SAĞLIK - 29 Kasım 2025 Cumartesi 13:50

Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz: "İki çocuktan daha az çocuk yapma lüksümüz yok"

A
A
A

Antalya’da düzenlenen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi’nde Türkiye’nin hızla düşen doğurganlık oranları, IVF’nin toplumsal ve ekonomik etkileri ile yumurta dondurmada yaşa bağlı başarı oranları bilimsel verilerle değerlendirildi. TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz, Türkiye’de genç nüfusun azaldığına dikkat çekerek, "İki çocuktan daha az çocuk yapma lüksümüz yok" dedi. 

Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) tarafından düzenlenen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi Antalya’da gerçekleştirildi. Kongrede doğurganlık oranlarındaki hızlı düşüş, IVF uygulamalarının toplumsal ve ekonomik etkileri ve yumurta dondurmada yaş faktörüne göre değişen başarı oranları bilimsel veriler ışığında ele alındı. Kongre sonrası değerlendirmelerde bulunan TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz, Türkiye’de evlilik yaşının sürekli ertelendiğini, bunun doğurganlık üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi.

Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz:

"Bilinçaltımızı hipnotize etmişler; erken evlilik kötüdür, az çocuk iyidir diye"

Gürbüz, günümüz toplumunda erken evlilik ve çocuk sahibi olmanın gereksiz biçimde ötelendiğini belirterek şunları söyledi: "Evlenme yaşımız hep böyle ileri, ötede kaldı. Kariyer yapacağız falan deniyor ama onunla alakası yok. Ben kendim tıp fakültesi son sınıfta evlenmiştim. Şimdi benim kızım, bırakın tıp fakültesini, ihtisas bitsin de ondan sonra evleneyim diyor. Beş, altı yıl daha öteliyor. Bizi bilinçaltımızda hipnotize etmişler. ‘Erken evlenmeyeceksin, çocuk bir tane yeter, iki tane yeter’ Böyle bir şey yok. İnsanlar yaşantısını da sürdürebilir, evliliklerini de sürdürebilir, kariyer de yapabilir." Meslek çevresinden örnek veren Gürbüz, çocuk sahibi olmanın kariyeri engellemediğini vurgulayarak, "Benim birçok arkadaşım çocuk yapıp ihtisasını tamamladı. Sonra hoca oldular. Üniversitede ders çalışırken çocuklarını yaptılar" ifadelerine yer verdi.

Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz:

"İmkânı olan, yaşı uygun olan herkesin aslında üç veya dört sayıda çocuk yapması lazım"

Doç. Dr. Gürbüz, ekonomik kaygıların çocuk sahibi olmayı geciktiren başlıca bahaneler arasında gösterildiğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Klasik şey var karşımızda; ekonomik durumlar, ‘Biz çocuğa bakamayız’ falan filan. Öyle bir şey yok. Allah herkesin rızkını verir mutlaka. Bizim şu anda iki çocuktan daha az çocuk yapma lüksümüz yoktur. İmkânı olan, yaşı uygun olan herkesin aslında üç veya dört sayıda çocuk yapması lazım. Bu illa ki tüp bebek yapalım anlamına gelmiyor. İmkânı olan herkes çocuk sahibi olsun."

Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz:

"EYT sonrası yük arttı, genç nüfus azalıyor"

Erken emeklilik düzenlemesi sonrası genç nüfus üzerindeki ekonomik yükün daha da arttığını belirten Gürbüz, Türkiye’nin geleceğine ilişkin kaygılarını şöyle dile getirdi: "EYT çıktıktan sonra çok daha vahim hale geldi. Çalışan genç kesim var ve bir de bunların bakmakla yükümlü olduğu emekli olan kesim var. Emeklilik yaşını aşağıya çektiğinizde çalışan sayısı her geçen gün azalır. İleride bizi kaos bekliyor demektir. Bundan bir yirmi yıl sonra çok ciddi problemler yaşayacağız."

Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ramazan’da acil hasta başvurularında düşüş Ramazan ayı öncesine göre acil servislerde çok aşırı bir yoğunluk yaşanmadığı belirtildi. Özellikle iftar saatlerine yakın saatlerde başvurularda artış olup olmadığına bakıldığında gün içinde beklenen düzeyde bir yoğunluk yaşanmadığı tespit edildi. 1-18 Şubat tarihleri arasında Trabzon’daki tüm acil servislere yaklaşık 67 bin başvuru olurken 18 Şubat -8 Mart tarihleri arasında bu sayının 63 bine düştüğü belirlendi. Verilere göre acil servis başvurularında yaklaşık yüzde 6 oranında azalma yaşandı. Acil servislerde saat 18.00 ile 22.00 arasında yapılan incelemelerde tanılara göre en sık görülen ilk 10 hastalık arasında mevsimsel etkilerin öne çıktığı görüldü. Mart ayı itibarıyla özellikle alt solunum yolu hastalıklarının daha fazla görüldüğü, bunun da mevsimsel gribin son dönemlerine bağlı solunum yolu enfeksiyonlarının yansıması olduğu ifade edildi. Oruca bağlı olması beklenen sağlık şikâyetlerinde önceki yıllara kıyasla belirgin bir artış ya da istatistiksel bir değişiklik olmadığı kaydedildi. Elde edilen veriler, Ramazan ayı ile önceki aylar arasında acil servis başvuruları açısından anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koydu. Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, Ramazan ayında Acil Servislerde Ramazan öncesine yüzde 6 oranında bir azalma yaşandığına dikkat çekerek "Şubat-Mart ayı ve öncesinde acillerin toplam poliklinik sayılarına baktırdığımızda normalde toplam muayene sayılarında çok aşırı bir değişiklik yok. Özellikle iftar saatlerine yakın saatlerde bir artış var mı diye baktığımızda, gün içinde çok beklediğimiz bir artışın olmaması yönündeydi. 1-18 Şubat tarihleri arasında Trabzon’da bütün acillere yaklaşık 67 bin başvuru var. 18 Şubat-8 Mart tarihleri arasında ise bu sayı 63 bin. Yani yaklaşık yüzde 6 oranında acil başvurularında bir azalma görülüyor. Acillerde saat 18.00 ile 22.00 arasında tanıya göre ilk on hastalığı çıkardığımızda, daha çok mevsime bağlı olarak alt solunum yolu hastalıklarının Mart ayı içerisinde daha fazla ortaya çıktığını görüyoruz. Yani mevsimsel gribin son dönemleri olan solunum yolu enfeksiyonlarının bize yansımaları görülmüş. Özellikle oruca bağlı olması beklenen şikayetlerde ise önceki yıllara göre aşırı bir artış ya da bilimsel, sayısal bir değişiklik bulunmuyor. Elimizdeki istatistikler, bir önceki aylarla Ramazan ayı arasında anlamlı bir değişiklik olmadığını göstermektedir. Demek ki insanımız bu konuda bilinçli. Orucunu gerekli şekilde tutuyor hem orucundan sonra da iftarını biraz daha anlamlı yapıyor diye düşünüyorum. Çünkü şikâyetleri artıran resmi bir verimiz yok" diye konuştu.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız. Etimesgut Havalimanı’nı NATO Zirvesi hasebiyle haziran ayına yetiştireceğiz" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Havayolu sektörüne ilişkin açıklamada bulunan Uraloğlu, "26 olan havalimanımızı 58’e çıkardık. 175 ülkeyle uluslararası anlaşmamız var. 356 noktaya uçuyoruz. 247 milyon yolcu ile geçen seneyi tamamlamış olduk" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları da bu sene tamamlayarak havalimanı sayısını 60’a çıkaracaklarını ifade etti. "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın Çıldır Havalimanı hakkındaki müjdesini de hatırlatarak, "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı’nı NATO Zirvesi hasebiyle inşallah Haziran ayına yetiştirmiş olacağız. Burası da hem bir protokol hem de yedek havalimanı olacak" değerlendirmesinde bulundu. "10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız" Trabzon’a yeni bir havalimanı tasarladıklarını dile getiren Uraloğlu, "Deniz üzerinde 3. havalimanımızı yapacağız. 3 milyon kapasiteyi geçtik, 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız" dedi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medyada yaş sınırlamasına ilişkin, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftarda bir araya geldi. 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasına ilişkin düzenlemeyi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM Başkanlığına sunduklarını bildiren Uraloğlu, sosyal medya platformlarının bağımlılık, psikolojik sorunlar, şiddet eğilimi, aile içi çatışma, sosyal ilişkilerde olumsuzluk ve çocukların zaman israfı gibi birçok probleme yol açabildiğini dile getirdi. "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz" 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlamak için TBBM’ye düzenleme sunduklarını belirten Uraloğlu, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar. Bu interneti kullanmama değildir, özellikle onu belirtmek isterim. Türkiye’de güvenli internet uygulamamızın da çok ciddi karşılığı olduğunu belirtmek isterim. Yaptırımı koyduğunuzda bunun uygulanabilirliğini sosyal medya platformlarıyla görüştük. Bazı denemelerde bazı ülkelerde yapıldığını özellikle söylemek isterim. İngiltere’den Amerika’ya, Fransa’dan Avustralya’ya kadar birçok örneği var. Dolayısıyla biz de bunlardan kendi değerlerimizi de dikkate alarak bir uygulamayı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile Meclis’e gönderdik" diye konuştu. Uraloğlu ayrıca, bir kamuoyu araştırma şirketine yaptırdıkları araştırmada söz konusu uygulamanın yüzde 80 civarında destek aldığını da bildirdi.