ASAYİŞ - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 17:11

Dosya raftan indirildi kaybolduktan 20 yıl sonra cinayet ortaya çıktı

A
A
A
Dosya raftan indirildi kaybolduktan 20 yıl sonra cinayet ortaya çıktı

Muğla’nın Fethiye ilçesinde 20 yıl önce kaybolan Yasemin Değirmenci’nin farklı bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde 2006 yılında tüfekle öldürülerek gömüldüğü yönünde bilgilere ulaşılmasının ardından yeniden açılan dosyada ikinci duruşma görüldü. Davada tutuklu kadın sanık Tursun Karabulut savunmasında "Beni zaten kan tutar. Mahkeme aşamasındaki beyanlarımı tekrar ediyorum, emniyette verdiğim ifadeleri reddediyorum, sol göğsümde kitle ve rahim kanserine doğru evrilmekte olan hastalığım vardır, tahliyemi istiyorum" dedi.


Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik başlatılan çalışma çerçevesinde Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 2006 yılında kaybolan Yasemin Dermenci’ye ilişkin dosyayı yeniden ele aldı. Geçen yıl farklı bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde, Dermenci’nin 2006 yılında tüfekle öldürülerek gömüldüğü yönünde bilgiler ortaya çıktı. Bunun üzerine ekipler teknik ve fiziki takip başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda olaya karıştığı değerlendirilen Tursun Karabulut (41) ile Ö. D. (45) yakalanarak gözaltına alındı.



Ormanlık alanda kemikler bulundu


Gözaltına alınan şüphelilerden Tursun Karabulut ifadesinde; Yasemin’i o dönem eşi ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle öldürdüğünü ve Ö.D.’den de yardım alarak ormana gömdüklerini itiraf etti. Tursun Karabulut’un Antalya’nın Korkuteli ilçesinde gösterdiği ormanda kepçe ile yapılan aramada, Yasemin Dermenci’ye ait olduğu değerlendirilen insana ait kemikler bulundu. Kemiklerle ilgili DNA araştırması başlatıldı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tursun Karabulut ile Ö.D. tutuklandı. Duruşma öncesi Ö.D. serbest bırakılırken, dosyada adı ’tanık’ olarak yer aldı.


20 yıl önce kaybolan Yasemin Dermenci’nin öldürülmesine ilişkin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Tursun Karabulut ile avukatı katıldı. Duruşmada savunma yapan Karabulut, emniyet aşamasındaki ifadelerinin baskı altında alındığını iddia ederek suçlamaları kabul etmedi.



"Beni kan tutar"


Mahkemede sağlık sorunları ve ailevi durumunu da anlatan Karabulut, "2 tane çocuğum var, bir tanesi trafik kazası geçirdi, ayağı kırıldı, mağdur durumda. Uzun süredir tutukluyum, mağdurum, tahliyemi istiyorum. Eşimin kardeşi D.C., olay sonrası kendimi öldürmeye çalıştığımı söylemiş, bu doğru değildir, beni zaten kan tutar. Mahkeme aşamasındaki beyanlarımı tekrar ediyorum, emniyette verdiğim ifadeleri reddediyorum, sol göğsümde kitle ve rahim kanserine doğru evrilmekte olan hastalığım vardır, tahliyemi istiyorum" dedi.



"Eski eşim, sürekli üzerime yabancı kadınlar getiriyordu"


Sanık Tursun Karabulut ilk duruşmadaki savunmasında ise eski eşi T.C.’nin olay günü maktul Yasemin Dermenci’yi eve getirdiğini ileri sürerek, "Eski eşim T.C., sürekli üzerime yabancı kadınlar getiriyordu. O gün de maktulü üzerime getirdi. Birlikte alkol aldılar. Maktul önceden de bizim eve gelip gidiyordu ancak kalmıyordu. İlk defa o gün bizde kaldı. Eşimle birlikte yattılar. Sonra eşimle aralarında tartışma çıktı. Eşim iç çamaşırı ile dışarı çıktı. Eşim eline silah veya tüfek aldı. Kadına ateş etti. Kadının neresinden vurulduğunu görmedim. Daha sonra eşim diğer odaya geçip telefonla birkaç adam çağırdı. Eve gelen adamlarla birlikte cesedi eşimin otomobiline yükleyip gittiler. Cesedi nereye götürdüler bilmiyorum. Suçsuzum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum. Eski eşim beni başka erkeklere de pazarlıyordu" ifadelerini kullanmıştı.


