EKONOMİ - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 15:12

Haziran’da tarım maliyetleri artışta

A
A
A
Haziran’da tarım maliyetleri artışta

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Haziran ayı Tarım-GFE’nin aylık yüzde 2,52, yıllık 33,88 ilan edildiğini belirtirken, "Haziran ayında tarımsal girdi maliyetleri, 10 yıllık Haziran ayı ortalamalarına göre aylıkta ortalamanın ciddi üzerinde, yıllıkta ise ortalama civarında artış göstermiştir" dedi.


ATB ve ATAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Haziran ayında aylık yüzde 2,52 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Haziran ayları ortalamasının (1,90) oldukça üstünde olan bir artış olmuştur" dedi. Tarım-GFE’nin Haziran ayında yıllık yüzde 33,88 ilan edildiğini kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın Haziran ayları ortalamasına (33,31) yakın ilan edilmiştir. Ancak bir önceki ay rakamına göre (31,80) yükseliş, son 3 aydır devam etmektedir. Haziran ayında tarımsal girdi maliyetleri, 10 yıllık Haziran ayı ortalamalarına göre aylıkta ortalamanın ciddi üzerinde, yıllıkta ise ortalama civarında artış göstermiştir" dedi.



"Veteriner hizmetleri yine yüksek"


TÜİK tarafından açıklanan Haziran ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 2,79 ve yıllıkta ise yüzde 33,92 artış ilan edildiğini belirten Çandır, "2024 yılı Haziran ayına göre aylıkta oldukça yüksek, yıllıkta ise daha düşük veriler ilan edilmiştir" dedi. Tarım-GFE’nin tohumda aylık yüzde 2,42, enerjide yüzde 4,48, gübrede yüzde 6,05, ilaçta yüzde 1,33, veteriner hizmetlerinde yüzde 3,95, yemde yüzde 1,28 ve diğer kalemlerde ise yüzde 1,56 arttığını belirten Çandır, aynı kalemlerin yıllık değişimlerinin ise tohumda yüzde 35,49, enerjide yüzde 25,71, gübrede yüzde 40,98, ilaçta yüzde 17,91, veteriner hizmetlerinde yüzde 61,77, yemde yüzde 34,28 ve diğer kalemlerde ise yüzde 40,28 olduğunu kaydetti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 0,95, yıllık yüzde 33,61’lik artış olduğunu belirtti.



"Üretici lehine döndü"


TÜİK’in hazırladığı Haziran ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 18,82 artığını belirten Çandır, "Bu rakam 10 yıllık Haziran ortalamasının (0,38) çok üzerinde olmuştur. Tarım-ÜFE yıllıkta yüzde 50,31 ile 10 yıllık ortalamanın (25,54) üzerinde ilan edilmişti. Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs ve Haziran aylarında bu aleyhte eğilim, üretici lehine dönmüştür" değerlendirmesinde bulundu.


Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Haziran’da aylık yüzde 3,42, yıllık yüzde 28,38 arttığını kaydetti. Yurtiçi üretici enflasyonu Yi-ÜFE’nin aylık yüzde 2,46, yıllık yüzde 24,45 ilan edildiğini kaydeden Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 0,76 ve yıllık ise yüzde 25,01 artmıştı. Bu durum, Haziran ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir" dedi.



"Manşet enflasyon yüksek"


Haziran ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’de aylık yüzde 1,37, yıllık yüzde 35,05 artış olduğunu belirten Çandır, "Son 20 yıllık Haziran ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 0,70 ve yıllıkta ise yüzde 18,02 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır" dedi.


