ÇEVRE - 14 Kasım 2025 Cuma 12:13

Büyükşehir deniz ekosistemini "Yapay Resif Projesi" ile koruyacak

A
A
A
Büyükşehir deniz ekosistemini "Yapay Resif Projesi" ile koruyacak

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre Kurulu Toplantısı’nda Düden Çayı’nın Akdeniz’e döküldüğü Aşağı Düden Şelalesi açıklarında deniz biyoçeşitliliğini korumak ve yerel balık popülasyonunu artırmak amacıyla hayata geçireceği ‘Yapay Resif Projesi’ni ele aldı. Proje kapsamında kurulacak olan yapay resifler sayesinde Antalya kıyılarında deniz canlıları için sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulacak.


Antalya Büyükşehir Belediyesi, denizleri korumak ve gelecek kuşaklara daha temiz bir çevre sunmak amacıyla ortak akılla projeler üretmeye devam ediyor. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle başlatılan "Yapay Resif Projesi" deniz ekosistemini koruma ve biyoçeşitliliği artırmaya yardımcı olacak. Proje kapsamında Düden Çayı’nın denize akan "Aşağı Düden Şelalesi" açıklarında kurulacak olan resifler yöntemiyle Antalya kıyılarında deniz canlıları için sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulacak. Yapay Resif Projesi’ne ilişkin Büyükşehir Belediyesi Çevre Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Başkanı Danışmanı Lokman Atasoy başkanlığında ilgili kamu kurumları, meslek odaları ve STK temsilcileriyle çalışmalar hakkında değerlendirme toplantısı yapıldı.



Büyükşehir’den deniz ekosistemine destek


Toplantıda konuşan ABB Çevre Kurulu Başkanı Yüksek Çevre Mühendisi Lokman Atasoy, yapay resiflerin uzun süredir titizlikle yürütülen bir çalışma olduğunu amaçlarının deniz ekosistemini güçlendirmek, balık popülasyonunu artırmak ve balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunu söyledi. Proje kapsamında gerekli tüm bilimsel ve teknik dokümanların tamamlanarak ilgili bakanlığa sunduklarını açıklayan Lokman Atasoy, "Olumlu yanıt aldıktan sonra belirlenen bölgede yapay resifleri denizle buluşturacağız. Projemizde inovasyon, çevre teknolojileri ve yapay zekâ gibi unsurlardan da yararlanıyoruz. Bu yönüyle çalışmamızın hem Türkiye’de hem de dünyada fark oluşturacağına inanıyoruz" dedi.



"Deniz dengesini yapay resifler kurtaracak"


Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven ise proje kapsamında ilk yapay resif alanı olarak Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü bölgenin açıklarının seçildiğini aktardı. Doç. Dr. Güven, "Bu bölgenin hem tatlı su girdisine sahip olması hem de Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile sürekli izlenebilmesi nedeniyle stratejik bir konumu bulunuyor. Proje ile deniz altına yerleştirilecek yapay resiflerin, zamanla mikroorganizmalar ve bitkisel canlılarla kaplanarak balık popülasyonlarını destekleyeceği öngörülüyor" diye konuştu.


Toplantıda hataya geçirilmesi planlanan yapay resif projesine ilişkin ilgili kamu kuruluşları değerlendirmelerde bulunarak, görüşlerini açıkladı.