Mahkeme heyeti, dosyada yer alan tanıkların dinlenmesine ve sanık Tursun Karabulut’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi.



Dosya raftan indirildi kaybolduktan 20 yıl sonra cinayet ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Milli Eğitimde yetki Eğitim-Bir-Sen’de Muğla’da Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen yetkili sendika belirleme çalışmaları tamamlandı. Yapılan resmi üye sayımları ve mutabakat sonuçlarına göre Eğitim-Bir-Sen, 3 bin 392 üye ile Muğla’da yeniden yetkili sendika oldu. Elde edilen bu sonuçla birlikte Eğitim-Bir-Sen, önümüzdeki dönemde Muğla’daki eğitim çalışanlarının haklarını ‘yetkili sendika’ olarak temsil etmeye devam edecek. Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, bu başarının teşkilatın sahadaki samimi gayretinin, teşkilat disiplininin ve eğitim çalışanlarıyla kurulan güçlü gönül bağının bir sonucu olduğunu ifade etti. Uçak, "Eğitim çalışanlarımızın sorunlarını kendi sorunumuz olarak gördük. Sadece yetki dönemlerinde değil, yılın her gününde sahada olduk. Okullarımızı, kurumlarımızı ziyaret ettik; öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin ve tüm eğitim çalışanlarımızın sesi olmaya gayret ettik. Bugün ortaya çıkan tablo; emeğin, samimiyetin, istişarenin ve teşkilat ruhunun sonucudur" dedi. Önder Uçak ayrıca Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ndeki sendikal çalışmalara da değinerek, "Üniversitede üye sayımızı 292’ye çıkardık ve burada ikinci sıradayız. Hedefimiz; akademisyenlerimizin ve üniversitedeki idari personelimizin haklarını daha güçlü şekilde savunabilmek için üye sayımızı 400’ün üzerine taşıyarak şubeleşme sürecini tamamlamak, ardından yetkiyi alarak üniversite çalışanlarının hak mücadelesini daha etkili şekilde yürütmektir" dedi.
Denizli Çameli’nde Yörük Çadırı hizmete açıldı Çameli’de vatandaşlara yeni bir sosyal yaşam alanı sunacak olan Yörük Çadırı, düzenlenen törenle kapılarını açtı. İşletmede yöresel ürünler, aile oturma alanları ve çocuk oyun parkı yer alıyor. Çameli’de yeni bir mola noktası olarak hizmet verecek olan Yörük Çadırı, düzenlenen geniş katılımlı açılış programıyla vatandaşların hizmetine sunuldu. Çameli’ye özgü organik ürünlerin satışa sunulduğu işletmede; kumda kahve, çeşitli yöresel lezzetler, gıda ürünleri, aile oturma alanları ve çocuk oyun parkı ile vatandaşlara keyifli bir ortam oluşturuldu. Dualar eşliğinde gerçekleştirilen açılış programına Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış töreni kurdele kesimiyle tamamlandı. Programda konuşan Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçeye kazandırılan her yeni işletmenin ekonomik ve sosyal açıdan önemli katkılar sunduğunu belirterek, "İlçemizin doğal ve yöresel değerlerini tanıtan bu tür işletmelerin artması bizleri mutlu ediyor. Vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte güzel vakit geçirebileceği, ilçemize değer katacak güzel bir mekân olmuş. İşletme sahiplerimize hayırlı ve bol kazançlar diliyorum." dedi. İşletme sahibi Sinan Hayrettin Kam ise Yörük Çadırı’nı Çameli’ne kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, "Çameli’mize ait organik ürünlerin burada yer alması, vatandaşlarımızın aileleriyle hoşça vakit geçirebileceği alanların ve çocuk oyun parkının bulunması bizim için çok önemli. İlçemize hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu.
