ÇEVRE - 22 Nisan 2026 Çarşamba 12:16

CW Enerji’den lityum tabanlı batarya depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri

A
A
A
CW Enerji’den lityum tabanlı batarya depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri

CW Enerji, geliştirdiği lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri alanındaki etkisini güçlendiriyor. Lityum batarya sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir enerji yatırımlarının en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Geliştirdikleri lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleri ile enerji sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, "Lityum batarya alanındaki çalışmalarımızı da bu çerçevede hayata geçirdik" dedi.



Kullanıcılar için ciddi maliyet avantajları sunuyor


Geliştirdikleri lityum batarya çözümleri sayesinde üretilen enerjinin kayıpsız şekilde depolanmasını ve ihtiyaç duyulan her an kullanılmasını sağladıklarını dile getiren Sarvan, bu sistemlerin enerjinin daha verimli kullanımını sağlarken kullanıcılar için de ciddi maliyet avantajları sunduğuna dikkat çekti. CW Enerji’nin lityum batarya sistemlerinin yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj-deşarj kabiliyeti ve gelişmiş güvenlik altyapısı ile öne çıktığını belirten Sarvan, "Lityum bataryalar, geleneksel enerji depolama çözümlerine kıyasla daha uzun ömürlü, daha kompakt ve daha yüksek verimlidir. Bu özellikleri sayesinde hem endüstriyel araçlarda hem de ticari ve konut projelerinde güvenle kullanılabiliyor. Bu çözümler yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve işletme maliyetlerini de azaltıyor" şeklinde konuştu.



Uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı


CW Enerji’nin enerji depolama sistemlerinin gelişmiş yazılım altyapısı sayesinde uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı sunduğunu belirten Sarvan, kullanıcıların batarya performansını anlık olarak takip edebildiğini, enerji tüketimini analiz edebildiğini ve gerektiğinde uzaktan müdahale edebildiğini kaydetti. Sarvan, bu durumun hem operasyonel kolaylık hem de maksimum verimlilik sağladığını ifade ederek, "Dijital altyapımız sayesinde enerji süreçleri daha şeffaf ve kontrol edilebilir hale geliyor. Kullanıcılarımız, sistemlerini tek bir platform üzerinden yöneterek muhtemel riskleri önceden tespit edebiliyor ve performansı en üst seviyede tutabiliyor" diye konuştu.



İş süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçiliyor


Enerji depolama sistemlerinin yanı sıra forklift, manlift ve golf araçları gibi elektrikli endüstriyel ve hizmet araçlarına yönelik geliştirdikleri lityum batarya çözümleri ile de işletmelerin operasyonel süreçlerine değer kattıklarını dile getiren Sarvan, bu araçlara özel tasarlanan batarya sistemlerinin uzun çalışma süresi, hızlı şarj imkanı ve yüksek performans özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Geleneksel kurşun-asit bataryalara kıyasla daha hafif ve bakım ihtiyacı düşük olan lityum bataryaların, işletmelerin bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken araç performansını da artırdığını belirten Sarvan, gelişmiş batarya yönetim sistemi (BMS) ile donatılan bu çözümlerin güvenli ve stabil bir kullanım sunarak lojistik merkezlerinden üretim tesislerine, turizm alanlarından sanayi sahalarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ettiğine dikkat çekti.


Enerji sektöründe sürdürülebilirliğin ve verimli depolama çözümlerinin önemine değinen Sarvan, "İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kadar enerji depolama teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. Lityum batarya çözümlerimizle, temiz enerjinin daha etkin kullanılmasını sağlıyor ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızı daha düşük maliyetli, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle buluşturmak. Enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolama sistemlerinin stratejik bir unsur haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ölçeklenebilir ve uzun ömürlü batarya teknolojileri geliştirerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak, enerji ekosisteminin dönüşümünde aktif bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz" dedi.



