ASAYİŞ - 01 Ağustos 2025 Cuma 18:38

Eşini satırla öldürdüğü iddiasıyla yargılanan şahıs, cinayet öncesi 4 adet sakinleştirici ve alkol almış

A
A
A

Antalya’da iki aylık evli eşi Sevcan Demir Sakman’ı satırla öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan sanık hakkında, "Canavarca hisle eşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması görüldü. Sanık, olay günü ilaç ve alkol etkisinde olduğunu, eşini bıçakladığını ancak sonrasını hatırlamadığını söyledi.

Antalya’da hemşire olarak çalışan eşi Sevcan Demir Sakman’ı satırla öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Halit Can Sakman hakkında "canavarca hisle eşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya maktulün annesi Havva Ünay, babası Güney Demir ve kız kardeşi de katıldı.

"4 adet sakinleştirici ve alkol aldım eşim bana bıçakla saldırdı sandım, kendimi savundum"

Sanık Halit Can Sakman savunmasında, 5 Aralık 2024’te evlendiklerini, ancak kısa süre sonra maddi kaynaklı tartışmalar yaşanmaya başladığını söyledi. Eşinin kendisine "Sen adam değilsin, erkek olsaydın bana güzellik salonu açardın" gibi ifadeler kullandığını öne süren Sakman, olay günü reçeteyle verilen 4 adet sakinleştirici içip alkol aldığını, ardından da eşinin saldırdığını düşündüğünü ifade etti. Sanık, "O an kendimi savunmak istedim. Tezgahta duran bıçağı aldım, ilk bıçağı sırtına vurdum. Koltuğun ortasındaydı, ailemi aramaya çalışıyordu, sırtı dönüktü. Sonrasını hatırlamıyorum. Kaç kez bıçakladığımı bilmiyorum. Olaydan sonra çocukluk arkadaşımı aradım. Ambulansı çağırdım mı hatırlamıyorum ama polis geldiğinde kapıyı ben açtım" dedi.

Sanık, eşinin ailesinin bu evliliğe rıza göstermediğini söyleyerek, "Ailesi başka biriyle evlendirmek istiyordu, biz kendimizi Antalya’ya attık. Düğün yapmadık, Haziran’da yapacaktık" şeklinde konuştu. Bipolar bozukluğu ve kişilik bozukluğu tanısı olduğunu iddia eden Sakman, "Tasarlasaydım eve birlikte üç kez girip çıkmazdım. O an ne yaptığımı bilmiyordum. Pişmanım" ifadelerini kullandı.

"Kızımı boğdun, parçaladın, sen ne tür bir canavarsın?"

Sanığın ardından söz alan maktulün babası Güney Demir, "25 yıllık kızımı 5 ayda katletti. Anne babanı, kardeşini katletseydin, benim kızımı neden öldürdün? Kızımın mutluluğuna hiç inanmadım. Sürekli onu almak istedim ama ne zaman konuşsam yanında bitiyordu. Bu adam kızımın hattını bile değiştirmiş, attığım mesajlar ona gidiyormuş. Geceleri uyuyamıyorum, dışarı çıkamıyorum, kahve içemiyorum. Kızım artık sadece fotoğraflarda. Sen ne yaptığını sanıyorsun? Kızımı boğdun, parçaladın. Sen ne türlü bir canavarsın? Şikayetçiyim" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

"Evi temizledim, satır yoktu"

Maktulün annesi Havva Ünay ise, "Olaydan bir gün önce kızımın evine gittim, her yerini temizledim. Satır falan yoktu. Evde ne varsa biliyorum. Kızımın araba, ev istemesi gibi bir durumu yoktu. Kızıma sürekli ev ilanı gönderiyordu, kızım da onu engelliyordu. Şu an benim kızım yok diye böyle konuşmayacaksın, gün yüzü görmeyeceksin" dedi.

