ASAYİŞ - 15 Mayıs 2025 Perşembe 11:17

İşitme engelli Nihal Babayiğit’in katıl zanlısı mahkemede cinayeti itiraf etti

A
A
A

Antalya'nın Serik ilçesinde kemikleri bulunan işitme engelli Nihal Babayiğit'in öldürülmesine ilişkin davada tutuklu sanık Mehmet Basık, mahkemede suçunu itiraf etti.

Basık, "Bugüne kadar cezaevinde kaldığım koğuştakiler bana ‘doğruyu anlatma çok ceza alırsın' dedikleri için korktum, değişik ifade verdim. Yaptıklarım için üzgün ve pişmanım" dedi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, dosyayı devralan yeni hakimin incelemesi için duruşma 11 Haziran'a ertelendi.

Serik'te yaşayan Nihal Babayiğit, 2022 yılında sosyal medya aracılığıyla Batman'da yaşayan ve kendisi gibi işitme engelli olan Mehmet Basık ile tanıştı. Kayıplara karışmadan önceki süreçte, ailesi Babayiğit'in Basık'la dini nikahla evlenerek Batman'da yaşamaya başladığını öğrendi. 2023 yılında bir çocuk dünyaya getiren Babayiğit, doğumdan 15 gün sonra bebeğini Batman'da bırakıp ailesinin yanına, Serik'e döndü.

Görüntülü konuşma, cinayetin kanıtı oldu

Mehmet Basık, 2023 yılının Ekim ayında Serik'e gelerek Nihal Babayiğit ile görüştü. O günden sonra genç kadından haber alınamadı. 1 Mayıs'ta, Basık'ın tanıdığı olduğu öğrenilen kişiler, Nihal Babayiğit'in dayısı Ali Yılmaz'a video ve fotoğraflar gönderdi. Görüntülerde, Babayiğit'in boynunda kan izleriyle hareketsiz şekilde yerde yattığı, kimliğinin ve cep telefonunun da gösterildiği anlar yer aldı. Ailenin şikâyeti üzerine polis ekipleri harekete geçti. Mehmet Basık, 2 Mayıs'ta Batman'da gözaltına alınıp tutuklandı. Aynı soruşturma kapsamında, dini nikahlı birlikte yaşadığı işitme engelli B.G. de "kasten öldürmeye azmettirmek" suçlamasıyla gözaltına alındı; adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kemiklere yer gösterme ile ulaşıldı

Soruşturma sürerken, sanık Basık cezaevinden getirilerek yer gösterme işlemi yaptı. Gösterdiği noktada, Serik-Belek kara yolu Eminceler mevkiinde yol kenarındaki ağaçlık alanda Nihal Babayiğit'e ait kemikler bulundu.

Savcıdan ağır cezalar

Hazırlanan iddianamede, Mehmet Basık'ın Kırşehir'den Serik'e gelerek Eminceler'de Nihal Babayiğit'le buluştuğu ve yaşanan tartışmada yanındaki bıçakla cinayeti işlediği belirtildi. Basık hakkında "kadına karşı tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, B. G. hakkında ise "kadına karşı tasarlayarak öldürmeye yardım" suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istendi.

Duruşmada cinayeti itiraf etti

Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında sanık Mehmet Basık, ilk kez işaret dili tercümanı Guddusi Aydın aracılığıyla verdiği ifadesinde cinayeti ayrıntılarıyla anlattı. Olay günü Nihal Babayiğit ile bir kafede buluştuklarını, görüntülü görüşme sırasında çıkan tartışmada Nihal'in telefonundan B.G.'ye kendi çıplak fotoğraflarını gösterdiğini öne sürdü. Bu nedenle aralarında kavga çıktığını belirten Basık, kafeden ayrıldıktan sonra Nihal'in kendisine çay kaşığıyla saldırdığını, bunun üzerine kaçmaya başlayan Nihal'i yakaladığını ve boğazına kaşık batırdığını iddia etti.

"Boş ver doktora götürme"

Olayların yaşandığı yerin yakınında polis karakolu olduğunu bu nedenle orada bir şey yapmadığını, maktulun peşinden gittiğini belirten Basık, "Yakaladım yine tartışmaya devam ettik. Elindeki çay kaşığını alıp boğazına batırdım. Bu sırada cep telefonumdaki sosyal medya uygulamasının görüntülü görüşmesi açıktı. Nihal'i hastaneye götürmek istedim, B.G. bana, ‘Boş ver doktora götürme, bir şey olmaz' dedi. Bu sırada görüntüleri B.G. kaydetmiş, İstanbul'daki arkadaşımıza göndermiş, ardından görüntü sosyal medyada yayıldı. Benim bu suçu işlememin müsebbibi B.G.'dir" ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanının, ‘İtiraf mı ediyorsun?' sorusuna Basık, "Evet, itiraf ediyorum. Bugüne kadar cezaevinde kaldığım koğuştakiler bana ‘doğruyu anlatma çok ceza alırsın' dedikleri için korktum, değişik ifade verdim. Yaptıklarım için üzgün ve pişmanım" dedi.

Sanık avukatı tahliye talep etti

Sanık avukatı Hamid Yalçın, dosyada eksiklikler olduğunu öne sürerek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Öldürülen Nihal Babayiğit'in annesi Derya Yılmaz ve anneannesi Akgül Yılmaz ise sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Karar 11 Haziran'da açıklanacak

Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Basık'ın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Üye hakimlerden birinin evlilik izninde olması nedeniyle yerine atanan hakimin dosyayı incelemesi için duruşma 11 Haziran'a ertelendi. Mahkeme başkanı, o duruşmada taraflara söz verilmeyeceğini ve yalnızca kararın okunacağını bildirdi.

Aile ve kadın derneğinden adliye önünde çağrı

Duruşma sonrasında Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına açıklama yapan Avukat Yağmur Burçin Sayın, duruşmaların tamamlandığını ve kararın 11 Haziran'da okunacağını belirterek, 11 Haziran'daki karar duruşmasına kamuoyunu destek vermeye çağırdı. Anne Derya Yılmaz ve anneanne Akgül Yılmaz ise sanığın yalan söylediğini belirterek, "En ağır cezayı almasını istiyoruz. Bizim kızımızı hayattan kopardı" diye konuştu.

Arif Kaplan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce SGK’dan "Sigortasız çalışmayın, çalıştırmayın" uyarısı DÜZCE(İHA) – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, kayıt dışı çalışmanın görünenden çok daha büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, Sosyal Güvenlik Haftası’nda basın ile bir araya geldi. Kayıt dışı istihdam ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Köroğlu, sigortalı çalışmanın tercih değil zorunluluk olduğunun bildirerek "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Kayıt dışı çalışan bir kişi geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. İşsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atar. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve yaşanabilecek iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dahil her türlü ödemenin bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur" ifadelerinde bulundu.
Antalya Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.