CW Enerji’den lityum tabanlı batarya depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de kurbanlık hayvanlarda sıkıntı yok Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, şehirdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarının yeterli olduğunu ifade ederek, "Kurbanlıklarla ilgili vatandaşımızın endişesi olmasın" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde şehirdeki kurbanlık hayvanlarla ilgili bilgiler veren Recep Bağlamış, 460 bin büyükbaş, 1 milyon 150 bin civarında da küçükbaş hayvanın bulunduğunu, vatandaşın endişe etmemesi gerektiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı’nda 20 bin adet büyükbaş hayvanın satıldığını belirten Başkan Bağlamış, "Kayseri’de kurbanlıkla ilgili vatandaşlarımızın endişesi olmasın. 460 bin civarında büyükbaş, 1 milyon 150 bin civarında da küçükbaş hayvan sayımız var. Geçen yıl satılan kurbanlıklarımıza baktığımızda büyükbaş olarak ortalama 20 bin adet büyükbaş kurbanlık satılmış, 33 bin civarında da küçükbaş kurbanlık hayvan satılmış. Bu tabloda mevcut hayvanlarımızın yüzde 10’u civarında kurbanlık satılmış. Bu yüzden vatandaşlarımızın herhangi bir endişesi olmasın, kurbanlıkla ilgili bir sıkıntı yaşamayacağız" dedi. Canlı etin kilo fiyatı 450 TL Kurban Bayramı’nda uygulanacak tavsiye fiyatlarını da açıklayan Başkan Recep Bağlamış, "Fiyatlarla ilgili hem Kırmızı Et Üreticileri Birliğimiz hem Kasaplar Odamız hem de Veteriner Odamızla istişareler ederek üreticilerimizi koruyan, vatandaşlarımızı da koruyan tavsiye fiyatları açıkladık. Büyükbaş erkek canlı kilogram fiyatı 450 TL, yine damızlık vasfını yitirmiş düve hayvanının kilogram fiyatını 425 TL, yine damızlık vasfını yitirmiş sığırın kilogram fiyatını 350 TL olarak açıkladık. Hisse olarak da bir büyükbaşı 35 bin TL ile 50 bin TL aralığında satılacağını öngörüyoruz. Vatandaşlarımız, ’Fiyat aralığı niye 15 bin TL’ diye düşünebilir. Oradaki mesele şu, biliyorsunuz kurban vasfı olan hayvanların kilogramı değişik oluyor. Örneğin 250 kilo et verebilecek karkas hayvanı 7 kişi hisse edebiliyor, 400 kilo gelen bir hayvanı da 7 kişi hisse edebiliyor. Bütçeye göre bu 35 bin ile 50 bin TL civarında hisse olabiliyor. Küçükbaşlarda ise 25 bin TL ile 35 bin TL arasında öngördüğümüz tavsiye fiyatları var. Burada da yine hayvanın et durumuna göre fiyat aralığı değişiyor. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun diyorum. Bizim söylediğimiz fiyatlar her zaman tavsiye niteliğinde olur, alıcı ve satıcı fiyat aralığını bilir. Burada vatandaşlarımız konuya hakim olsunlar, satın alma yaptıklarında herhangi bir endişe yaşamasınlar istiyoruz. Vatandaşlarımıza önerimiz salyası olmayan, uzuvlarında eksiklik olmayan hayvanları tercih etsinler. Mutlaka kulak küpesi olan hayvanları tercih etsinler. Tarım İl Müdürlüğümüz yine hayvan pazarlarında ve sahada olacak. Bununla ilgili Tarım İl Müdürlüğümüzden destek alabilirler" ifadelerini kullandı. "Şap hastalığı ile ilgili bir problem yok" Yıl içerisinde şap hastalığından dolayı hayvan ölümlerinin meydana geldiğini ve üreticilerin mağdur olduğunu da ifade eden Başkan Bağlamış, bu ölümlerin Kurban Bayramı’nı olumsuz etkilemeyeceğini belirtti. Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, "Şu anda şap hastalığı ile ilgili aşırı bir sıkıntı yok. 3-4 ay öncesinde biliyorsunuz SAT1 dediğimiz tarihte ilk defa olan bir şap hastalığı Türkiye’ye geldi. Normalde büyükbaş hayvanlarda şap hastalığı olur ama ölümcül olmazdı. SAT1 şap hastalığı geçen özellikle dönemde ölümcül bir hastalık olarak yansıdı. Bununla ilgili de Tarım Bakanlığımız tedbirlerini aldı, Tarım İl Müdürlüklerimiz illerinde aşılamalarını yaptı. 