Sinop Tarihi Cezaevi’nde lezzet şöleni: Sinop mutfağı turistlerle buluştu Sinop’ta Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında Tarihi Cezaevi Müzesi’ni ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere, kentin tescilli ve geleneksel lezzetleri ikram edildi. Kültür ve gastronomi turizmini bir araya getiren etkinlik, tarihi mekanda adeta lezzet rüzgarı estirdi. Tarihi Sinop Cezaevi bahçesinde kurulan stantlarda Sinop mutfağına özgü ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Katılımcılara, kentin gastronomi sembollerinden biri olan Sinop keşkeği ile birlikte mısır ekmeği, tescilli tatlılardan Boyabat ezmesi, geleneksel pekmezli köy helvası, meşhur Sinop nokulu ve Türk kahvesi ikram edildi. Etkinliğe katılan turistler, hem tarihi atmosferi deneyimleme hem de Sinop’un yöresel tatlarını tanıma fırsatı buldu. İkram edilen ürünler ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken, etkinliğin kentin gastronomi kültürünün tanıtımına katkı sağladığı belirtildi. Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, Türk Mutfağı Haftası kapsamında 21-27 Mayıs tarihleri arasında Türkiye’de ve yurt dışındaki büyükelçiliklerde eş zamanlı etkinlikler düzenlendiğini belirterek, geleneksel Türk mutfağının sürdürülebilir, sağlıklı ve köklü yönlerinin tanıtılmasının amaçlandığını söyledi. Sinop’un zengin tarihi birikimi ve yöresel lezzetleriyle gastronomi turizminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Güzel, "Türk Mutfağı Haftası’nı Sinop Tarihi Cezaevi’nde, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize yöresel lezzetler ikram ederek kutluyoruz" dedi. Gastronomi turizminin son yıllarda öne çıkan turizm türlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Güzel, turistlerin artık bir bölgenin mutfak kültürünü, yemeklerini ve üretim yöntemlerini keşfetmek amacıyla seyahat ettiğini kaydetti. Sinop’un tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra doğal güzellikleri ve gastronomik zenginlikleriyle farklı deneyimler sunduğunu belirten Güzel, "Bugün burada Türk mutfağının Sinop’a özgü lezzetlerini misafirlerimizle buluşturuyoruz. Sofralarımızda yalnızca lezzet değil, aynı zamanda kültürel bir miras da sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Sinop Valisi Mustafa Özarslan ise kentin geçmişten bugüne birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek, bu kültürel birikimin mutfak kültürüne de yansıdığını söyledi. Sinop’un coğrafi işaretli 13 ürüne sahip olduğunu hatırlatan Özarslan, bu ürünlerin önemli bölümünün gıda alanında olmasının kentin zengin gastronomi kültürünü ortaya koyduğunu kaydetti.
İstanbul Sarunas Jasikevicius: "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" Fenerbahçe Beko Başantrenör Sarunas Jasikevicius, şampiyon olmanın zorluğuna değinerek, "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" dedi. Yunanistan’ın başkenti Atina’nın ev sahipliğinde 22-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 2026 Euroleague Final Four öncesinde basın toplantısı düzenlendi. Mücadele edecek takımların başantrenörleri ve birer basketbolcularının yer aldığı toplantıya sarı-lacivertlilerden Başantrenör Sarunas Jasikevicius ile Fransız basketbolcu Nando De Colo katıldı. Sezon