büyük üzüntüye sebep olduğunu belirterek, "Alassane çok üzgün ama en yakın zamanda geleceğine inanıyor. Bu sürecin bir an önce sona ermesini istiyoruz" dedi.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen futbolda bahis ve şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan Konyasporlu futbolcu Alassane Ndao, 9 Aralık 2025 tarihinde çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam 20 kişi cezaevine gönderilirken, Ndao’nun eşi Semiramis Ndao da yaşadıkları zorlu süreci ve aile olarak içinde bulundukları durumu İhlas Haber Ajansı’na anlattı.


Eşinden yaklaşık 2 aydır uzak olduklarını söyleyen Semiramis Ndao, kızlarının birinci yaş gününde babasının yanında olamamasının ailede derin bir üzüntü oluşturduğunu aktararak, "Bu süreçte gerçekten çok zorlandık. Bugün kızımın birinci yaş günü ve babası yanında değil. Bunun burukluğunu yaşıyoruz. En yakın zamanda bize gelmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Kötü şartlar altında tutuluyor"


Eşinin Türk vatandaşı olmadığı için farklı bir cezaevine sevk edildiğini dile getiren Ndao, "Diğer futbolcuları Silivri’ye götürürken, Alassane’yi Maltepe Cezaevi’ne götürdüler. Orada 10 yıl, 30 yıl ceza almış kişilerle birlikte, kötü şartlar altında kalıyor. Can güvenliği açısından da kaygılarımız var" cümlelerine yer verdi.


Eşinin bir sporcu olduğunu vurgulayan Semiramis Ndao, cezaevi şartlarının sporcu yaşamına uygun olmadığını da vurgulayarak, "Uyku düzeni, yemek düzeni, antrenman programı bir sporcu için çok önemli. Kendi imkanlarıyla bir şekilde antrenman yapmaya çalışıyor ama ne kadar verimli olabilir, bu tartışılır. 60 kişilik bir koğuşta kalıyor ve hepsi sigara içiyor. Hayatında hiç sigara kullanmamış biri olarak bundan çok rahatsız" diye konuştu.



"Her hafta ziyarete gidiyorum, kızımı bırakmak zorunda kalıyorum"


Yaşadıkları sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yıpratıcı olduğunu sözlerine ekleyen Ndao, "Konya’daydık, Antalya’ya dönmeye karar verdik. Konya’da zaten 12 ay ceza almıştı, orada işimiz kalmamıştı. Antalyalıyım, buraya gelirken düzenlenen operasyonla eşimi aldılar. İki gün neye uğradığımı şaşırdım. Antalya’ya geldim ve her hafta Maltepe Cezaevi’ne ziyarete gidiyorum. Kızımı burada bırakmak zorunda kalıyorum. Günübirlik gidip gelmek aşırı yorucu oluyor" açıklamasını yaptı.



"Hala kariyerini düşünüyor"


Eşinin cezaevinde olmasına rağmen futbol kariyerini düşünmeye devam ettiğini dile getiren Semiramis Ndao, şunları söyledi:


"Bana ‘Çok sıkıldım, bir an önce çıkmam lazım, antrenman yapmam lazım’ diyor. Orada bile kendi kariyerini düşünüyor. Maçları takip ediyor."



"Ailesi Senegal’de, süreç yakından takip ediliyor"


Ndao’nun ailesinin Senegal’de yaşadığını ve süreci endişeyle takip ettiğini belirten eşi, "Ailesi Senegal’de, buradaki hukuki süreci merakla izliyorlar. Avukatımız ve menajeriyle birlikte haber gönderiyoruz, orada da Alassane’nin özgür bırakılması için bir kampanya başlatıldı. Önümüzü görebilmek, geleceğimizi planlayabilmek için bu sürecin bir an önce son bulmasını istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


Kızlarının ilk doğum gününde babasının yanında olamamasının kendilerini derinden yaraladığını hatırlatan Semiramis Ndao, "Kızımın babasıyla birlikte vakit geçirmesi gereken bir dönemde babasının yanımızda olmaması çok üzücü. İlk doğum gününde yanında olamadı. Alassane çok üzgün ama en yakın zamanda geleceğine inanıyor" diye konuştu.