2 ay civarında zaten hayvan pazarları kapalı kaldı, sonrasında açıldı. Hayvan kayıpları oldu, üreticilerimizin zararı oldu. Ama burada tek başına devletimizi sorumlu tutma şansımız yok, mutlaka üreticiler olarak bizim de eksikliklerimiz vardır. Şu anda giderildi, herhangi bir problem yok. Böyle bir hastalığın da tekrar gelmemesini temenni ediyorum. Ölümcül bir hastalık olduğu için hem ekonomik anlamda ülkemize zarar veriyor, hem de üreticilerimizi mağdur ediyor. İnşallah böyle bir hastalıkla bir daha karşılaşmayız" diye konuştu.
Karabük Çocuk Tribünü projesine Dünya Kupası için dev sponsorluk ilgisi Sporun birleştirici gücünü kullanarak tribünlerdeki şiddet ve olumsuzlukları ortadan kaldırmayı hedefleyen "Çocuk Tribünü" projesi, 2026 FIFA Dünya Kupası için hazırlıklarını sürdürürken, ulusal ve uluslararası markaların yoğun ilgisiyle karşı karşıya kaldı. 2022 yılında FIFA Dünya Kupası’nda elde ettiği başarıyla dikkat çeken proje, bu kez Amerika, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek organizasyonda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Projeye, gıda, enerji, perakende ve teknoloji sektörlerinden çok sayıda global firmanın sponsorluk başvurusunda bulunduğu öğrenildi. Proje yönetiminin ise sponsorluk sürecinde titiz bir çalışma yürüttüğü belirtildi. Yetkililer, sadece maddi destek değil, projenin sosyal sorumluluk vizyonunu benimseyen markalarla iş birliği yapılmasının hedeflendiğini ifade etti. Temelleri yıllar önce atılan ve marka tesciliyle koruma altına alınan "Çocuk Tribünü" projesi, statları çocuklar için daha güvenli ve keyifli hale getiren bir model sunuyor. Sosyal etkisiyle uluslararası spor çevrelerinin de dikkatini çeken proje kapsamında, 2026 yılında 10 kişilik uzman bir ekibin Kuzey Amerika’da görev alması planlanıyor. Uluslararası alanda bir sosyal sorumluluk hareketi olarak değerlendirilen proje için hangi markaların "ana sponsor" ve "resmi partner" olacağı ise merak konusu oldu. Proje ekibi, teknik hazırlıklar ve sponsorluk görüşmelerinde sona yaklaşıldığını belirterek, Türkiye’nin adını dünya sahnesinde bir kez daha duyurmaya hazırlandıklarını kaydetti.
İstanbul TAB Gıda, 2026 ilk çeyrekte dayanıklı iş modeliyle büyümesini sürdürdü TAB Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 49 sistem geneli satış büyümesi, 59,4 milyon fiş ve yüzde 55’e ulaşan dijital satış payıyla iyi bir performans sergiledi. Şirket, artan paket servis hacmi, disiplinli yatırım stratejisi ve dengeli büyüme yaklaşımıyla operasyonel gücünü pekiştirdi. Türkiye’nin önde gelen hızlı servis restoran operatörlerinden TAB Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğine güçlü finansal ve operasyonel sonuçlarla başladı. Şirket, büyüme ivmesini korurken; hasılat, fiş sayısı ve FAVÖK tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir performans sergiledi. Yapılan açıklamaya göre, ilk çeyrekte sistem genelinde satışlar yıllık bazda yüzde 49 artarak 18,1 milyar TL’ye ulaşırken, toplam fiş sayısı yüzde 14 artışla 59,4 milyona yükseldi. Paket servis fiş sayısındaki yüzde 23’lük artış, değişen tüketici alışkanlıklarına güçlü adaptasyonu ortaya koydu. Dijital kanalların toplam satışlar içindeki payı yüzde 55 seviyesine ulaşırken, paket servis toplam satışların yüzde 31’ini oluşturdu. Şirket, yılın ilk çeyreğinde 38 yeni restoran açarken, 31 restoranda renovasyon gerçekleştirerek hem büyümesini sürdürdü hem de mevcut restoran ağının