ASAYİŞ - 16 Mayıs 2025 Cuma 11:03

Drag pistinde ölümle sonuçlanan yarışın görüntüleri ortaya çıktı

A
A
A
Drag pistinde ölümle sonuçlanan yarışın görüntüleri ortaya çıktı

Antalya’da yaklaşık 3 ay önce drag pistinde arkadaşı ile yaptıkları motosiklet yarışında beton bariyerlere çarparak bir kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin ise ağır yaralandığı kazanın saniyeler öncesinde gençlerin yarışa başladığı görüntüleri ortaya çıktı. Kazayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar sonrası hayatını kaybeden gencin ailesi karara itiraz etti.


23 Şubat tarihinde Antalya’nın Kepez ilçesi Odabaşı Mahallesi’nde meydana gelen olayda Akdeniz Bölgesi’nin ilk drag pisti olma özelliği taşıyan 2018 yılında motor sporu tutkunlarının kullanımına açılan piste gelen Osman Özgen ve Mustafa Aksoy, trafiğe kapalı olan pistte motosikletleri ile yarışırken beton bariyerlere çarpmış, kazanın ardından Özgen olay yerinde hayatını kaybederken, Mustafa Aksoy ise ağır yaralanmıştı. Soruşturma neticesinde "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildi. Osman Özgen’in ailesi avukatları aracılığıyla karara itiraz ederken Antalya’da faaliyet gösteren Motosiklet dernekleri ve federasyonlar konuyla ilgili açıklama yaptı.



Pistte yapısal ve idari eksikler iddiası


Yapılan ilk incelemelerde, kazanın yaşandığı pist alanında ciddi yapısal ve idari eksikliklerin bulunduğunun tespit edildiğini belirten Motosiklet Sürücüleri Federasyonu (MOSEF) Antalya İl Başkan Yardımcısı Murat Pektaş, "Pist girişinin motosiklet geçebilecek şekilde açık bırakıldığı, pist çıkışının beton bariyerle kapatılmış olmasına rağmen, burada herhangi bir uyarı levhası ya da güvenlik işareti bulunmadığı, beton bariyerlerin pist içerisinde yatık pozisyonda ve görünürlüğü artıracak herhangi bir uyarıcı unsurdan yoksun olduğu, kaza sonrası olay yerinde yapılan değişiklikler ve bariyerlerin kaldırılması ile olay anında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığının örtülmeye çalışıldığı kanaati oluşmuştur" dedi.



Aile kararla sarsıldı


Pektaş, kazaya ilişkin tüm görgü tanıklarının dinlenmediğini belirterek "Yürütülen soruşturma neticesinde "Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse de kazaya ilişkin tüm görgü tanıklarının dinlenmediği, belediyenin kusurunun olup olmadığının yeterli şekilde araştırılmadığı gibi ciddi usul eksiklikleri dikkat çekmektedir. Henüz genç yaşta hayatını kaybeden Osman Özgen’in ve kazadan ağır yaralı kurtulan Mustafa Aksoy’un aileleri, bu kararla bir kez daha derinden sarsılmış; aynı zamanda toplumda hukuka ve adalete olan güven de ciddi biçimde zedelenmiştir. Kazanın meydana geldiği alanın belediyenin sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında, kamu kurumlarının asli yükümlülüğü olan can güvenliğini sağlama görevinde ağır bir ihmalin söz konusu olduğu açıktır" ifadelerini kullandı.



"Önlem alınsa şu anda bu üzüntüyü yaşamıyorduk"


Kazada hayatını kaybeden Osman Özgen’in annesi Nurgül Özgen ise "İhmaller yüzünden çocuklarımız ölmek zorunda mı? İhmal yüzünden oğlum öldü. Bariyerler düzgünce kapatılmış olsaydı bunlar yaşanmayacaktı. Bariyer yatık bırakılmış olmasaydı, girilmez ve yasak levhası, güvenlik görevlisi olmuş olsaydı, şu anda biz bu üzüntüyü yaşamıyor olacaktık. Kimin ihmali varsa, suçlular cezasını çeksin. Adalete güveniyorum" dedi. Ailenin avukatı Hatice Pektaş’da "Kaza ile ilgili biz gerekli incelemenin yapılmasını talep ettik. Ancak soruşturma aşamasında gerekli inceleme ve araştırma yapılmadı. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Biz gerekli inceleme ve tüm araştırmaların yapılması ayrıca belediyenin ihmalinin tespiti için bu karara itiraz ettik. Şu an Sulh Ceza Hakimliğince inceleme aşamasında. Adaletin yerinin bulacağına inancımız sonsuz" şeklinde konuştu.



Hayatını kaybettiği son yarış


Öte yandan Osman Özgen’in hayatını kaybettiği, Mustafa Aksoy’un ise ağır yaralandığı kazanın öncesinde gençlerin son görüntüleri ortaya çıktı. Özgen’in arkadaşının kask kamerasına yansıyan görüntülerde drag pistine gelen motosikletli gençlerin açık olan alandan drag pistine girişleri ve Osman Özgen ile Mustafa Aksoy’un kazadan saniyeler önce motosikletleri ile yarışa başladığı anlar yer aldı. Ayrıca güvenlik kamerasına da kaza anı saniye saniye yansıdı. Görüntülerde drag pistinde yarışan gençlerin pist üzerinde yatık vaziyette bulunan beton bariyere çarptığı ve ardından Osman Özgen’in yerde sürüklendiği anlar yer aldı. Öte yandan Antalya Adliyesi önünde toplanan motosiklet grupları kazada hayatını kaybeden Osman Özgen için lokma dağıtımı yaptı.