Başkan Çandır, tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Haziran’da aylık yüzde -0,27 ve yıllık yüzde 30,20 ilan edildiğini kaydederken, işlenmemiş gıda enflasyonunun aynı dönemde aylık yüzde -1,68 ve yıllık yüzde 30,26 açıklandığını belirtti. Çandır, yaş meyve sebze enflasyonunun aylık yüzde -1,94 ve yıllık yüzde 44,72 ilan edildiğine dikkat çekti. Ali Çandır, "Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki aradaki makas daralmaya başlamıştır. Yıllık olarak yüzde 33,88 düzeyindeki tarımsal girdi maliyet artışına karşılık yüzde 50,31’lik tarım üretici fiyat artışı ve yüzde 35,05’lik tüketici fiyat artışı söz konusu olmuştur. Haziran ayında tarımsal üreticiler, nispi olarak lehte bir durum ile karşılamışlardır" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Çoruh Nehri üzerindeki asma köprüler tarihe meydan okuyor Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde yer alan asma köprüler, zorlu coğrafyaya rağmen yıllardır bölge halkının ulaşımını sağlamayı sürdürüyor. Artvin’de Çoruh Nehri üzerindeki asma köprüler, yıllara meydan okuyarak hem ulaşımı sağlıyor hem de kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor Sarp ve dağlık yapısıyla dikkat çeken Çoruh Vadisi’nde mahalle ve köyler arasındaki ulaşım, uzun yıllar çelik halatlı asma köprülerle sağlandı. Günümüzde modern köprüler ve viyadükler inşa edilse de asma köprüler özellikle yaya ulaşımında önemini koruyor. Çoruh havzasında yapılan barajlar nedeniyle bazı asma köprüler sular altında kalırken, ayakta kalan köprüler bölge halkı tarafından aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. Artvin merkez ve Borçka ilçesinde bulunan asma köprüler, mahalleleri birbirine bağlayarak günlük yaşamın önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. Borçka ilçesinde yer alan 105 metre uzunluğundaki asma köprü Karadeniz’in en uzun asma köprüsü olurken, yine aynı ilçedeki 90 metrelik köprü ikinci sırada yer alıyor. Özellikle öğrencilerin okul yolunu kısaltan köprüler, şehir trafiğinden uzak güvenli bir yaya geçişi sunarken, bölgeye gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Bölgede yaşayan İsmail Demirhan ise köprülerin geçmişten bugüne önemini anlatarak, "ben doğmadan önce yapılan bir köprü. Eskiden beri bilirdim. Sadece tahtaları değişti. Burası yerel halkın geçiş noktası. Biz küçükken yüzmek için de gelirdik. Halk ulaşım için kullanıyor, dışarıdan gelenler ise fotoğraf çektiriyor’ ifadelerini kullandı.
Erzurum Ragıp Topçu Erzurum’da anıldı Erzurum’da kültürel mirasın yaşatılması adına anlamlı bir program düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi’nin öncülğünde "Erzurum’un Kültürel Değerleri" başlığı altında gerçekleştirilen "Ragıp Topçu Anma" programı, sanatseverlerin yoğun katılımıyla yapıldı. Program, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı tarafından organize edildi. Geceye Kültüre ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ve Erzurum protokolü de katıldı. Etkinlik, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Sanat Merkezi büyük salonda düzenlendi. Gecenin sunuculuğunu TRT İstanbul sanatçısı Yavuz Değirmenci üstlendi. Anma gecesinde sahne alan sanatçılar; Metin Solmaz, Salih Turan, Nurullah Akçayır, İsmail Hakkı Gerçek, Hüsamettin Ceylan, Mustafa Acar, Vahit Alkır, Mahmut Kıvanç ve Mustafa Akgül birbirinden güzel türküler seslendirdi. Sanatçılar, türkülerin yanı sıra merhum Ragıp Topçu ile yaşadıkları hatıraları da paylaşarak geceye anlam kattı, ailesi ve çocukları da konuşma yaptı. Duygusal anların yaşandığı programa, Ragıp Topçu’nun eşi ve çocukları da katıldı. Aile fertleri zaman zaman gözyaşlarını tutamazken, salondaki izleyiciler de bu anlamlı anlara ortak oldu. Yoğun katılımın olduğu gecede, katılımcılar Erzurum’un kültürel değerlerine sahip çıkmanın önemi bir kez daha vurgulanırken, sanatçılar bu tür programların kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. (CD-NK)
