EKONOMİ - 10 Nisan 2026 Cuma 14:38

CW Enerji’den doğaya katkı, işletmelere ekonomik avantaj

A
A
A
CW Enerji’den doğaya katkı, işletmelere ekonomik avantaj

CW Enerji, bir tekstil firması için 14 bin 415,66 kWp kurulu güce sahip arazi güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık bin 694 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 11 milyon 222 bin 418 kg karbondioksit salınımı önlenecek.


CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, Tan Tekstil için 14 bin 415,66 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu başarıyla tamamladı. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, güneş enerjisinin sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, hayata geçirilen her yeni projenin hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük değer oluşturduğunu söyledi. Güneş enerjisinin temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olduğunu ifade eden Yılmaz, "Geliştirdiğimiz ileri teknolojiye sahip, yüksek verimlilik oranlarıyla öne çıkan güneş panellerimiz sayesinde işletmelerin enerji maliyetlerini önemli ölçüde azaltırken, aynı zamanda karbon ayak izinin düşürülmesine de katkı sağlıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızla sürekli geliştirilen panellerimiz yüksek performans, uzun ömür ve zorlu iklim şartlarında dahi maksimum enerji üretimi sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Bu sayede hem enerji verimliliğini artırıyor hem de çevre dostu ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına destek oluyoruz" dedi.



"İşletmelere ekonomik avantaj"


Yılmaz, güneş panellerinin gelişmiş hücre teknolojisi sayesinde yüksek üretim kapasitesi ve güvenilir çalışma performansı sağladığını belirterek, bu sayede işletmelerin enerji ihtiyacını daha verimli ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamalarına katkı sunduklarını kaydetti. Güneş enerjisinin geleceğin enerji sistemlerinin en önemli parçalarından biri olacağına dikkat çeken Yılmaz, "Biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olmayı sürdürüyoruz. Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı günümüzde yenilenebilir enerji yatırımları işletmeler için sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da büyük avantajlar sunuyor. Bu çerçevede güneş enerjisi sistemleri uzun vadede işletmelere ciddi tasarruf sağlıyor. Biz de inovatif teknoloji ve güçlü üretim altyapımızla yatırımlarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.



"Önemli bir enerji çözümü"


Bu kapsamda tekstil firması için 14 bin 415,66 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladıklarını dile getiren Yılmaz, proje ile yılda yaklaşık bin 694 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 11 milyon 222 bin 418 kg karbondioksit salınımının önleneceğini söyledi. Gerçekleştirilen arazi tipi güneş enerji santrali projesinin işletmeler için önemli bir enerji çözümü sunduğunu belirten Yılmaz, bu tür yatırımların uzun vadede hem çevreye hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını ifade etti.