verimliliğini artırdı. "Disiplinli finansal yaklaşımımızla güçlü büyümemizi sürdürdük" Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdürü Özgür Çetinkaya birinci çeyrek sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "2026 yılına güçlü sonuçlarla başlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Devam eden makroekonomik zorluklara rağmen büyüme momentumumuzu koruduk. İlk çeyrek performansımız, iş modelimizin dayanıklılığını ve disiplinli uygulama becerilerimizi bir kez daha ortaya koymaktadır. İlk çeyrekte sistem genelinde satışlarımız yıllık bazda yüzde 49 artarak 18,1 milyar TL’ye ulaştı. TMS 29 kapsamında gelirler reel olarak yüzde 15 büyürken, FAVÖK 2.2 milyar TL seviyesinde gerçekleşerek yüzde 17’lik güçlü bir marj elde edildi. Franchise yapımızın sağladığı ölçek ekonomisi ve güçlü nakit akışı yönetimi, sürdürülebilir büyümemizin temelini oluşturmaya devam ediyor" ifadelerinde bulundu. "Operasyonel mükemmeliyet ve güçlü ekip yapımız büyümeyi destekliyor" Operasyon, İnsan Kaynakları, İç Denetim, İdari İşler ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Gökhan Asok ise, "İlk çeyrekte müşteri talebindeki güçlü seyir, operasyonel performansımıza doğrudan yansıdı. Toplam fiş sayımız yüzde 14 artarak 59,4 milyona ulaşırken, paket servis fiş sayımız yüzde 23 yükseldi. Portföy genelinde gerçekleşen büyümeye Popeyes liderlik ederken, Arby’s ve Usta Dönerci markalarımızdaki restoran içi ve paket serviste trafik artışı bu performansı destekledi. Büyüme stratejimizi disiplinli bir şekilde sürdürdük. İlk çeyrekte 38 yeni restoran açarken, yüksek kaliteli lokasyonlara ve uzun vadeli getirilere odaklanmaya devam ettik. Buna paralel olarak, 31 restoran renovasyonunu tamamlayarak mevcut portföyümüzün performansını ve çekiciliğini daha da artırdık. Bu yatırımlar, restoran içi müşteri deneyimini iyileştirirken özellikle içecek ve tatlı kategorilerinde ek satışları destekledi" dedi. "Dijitalleşme ve müşteri odaklı stratejiler büyümemizin itici gücü" Pazarlama ve Strateji, Paket Servis, Kurumsal Ticari İlişkilerden Sorumlu Genel Müdürü Sinan Ünal: "Tüketici beklentilerinin hızla değiştiği ve ekonomik koşulların hassasiyet oluşturduğu bu dönemde, müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha yakından odaklandık. Bu doğrultuda, alım gücüne hitap eden değer ürünlerimizi önceliklendirmeyi sürdürdük. Değişen tüketici talebine uyum sağlamak adına hedefli ve özel günlere yönelik kampanyalar uygulamaya devam ettik. Dijitalleşme, stratejimizin temel yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. İlk çeyrekte paket servis toplam satışlarımızın yüzde 31’ini oluştururken, dijital kanalların toplam satışlarımız içindeki payı yüzde 55’e ulaştı. Kiosk ekranları toplam satışların yüzde 19’unu oluştururken, Burger King, Popeyes ve Arby’s gibi markalarımızda yüzde 65 restoran penetrasyonuna ulaşarak operasyonel verimliliğe katkı sağladı ve çapraz satış uygulamalarıyla ortalama fiş tutarını artırdı. Ayrıca, sadakat platformumuz Tıkla Gelsin üzerinden Gel & Al özelliğinin kullanımındaki artış da müşteri etkileşimini güçlendirdi" dedi. Açıklamaya göre şirket, çeşitlendirilmiş marka portföyü, optimize edilmiş restoran ağı ve gelişmiş dijital altyapısı sayesinde hızlı servis restoran sektöründeki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, değer odaklı ürün stratejisi, yenilikçi kampanyalar ve yerel tüketici tercihlerini gözeten ürün geliştirme yaklaşımıyla müşteri talebini desteklerken; dijitalleşme yatırımlarıyla da büyümesini sürdürülebilir kılıyor.