EKONOMİ - 10 Nisan 2026 Cuma 15:59

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Vatandaşlarımızın yastık altında 640 milyar doları olduğu tahmin ediliyor"

A
A
A
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Vatandaşlarımızın yastık altında 640 milyar doları olduğu tahmin ediliyor"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’de vatandaşların yastık altında 640 milyar dolar birikimi olduğunun tahmin edildiğini belirterek, "Bir tahmine göre, vatandaşlarımızın yastık altındaki birikimi 640 milyar dolar civarı olduğu öngörülüyor. Bu sistemde olsa tabii sistemin kırılganlığı çok daha az olurdu" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sakarya’da düzenlenen "Uluslararası Ekonomi Zirvesi"ne katıldı. İş ve ekonomi dünyasından çok sayıda önemli ismin yer aldığı programda konuşan Bakan Şimşek, küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye’nin makroekonomik hedefleri, yastık altı birikimler ve planlanan dev altyapı yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Yeni dünya doğum sancıları çekiyor"

Küresel sistemdeki kırılmalara düşünür Gramsci’nin, "Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğum sancıları çekiyor, şimdi canavarlar zamanı" sözüyle atıfta bulunan Şimşek, dünyanın katastrofik savaşlardan kaçınmasını ümit ettiklerini söyledi. Türkiye’nin bu zorlu dönemde dayanıklı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Bunu da geçen sene ispatladık, bu sene de ispatlayacağız. Hatırlasanız 2025’te hem içeride hem de dışarıda çok önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Özellikle geçen sene ticaret savaşlarının piyasalarda oluşturduğu hareketlilik, risk iştahında oluşturduğu tahribat, sonra 12 günlük savaş... Geçen sene önemli bir kuraklık da yaşadık. Bütün bunlar geçen sene önemli gündem maddeleriydi. Biz geçen seneki şokları programda çok önemli kayıplar yaşamadan atlattık. Tabiri caizse program kendisini kanıtladı. 2023 ortasından bu yana uyguladığımız program aslında Türkiye’nin makro ekonomik temellerini sağlamlaştırdı, dayanıklılığını artırdı ve geçen seneki şoklarla baş edebildik" dedi.

"Bütün bu etkiler yönetilebilir"

Bölgesel gerilimlerin ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye ekonomisine etkilerini rakamlarla açıklayan Bakan Şimşek, şunları kaydetti:

"Bu savaşın etkilerini rakamlara dökecek olursak; Orta Vadeli Program’da petrol fiyatı öngörümüz 65 dolarken, vadeli piyasalara baktığımızda yılın tamamı için ortalama fiyat 81 dolar seviyesinde görünüyor. Aradaki bu 15 dolarlık farkı baz aldığımızda, enflasyon öngörümüzden yaklaşık 3 puan daha yüksek seyredebilir. Bu durumun dolaylı ve doğrudan etkileriyle, yüzde 1,5’in altında öngördüğümüz cari açık 1 puan kadar, yüzde 3,5 olarak hedeflediğimiz bütçe açığı ise yarım puan kadar yükselebilir. Yüzde 4 civarında öngördüğümüz büyüme de yarım ila bir puan arasında daha düşük gerçekleşebilir ama benim buradaki mesajım şu; bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkartmaz, programı etkiler, programın süresini uzatır sonuç alma anlamında. Biz bu programı önceliklendirdik ve burada kararlıyız. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz."

"Yastık altındaki 640 milyar dolarlık birikim"

Türkiye’nin uluslararası rezervler alanında önemli bir tampon inşa ettiğini ve bankacılık sektörünün yüzde 17 sermaye yeterlilik oranıyla son derece sağlıklı olduğunu belirten Şimşek, vatandaşın sisteme dahil olmayan birikimlerine de dikkat çekti. Bakan Şimşek, "Ülkemizi yeniden güçlü bir şekilde konumlandırabileceğiz. Şokun başlangıcında uluslararası rezervler alanında önemli bir tampon inşa etmiştik. Rezervlerimiz oldukça yüksek bir düzeyde, bankacılık sektörü de sağlıklı. Sermaye yeterlilik oranı şu anda yüzde 17 civarında. Vatandaşlarımızın programa olan güveni tam. Bugün bir çalışma okudum. Bir tahmine göre, vatandaşlarımızın yastık altındaki birikim miktarı 640 milyar dolar civar olduğu öngörülüyor. Bu sistemde olsa tabii sistemin kırılganlığı çok daha az olurdu. Vatandaşımızın altına tarihi bir ilgisi var. Maalesef sistem dışında ciddi birikimler var ama talebin düşük olması makul. Temeller sağlam olduğu için ateşkesle birlikte risk primimiz tekrar hızlı bir şekilde düşüşe girdi" diye konuştu.