"Halit’in üzerinde kan yoktu, sık sık kavga ediyorlardı"

Tanıklardan Sevcan’ın mesai arkadaşı Alime K., olay günü sanığın kendisini görüntülü aradığını söyleyerek, "Sevcan yerde yatıyordu, başı duvara yaslıydı, kanlar içindeydi. Görüntü kısa sürdü, sonra sesli aradım. ‘Abla Sevcan nefes almıyor’ dedi. Adresini bilmiyordum. Halit’in üzerinde kan yoktu" dedi.

Sanığın üst komşusu Mehmet A. ise çiftin sürekli kavga ettiğini belirterek, "İki buçuk aydır buradalar. Her gece bağrışmalar oluyordu. Olay günü Sevcan’ın sabah çığlığını duydum, sokakta tartıştılar. Daha sonra site içindeki çardakta oturduklarını gördüm. Olayı akşam döndüğümde öğrendim. Maktul, nikâh öncesi bana ütü istemeye gelmişti, ‘yol yakınken dön’ dedim, dinlemedi" şeklinde konuştu.

"Satırla boğazına vurmak canavarlığın göstergesidir"

Maktulün avukatları, sanığın savunmalarının haksız tahrik indirimi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Avukat Yavuz Erdoğan, "Sanık, maktulün boğazını kesmeye çalışmıştır. Olaydan önce alkol ve Prozac almıştır. Bir sağlık çalışanı olarak bu kombinasyonun etkilerini biliyordu. Bu suçu planlayarak işledi" dedi.

Bir diğer avukat ise sanığın adli sicil kaydı olmadığını söylese de sabıka bilgilerinin UYAP üzerinden incelenmesini talep etti. Avukatlar ayrıca sanığın olay sonrası polis memurlarına kendisini öldürmeye çalıştığını söylediğini, olay yerindeki bulguların saldırının bilinçli ve ölümcül olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Sanık avukatı ise müvekkilinin olay sırasında şok geçirdiğini ve tasarlama kastıyla hareket etmediğini öne sürdü.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da davaya müdahil olarak katıldı. Avukatlar ayrıca maktul ve sanığın banka hesapları ile telefon kayıtlarının detaylı incelenmesini talep etti. Mahkeme, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı 31 Ekim 2025’e erteledi.

"Sevcanlar ölmesin, kızlarımız yaşasın"

Duruşma sonrası baba Güney Demir, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Mahkememiz bizim açımızdan iyi geçti. Devletimize güveniyoruz. Adalet yerini bulacak. Ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini istiyoruz. Sevcanlar ölmesin, kızlarımız yaşasın. Erkek olduğunu sanan kimse insanları katledemez."

Maktulün avukatlarından Dilara Akdeşir ise sanığın tasarlayarak öldürdüğünü belirterek, "Olay yeri inceleme ekipleri, Sevcan Demir Sakman’ın boğazında satır parçası buldu ve delil olarak sakladı. Evde satır bulunmaması, annenin bir gün önce evi temizlemesi satırın sonradan temin edildiğini gösteriyor. Bu cinayet sadece eşe karşı değil, planlı ve canavarca hisle işlenmiştir. İlk duruşmada bazı tanıklar dinlendi. 31 Ekim’e kadar eksik hususlar tamamlanacak. Kadın cinayetlerinin son bulması için hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

Olayın geçmişi

Olay, 9 Mart 2025 tarihinde saat 22.30 sıralarında Kepez ilçesi Gazi Mahallesi 6549 Sokak üzerinde bulunan bir sitenin giriş katında meydana geldi. Antalya’da özel bir hastanede hemşirelik yapan Sevcan Demir Sakman (26) ve Acil Tıp Teknisyeni eşi Halit Can Sakman (26) arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Apartman sakinlerinin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile verilen olay yerine sevk edilen ekiplei, Sevcan Demir Sakman’ı kanlar içerisinde yerde yatarken buldu. 112 Acil Sağlık ekipleri sırtında, karnında ve vücudunun birçok yerinde satırla kesi darbeleri bulunan genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Eşinin bıçaklı saldırısından dolayı yaralı olduğu iddia eden Halit Can Sakman ise polis ekiplerine teslim olurken, tedavi edilmek üzere ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kan donduran anlar kamerada

