EKONOMİ - 19 Eylül 2025 Cuma 10:27

Engebeli arazide tropikal meyve başarısı: 104 dönümlük serada 20’den fazla çeşit meyve yetiştiriliyor

A
A
A
Engebeli arazide tropikal meyve başarısı: 104 dönümlük serada 20’den fazla çeşit meyve yetiştiriliyor

Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Güney Mahallesi’nde 104 dönümlük engebeli arazi üzerinde kurulu seralarda tropikal meyve üretiliyor. Muzdan avokadoya, mangodan papayaya kadar birçok tropikal meyve, zorlu coğrafi ve iklim durumlarına rağmen başarıyla yetiştiriliyor. Bu seralarda genellikle Afrika bölgesinde yetişen kahve ve kakao ağaçları da ekilerek, farklı meyveler elde edilmeye çalışılıyor.


Akdeniz Bölgesi’nin en önemli tropikal meyve üreticiliğinin yapıldığı yerlerden Alanya’da zorlu engebeli arazilerde üretilen meyveler tüketicilerin sofraları ile buluşuyor. Alanya’nın Güney Mahallesi’nde 104 dönüm engebeli arazide kurulan devasa seralarda üretilen meyveler hem yurt pazarında hem ise ihracatta önemli rol alıyor.



Engebeli araziler seraya dönüştürüldü


Bölgenin doğal yapısı itibarıyla düz tarım arazilerinin kısıtlı olduğu Güney Mahallesi’nde yıllar önce başlatılan arazi ıslah ve düzenleme çalışmaları ile tarıma elverişli hale getirilen 104 dönümlük alan, bugün modern seralara ev sahipliği yapıyor. Yer yer eğimli araziler üzerinde maksimum alan kullanımı sağlayan seralarda kullanılan sistemler, hem üretim verimliliğini artırıyor hem de iklim şartlarına karşı bitkilerin direncini yükseltiyor.



Sıcaklıklar 46 dereceye ulaşıyor


Gün içerisinde seraların iç sıcaklığının 46 dereceyi bulduğu görülürken, bu zorlu iklim şartlarına rağmen tropikal ürünler başarıyla yetiştiriliyor. Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle üreticilerin çalışma saatleri sabah erken saatlere ve akşam serinliğine göre ayarlanıyor. Üreticiler, bitkilerin sıcak havadan etkilenmemesi için sulama ve gölgelendirme sistemlerini titizlikle kullanıyor.



Organik gübre ve doğal sulama sistemi kullanılıyor


Serada yetiştirilen tüm ürünlerde organik gübreleme yöntemleri tercih ediliyor. Kimyasal kullanmadan gerçekleştirilen bu üretim modeli, hem çevreyi koruyor hem de ürünlerin kalitesini artırıyor. Ayrıca serada ihtiyaç duyulan sulama, bölgeye özgü bir yöntemle sağlanıyor. Yer altı suları özel havuzlarda depolanarak filtreleniyor ve damla sulama sistemi ile meyvelere ulaştırılıyor. Bu sayede hem su israfı önleniyor hem de her bitkiye ihtiyacı kadar su verilerek verimlilik artırılıyor.



Enerji güneşten sağlanıyor


Seranın elektrik ihtiyacı ise tamamen güneş panellerinden karşılanıyor. Seranın kenarlarına kurulan geniş güneş enerji sistemi sayesinde hem elektrik tasarrufu sağlanıyor hem de fazla üretilen enerji devlete satılarak gelir elde ediliyor.



Hem iç piyasaya hem ihracata


Yetiştirilen tropikal meyveler, hasat sonrası hem iç piyasada tüketiciyle buluşuyor hem de yurt dışına ihraç ediliyor. Özellikle muz ve avokadonun yurt dışı talebi artarken, papaya ve mango gibi daha özel ürünler ise butik pazarlara gönderiliyor. Bu sayede hem bölge üreticisi kazanıyor hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlanıyor. Alanya’nın tropikal tarımda önemli bir merkez haline geldiğini belirten üreticiler, son yıllarda iklim değişikliği ile birlikte bu tür ürünlere olan ilginin arttığını ifade ediyor. Seracılıkta kullanılan modern teknikler ve doğal üretim yöntemleri sayesinde ürünlerin kalitesinin her yıl daha da arttığı belirtiliyor.


Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı ve aynı zamanda Güney Mahallesi’ndeki 104 dönümlük seraların işletme sahibi olan Ali Hüddoğl, "Benim bahçemde 20’den fazla çeşit var. Bölgemizde 40’tan fazla tropikal meyve üreticiliği var. Üreticilerimiz ürettiği ürünlerden memnun. Bizler bu işi aşk ile yapıyoruz. Atamızdan gelen bu çiftçiliği yerine yetirmeye çalışıyoruz. Bizim ek işimiz değil, tek işimiz tropikal meyve üretmek. İthal gelen tropikal meyvelerde zorlandığımız dönemler oluyor. Yetkililerden yerel üreticileri ve yerli üretimi desteklemelerini istiyoruz. Hasat döneminde yurt dışından gelen meyvelere gümrük vergisi ve ek kısıtlama getirilmesini talep ediyoruz. Bahçemizden papayanını 70 lira, muzun 50 lira, avokadonun kilogramını 150 lira, ejder meyvesinin kilogramını ise 200 liradan gönderiyoruz’’ dedi.



Engebeli arazide tropikal meyve başarısı: 104 dönümlük serada 20’den fazla çeşit meyve yetiştiriliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Dünyanın ilk enfeksiyonlu bölgeye uygulanabilen yapay kemiği Eskişehir’de geliştirildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Anadolu Üniversitesi’nin 20 yıllık ortak çalışması sonucu, enfeksiyonlu alanda kullanılabilen antibakteriyel yapay kemik grefti geliştirildi. Prof. Dr. Nusret Köse, "Bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği, enfekte ortamda kullanılabilir olması. Bu yönüyle dünyada bir ilk" dedi. ESOGÜ Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı’nda 33 yıl görev yapan ve bu yıl emekliliğe ayrılan Prof. Dr. Nusret Köse, yürüttükleri çalışmanın detaylarını paylaştı. Geliştirilen yapay kemik greftlerinin değişik boyutlarda yapılabildiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, "Kalsiyum fosfat malzemesinden yapılmış bu yapay kemik greftinin insan vücudunda mikrobu öldürme özelliği vardır. ESOGÜ ve Anadolu Üniversitesi birlikte, antimikrobiyal özellikli yapay kemik grefti üretilmesi ve implant ilişkili enfeksiyonların ortadan kaldırılması için ortopedide kullanılan metalik implantların yüzeylerine uygulayabileceğimiz antimikrobiyal özellikli seramik kaplamalar geliştirdik. Biz bu çalışmaları önce laboratuvar düzeyinde Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aydın Doğan hocayla birlikte yaptık. Bu çalışmalar yaklaşık 20 yıl önce başladı" şeklinde konuştu. "Çok başarılı sonuçlar aldık" Laboratuvarın ardından hayvanlar üzerinde çalışma yaptıklarını belirten Köse, "Antimikrobiyal özellikli yapay kemik greftlerinin hayvan denemelerinde başarıya ulaşması üzerine daha sonra TÜBİTAK projelerine başvurduk. TÜBİTAK’ın desteğiyle insanlarda bu geliştirdiğimiz teknolojiyi ve yapay kemik greftini ürettikten sonra hastalarda kullandık ve çok başarılı sonuçlar aldık. Bu aldığımız başarılı sonuçları uluslararası dergilerde makale olarak da yayınladık. Tabii implant malzemeleri geliştirilmesi uzun yıllar süren, oldukça detaylı çalışmalar gerektiren bir iş alanı. Bizim neredeyse 20 yıl sürdü. Bu süreçte bu teknolojiyi ve bu ürünleri geliştirirken 2 adet doktora tezi, 4 tane tıpta uzmanlık tezi geliştirildi ve nihayetinde ürünleri