EKONOMİ - 17 Haziran 2025 Salı 13:41

FAO ve BAKA tıbbi ve aromatik bitkiler alanında iş birliği imkanlarını görüştü

A
A
A
FAO ve BAKA tıbbi ve aromatik bitkiler alanında iş birliği imkanlarını görüştü

FAO Türkiye Temsilciliği yetkilileri ile Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) yöneticileri bir araya gelerek, tıbbi ve aromatik bitkiler başta olmak üzere kırsal kalkınma, kooperatifçilik ve bölgesel proje iş birliklerini değerlendirdi.


Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilciliği Kıdemli Program Koordinatörü Özcan Türkoğlu ve beraberindeki heyet, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Genel Sekreterliğini ziyaret ederek tıbbi ve aromatik bitkiler alanındaki iş birliği fırsatlarını ele aldı. Gerçekleştirilen toplantıda, FAO ile BAKA arasında yürütülmesi planlanan projeler ve iş birliği imkânları görüşüldü. BAKA Uzmanı Yücel Yıldırım tarafından yapılan sunumda, Ajans’ın 15 yılı aşkın süredir sürdürdüğü faaliyetler hakkında bilgi verildi. Yıldırım, özellikle Isparta, Burdur ve Antalya illerinin tıbbi ve aromatik bitkilerdeki floristik zenginliğine dikkat çekerek, yürütülen projeler, kooperatifçilik destekleri ve gül üretimi üzerine bilgiler paylaştı. Yıldırım, Isparta’nın 2024 yılı itibarıyla 19 bin ton gül çiçeği üretimiyle Türkiye üretiminin yüzde 95’ini tek başına karşıladığını ve yaklaşık 10 bin ailenin geçimini bu alandan sağladığını vurguladı.



Isparta’da Gül Yağı Fabrikası ziyaret edildi


Orman Genel Müdürlüğü Ekosistem Hizmetleri Dairesi Başkanı Özgür Balcı da toplantıda yaptığı değerlendirmede, FAO destekli küçük ölçekli bir projeyle bölgedeki marka değerinin ve kurumsal kapasitenin artırılmasının hedeflendiğini belirtti. Balcı, bu süreçte BAKA’nın bölgesel bilgi birikiminden yararlanmak istediklerini ifade ederek, bilgi ve deneyim paylaşımının önemine dikkat çekti. Toplantı sonrasında heyet, BAKA’nın daha önce destek sağladığı S.S. Gülderen Kadın Kooperatifi’ni ziyaret ederek kadın girişimcilerin üretim süreçlerini yerinde inceledi. Ardından, özel sektör tarafından işletilen gül yağı distilasyon tesisleri ziyaret edildi. Katılımcılar, geleneksel ve modern damıtma sistemlerini karşılaştırma fırsatı buldu. Heyet son olarak Güneykent’te bulunan Gülbirlik Tarihi Gül Yağı Fabrikası’nı ve modern damıtma sistemleri üzerine çalışan Dünder Makine’yi ziyaret ederek gül yağı çıkarma süreçlerinin tarihsel ve teknik gelişimini yerinde gözlemledi. Ziyaretin, bölgesel ürünlerin katma değerli hale getirilmesi, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve FAO ile geliştirilecek ortak projelere zemin hazırlaması açısından verimli geçtiği belirtildi.


Toplantıya FAO heyeti ve Orman Genel Müdürlüğü’nden yetkililerin yanı sıra, BAKA’yı temsilen İktisadi Sektörler Birim Başkanı Hasan Yüksek, Isparta Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öznur Parmaksız ile uzmanlar Ayşe Bal ve Yücel Yıldırım da katıldı.



FAO ve BAKA tıbbi ve aromatik bitkiler alanında iş birliği imkanlarını görüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.