Öte yandan, cinayetten hemen önce ikilinin arasındaki tartışma ve kavga anları ile cinayetin işlendikten sonra katil zanlısının yer aldığı görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde Sevcan Demir Sakman, gördüğü şiddetten kaçmak için evden defalarca çıkmaya çalışıyor ancak Halit Can Sakman tarafından birçok kez geri döndürülüyor. Son kaçma girişiminde ise kapıya yönelen kadının, eşi tarafından durdurulup tekrar içeri alındığı, bir süre sonra ise Halit Can Sakman’ın evden üzeri kanlı bir şekilde tek başına çıktığı görülüyor.

Begüm Aksoy - Ramazan Bozca

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya CHP Genel Başkanı Özel: "Muhalefet çivi çakma makamı değildir, çiviyi kimin çakacağına millet karar verir" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında Malatya’da çeşitli ziyaret ve programlara katıldı. Malatya’da çeşitli temaslarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nikah Sarayı’nda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Malatya’ya kazandırılan yatırımların temel atma törenine katıldı. 6 Şubat’ta büyük bir acıya tanıklık edildiğini ifade eden Özel, "6 Şubat depremi şüphesiz dünya afetler tarihine geçecek bir depremdir. Asrın felaketi denmesi boşuna değildir. Bu depreme hazırlıksız yakalandığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Bu, devletin ve milletin ortak bir kusurudur" dedi. "Hükümet mazeretsiz şekilde hazırlıksız yakalandı" 21 yıldır iktidarda olan hükümetin depremde yaşanan hasardan sorumlu olduğunu dile getiren Özel, 1999 depremlerinin ardından toplanan deprem vergilerini gündeme getirdi. Bugüne kadar yaklaşık 41 milyar dolar deprem vergisi toplandığını belirten Özel, "İmar aflarından 26 milyar dolar, özelleştirmelerden ise 65 milyar dolar gelir elde edilmiş. Toplamda 132 milyar dolar kaynak var. Depremden önce bu kaynaklarla yıkıp yeniden yapılabilirdi. Depreme hazırlanmak için her şey varmış ama maalesef hükümet, mazeretsiz şekilde memleketi hazırlıksız yakalamış" ifadelerini kullandı. "Muhalefet çivi çakma makamı değildir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefete yönelik eleştirilerine de değinen Özel, "Cumhurbaşkanı, ‘Muhalefet deprem bölgesine bir çivi bile çakmadı’ diyor. Muhalefet çivi çakma makamı değildir. Çiviyi kimin çakacağına millet karar verir. Muhalefetin görevi, o çivinin düzgün çakılıp çakılmadığını denetlemektir" şeklinde konuştu. CHP’li belediyelerin deprem bölgesine yaptığı yardımlar Deprem yardımlarının AFAD bünyesinde toplandığını hatırlatan Özel, CHP’li belediyelerin katkılarına ilişkin şu bilgileri paylaşarak, "AFAD kayıtlarına göre CHP’li belediyeler tarafından 10 deprem iline 9 bin araç gönderildi. 28 bin 521 personel görev aldı, 7 bin 200 tır sevk edildi. Sadece Malatya’ya 668 araç, bin 487 personel ulaştı. 661 tır malzeme dağıtıldı ve 13 mobil mutfak kuruldu" dedi. Özel, konuşmasının devamında mücbir sebep haline değinerek, esnafın siftah yapamadan dükkan kapattığını ifade etti. Depremzedelerin konut teslimi sırasında boş senet imzalamak zorunda bırakıldığını öne süren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a deprem konutlarının ücretsiz verilmesi çağrısında bulundu.