insanda kullanılabilir hale getirdik. Ancak tabii bu ürünleri bizim ticari olarak pazarlayabilmemiz için belgelendirme işlemlerini tamamlamamız gerekiyor. Hem Avrupa’da hem Türkiye’de son yıllarda MDR süreçleri başladı. Eskiden CE olarak alınan belgeler şimdi MDR süreçlerine tabidir. Bu MDR süreçleri hem oldukça detaylı hem de oldukça masraflı bir süreç. Biz de şu anda onları tamamlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyada da benzer bir ürün bulunmamaktadır" Geliştirilen yapay kemik greftinin 78 hastada kullanıldığını dile getiren Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kemik enfeksiyonu olan veya implant uygulanan tüm alanlarda, kemik ilişkili alanlarda bunu kullanabiliyoruz. Türkiye aslında son yıllarda havacılık ve bu savunma sanayiindeki gösterdiği başarının bir diğer örneğini tıbbi sektörde yapmakta. Türkiye’de üretilen, geliştirilen pek çok tıbbi cihaz yurt dışına pazarlanabilmektedir. Yapay kemik greftleri yönünden bakacak olursak Türkiye’de bunun çok başarılı üreticileri var. Hem Türkiye pazarına hem yurt dışı pazarına bu ürünleri gönderiyorlar ve hastalarda, gereken hastalarda kullanılıyor. Ancak bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği enfekte ortamda kullanılabilir olması. Bu yönüyle dünyada bir ilk. Dünyada da benzer bir ürün bulunmamaktadır."
Mersin Mersin’de engelsiz yaşam için kapsamlı destekler sürüyor Engelli vatandaşların hayatın her alanına aktif katılım sağlaması amacıyla projeler hayata geçiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, sunduğu hizmetlerle takdir toplamaya devam ediyor. Engellerin kaldırılması için birçok birimle iş birliği içinde çalışan Engelliler Şube Müdürlüğü, engelli vatandaşların yanı sıra ailelerine yönelik destekleri de sürdürüyor. Özel gereksinimli veri tabanına kayıtlı 29 bin 197 yurttaşa yönelik hizmet sunan Büyükşehir Belediyesi; atölye çalışmaları, eğitim programları, kurslar ve spor aktiviteleri ile aktif bir yaşam imkanı sağlıyor. Engelli bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçları düşünülerek hayata geçirilen Engelsiz Yaşam Merkezlerinde; kurslar, atölyeler ile sanatsal ve sportif faaliyetler gerçekleştiriliyor. Merkezlerde verilen Mola Evi hizmeti sayesinde aileler kendilerine zaman ayırma fırsatı bulurken, engelli bireyler de uzman eğitmenler eşliğinde eğitim alıyor ve sosyalleşiyor. Piknik, gezi, sinema ve tiyatro gibi sosyal etkinliklerle de bireylerin toplumsal yaşama katılımı destekleniyor. Merkezlerde yemek atölyesi, bağımsız hareket becerileri kursu, Braille alfabesi eğitimi, seramik, el sanatları ve dikiş kursları veriliyor. 7-12 yaş aralığındaki bedensel, zihinsel, işitme ve görme engelli bireylere sportif beceri ve koordinasyon eğitimi sunulurken, 18 yaş üstü özel gereksinimli bireyler için fitness ve spor eğitimleri düzenleniyor. Sabah saatlerinde belediyeye ait araçlarla evlerinden alınan bireylerin yemek ve eğitim ihtiyaçları ücretsiz karşılanırken, gün sonunda güvenle evlerine bırakılıyor. Engelliler ve aileleri için yaşam alanı haline gelen Engelsiz Yaşam Parkında da çeşitli sanatsal ve sportif faaliyetler