Tan Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Tan ise, yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilir üretim anlayışlarının önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Tan, "Enerji maliyetlerinin giderek arttığı günümüzde, güneş enerjisi yatırımı hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmemizi hem de işletme giderlerimizi azaltmamızı sağlıyor. CW Enerji ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde üretim süreçlerimizi daha verimli ve çevre dostu hale getiriyoruz. Uzun vadede hem şirketimize hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacak bu tür yatırımları sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara "Elmacı Dede" şehit polislerin hayrına elma dağıttı Denizli’de yaşayan 76 yaşındaki "Elmacı Dede" lakaplı Muhammet Yılmaz, bahçesinden topladığı elmaları Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıl dönümü vesilesiyle şehitler için Ankara’daki Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde dağıttı. Elma dağıtımı sırasında bazı vatandaşların kavga etmesi dikkat çekti. Operasyonlara katılan askerlere elma götürmesiyle tanınan Mehmetçik sevdalısı "Elmacı Dede" lakaplı Muhammet Yılmaz, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıl dönümü vesilesiyle Denizli’deki bahçesinden topladığı elmaları Ankara’ya getirdi. Yılmaz, elmaları şehitler hayrına Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde cuma namazı öncesi vatandaşlara dağıttı. Dağıtım öncesi uzun kuyruk oluştuğu gözlemlenirken, zaman zaman arbede yaşandı. "Bu ismi operasyon bölgelerindeki Özel Harekatçılarla JÖH’ler koydu" Muhammet Yılmaz, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine asker sevdalısı olduğunu belirtti. "Elmacı Dede" lakabını kendisine Jandarma Özel Harekat (JÖH) ve Polis Özel Harekat ekiplerinin taktığını ifade eden Yılmaz, "Bu ismi operasyon bölgelerindeki Özel Harekatçılarla JÖH’ler koydu. Ben Ankara’ya çarşamba günü geldim. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret ettim. Onlar dediler ki ‘Bizim elmaya ihtiyacımız yok. Hacı Bayram-ı Veli Camii önünde şehitler için dağıt’ dediler. Bütün geçmiş şehitlerimizin anısına ikram etmek için Hacı Bayram-ı Veli Camii önünü seçtik. Bu elmalar Denizli’den, bizim kendi bahçemizin elmaları" diye konuştu. "Polis Teşkilatımıza sonsuz saygı ve sevgilerimi iletirim" Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yılı vesilesiyle de polislerin yanında olduğu mesajını veren Yılmaz, "Polis Teşkilatımıza sonsuz saygı ve sevgilerimi iletirim. Polis şehitlerimizin de, asker şehitlerimizin de ruhları şad olsun. Onların ruhlarını şad etmek için kendi bahçemden getirmiş olduğum elmaları bugün burada dağıtacağım" şeklinde konuştu. "Bizim en güzel noktamız askerler" Askerler ve polisler için canla başla mücadele ettiklerini ve mücadele etmeye de devam edeceklerini ifade eden bir derneğin kurucularından olan Kevser Demir ise, "12 senedir Suriye’de hizmetteyiz. Hedefimiz Kızılelma. Halep, Şam, Humus, girmediğimiz yer kalmadı. Bugünkü amacımız askerlerimiz ve şehitlerimiz için elma dağıtımıydı. Bizim en güzel noktamız askerler. Her şeyden önce vatanımız. Bunun yanı sıra yüzde 90 Suriye ağırlıklı çalışıyoruz" dedi.
Sakarya Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Vatandaşlarımızın yastık altında 640 milyar doları olduğu tahmin ediliyor" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’de vatandaşların yastık altında 640 milyar dolar birikimi olduğunun tahmin edildiğini belirterek, "Bir tahmine göre, vatandaşlarımızın yastık altındaki birikimi 640 milyar dolar civarı olduğu öngörülüyor. Bu sistemde olsa tabii sistemin kırılganlığı çok daha az olurdu" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sakarya’da düzenlenen "Uluslararası Ekonomi Zirvesi"ne katıldı. İş ve ekonomi dünyasından çok sayıda önemli ismin yer aldığı programda konuşan Bakan Şimşek, küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye’nin makroekonomik hedefleri, yastık altı birikimler ve planlanan dev altyapı yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Yeni