boyunca takımın ortaya koyduğu savunma performansının kendileri adına büyük önem taşıdığını aktaran Jasikevicius, "Özellikle sayı bulamadığımız anlarda savunmamıza yükleniyor, savunmamıza önem veriyor olmamız lazım. Savunma, inşa etmeye çalıştığımız şeyin temelini oluşturuyor. Bence aynı zamanda sezon içerisinde hücum anlamında da önemli gelişmeler kaydettik ve bazı önemli isimleri kadromuza kattık. Umarız bir arada gerçekleştirdiğimiz o kimyayı sahaya yansıtacağız. O salonda diğer koçlar da yer aldılar. Bence saha kenarlarına baktığınızda her yer aşağı yukarı aynı ama OAKA’da olmak büyük bir memnuniyet. Biraz farklı hissedeceğiz tabii ki. Biz maça odaklanmalıyız. Görevi başarıyla bitirmemiz gerekiyor. Sonrasında da finali düşünüyor olacağız" ifadelerini kullandı. "Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur" Olympiakos karşısında hedeflerinin kazanmak olduğunu vurgulayan Litvanyalı başantrenör, "Onun dışındaki her şey unutulacak. Tüm konuşmalar, dedikodular, yorumlar, her şey bitiyor olacak. Burada çok fazla şey konuşuluyor tabii ki ama yarı finalde tek bir maç yapacağız eleme usulü. Çok fazla detay var. Tek düşüncem takımın başarısı için en iyi şeyi yapabilmek. Bu konuya daha basit bakıyoruz, bir sonraki antrenmana, bir sonraki maça. Üst üste şampiyon olursak gerçekten bu harika olur. Bu tartışmaya kapalı, orada hikaye var. Kazanmak, bunu başarabilmek gerçekten çok zor. Bunu nasıl başarabiliriz diye düşünüyoruz" diye konuştu. Nando De Colo: "Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım" Bu sezonun profesyonel kariyerindeki son yıl olacağını dile getiren Nando De Colo, "Fenerbahçe’ye katılma fırsatı elime geçtiğinde gerçekten müthiş bir şans oldu. Eşimle çok konuşuyorum bu konuyu ve aynı şeyi düşündük, ’Haydi gidelim’ dedik. Gerçekleştirmek istediğimiz büyük hedefler var Fenerbahçe’yle. Dolayısıyla benim için de büyük bir motivasyon oldu. Burada olmak, bu Final Four’da olmak müthiş hissettiriyor. Herkese söylemiş olduğum gibi son ana kadar işin keyfini çıkarmak gerçekten önemli. Ben de işin keyfini çıkarmaya çalışacağım. Ben Nando De Colo’yum. Her yaptığım şeyde hala ciddiysem de, hala profesyonel bir oyuncu olarak kariyerime devam ediyorsam, bu Final Four’un da tadını çıkaracağım, keyfini süreceğim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. "Son topta o an ne gerektiriyorsa onu yaparım" Final maçının son anlarında top onda olması halinde nasıl hareket edeceğinin sorulması üzerine deneyimli basketbolcu şu şekilde yanıtladı: "Doğru kararı vermek önemli. O anda kimin en iyi durumda olduğunu çok iyi görmek gerekir amaca ulaşabilmek için. O an ne gerektiriyorsa onu yaparım." "Kupayı kazanmak için savaşıp mücadele edeceğiz" Üzerinde büyük bir baskı olmadığını ve kendisini gergin hissetmediğini aktaran De Colo, "Baskıyı iyi bir şekilde yönetmek gerekiyor. Bu da tamamen bizim yapmış olduğumuz hazırlıklar üzerinden geçiyor ve tüm sezon boyunca da bu hazırlıkları gerçekleştirdik. Şimdi Final Four’dayız. Çok fazla düşünecek vaktimiz yok. Takım olarak hareket edip elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışacağız. Çok ekstra bir baskının olmadığını söylemeliyim. Burada olmaktan dolayı heyecanlıyız. Kupayı kazanmak için savaşıp mücadele edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.