"Demir yollarına en az 70 milyar dolar yatırım yapacağız"

Bakan Şimşek, Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmak için ulaştırma altyapısında stratejik bir dönüşüm gerçekleştireceklerini de belirterek, "Özellikle altyapıya son 20 yılda 350-400 milyar dolar yatırım yaptık. Şimdi ise odağımızı demir yollarına, liman bağlantısallığına ve lojistiğe çeviriyoruz. Temel hedefi yük taşıması olan bu süreçte, önümüzdeki 20 yılda demir yollarına en az 70 milyar dolar yatırım yaparak, tüm sanayi bölgelerini ve üretim üslerini limanlara bağlayacağız. Ayrıca Türkiye, enerji arz güvenliğinde kritik bir koridor olarak Katar, Kazakistan ve Türkmenistan gazının Avrupa’ya ulaştırılmasında ve Basra’ya alternatif enerji yollarının oluşturulmasında anahtar rol oynamaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Ahmet Cüneyt Kulak - Orkun Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Dünyanın en akıllı 21 şehrinden biri Konya oldu Konya Büyükşehir Belediyesi, dijitalleşme, inovasyon ve geleceğe hazır şehir vizyonuyla uluslararası arenadaki başarısına bir yenisini ekleyerek, Intelligent Community Forum (ICF)-Akıllı Topluluk Forumu tarafından "2026 Smart21 Topluluğu" unvanını kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks sıralamalarında Türkiye’de son 5 yıldır birinci sırada yer alan Konya, yaptığı çalışmalarla bu alanda dünyanın öncü şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Akıllı Şehircilik uygulamaları dikkatle takip edilen Konya Büyükşehir Belediyesi, ICF tarafından her yıl düzenlenen prestijli ödül programında önemli bir başarıya imza attı. Dünyadaki birçok şehrin yarıştığı; Amerika, İspanya, Brezilya, Kanada, Hollanda ve Tayvan gibi 5 kıtadan 10 ülkenin şehirlerinin finalist olarak yer aldığı listede Konya, dünyanın en başarılı 21 akıllı topluluğundan biri ilan edildi. "Şehrimiz adına büyük bir gurur kaynağı" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, elde edilen başarının Konya adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Konya olarak teknolojiyi merkeze alan, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Şehrimizin dünyanın önde gelen şehirlerinin de yer aldığı bu tür prestijli platformlarda adının anılması, hayata geçirdiğimiz akıllı şehir uygulamalarının ne kadar doğru bir vizyonla ilerlediğinin göstergesidir. Hedefimiz, Konya’yı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da akıllı şehircilik alanında öncü şehirlerden biri haline getirmek. Tüm ekip arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun." Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, dönüşüm sürecine yön verdi Konya’nın Smart21 başarısında; dijital bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, bilgiye dayalı iş gücünün geliştirilmesi, inovasyon ve ekonomik büyümenin desteklenmesi ile vatandaş katılımını artıran uygulamalar belirleyici oldu. Bu kapsamda hazırlanan Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, şehirdeki tüm akıllı şehir uygulamalarını bütüncül bir çerçevede ele alarak dönüşüm sürecine yön verdi. Konya, akıllı şehircilik kriterlerini başarıyla karşılıyor Şehir genelinde hayata geçirilen güçlü fiber optik altyapı, ücretsiz Wi-Fi hizmetleri ve dijital haberleşme sistemleri sayesinde kamu hizmetleri daha hızlı ve etkin sunulurken, vatandaşlar kesintisiz ve güvenilir dijital erişim imkânına kavuştu. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Konya, ICF’nin dijital bağlantı, iş gücü gelişimi, inovasyon, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanlarındaki kriterlerini başarıyla karşılayarak akıllı şehircilikte bütüncül ve sürdürülebilir bir model ortaya koydu. ICF tarafından yapılan değerlendirmede; toplulukların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişim stratejileri veri odaklı analizlerle incelendi. Konya’nın bu başarısı, sadece teknolojik altyapısıyla değil, aynı zamanda vatandaş odaklı akıllı şehir çözümleri, eğitim ve iş gücü geliştirme çalışmaları, inovasyon ve ekonomik büyüme girişimleri ve dijital inovasyon hamleleriyle de tescillenmiş oldu. ICF kurucu ortağı Robert Bell, Smart21 topluluklarının zenginlik veya büyüklükle değil, dijital ekonominin baskılarına uyum sağlama ve vatandaşlarına gelecek hazırlama yetenekleriyle seçildiğini vurguladı. Konya’nın başarısı, ICF’nin "Topluluk Hızlandırıcı Stratejisi" kapsamındaki altı temel faktöre dayanan nicel ve nitel verilerin bağımsız analistlerce incelenmesi sonucu tescillendi. Konya, Top7 listesinde yer almak için de çalışmalarına devam ediyor. Başkan Altay’a uluslararası tebrik ve davet ICF Kurucu Ortağı John G. Jung, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a gönderdiği mesajda başarılarından dolayı kendisini ve tüm Büyükşehir Belediyesi ekibini tebrik etti. Ayrıca Hollanda Limburg Eyaleti Valisi Emile Roemer, Konya temsilcilerini yapılacak konferansa bizzat davet ederek, tebriklerini sundu.
Van Bakan Tekin: "Bütün çocuklar özeldir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin; durdukları ve baktıkları yerden ana felsefelerinde bütün çocukların özel olduğunu belirterek, "Bütün çocuklar, ayrım gözetmeksizin hepsinin aynı eğitim hakkına erişim hakkı vardır ve bunu temin etmemiz gerekir" dedi. Sabah saatlerinde Van’a gelen çeşitli programların ardından Van Olgunlaştırma Enstitüsünün açılışına katılan Van Özel Eğitim Meslek Lisesi ve Van Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun açılışına katılan Bakan Tekin, "Öncelikle kusura bakmayın, geç bir saate kaldık; özür diliyoruz. Sabah buraya indiğimiz andan itibaren Van’da yaptığımız eğitim öğretim yatırımları ve Van’daki eğitim öğretim altyapısı ile ilgili görüşmelerimizi, çalışmalarımızı devam ettirdik. Biraz önce Vali Bey detaylı bir şekilde anlattı, Van’a yaptıklarımızı. Aslında Vali Bey’in anlattıkları sadece Van için değil, bütün Türkiye’de 20 yılda eğitim öğretim altyapısında devrim niteliğinde işler yapıldı. Bunları çok değişik ortamlarda konuştuk. Ancak bugün burada özel eğitim kampüsü açıyoruz. Bununla ilgili birkaç cümle etmek istiyorum. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün insanları eşit, bütün insanları insan olduğu için değerli kabul ediyoruz. Bütün insanların, başta yaşama hakkı olmak üzere bütün temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almak için kamusal sorumlulukla, devlet adamı sorumluluğuyla, bir Müslüman sorumluluğuyla hareket etmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Özel çocuklarımız da bizim için çok önemlidir" diyen Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Özel çocuklarımızın da eğitim hakkına, eğitime erişimini sağlayacak tedbirleri almaya özen gösteriyoruz, çaba gösteriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, özel çocuklarımızın eğitimiyle ilgileniyoruz. Bu çocuklarımızın bakımla ilgili kısımları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bu bireylerimizin tedavi ve sağlıkla ilgili hizmetleri Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel çocuklarımızın eğitime erişim hakkını ve sağlıklı bir ortamda eğitim alma haklarını temin etmeye çalışıyoruz." Bu konuda yürütülen sürece de değinen Bakan Tekin, "İllerde bizim Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) dediğimiz birimlerimiz var. Rehberlik Araştırma Merkezlerimiz özel çocuklarımızın tespitini yapar. Bu tespit yapıldıktan sonra çocuklarımızın durumlarına göre RAM raporları verilir. Bu raporlara göre bu özel çocuklarımız; ya yaşıtlarıyla aynı okullarda, aynı sınıflarda, aynı sıralarda kaynaştırma eğitimi alırlar, yani