dünya doğum sancıları çekiyor" Küresel sistemdeki kırılmalara düşünür Gramsci’nin, "Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğum sancıları çekiyor, şimdi canavarlar zamanı" sözüyle atıfta bulunan Şimşek, dünyanın katastrofik savaşlardan kaçınmasını ümit ettiklerini söyledi. Türkiye’nin bu zorlu dönemde dayanıklı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Bunu da geçen sene ispatladık, bu sene de ispatlayacağız. Hatırlasanız 2025’te hem içeride hem de dışarıda çok önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Özellikle geçen sene ticaret savaşlarının piyasalarda oluşturduğu hareketlilik, risk iştahında oluşturduğu tahribat, sonra 12 günlük savaş... Geçen sene önemli bir kuraklık da yaşadık. Bütün bunlar geçen sene önemli gündem maddeleriydi. Biz geçen seneki şokları programda çok önemli kayıplar yaşamadan atlattık. Tabiri caizse program kendisini kanıtladı. 2023 ortasından bu yana uyguladığımız program aslında Türkiye’nin makro ekonomik temellerini sağlamlaştırdı, dayanıklılığını artırdı ve geçen seneki şoklarla baş edebildik" dedi. "Bütün bu etkiler yönetilebilir" Bölgesel gerilimlerin ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye ekonomisine etkilerini rakamlarla açıklayan Bakan Şimşek, şunları kaydetti: "Bu savaşın etkilerini rakamlara dökecek olursak; Orta Vadeli Program’da petrol fiyatı öngörümüz 65 dolarken, vadeli piyasalara baktığımızda yılın tamamı için ortalama fiyat 81 dolar seviyesinde görünüyor. Aradaki bu 15 dolarlık farkı baz aldığımızda, enflasyon öngörümüzden yaklaşık 3 puan daha yüksek seyredebilir. Bu durumun dolaylı ve doğrudan etkileriyle, yüzde 1,5’in altında öngördüğümüz cari açık 1 puan kadar, yüzde 3,5 olarak hedeflediğimiz bütçe açığı ise yarım puan kadar yükselebilir. Yüzde 4 civarında öngördüğümüz büyüme de yarım ila bir puan arasında daha düşük gerçekleşebilir ama benim buradaki mesajım şu; bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkartmaz, programı etkiler, programın süresini uzatır sonuç alma anlamında. Biz bu programı önceliklendirdik ve burada kararlıyız. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz." "Yastık altındaki 640 milyar dolarlık birikim" Türkiye’nin uluslararası rezervler alanında önemli bir tampon inşa ettiğini ve bankacılık sektörünün yüzde 17 sermaye yeterlilik oranıyla son derece sağlıklı olduğunu belirten Şimşek, vatandaşın sisteme dahil olmayan birikimlerine de dikkat çekti. Bakan Şimşek, "Ülkemizi yeniden güçlü bir şekilde konumlandırabileceğiz. Şokun başlangıcında uluslararası rezervler alanında önemli bir tampon inşa etmiştik. Rezervlerimiz oldukça yüksek bir düzeyde, bankacılık sektörü de sağlıklı. Sermaye yeterlilik oranı şu anda yüzde 17 civarında. Vatandaşlarımızın programa olan güveni tam. Bugün bir çalışma okudum. Bir tahmine göre, vatandaşlarımızın yastık altındaki birikim miktarı 640 milyar dolar civar olduğu öngörülüyor. Bu sistemde olsa tabii sistemin kırılganlığı çok daha az olurdu. Vatandaşımızın altına tarihi bir ilgisi var. Maalesef sistem dışında ciddi birikimler var ama talebin düşük olması makul. Temeller sağlam olduğu için ateşkesle birlikte risk primimiz tekrar hızlı bir şekilde düşüşe girdi" diye konuştu. "Demir yollarına en az 70 milyar dolar yatırım yapacağız" Bakan Şimşek, Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmak için ulaştırma altyapısında stratejik bir dönüşüm gerçekleştireceklerini de belirterek, "Özellikle altyapıya son 20 yılda 350-400 milyar dolar yatırım yaptık. Şimdi ise odağımızı demir yollarına, liman bağlantısallığına ve lojistiğe çeviriyoruz. Temel hedefi yük taşıması olan bu süreçte, önümüzdeki 20 yılda demir yollarına en az 70 milyar dolar yatırım yaparak, tüm sanayi bölgelerini ve üretim üslerini limanlara bağlayacağız. Ayrıca Türkiye, enerji arz güvenliğinde kritik bir koridor olarak Katar, Kazakistan ve Türkmenistan gazının Avrupa’ya ulaştırılmasında ve Basra’ya alternatif enerji yollarının oluşturulmasında anahtar rol oynamaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.