gerçekleştiriliyor. Parkta ebeveynlere yönelik nefes terapi, pilates, tığ örücülüğü ve makrome kursları verilirken; dans evi, yüzme havuzu, bocce sahası ve atölye alanlarında özel gereksinimli bireyler için çeşitli eğitimler sunuluyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Uygulama Evi ile engelli bireylerin günlük yaşam becerileri destekleniyor. Ev ortamına uygun şekilde düzenlenen alanda bireylere yatak toplama, sofra kurma, yemek hazırlama ve kişisel temizlik gibi beceriler kazandırılıyor. Otizm Aile Danışma Merkezinde ise 0-72 ay arası otizm tanılı çocuklara özel eğitim, duyu bütünleme, psiko-sosyal destek ve aile danışmanlığı hizmetleri veriliyor. Alanında uzman ekip tarafından yürütülen çalışmalarda birebir eğitimler, grup aktiviteleri ve gelişim değerlendirmeleri gerçekleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi ayrıca Medikal Malzeme Bakım Onarım Hizmeti ile tekerlekli sandalye ve hasta yataklarının bakımını yaparken, Özel Gereksinimli Transfer Aracı Hizmeti ile ulaşım desteği sunuyor. Akülü Sandalye Şarj İstasyonları, medikal malzeme yardımları, işaret dili tercümanlığı ve evde bakım hizmetleri de özel gereksinimli yurttaşların yaşamını kolaylaştırıyor. Öte yandan dünyada ilk kez Mersin’de düzenlenen Dünya Paralimpik Plaj Oyunları da kentin erişilebilirlik vizyonunu ortaya koydu. 5 kıta ve 26 ülkeden 350 sporcunun katıldığı organizasyonda Büyükşehir Belediyesi ulaşım, altyapı ve organizasyon süreçlerinde aktif rol üstlendi. Uluslararası değerlendirme sonucunda Mersin’in 2025 Dünya Paralimpik Plaj Oyunları ve 2026 Dünya Gençlik Oyunları’na ev sahipliği yapması oy birliğiyle kabul edildi.
Erzurum Erzurum’da karın görünmeyen iki yüzü Dünyanın önde gelen kayak merkezlerinden Palandöken’de yerli ve yabancı turistler güneşli havada kayak keyfi yaparken, kar kalınlığının 3 metreyi bulduğu kırsal kesimlerde ise ekiplerin karla mücadele mesaisi aralıksız sürüyor. Doğu Anadolu’nun zirvesi Erzurum’da kıştan kalma görüntüler nisan ayında da devam ediyor. Şehir merkezinde bahar havası hissedilmeye başlansa da yüksek kesimlerde kar esareti henüz bitmedi. Kış turizminin gözbebeği Palandöken Kayak Merkezi, bahar aylarına girilmesine rağmen rekor kar kalınlığıyla dikkat çekiyor. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu merkezde, kayak sezonu yoğun talep ve uygun pist şartları nedeniyle 15 Nisan’a kadar uzatılmıştı. Hafta sonunu fırsat bilen vatandaşlar, kristal karın ve bahar güneşinin keyfini kayak yaparak çıkarıyor. Bir kayak severin 360 derece kamera ile kaydettiği ve Palandöken’in zirvesinde yaptığı iniş anları ise izleyenlerin beğenisini aldı. Kırsalda doğa ile çetin mücadele Eğlencenin birkaç kilometre ötesinde ise bambaşka bir tablo hakim. Kentin yüksek rakımlı ilçelerinde ve kırsal mahalle yollarında kar yüksekliği yer yer 3 metreyi aştı. Kar ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanan ve özellikleri köyleri birbirine bağlayan yolları açmak için Büyükşehir Belediyesi seferber oluyor. İş makinelerinin zaman zaman karda kaybolduğu çalışmalarda, ekipler kapalı yolları açmak için 7/24 yoğun mesai harcıyor.