birlikte eğitim alırlar. Ya yine RAM raporlarımızın verilerine göre kendileri için hazırlanmış özel eğitim okullarında eğitimlerini alırlar. Bunlara ilave olarak, bilinmediği için bu kısmı özellikle söylemek istiyorum, bazı çocuklarımıza, durumlarına göre evinde eğitim veriyoruz. Bazı çocuklarımıza ise hastanelerde, Sağlık Bakanlığı ile beraber eğitim öğretim veriyoruz" diye konuştu. Bakan Tekin, bütün çocukların eğitime erişim hakkını eşit ve adil bir biçimde temin etmeye çalıştıklarını vurgulayarak, "Durduğumuz yerden, baktığımız yerden ana felsefemiz şu, bütün çocuklar özeldir. Bütün çocuklar, ayrım gözetmeksizin hepsinin aynı eğitim hakkına erişim hakkı vardır ve bunu temin etmemiz gerekir. Bugün de burada özel çocuklarımız için hazırlanmış bir kampüste; hem eğitim hem de mesleki eğitim anlamında onlara katkı sunacak güzel bir kampüsün açılışını yapıyoruz. Bunu sağlayan, bu ortamı oluşturan herkese teşekkür ederim. Tesisimizin, okullarımızın, eğitim ortamımızın hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
Konya Selçuk Tıp’ta dört kritik birimin kapasite ve konforu artırıldı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak ve hasta memnuniyetini en üst seviyeye taşımak amacıyla gerçekleştirdiği revizyon çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda Tıbbi Onkoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniği ve Günübirlik Tedavi Ünitesi ile Kan Alma Birimi modernize edilerek ileri teknolojik altyapı ve artırılmış kapasiteyle hizmete sunuldu. Bölgenin sağlık üssü konumunda bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 4 biriminde poliklinik ve hizmet alanları yenileme çalışmalarıyla modern, fonksiyonel ve hasta odaklı bir yapıya kavuşturuldu. En önemli adımlardan biri Onkoloji Polikliniğinde atıldı. Enfeksiyon kontrolü ve hasta güvenliği esas alınarak yeniden yapılandırılan Kemoterapi Uygulama Ünitesi 22’den 46’ya, poliklinik sayısı ise 6’ya yükseltildi. Günübirlik Servis, 18 yatak kapasitesiyle yeniden düzenlendi. Toplam 750 metrekarelik alanda yeniden yapılandırılan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğinde egzersiz salonu, Pelvik Rehabilitasyon Ünitesi, EMG ve USG odaları yer alıyor. Ayrıca dil ve konuşma terapisi biriminde de iletişim ve yutma bozukluklarına yönelik bilimsel temelli tedaviler titizlikle uygulanıyor. Hastanenin yoğun hizmet alanlarından biri olan Kan Alma Birimi, 550 metrekarelik geniş bir alanda yeniden projelendirildi. Aynı anda 70 hastaya hizmet verebilen birimde 10 adet yetişkin kabini ile çocukların işlem sürecini daha stressiz geçirmesini hedefleyen 2 adet pediatrik kan alma kabini yer alıyor. Bu birimle entegre çalışan Transfüzyon Merkezi ise 200 metrekarelik alanında, kan ve kan ürünlerinin güvenli temini ile transferi süreçlerini uluslararası standartlara uygun bir şekilde sürdürüyor. Rektör Yılmaz: "Hedefimiz topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmak" Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz; üniversitenin eğitim ve araştırmadaki güçlü vizyonunu, sağlık hizmetleri alanında da kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Tıp Fakültesi Hastanesinin bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olma sorumluluğuyla fiziki ve teknolojik altyapısını sürekli olarak güçlendirdiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, "Tamamlanan revizyon çalışmalarıyla birimlerde tedavi kapasitesinden hasta konforuna kadar geniş bir yelpazede hizmet kalitesini daha da yukarı taşıdık. Temel hedefimiz, köklü bilimsel birikimi modern tıbbın imkanlarıyla birleştirerek topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmaktır. Selçuk Üniversitesi, bölge halkı için güven veren bir sağlık üssü olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.