Büyükşehir deniz ekosistemini "Yapay Resif Projesi" ile koruyacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırklareli Kofçaz köylerinde KKKA ve kist hidatik hastalığı eğitimi Kırklareli’nin Kofçaz ilçesinde köylülere kist hidatik ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında eğitim verildi. Kofçaz Toplum Sağlığı Merkezi personeli, Kocatarla, Devletliağaç, Malkoçlar, Yukarı Kanara ve Tastepe köylerinde giderek, vatandaşlara kist hidatik ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalıkları hakkında geniş bilgiler verip, korunma yöntemlerini anlattı. Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yeniden görülmeye başlayan KKKA vakaları endişe oluştururken, uzmanlar özellikle Kurban Bayramı öncesi kırsal alanlara gidecek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ölümcül seyredebilme riski bulunan hastalığa karşı kene temasının hayati önem taşıdığı belirtilirken, vatandaşların açık renkli kıyafet tercih ederek keneyi erken fark etmesi, dış ortamdan döndükten sonra vücutlarını detaylı şekilde kontrol etmesi ve kene tutunması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, Kist Hidatik ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalıklarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi tanılar ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle karaciğer ve akciğer gibi organlarda yerleşen kist hidaktik, hayvanlardan insanlara bulaşabilen paraziter bir hastalıktır. Etkeni, Echinococcus granulosus isimli bir şerit solucanıdır. Dünya genelinde özellikle hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde yaygın olan bu hastalık, zoonotik yani hayvan kaynaklı enfeksiyonlar arasında yer alır. İnsanlar bu hastalığın doğal yaşam döngüsünde konakçı değildir; ancak yanlışlıkla parazitin yumurtalarını ağız yoluyla alarak hastalığa yakalanabilirler. Kist hidatik hastalığı sinsi ilerleyen, belirtileri genellikle yıllar sonra ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Kistin büyümesiyle birlikte etkilenen organda baskıya bağlı şikayetler gelişir. Erken dönemde genellikle belirti vermemesi nedeniyle çoğu vaka rutin görüntüleme sırasında tesadüfen fark edilir. Tedavi edilmediği takdirde ciddi komplikasyonlara yol açabileceği için dikkatle izlenmesi gereken bir enfeksiyondur."
Bitlis Üniversite öğrencilerinden gönül köprüsü: "Ekrandan İlmeğe, Kalpten Kardeşe" dayanışması BİTLİS (İHA) – Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğrencileri, "Ekrandan İlmeğe, Kalpten Kardeşe" sloganıyla hayata geçirilen ÜNİDES Projesi kapsamında el emeğiyle hazırladıkları amigurumi bebekleri Diyarbakır’da kanser tedavisi gören çocuklara bayram hediyesi olarak ulaştıracak. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinden oluşan Edebiyat ve Sanat Kulübü üyeleri, sosyal sorumluluk kapsamında anlamlı bir projeye imza attı. ÜNİDES Projesi kapsamında bir araya gelen öğrenciler, el emeğiyle hazırladıkları amigurumi bebekleri Diyarbakır’da onkoloji bölümünde tedavi gören çocuklara hediye edecek. Öğrenciler tarafından özenle hazırlanan oyuncak bebeklerin, hastanede tedavi süreci devam eden çocukların moral ve motivasyonuna katkı sağlaması hedefleniyor. Kulüp üyeleri, hem çocukların yüzünde tebessüm oluşturmak hem de toplumsal dayanışmaya dikkat çekmek amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini belirtti. Gerçekleştirilen etkinlik, üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk bilinciyle yürüttüğü örnek çalışmalar arasında yer aldı. "Ekrandan ilmeğe, kalpten kardeşe" adlı projenin asıl amacının ekranda kalma sürgetesinin azaltılarak, öğrencilere mesleği kazanım sağlamak olduğunu, üretilen ürünlerin de amaca uygun şekilde kanser tedavisi gören çocuklara hediye edileceği belirtildi. Oluşturulan atölyede 50’ye yakın öğrencinin çalışarak ürettikleri amigurumi bebek, bayram öncesi Dicle Tıp Fakültesi Çocuk Onkoloji Servisinde yatan 20’e yakın çocuğa götürülerek teslim edilecek. Atölyeyi ziyaret eden Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, iki amaca hizmet edecek projenin hem öğrencilere hem de dezavantajlı çocuklara kazanım sağlayacağını söyledi. Rektör Elmastaş, Edebiyat ve Sanat Kulübünün projesi kapsamında üretilen ürünlerinin amacına uygun bir şekilde yapıldığını belirterek, "Öğrencilerimiz tarafından örülen ürünler bu atölyede hazırlanıyor. Tabii