Drag pistinde ölümle sonuçlanan yarışın görüntüleri ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çölyak hastalarına özel gıda kolisi desteği Kağıthane Belediyesi, çölyak hastalarının günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla glütensiz gıda kolisi desteğini sürdürüyor. İlçe sınırları içerisinde ikamet eden çölyak hastalarına yönelik hazırlanan gıda kolileri belediye ekipleri tarafından vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. Üç ayda bir düzenli olarak gerçekleştirilen çalışma kapsamında yaklaşık 200’e yakın glütensiz gıda kolisi ailelere teslim ediliyor. Özel beslenme gerektiren çölyak hastalarının ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla hazırlanan kolilerde, glütensiz ürünlerden oluşan çeşitli temel gıda malzemeleri yer alıyor. Düzenli olarak sürdürülen destek kapsamında vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Çölyak hastalığı; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan gluten proteinine karşı vücudun verdiği reaksiyon sonucu ortaya çıkıyor. İnce bağırsaklarda oluşan hassasiyet nedeniyle besin emilimini olumsuz etkileyen hastalık; halsizlik, kansızlık, iştahsızlık ve sindirim sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan glütensiz gıda kolilerinin içerisinde; 3 paket un, köftelik bulgur, mısır nişastası, kakaolu fındık ezmesi, pirinç unu, arpa şehriye, mısır irmiği, tahinli kurabiye, susamlı çubuk, 3 paket makarna, karabuğday unu, kakaolu puding, 2 paket tane karabuğday ve mısır gevreği gibi glütensiz ürünler bulunuyor.
Edirne Edirne’de nefes kesen sel-taşkın tatbikatı Edirne’de Meriç Nehri’nde düzenlenen tatbikatta, sel ve taşkın afetlerine karşı kurumların müdahale kapasitesi sahada test edildi. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) 2026 Yılı Bölge Düzeyi Sel-Taşkın Müdahale Tatbikatı, Edirne’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Tatbikat gereği taşkın nedeniyle bölgede mahsur kalan vatandaşların kurtarılması, tahliye çalışmaları ve koordinasyon süreçleri uygulamalı olarak canlandırıldı. AFAD başta olmak üzere emniyet, su altı arama kurtarma dalgıçları, jandarma, sağlık, itfaiye, Kızılay ve ilgili kurum ekipleri tatbikatta aktif görev aldı. Edirne dâhil 9 ilden takviye ekip, afet anında koordinasyonun en üst seviyede tutulması çerçevesinde Meriç Nehri üzerinde ortak operasyonla kabiliyetlerini sergiledi. Senaryo gereği nehrin ortasında mahsur kalan vatandaşların kurtarılması için harekete geçildi. Botlarla suya açılan dalgıç polisler ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, mahsur kalanları kurtararak tahliye etti. Meriç Nehri’nde su seviyesinin yükselmesi sonucu Karaağaç bölgesinde taşkın meydana geldiği varsayılarak arama-kurtarma, tahliye, sağlık, iletişim ve altyapı çalışmaları uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Programda açıklamalarda bulunan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek kurumlar arası koordinasyonun güçlü tutulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Subaşı, gerçekleştirilen tatbikatların afet durumlarında müdahale hızını ve etkinliğini artırdığını ifade etti. Gerçeğini aratmayan görüntüler Tatbikat ile ilgili açıklama yapan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne’nin özellikle Meriç ve Tunca nehirlerinden kaynaklı taşkın riski taşıdığını belirterek tatbikatın bu nedenle büyük önem taşıdığını vurguladı. Subaşı, "Karaağaç bölgesinde taşkın yaşanabileceği varsayımıyla senaryomuzu oluşturduk. Nehir kenarında bulunan vatandaşların ve araçların zarar görme ihtimaline karşı tüm müdahale gruplarımız görev aldı" diye konuştu. Tatbikatta sadece Edirne merkezden 996 personel, 146 araç, 15 bot, 5 dron, 1 mobil koordinasyon tırı, Kızılay ikram aracı ve 1 mobil baz istasyonunun katıldığını söyleyen Subaşı, "Ayrıca 18 saha olayı senaryosu ve 622 masa başı olayı üzerinden faaliyet icra edilmektedir. Dokuz destek ilinden ise 43 araç ve 194 personel katılmıştır. Yani toplamda 1200 kişiye yakın personelimiz burada tatbikata fiilen katılmaktadır" dedi. Tatbikatta 23 AFAD çalışma grubunun aktif rol aldığını ifade eden Subaşı, Edirne merkezle birlikte ilçelerde de kriz merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Programda konuşan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, Edirne’nin Arda, Meriç ve Tunca nehirlerinin birleşim noktasında bulunması nedeniyle sel ve taşkın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bölgesel tatbikatların afet risklerine göre planlandığını belirten Ergin, "Türkiye Afet Müdahale Planı afetin anayasasıdır. Kurumlarımızın görevleri bu plan kapsamında net şekilde belirlenmiştir. Edirne’de her geçen yıl artan müdahale kapasitemizi test etmiş olduk" dedi. Ergin, AFAD’ın 2025 yılında 79 tatbikat gerçekleştirdiğini, bu yıl ise deprem, sel, orman yangını, çığ ve endüstriyel kazalar gibi farklı afet türlerine yönelik yeni tatbikatların planlandığını ifade etti. Afet yönetiminin dört seviyede yürütüldüğünü kaydeden Ergin, il, bölge, ulusal ve uluslararası kapasitenin gerektiğinde devreye alındığını söyledi.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.