Konya Akşehir Gölü 8 yıl aradan sonra su tutmaya başladı Türkiye’nin bir zamanlar en büyük beşinci gölü olan, Nasreddin Hoca’nın ’Ya Tutarsa’ diye maya çaldığı Akşehir Gölü 8 yıl aranın ardından su tutmaya başladı. Bölgede bu yıl beklenenin altında kar yağışı olurken, son aylardaki yoğun yağmurlar nedeniyle çayların ve derelerin getirdiği sularla Akşehir Gölü yüzeyinde su tabakası oluştu. Yörenin en önemli ihracat ürünü olan tescilli Akşehir kirazına aromasını veren gölün tekrar su tutması üreticiler için de büyük önem taşıyor. Tescilli Akşehir kirazına eşsiz aromasını veren Akşehir Gölü mikroklima etkisi oluşturarak bölgedeki nem dengesini ve gece-gündüz sıcaklık farkını düzenleyerek kirazın kalitesini artırıyor. Yöredeki üreticiler gölün tekrar su tutmasının ardından bu yıl kiraz üretiminde lezzet ve aroma artışı olacağını belirtti. Akşehir Gölü’ndeki su tutma gelişmesi sevindirici olsa da bölge halkı bu suyun yeterli olmayacağını, gölün kurtarılması için acil çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti. "Kirazın lezzetine doğrudan etki ediyor" Akşehir Gölü kenarındaki yerleşim birimlerinden biri olan Gölçayır Mahallesi’nin Muhtarı Berat Demirkapu (33), yaklaşık 7-8 yıldır su olmayan Akşehir Gölü’nün son yağışlarla birlikte su tutmaya başladığını belirterek, "Gölümüzde şu an bir canlılık oluştu. Gölümüzde şu anda az da olsa bir su bulunmakta, derelerimiz, çaylarımız akmakta. İnşallah yağışların devam etmesiyle bu suyun giderek artmasını temenni ediyoruz. Tabii ki burada en önemli faktörlerden birisi tescilli Akşehir kirazımız. Kirazın aroma yönünden gölümüze bağlılığı var. İnşallah su miktarı giderek artar ve gölümüz eski günlerine döner" dedi. "Yıllar öncesinde Akşehir Gölü’nde insan boyunda balıklar vardı ve zıpkınla balık avlardık" Akşehir Gölü’nün geçmiş dönemlerdeki ihtişamlı günlerini bilen Gölçayır Mahallesi sakinlerinden 66 yaşındaki Zekeriya Gök de, 2006 yılında gölün tamamen kuruduğunu, sonrasında tekrar canlanıp 2012 yılında tekrar kuruduğunu belirtti. Yıllar öncesinde Akşehir Gölü’nde insan boyunda balıkların olduğunu ve zıpkınla balık avladığını belirten Zekeriya Gök, "10-12 kiloluk turna balığı, sazan balığı çıkardı. Eskiden gölümüze binlerce yaban kazı gelirdi. Kış aylarına biz burada av yapardık. Seneler sonra bu yıl tekrar biraz canlılık olmasıyla bayağı bir sevindik. Yağışlarla, derelerin akmasıyla bütün kanallardan göle su gelince biraz su birikimi oldu. Göl su tutmaya başlayınca kuşlar tekrar geldi" şeklinde konuştu. Gölün eski haline tekrar kavuşması için destek verilmesi gerektiğini belirten Zekeriya Gök, "Göldeki su oranının artması için su kaynakları bulunması gerekir. Bu şekilde devam ederse inşallah göl kurumadan kışa kadar kurumadan durur" ifadelerini kullandı. Eskiden Nasreddin Hoca Şenlikleri’nde temsili Nasreddin Hoca’nın bulundukları noktadan göle maya çaldığını hatırlatan Gök, o zamanlar gelen yerli ve yabancı konukların göle hayran kaldığını, balıkların kenarlara geldiğini belirterek, "Dünyada anılan Nasreddin Hoca’nın maya çaldığı Akşehir Gölü’müzün devamı olması, yaşaması için devletimizin konuya el atması, su kaynağı bulması, yoğurdu tekrar burada çalmamız gerekiyor" diye konuştu.