buradaki amaç, öğrencilerimizi, gençlerimizi daha çok ekranlardan uzak tutmak ve yeni ürünler geliştirerek kazanım elde etmelerini sağlamaktır. Ekranlardan uzak dururken, aynı zamanda bir ürün üretmek projenin asıl amacı. Burada üretilen ürünler de özellikle Diyarbakır ili seçilmiş durumda. ÜNİDES projesi kapsamında bu faaliyet sürdürülüyor. Burada üretilen ürünler de oradaki kanser hastası çocuklarımıza verilmek üzere götürülecek. Dolayısıyla böyle iki amaca hizmet eden hem öğrencilerimize ve gençlerimize bir beceri kazandırsın hem de ortaya çıkan ürünlerin bahsettiğimiz hasta çocuklarımıza bir hediye olarak sunulsun. Bu projenin temel amacı bu. Tüm gençlerimizi, öğrencilerimizi tebrik ediyorum. İnşallah daha güzel projelere imza atarlar" dedi. Proje yürütücüsü Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Kürüm ise ÜNİDES Projesi kapsamında öğrencilerin ekranda geçirdikleri çok uzun süreleri azaltmak, onlara yeni bir mesleki eğilim kazandırmak, konsantrasyonlarını düzenlemek, seviyelerini üst düzeye taşımak adına bir el sanatı öğretmeyi amaçladıklarını söyledi. Kürüm, "Öğrencilerin ekranda geçirdikleri çok uzun süreleri azaltmak, onlara yeni bir mesleki eğilim kazandırmak, konsantrasyonlarını düzenlemek, seviyelerini üst düzeye taşımak adına bir el sanatı öğretmeyi uygun gördük. Bunun içinde en uygun olabilecek el sanatının amigurumi örgüsü olduğunu düşündük. Örülen malzemelerin ne olacağı konusunda tartıştığımızda ise onlar hediye etmek istediler ve buna en çok mutlu olacak kesim olan kanser tedavisi gören çocukları uygun gördük. Bu anlamda da Bitlis’te yaşadığımız için bize en yakın onkoloji servisi Diyarbakır’da olduğu için oyuncaklarımız bittiği zaman biz oyuncaklarımızı Diyarbakır onkoloji servisine götürerek burada tedavi gören çocuklarımıza hediye edeceğiz" diye konuştu. Yaklaşık bir aylık çalışma sonucunda elde edilen amigurumi bebekleri bayram öncesi çocuklara ulaştırma hedefinde olduklarını da hatırlatan Esra Kürüm, "Oradaki çocuklara bir bayram hediyesi mahiyetinde bizzat kendimiz hediye edeceğiz. Bu süreçte, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ÜNİDES Projesi kapsamında bize sunduğu destek gerçekten çok önemliydi. Öğrencilerimin özverisi çok önemliydi. Birçoğu ilk defa tığla, iple, elyafla tanıştı. Severek ördüler, sevgiyle ördüler. O çocuklara da şifa alması dileğiyle. Aslında proje, bir aylıktır. Ancak aldığımız malzemeyi bitiremediğimiz için önümüzdeki dönemde de biz yeniden örgüler örüp, yeniden oyuncaklar örüp o çocukları yeniden mutlu edebiliriz ya da farklı bir kesimdeki çocukları mutlu etmeyi düşünebiliriz. Proje desteğiyle 400’e yakın kit aldık. Yaklaşık 100 tane oyuncak çıkarmayı hedefliyoruz bayramdan öncesine kadar. 100’e yakın oyuncak elde edip o çocuklara sevindirmeyi düşünüyoruz. Ancak ileri vadede kalan kitleri de değerlendirip o çocuklara yeniden hediye etmeyi düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Esra Kürüm, öğrencilerin birçoğunun ilk defa bu atölyede tığ ve örgü ile tanıştığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birçoğu ilk defa öğrendi. Bilen çocuklar vardı. Belki daha önce farklı tekniklerle bir işi yapan öğrencilerimiz vardı. Ama şunu net olarak söyleyebilirim, hâlihazırda sürekli örgü ören hiç öğrencim yoktu. Hiç bilmeyen çok öğrenci vardı. Hepsi birbirlerinden, internetten ya da ailelerinden yavaş yavaş öğrendiler. Ortaya çıkan manzara hepimizi çok mutlu etti. Bizim toplumlarda genel kanımız, el işinin genelde kadın işi olduğu yönündedir. Ancak biz artık bunun da kırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden aslında yine bu genel kabullerin de dayatmasıyla bize örgü öğrenen çocukların tamamına yakını kız öğrenciler. Bizim okulumuzda okuyan kapalı ve açık cezaevinden gelen öğrencilerimiz var. Onlardan erkek desteği aldık. Bize birkaç oyuncak onlar ördüler. Biz bir okul kulübüyüz, bir üniversite kulübüyüz. Tabii ki erkek öğrencilerimiz var. Bu anlamda bize lojistik, malzeme desteğini büyük oranda erkek öğrencilerimiz yaptı ve bu anlamda onların da emeği çok çok büyük." Projeye kulüp öğrencisi olarak destek veren Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencisi Ceylin Acar da, böyle bir projede olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek, emek veren arkadaşlarına ve destek veren herkese teşekkür etti.