Bahis ve şike soruşturmasında tutuklanan Ndao’nun eşi: "Kızım ilk yaş gününe babasız girdi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Yapay zekâ akademiyi dönüştürüyor: Atatürk Üniversitesi’nden dikkat çeken araştırma Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, akademide yapay zekâ kullanımına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Şeyda Bozkurt tarafından kaleme alınan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Yurdigül’ün yürüttüğü çalışma, özellikle akademisyenlerin ve öğrencilerin yapay zekâ araçlarına yaklaşımını kapsamlı biçimde analiz ediyor. Araştırmanın, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen görüşmelerle desteklendiği görülüyor. Tez kapsamında yapılan anket ve değerlendirmeler, akademisyenlerin önemli bir bölümünün yapay zekâyı aktif biçimde kullandığını ancak etik kaygıların hâlâ güçlü biçimde varlığını sürdürdüğünü ortaya koydu. Özellikle akademik yazım süreçlerinde yapay zekâdan yararlanma oranının yüksek olduğu, buna rağmen "özgünlük" ve "intihal" konularında ciddi bir belirsizlik yaşandığı tespit edildi. Öğrenciler tarafında ise yapay zekâ kullanımının daha yaygın ve gündelik olduğu, ancak bilinç düzeyinin akademisyenlere kıyasla daha düşük olduğu dikkat çekti. Tezin yazarı Şeyda Bozkurt, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, "Yapay zekâ artık akademik üretimin dışında düşünülemez. Ancak bu kullanımın etik çerçevesi henüz netleşmiş değil. Çalışmamda bu belirsizlik alanını görünür kılmaya çalıştım" ifadelerini kullandı. Bozkurt, özellikle Türkiye meyanda bu tür ampirik çalışmaların sınırlı olduğuna dikkat çekerek, elde edilen verilerin alandaki boşluğu doldurmayı hedeflediğini belirtti. Tez danışmanı Prof. Dr. Yusuf Yurdigül ise çalışmanın önemine vurgu yaparak, çalışma kapsamında 400 akademisyenle görüşme yapıldığını ifade etti. Yurdigül, "Akademide yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşıyor ancak bu dönüşümün kuramsal ve etik boyutları yeterince münazara edilmiyor. Bu tez, hem mevcut durumu ortaya koyması hem de münazara zemini oluşturması açısından değerli bir katkı sunuyor" dedi. Yurdigül ayrıca, üniversitelerin bu alanda politika geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Araştırmanın sonuçları, üniversitelerde yapay zekâ kullanımına yönelik açık ve kurumsal rehberlere ihtiyaç olduğunu da ortaya koyuyor. Çalışmada, hem akademisyenler hem de öğrenciler için etik kullanım ilkelerinin belirlenmesi gerektiği vurgulanırken, gelecekte bu alanda daha derinlemesine ve disiplinler arası araştırmalar yapılması öneriliyor. Bu yönüyle tez, yalnızca akademik bir çalışma olmanın ötesinde, yükseköğretimde dijital dönüşüm münazaralarına da önemli bir katkı sunuyor.
Aydın Aydın’da 246 bin çocuk yaşıyor Ege Bölgesi’nde en fazla nüfusa sahip 3. il olan Aydın’da 246 bin 48 çocuk bulunurken, çocuksuz ailelerin sayısında artış yaşandığı görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı İstatistiklerle Çocuk verilerini yayımladı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus Aydın nüfusunun yüzde 21’ini oluşturdu. Toplam nüfusu 1 milyon 172 bin 107 olan Aydın’da çocuk nüfusu ise 246 bin 48 oldu. Çocuk nüfusu, yaş gruplarına göre incelendiğinde ise Aydın’da 0-4 yaş 54 bin 728, 5-9 yaş 71 bin 442, 10-14 yaş 75 bin 414 ve 15-17 yaş 44 bin 464 çocuk bulunuyor. Çocuk nüfusunun toplam il nüfusu içindeki oranı illere göre incelendiğinde Aydın, çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu 55. il oldu. Çocuk nüfusunda düşüş yaşandı Öte yandan her geçen yıl toplam nüfus sayısı ve hane halkı sayısı artan Aydın’da çocuk sayılarının düşmesi dikkat çekti. 2024 yılında 250 bin 697 çocuğun Aydın’da 2025 yılında bu sayı yüzde 1,85 oranında azalarak 246 bin 48 oldu. Ayrıca Aydın’ın 2025 yılı toplam hane halkı sayısı 417 bin 606 olurken, 0-17 yaş grubunda çocuk bulunmayan hane halkı oranı yüzde 66,1 oldu. En az bir çocuk bulunan hane halkı oranı ise yüzde 33,9 oldu. 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanelerin çocuk sayısına göre dağılımına bakıldığında ise 1 çocuk bulunan hane yüzde 16,9, 2 çocuk bulunan hane yüzde 11,6, 3 çocuk bulunan hane yüzde 3,9, 4 çocuk bulunan hane yüzde 1, 5 ve üzeri çocuğun bulunduğu hane sayısının oranı ise yüzde 0,4 oldu. Bu verilere göre çocuk bulunmayan aile sayısının il genelinde daha fazla olduğu görüldü.